Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle salt bir polisye romanı değil daha derinlikli bir roman ve polisiye kısmı çok kuvvetli değil.Ama Ahmet Ümit'in muhteşem anlatımı sizi bir an olsun bile bırakmıyor.Ahmet Ümit' büyük bir değer ülkemiz adına.Mutlaka okuyun diyorum.
Romanı polisiye bir roman olarak almak isterseniz biraz sıkılabilirsiniz. Ancak güzel İstanbul' un tarihini öğrenmek ve öğrenirken aynı zamanda bir serüvene kapılmak istiyorsanız bu kitap sizin için biçilmiş kaftan.
Size katilin kim olduğunu söyleyeyim mi? :-)) Şaka, şaka size bu kötülüğü yapamam merak ediyorsanız 590 sayfa okuyup, öğrenirsiniz. Hem öyle hazıra konmak olur mu? Yazarın bu kitabı yazarken harcadığı kadar olmasa da emek vereceksiniz.İnanın verdiğiniz emeğe de değecek.Keşkeleriniz olmayacak, kitabı okurken harcadığınız zamana hayıflanmayacaksınız ya da verdiğiniz paranın karşılığını alamamanın ıstırabını yaşamayacaksınız.Hakikaten yazar polisiye roman tekniği, üslubu açısından ciddi emek sarf etmiş bu açıdan takdire şayan.Sadece sürükleyici, heyecan verici, soluksuz akıp giden bir roman okumuyor aynı zamandaki "Boğaz'ın İncisi", bir büyük şairimizin şiirinde dediği gibi:"Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar" şehrimiz İstanbulumuzun tarihi hakkında da bilgi sahibi oluyorsunuz.Gerçi ben İstanbullu değilim (Muğla/Fethiyeliyim), ömrümde de hepi topu bir iki kez gitmişliğim vardır ama haberlerde gördüğüm, okuduğum kadarıyla İstanbul'da doğup, büyüyüdüğü halde hiç deniz görmeyen insanlar olduğu öğrendiğim de dehşete düşmüştüm.Milyonlarca insan var İstanbul'da yaşayıp fakat bunun idrakinde, bilincinde olmayıp ta sanki Anadolu'nun herhangi bir kasabasında yaşıyormuş gibi bir hayat süren...Roman dünyanın tek iki kıtayı biribirine bağlayan, pek çok uygarlığa başkentlik yapmış, uğruna pek çok savaşlar yapılmış, canlar yitmiş bu büyük kentin -sadece niceliksel değil- günden güne nasıl katledildiğine de dikkat çekmiş.Romanı eleştireceğim noktalara gelecek olursak bir sikke de yer alan Bizans parasındaki bayrağımızdaki kutlu ay yıldızımızınsanki Bizans' tan -daha doğrusu Doğu Roma- alındığı gibi bir fikir uyandırması.Oysa ki bu çok normal bir durum.Çünkü bugün İtalya'da Büyük Roma İmparatorluğu'nun kurucusu kabul edilen Etrüsk'lerin Türk kökenli olduğu pek çok tarihçiler tarafından ciddi ciddi dile getirilmektedir.Gayet muhtemeldir ki Büyük Roma bu figürü Etrüsklerden almış ordan da pek âlâ Doğu Roma/Bizans' a geçmiştir.Kitabın bir yerinde de yazar İstanbul şehrini kuran, Bizans' ın başşehri yapan Konstantin'in heykelinin dikilmesi gerektiğini dillendirmiştir ki evlere şenlik.Bugün çok popüler olan 3. Boğaz köprüsünün adı gündem de.Yazara kalsa köprünün adını Konstantin koyacak.Birkaç yerde de kiliselerin camiye çevrilmesi eleştirilmiş, olumsuzlanmış.Bilindiği gibi Büyük Osmanlı/Türk Cihan Devleti yeni feth eylediği yerin en büyük kilisesini camiye çevirir ki bu şekilde bu toprağın artık Darül İslam olduğu göstermek ve hakimiyetin, egemenliğin Müslümanlara geçtiğini göstermek için bunun dışında gayri müselmanların ibadethanelerine dokunmazdı.Keşke o pek medeni, uygar, hümanist "Batı" da atalarımız gibi yapsaydı sonrasında tekrar salibin -Haç'ın- eline geçen yerlerdeki camileri yine " Tanrı evi" olarak kullansa kendi ibadethaneleri haline irca etse de yıkmasaydı, amacının dışında kullanmasaydı.Bugün Atina camisi olmayan tek Avrupa baskenti olduğunu söylüyor ve bununla övünüyor. Sözümona bu ülke Avrupa Birliği üyesi.Neyse söylenecek çok şey var ama söylesem tesiri olmaz.Ha bu arada biz kendi eserlerimize çok mu saygılıyız çok mu sahip çıkıyoruz bu da çok tartışmalı.Herhalde bahsettiğim bu hususlar ve tenkitlerim birazda yazarın dünya görüşünden kaynaklanıyor.Binnetice polisiye roman olarak soluksuz okuyacağınız bir roman olmuş şahsen ben elimden bırakamadım.Keyifli okumalar.
polisiye romanla tarihi roman karışımı ve o kadar güzel bir dille işlenmiş ki,istanbul hakkında bildiklerimiz,bilmediklerimiz,aşk,polisiye hepsi bir arada harika kurgulanıp sunulmuş özellikle beni en çok etkileyen tarihi bilgiler oldu bir polisiye romanı okurken bilgilenmek üstelik Türkiye ile ilgili olması en güzel özellik denilebilir hele de söz konusu istanbul ise.
