kitabın filmin izledim... çoçukkken hayatımda film olarakyön vermiş etkilemiş nadir eserlerden biri. gene çoçukken kitabıda okumuştum. kütüphaneme eklemek istiyorum. cümle kitap severlere tavisye ederim.. bir an önce çıkasada alsak.
hepimizin hayatında nefret ettiği bir takım kimseler vardır peki o kimselerin aslında nefret edilmeyecek kimseler olabileceğini hatta önünde saygıyla eğilesi kismseler olabileceğini düşündük mü hiç???kitaba ilk başladığımızdan bizde babadan nefret ediyoruz ne kadar kötü adam diyoruz anneye acıyoruz ama sayfalar ilerledikçe terazi ters yöne doğru kayıyor...terazimiz ne kadar doğru bizi bunu kontrol etmeye yönlendiren eşsiz bir eser....
Çocukken yaşadığı olaylar yüzünden acımak duygusunu yitirmiş bir öğretmenin hikayesinin anlatıldığı bu romanın güzel sonu etkiledi beni ve romanı bitirdikten sonra olayların bazen göründüğü gibi olmadığını anladım.eski türkçe kelimeler yeni nesil okuru sıkabilir biraz.
reşat nuriyi herkes çocukluğundan beri okur ben olgunluk döneminde de tekrar tüm romanlarının okunması gerektiğine inanıyorum.acımak gerçekten üslup bakımından herkese hitap eden bir romanherkese tavsiye ediyorum
Okurken insana keyif veren akıcı bir üslup ile yazılmış nadide bir kitap.Elinize aldığınız zaman sizde bırakamıyacaksınız.Zehra adında acımasız bir karaktere sahip olan öğretmenin annesine ve babasına karşı olan kötü düşüncelerinin , babasının ölümünden sonra babasının ‘Hatıra Defterim’ başlıklı defterini okuyup değişmesini anlatıyor.Yazarın bütün kitaplarını okumanızı tavsiye ederim.
Reşat Nuri'nin yazdığı en güzel kitaplardan birisi. Her şeyden önce sunu söylemek isterim,kitabın son sayfasını okurken tüylerim diken diken oldu. Mürşit Efendi'nin temsil ettiği kutsal değerlerin namus,yardımseverlik,meslekte idealist olma,insanları sevme ,mücadeleci olma gibi,kötülüğe karşı mücadele anlatılıyor. Tabi kitabın adından da anlaşılacağı gibi sonuçta acıma duygusunun ne olduğunu Zehra anlıyor ama iş işten geçtikten sonra. Kitabın her sayfasında ayrı bir hüzün var. İnsanların işlerini gerektiği yapmaması, Zehra'nın annesi ve ninesinin namus ar duygusundan yoksun olması,Mürşit Efendi'nin zorluklar karşısında yeri geldikçe kendini salması( Rüşvet almak gibi) vb. Ayrıca kitap dönemin bürokrasi sisteminin nasıl işlediğini de çok başarılı bir şekilde ortaya koyuyor. Hayatın insanın karşısına yanlış kişileri çıkardığı zaman bir insanın nasıl yok olacağı müthiş bir atmosferde anlatılıyor. Bütün bunların yanında kitabın zayıf yönü Mürşid Efendi'nin abartılı bir derecede (bu kadarı da olmaz dedirten saflıkları) örneğin kayınvalidesinin imamla ilişkisini mutasarrıftan öğrenmesi,burnunun ucunda olmasına karşın bunu anlayamaması gibi. Tam bir siyah-beyaz karşıtlığı olmuş.Televizyonda dizi film şeklindede sahnelenen bu eser,-dizide Ediz Hun'un Mürşid Efendi karakterini çok iyi canlandırmıştı.- Yazarın hiçbir kitabını okumamışsanız eğer bir başlangıç eseri olacaktır. Mutlaka okunması gereken bir kitap
Osmanlı türkçesi kullanılmasına rağmen bir solukta okunabilcek bir kitap, ibret alınacak bir öykü. Reşat Nuri bugün ancak eski türk filmlerinde görebildimiz duyarlılıkla bir ailenin içine bizi sokuyor. Bize zehra öğretmenin kişiliğinde peşin hükümlü olmanın, dünyaya dar çerçeveden bakmanın neler kaybettirebileceğini gösteriyor. O babasının günlüğünü okurken siz de okuduklarınıza şaşırıyor ve kendi önyargılarınıza tekrar dönüp bakmanız gerektiğini içten içe kabulleniyorsunuz.
