810Yorum
@theiremakkaya
24.02.2017
Tam iki saatte başladım ve bitirdim! Ne zamanın nasıl geçtiğini anladım, ne sayfaların nasıl birer birer azaldığını.. Bir an olsun sıkılıp kapağını kapatmayı düşünmedim, kitabı elimden bıraktığım tek an ise gözlerim dolduğunda silmek içindi. Aslında herhangi bir köye gidip de karşılaşabileceğimiz hüzünlü bir hikayeyi anlatmış Toptaş, öyle içimizden, öyle gerçek.. Sanki bir köy evine girmişim, divana oturmuşum, evin büyük oğlu anlatıyor ben de dinliyorum hissiyatıyla okudum satırları. Su gibi aktı gitti hikaye. Öylesine doğal, yalın ama bir o kadar da insanın içine işleyen bir kalem.. Çok sevdim çok!❤
ÖğretmenBey
Kitapkurdu
24.02.2017
hasan ali toptaş'ın son romanını ilgiyle bekliyordum. Günümüzün en kaliteli postmodern romanlarından biri. Herkes mutlaka hasan ali ile tanismali
cerenalltun
23.02.2017
durum hikayesi olması sebebiyle kitap çok akıcı değildi.Ancak yazarın farklı metaforlar kullanması kitabı zevkle okunur hale getirmiş.
Muzosist
Üstat
21.02.2017
Hasan Ali Toptaş okumaya bu kitapla başladım. Oldukça akıcı bir Türkçe ile eser beni oldukça sardı. Diğer kitaplarını da okuyacağım.
EmrahKRL
Kitapkurdu
20.02.2017
Toptaş, postmodernizmin zirvesinde uçuruyor bizleri. Hayran olmamak elde değil. Çok beğendim ve bütün öğrencilerime önerdim.
Fadime Kalıç
20.02.2017
Ankara-Denizli arası gidip gelinen yollar. Gönen'de küçültülen vitesler. Yolculukta sana eşlik eden at, avluda görünen beyaz gömlekli çocuk. dinlenen türküler. Yalın bir anlatım, farklı bir kalem. Okuduğum ilk kitabı ve yazarla başka kitaplarını da okumak istiyorum.
hilal5454
20.02.2017
İç acıtıcı bir baba oğul hikayesi. Mutlaka okunmalı. ..
fatmavehikayesi
Kitapkurdu
19.02.2017
uslüp ve kullandığı dil şahane. yaşatıyor adeta. ısrarla tavsiye ederim
ezgiasln
18.02.2017
Sıcacık bir Hasan Ali Toptaş romanı gercek ile kurgu arasinda kaldim
nurannn
17.02.2017
Çok beğendiğim bir hasan ali Toptaş eseri
^^hilal^^
17.02.2017
Hasan Ali Toptaş'ın okuduğum ikinci kitabı. Manzaraları, geçtiği yolları, baba evini çok güzel resmetmeyi başarmış yazarımız..Sizi hapsediyor, kasabadaki köylülerden biri oluyorsunuz belki de, eve girerken erik ve asma ağacığının dallarını kaldırarak yan yan çıkıyorsunuz merdivenlerden. Elinize aldığınızda bırakmak istemeyeceksiniz.
mesut fazlılar
15.02.2017
detaylar size kitabın içinde yaşıyormuşsunuz hissini veriyor
grungeman
14.02.2017
Kitabı okumuyorsunuz sanki içinde yaşıyorsunuz. Öyle bir anlatım.
Muhsin ELİK
14.02.2017
Gölgesizler i hatırlatıyor üslubuyla.
erguntunc74
14.02.2017
Çok yalın bir Türkçeyle yazılmış sade ve harika bir hikaye.
elifkilic28
Kitapkurdu
14.02.2017
Sürekli bir yol tasviri sürekli bir Ankara-Denizli arasındaki gidiş gelişler eseri biraz monotonlaştırsa da yazar psikolojik tahlillerde hepimizden birer parça aksettirerek bu monotonluğu toparlıyor. Tasvirler o kadar canlı ki dağlar ve yollar adeta karşınızda bir manzara silueti ile yer alıyor. Kitabı gözyaşlarınızla bitirip buruk bir duyguyla başbaşa kalıyorsunuz.
Eyüpcey
14.02.2017
HASAN ALİ TOPTAŞ'IN KALEMİNDEN YAZILMIŞ AKICI BİR KİTAP
Veda
Kitapkurdu
14.02.2017
Hasan Ali Toptaş serüvenim Kuşlar Yasına Gider ile devam etmişti. Ve öyle hüzünlü ve bir o kadar da naif bir hikayeye sahipti. Bizdendi. Benim ailemdi. Bizim köyden Aziz Bey, Hüseyin Dayı, telefonunun zil sesi, Gülfem Yenge, Bekir, erik ve asma yaprağı... Çok sevdim. O yolda geçen Neşet Ertaş türkülerini, o malum köye gelince vites düşürüşünü, beyaz gömlekli çocuğu, gizemli atı, hastane telaşını... Her şeyi, her şeyi hissettim. Ayrıca bu kitap yazarın otobiyografisi mi diye merak edip araştırdım. Hasan Ali, bu kitaptan sonra yapılan bir röportajında "...yazarı beyan etmediği sürece hiçbir roman otobiyografik değildir bence." Demiş. Kitabı nasıl okumamız gerektiğine dair ipuçlarını da kitapta sitemkar bir şekilde anlattığı yazar vesilesiyle dile getirmiş. Demem o ki, okuyun!!!
kitapçı025
13.02.2017
Oldukça akıcı ve bir o kadar da hüzünlü...
Eylül_HK
11.02.2017
Bana dokunan bir kitaptı. Beni "neden babalar bu kadar anlaşılmaz" sorusu ile baş başa bıraktı.