Ahmet Ümit'in kurgusuna diyecek sözüm kalmadı gerçekten.Kitap hem tarihi bilgiler veriyor hemde sizi sarıp sarmalıyor gerçekten.Elimden bir türlü bırakamadım okurken.Ve kitabın sonunda ''Vay be '' demekten kendimi alamadım.
Kitap başladığı gibi gitmiyor...<br /><br />Kitabı okudum bitirdim. "Bitirilmez" denecek kadar kötü olduğunu düşünmüyorum, hatta ilk 200 sayfa falan oldukça güzel. Türkçe´yi sevdiren tamlamalar, benzetmelerle dolu. Bazı tespitleri de çok yerinde ve çok eğlenceli buldum. Ayrıca komik diyaloglar da mevcut ve okuyucuya keyif veriyor.<br /><br />Fakat sonlara doğru kitapta yazarın sesi çok duyuluyor. O da kitabın tadını çok kaçırıyor. Hikaye canlanarak değil, sönükleşerek bitiyor.<br /><br />Aslında bence, kısa bir kitap olsa, tadı kaçmadan bitse güzel olurdu.
Ahmet Ümit'i İstanbul Hatırası isimli kitabıyla tanıdım. Polisiye romanlardan hoşlanmamama rağmen bu kitapta zekice kurgulanmış mekan, olay ve kişilerin cezbediciliğiyle hem İstanbul ile ilgili bilmediğim pek çok şeyi öğrendim hem de heyecanını hiç yitirmeyen olay kurgusu içerisinde keyifli zaman geçirdim. Ahmet Ümit yalnızca bir polisiye roman yazarı değil aynı zamanda yazacağı konuyla ilgili geniş bir bilgi ve farklı bir perspektife sahip mükemmele ulaşmış bir yazardır. Kitaplarını okurken bir an olsun heyecanınızı kaybetmeden bir solukta okuyabileceğiniz eserler vermiştir. İstanbul Hatırası dışında yine Ahmet Ümit'e ait Patasana isimli kitabını da şiddetle tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Ümit'in şimdiye kadar en beğendiğim kitabı , yabancı yazarları okuduğumda neden bizimkiler böyle yazamazlar diye hep kıskanırdım bu kitapta o duyguyu yendim diyebilirim ,kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap .
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İstanbul hakkında hiç bilmediğim birçok şeyi öğrenirken bir yandan da katil ya da katillerin kimler olduğunu merak ettim okurken. Polisiye sevenlere tavsiye edebileceğim güzel bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sadece bir roman değil, İstanbul tarihinde kaybolurken gerilmeye hazır mısınız? Mükemmel, vakit kaybetmeden alın. zaten kitap zorla okutacaktır kendisini :)
çok değerli bir arkadaşım doğum günümde hediye etti ve okuduğum ilk Ahmet Ümit romanı. tek kelimeyle harika... kurgusu zaten benzersiz. son sayfaya kadar katili bulamayacaksınız. en iyi Türk polisiye yazardır benim için Ahmet Ümit artık.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarı okuyanlar bilir.Ahmet ÜMİT kuru bir cinayet romanı yazarı değildir.Kitapları derinlik taşır.Olayın atmosferi sizi sarar.Cinayet ve katil dışındaki bir çok detayı, hayata dair şeyleri sizi sıkmadan anlatır.Bu kitap sadece cinayetten değil İstanbulun kaderine hükmeden krallardan,güncel meselelerden (Komiser Nevzatın ağzından cinayet soruşturması esnasında gidilen Fatih ve oradakilerin hayat anlayışları hakkındaki yorumlar)kimsenin kendini öteki hissetmeyeceği bir şekilde bahsediyor.Toplumun her kesimine kucak açıyor.Her kesimden insana kendisini yakın hissetiriyor ki bunu yapmak pek de kolay değildir ülkemizde.Bunu yaparken de kitap akıcılığından ve sürükleyiciliğinden bir şey kaybetmiyor.Sadece cinayet okumak istemeyen üst düzey beğeniye hitap eden bir kitap.Tek kusuru Ahmet Ümit'e aşina olanların katili bulabileceği bir roman.Yazar gibi düşünen ve romanın sonu nasıl olursa ters köşe olurum diyen birisi sonuca ulaşabilir.
Ahmet Ümit Türkiyede alanının en iyisi, Dünyada da üst sıraları zorlar diye düşünüyorum. 7 farklı cinayet, İstanbul tarihi ve Başkomiser Nevzat. Harika bir kurgu, soluksuz okunabilecek bir başyapıt. Okumayan kalmamalı..