Acımak... Kitabın adı aklıma geldiğinde dahi heyecanlanıyorum.Çalıkuşu kitabının arkasında kalmış onun şöhreti altında yok olmuş bir Reşat Nuri Güntekin şaheseri.Erdem her zaman iyi insan olmakta değil bazende bu iyilkleri ifşa etmemektir.Zehra'nın babası da bu erdem yüzünden kızı Zehra tarafından sevilmeyn biridir.Hatta babasını yanlış tanıması yüzünden "acımak" duygusuna karşı bir karakter kazanmıştır.Dramatik bir eser herkesin ama herkesin okumasını isterim...
Çok başarılı bir kitap.Yazımda biraz Osmanlı Türkçesi kullanılmış ama akıcılık bakımından mükemmel ötesi.Kitap'ın kahramanı Zehra öğretmen yıllarca annesi ve ananesi tarafından babasına karşı zehirlenmiştir.Ve bir mektepte büyümüştür.Bir gün babasının öleceği haberi gelmiştir.Babasına karşı duyduğu büyük nefret sayesinde hayatta acıma duygsu olmayan birsi olarak yetişmiş ve bu nefret duygusu onu cenazesine gitmekte geciktirmiş ve babasını son nefesinde görememiştir.Babasının eşyalarıyla aynı oda da geçirdiği gecede babasının hatıra defterini okur ve asıl nefret edilecek kişilerin babası değil annesi ve ananesi olduğunu anlar.Okunmaya değer bir eser.
iniş çıkışlar ve yaşanan acıları anlatan kitap kalbinizi derinden etkiliyor fakat kitapta kötü kalpli karakterlere dindar havası katılması beni rahatsız etti.
Eser, küçük yaşta gördüğü kötü muamelelerden dolayı acıma duygusu olmayan bir öğretmeni anlatıyor.
Zehra adında bir öğretmen çok acımasız bir karaktere sahipti.Öğrencilerine her zaman kötü davranıyordu. Bir gün babasının öldüğünü duydu.Babasının evine gitti.Fakat hiçbir şekilde üzülmüyordu. Babasını yanına gitmeden başka bir odaya geçti. Odada bulunan sandıktan babasının hatıra defterini buldu.Bu hatıra defterini okudukça babasına haksızlık ettiğini anlamaya başladı.Acıma duygusu olmayan Zehra öğretmen babasının geçmişte bulunduğu duruma acımaya başlamıştı. Annesinin babasına karşı haksızlık yaptığını anladı.Büyük bir üzüntüyle odadan çıkarak babasının bulunduğu odaya gider. Ve onun yüzüne örtülü olan çarşafı kaldırarak onu öper. Daha sonra Zehra öğretmen okuluna geri döner ve bir süre sonra orada evlenir.
Kitabın ana vurgusu geçmişte yaşanan tatsız olayların, insanların gelecek yaşamlarını da etkileyebileceği şeklindedir. Reşat Nuri Güntekin'in bütün eserleri gibi güzel ve klasik bir kitap. Tavsiye ederim.
Yanlış bir evliğin bir insanın kaderini nasıl değiştirdiğinin, insanların yukarı çıkmasınında, tepetaklak aşağı inmesininde ne kadar kolay olduğunu gösteriyor. İçiçe geçmiş ama bir birine bağlı iki hayat anlatılıyor. Bir baba ve kızının dramı gibi olsada bir birine yabancılaşmış iki kişinin hikayesidir. Çok hüzünlü olan bu romanın en güzel yanı biraz da olsa sonunun mutlu bitmesidir. Okuyucuyu çok etkileyen bir anlatımı var.
kitap etkileyici ve güzel yaz günüde çekilin köşenize ve bu kitabı okuyun derim.ben çok beğendim vede ne varsa eski eserlerde var diyorum.çünkü yazarlar o zaman sadece yazmayla ilgileniyorlarmış şimdikilerse magazine nasıl çıksamda kitabımın reklemı olsun diye uğraşıyorlar.ama bu eser gibi gerçek eserler reklama ihtiyaç duymuyor. yıllar sonra da okunuyor ve dahada okunacak.
