acımak yaradılıştan insani hertürlü hoş melekelerle donatılmış olan zehra öğretmenin eksikliğini yaşadığı ve etrafındakilere yaşattığı merhamet duygusunun bir cenaze haberi ve bir gecede okunan bir günlükle nasıl kazanıldığını anlatıyor şiddetle tavsiye ederim.
Okuduğum ilk ve tek Reşat Nuri kitabı. Sanırım sonda olmayacak. Kaybolan değerler, unutulmuş yaşamlar...Onca yılda, naifliğimizi, hassaslığımızı mı yitirmişiz...Kitap'ın ayrıntıları bana bunları düşündürttü ve içim burkuldu. O zamanlardaki, toplumsal olayları ve kişilik analizlerine dokunmak adına bile, okunabilecek bir kitap. Kitap, Zehra öğretmen ve onun acımaktan yoksun ama disiplinli ve dürüst karakteri çerçevesinde yazılmış. Zehra, birgün bir telgraf alır ve babasının ölüm döşeğinde olduğunu öğrenir. Sonrasında gelişen olaylar hakkında yazmak doğru olmaz kanaatindeyim. Ayrıca her ne kadar eski sözcükler yoğun kullanılsa bile, akıcı bir anlatımı var yazarın. Hem o sözcüklerin açıklamaları da var kitabın arka kısmında.
acımak...kesinlikle okunması gereken bir kitap.bitirince gözlerimin nemlendiğini hatırlıyorum belleğime işlemiş bir kitap yıllar önce okuduğum halde hala etkisini sürdürüyor üzerimde.bir kızın babasına karşı sorumlluklarını yerine getirememesi sonucu oluşan olaylar diye düşünüyorum ne lursa olsun bir babadır mesajını veriyor bence.babalık kavramını oturtmuştu bende.
insanın can damarına dokunan edebi dili oldukça sağlam bir kitap..merhamet namına en ufak bir tereddütü olan herkesin okumasını tavsiye ederim.. inşl öyledir..
reşat nuri gültekinin okuduğum ilk kitabıydı.zeynep öğretmenin bu hikayesini okurken bazen tüylerim ürperdi adeta yaşadım romanı.fakat yabancı olduğum çok kelime vardı
önyargı ile başladım kitaba daha hiç bişi bilmeden pek bişi yoktur bunda dedim,kitap beni öyle bir yanılttı ki sonunda göz yaşları aktı gözümden,mutlaka okuyun okutturun bu kitabı.
kitabın filmin izledim... çoçukkken hayatımda film olarakyön vermiş etkilemiş nadir eserlerden biri. gene çoçukken kitabıda okumuştum. kütüphaneme eklemek istiyorum. cümle kitap severlere tavisye ederim.. bir an önce çıkasada alsak.
hepimizin hayatında nefret ettiği bir takım kimseler vardır peki o kimselerin aslında nefret edilmeyecek kimseler olabileceğini hatta önünde saygıyla eğilesi kismseler olabileceğini düşündük mü hiç???kitaba ilk başladığımızdan bizde babadan nefret ediyoruz ne kadar kötü adam diyoruz anneye acıyoruz ama sayfalar ilerledikçe terazi ters yöne doğru kayıyor...terazimiz ne kadar doğru bizi bunu kontrol etmeye yönlendiren eşsiz bir eser....
Çocukken yaşadığı olaylar yüzünden acımak duygusunu yitirmiş bir öğretmenin hikayesinin anlatıldığı bu romanın güzel sonu etkiledi beni ve romanı bitirdikten sonra olayların bazen göründüğü gibi olmadığını anladım.eski türkçe kelimeler yeni nesil okuru sıkabilir biraz.
reşat nuriyi herkes çocukluğundan beri okur ben olgunluk döneminde de tekrar tüm romanlarının okunması gerektiğine inanıyorum.acımak gerçekten üslup bakımından herkese hitap eden bir romanherkese tavsiye ediyorum
Okurken insana keyif veren akıcı bir üslup ile yazılmış nadide bir kitap.Elinize aldığınız zaman sizde bırakamıyacaksınız.Zehra adında acımasız bir karaktere sahip olan öğretmenin annesine ve babasına karşı olan kötü düşüncelerinin , babasının ölümünden sonra babasının ‘Hatıra Defterim’ başlıklı defterini okuyup değişmesini anlatıyor.Yazarın bütün kitaplarını okumanızı tavsiye ederim.
Reşat Nuri'nin yazdığı en güzel kitaplardan birisi. Her şeyden önce sunu söylemek isterim,kitabın son sayfasını okurken tüylerim diken diken oldu. Mürşit Efendi'nin temsil ettiği kutsal değerlerin namus,yardımseverlik,meslekte idealist olma,insanları sevme ,mücadeleci olma gibi,kötülüğe karşı mücadele anlatılıyor. Tabi kitabın adından da anlaşılacağı gibi sonuçta acıma duygusunun ne olduğunu Zehra anlıyor ama iş işten geçtikten sonra. Kitabın her sayfasında ayrı bir hüzün var. İnsanların işlerini gerektiği yapmaması, Zehra'nın annesi ve ninesinin namus ar duygusundan yoksun olması,Mürşit Efendi'nin zorluklar karşısında yeri geldikçe kendini salması( Rüşvet almak gibi) vb. Ayrıca kitap dönemin bürokrasi sisteminin nasıl işlediğini de çok başarılı bir şekilde ortaya koyuyor. Hayatın insanın karşısına yanlış kişileri çıkardığı zaman bir insanın nasıl yok olacağı müthiş bir atmosferde anlatılıyor. Bütün bunların yanında kitabın zayıf yönü Mürşid Efendi'nin abartılı bir derecede (bu kadarı da olmaz dedirten saflıkları) örneğin kayınvalidesinin imamla ilişkisini mutasarrıftan öğrenmesi,burnunun ucunda olmasına karşın bunu anlayamaması gibi. Tam bir siyah-beyaz karşıtlığı olmuş.Televizyonda dizi film şeklindede sahnelenen bu eser,-dizide Ediz Hun'un Mürşid Efendi karakterini çok iyi canlandırmıştı.- Yazarın hiçbir kitabını okumamışsanız eğer bir başlangıç eseri olacaktır. Mutlaka okunması gereken bir kitap
Osmanlı türkçesi kullanılmasına rağmen bir solukta okunabilcek bir kitap, ibret alınacak bir öykü. Reşat Nuri bugün ancak eski türk filmlerinde görebildimiz duyarlılıkla bir ailenin içine bizi sokuyor. Bize zehra öğretmenin kişiliğinde peşin hükümlü olmanın, dünyaya dar çerçeveden bakmanın neler kaybettirebileceğini gösteriyor. O babasının günlüğünü okurken siz de okuduklarınıza şaşırıyor ve kendi önyargılarınıza tekrar dönüp bakmanız gerektiğini içten içe kabulleniyorsunuz.
Acımak... Kitabın adı aklıma geldiğinde dahi heyecanlanıyorum.Çalıkuşu kitabının arkasında kalmış onun şöhreti altında yok olmuş bir Reşat Nuri Güntekin şaheseri.Erdem her zaman iyi insan olmakta değil bazende bu iyilkleri ifşa etmemektir.Zehra'nın babası da bu erdem yüzünden kızı Zehra tarafından sevilmeyn biridir.Hatta babasını yanlış tanıması yüzünden "acımak" duygusuna karşı bir karakter kazanmıştır.Dramatik bir eser herkesin ama herkesin okumasını isterim...