Yıllardır babasının kendilerini süründüren biri olarak algılayan, kalbi taşlaşmış bir öğretmeni anlatmaktadır. Babası ölünce bir şekilde cenazesine gitmeye yönelir, ilk başlarda pek istemese de... Daha sonra babasının anı defterini bulunca herşeyi anlar ve çok üzülür... Daha sonra hep daha iyi bir öğretmen olmaya çalışır, acımayan öğretmen arık acımaya başlar...
Bütün iyi ve güzel herşey onda toplanmıştı Zehra öğretmen de iyilik yardımseverlik erdem ama bir yey eksik. Hem de en önemlisi acıma duygusu yok. Oysa bir insanı insan yapan merhametidir. Çocukluk yıllarında babasına duyduğu kin sayesinde acıma duygusunu kaybetmiştir Zehra öğretmen. Bir gün gelen cenaze haberi onun tüm gerçekleri öğrenmesini sağlayacaktır. Ve bu kez de babasının penceresinden görecek tüm geçmişini sabaha kadar gözyaşları dökecektir. Babasına tüm yüreğiyle tüm içtenliğiyle acıyacak ilk acıma duygusunu tadacak artık Zehra öğretmenin hiç bir eksiği kalmayacaktır. Enfes bir kitap. Ben ölayların ve yaşamların ayrı bakış açılarından sunulmasına bayılıyorum. Bu kitabı onunu için çooook beğendim
ACIMAK,acıma duygusundan nefret eden bir öğretmen olan Zehra'nın,nefret ettiği babasının ölümünden sonra geride bırktığı bir günlüğü okumasıyla hem Zehra'yı hem de okuru şaşkınlığa sürükleyen trajik bir romandır.Babasından nefret ettiği ve görüşmediği için kendini babasız tanıtan Zehra öğretmen,babasının son günlerine yetişmesi için çağrılır.İstemeyerek de olsa İstanbul'a gider.Ama babası o gelmeden ölmüştür.Geride bir sandıkta saklı bir hatıra defteri bırakmıştır.Romanın büyük kısmı bu defterdekilerden oluşur.Zehra bunu okuyarak babsının hiç de kendisine tanıtldığı ve tanıdığı gibi kötü,habis,ayyaş bir insan olmadığını şaşırarak öğrenir.Babasının acıklı hayatını okuyunca artık ACIMAK duygusunu tanımıştır.
Reşat Nuri Güntekin'in Türk Edebiyatındaki yeri oldukça büyüktür. Eserlerinin bir çoğuda televizyona aktarılmıştır. Ama ben inanıyorumki beyaz perdede izlemekten daha bir keyiflidir kitaplarını okumak. Bu kitabındada yazar yine trajedik bir yaşam hikayesini kaleme almış. Bu kitaptan bir çok insanın kendine dersler çıkarmasını ümit ediyorum..
bu kitapta karşımızdaki insanı iyi tanımadan yapılan bir evliliğin ne sonuçlar doğurabileceğini çok iyi görebiliyoruz .bu kitapta kitabın kahramanı zehra'nın annesi ve anneannesinin dolduruşlarıyla küçük yaşta babasına düşman olarak yetiştirilmeye çalışılması.babasının küçük kızını kurtarma mücadelesi ve zehranın gecikmiş pişmanlığını bulacaksınız.
herkese ailesenin kıymetini anlatan ve kızgınlık yaşarken hüzünlenmeyi öğreten bir kitap.Ailenin ve fedakarlığın önemini anlatan bu kitap tasvirleriyle insanı içine çekiyo ve bambaşka bir dünyaya adım arttırıyor.Edebiyat tarihinin bu seçkin yapıtını herkese tavsiye ediyorum.
Romanın kahramanı Zehra son derece başarılı bir ilkokul öğretmenidir.Ancak en ufak bir hatayı bile kabul etmez acıması yoktur.Çeşitli nedenlerden dolayı babasından nefret eder ve ona acımaz.Fakat sonra babası ölünce onun günlüğünden gerçekleri öğrenir ve yaptıklarına pişman olur.Eğitimde şefkat,merhamet ve hoşgörü çok önemlidir.Bu romanda Zehra’nın psikolojik durumu son derece başarılı bir şekilde ele alınır.Bence kesinlikle okunması gereken ve oldukça sürükleyici bir roman…