Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok satanlar listesine nasıl ulaştığını çözemediğim bir kitap. Yazılan hataları geçtim hadi tarih romanlardan öğrenilmez diyelim ama keyifli vakit geçirmek adına bile katlanamadım. Padişah kızı babası ile nasıl sefere çıkar anlayamadım bunu da? Okumazsanız çok birşey kaybedeceğinizi düşünmüyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap da pek çok tarihi hatalar var, bir padişahın kızının asla savaşa çıkmaması ve yeniçerilerin bulunduğu yerde geziye çıkması, ayrıca padişahla konuşmalar yapanların saygıyı gözetmediği, oturduğu yerden başladı konuşmaya şeklinde, diğer bir şey ise, mukaddesata hürmet edilmediği konusu, mimar başı kuşağından kuranı çıkardı biraz okudu sonra kapatıp kuşağına koyarak uyudu, nerde kaldı şimdi kuranı kerime saygı, kaldı ki bunu mimar sinan ağzından yapılması daha kötü bir durum, okuyuculara tavsiyem tarihi bilgi edinme açısından çok zayıf bir kitap, eğlence olarak okuyabilirsiniz,diyeceksiniz ki bu roman, istediğimiz gibi kurgulayabilir, istediğimiz şekilde yazabiliriz, ama sunu da dikkate almak lazım ki, bunu okuyanlar her alandan insanlar olduğu için dikkati nazara alacakladır içindeki bilgileri.ayrıca tarihi bir roman yazacaksanız, önce yazılan tarihi romanları incelemek, ondan sonra yazmak, tarihi roman yazacaksan sonunda kaynakçan olması lazım ki gerçeklerden tamamen soyutlanmadığını gösteresin, başka eserler yazarken dikkat etmeniz dileği ile çalışmalarınızda başarılar...
Bu kitabı almaktan vazgeçtim neden mi? Cevabı Mustafa ARMAĞAN Hocam da...
(Bir de güya Mimar Sinan, Kanuni''nin sevgili kızı Mihrümah Sultan''a o kadar âşıkmış ki, adına inşa ettiği iki cami de Mihrümah''a duyduğu gizli aşkını ilan ediyormuş vs.
Bütün hikâye mükemmel ama bir tek kusuru var: Gerçek değil! Zira Sinan''la veya Mihrümah Sultan''la ilgili hiçbir kaynakta bu hikâyeyi doğrulayacak bir tek satıra dahi rastlanmaz. Mimarlık tarihçisi dostum Prof. Uğur Tanyeli''nin deyişiyle, bırakın gerçekliğine dair bir ipucunu, dedikodusuna dahi rastlayamazsınız.
Kaldı ki, Mihrümah Sultan''ın 17 yaşında Rüstem Paşa''ya verildiği yıl Sinan, 47 yaşında evli barklı biriydi. Üsküdar''daki ilk cami bittiği tarihte Mihrümah 25, Sinan 55; Edirnekapı''daki cami bittiği tarihte ise Mihrümah 43, Sinan 73 yaşındaydı. Üstelik Sinan, Mihrümah''ın ölümünden sonra 10 yıl daha yaşamıştır ki, hayal gücü kuvveti yazarlarımız Sinan''a "maşuk"unun anısına bir cami daha inşa ettirmeyi kurgulayabilirlerdi. Nasılsa akıllarına gelmemiş.
1) Bir padişah kızını Sinan gibi bir bürokratın bile olsa görme şansı yoktu. Harem, dizilerde gösterildiği gibi bir yol geçen hanı değildi ki, Sinan oraya girip Mihrümah''ı görebilsin! Vahdettin''in kızı Ulviye Sultan''ın İsmail Hakkı Okday''la evlendirilişini hatırlayın, son padişah zamanında bile evlenmeden bir sultanla karşılaşma imkânı bulunamıyordu. Nerede kaldı ki, Kanuni zamanında görebilsin.
2) Mihrümah Sultan''ın gerçek hayatı hastalıklarla geçmiştir.
3) Kaldı ki, Rüstem Paşa gayet kıskanç biriydi. Hanımının hastalıklarından birinde onu erkek doktora muayene ettirmemek için bin türlü yol aramış, ancak çaresiz kalınca İspanyol asıllı saray doktoruna muayene ettirmeye razı olmuştu. Doktorun bile giremediği hareme Mimar Sinan nasıl girecek de, padişahın kızını görecek, ona âşık olacaktı?
4) Sinan''ın her iki camisinde ortaya koyduğu özgün çözümlerin değerini böylesine yüzeye çekmeye kimsenin hakkı yoktur.
Sanırım daha fazla söze hacet yok: Sinan''ın Mihrümah''a âşık olduğu ve iki eserini ona olan aşkını dile getirmek üzere yaptığı yakıştırması, tarihin nasıl yağmalandığına parlak bir misal teşkil eder yalnızca ve bütün değeri de bundan ibarettir vesselam.)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Neredeyse bir tabak çerez tüketirken bitecek bir kitap. Mimar Sinan çok sığ anlatılmış. Bu kadar büyük bir insanı liseli aşıklar gibi anlatılması bana gerçekçi gelmedi. Kurgu basit ve zayıf. Gündelik hayatın ayrıntılarında (Mihri ile Sinan'ın ev hayatı, yemekten sonra kahve, hanımı ona kahvaltı hazırladı v.s.) modern hayattaki evlerden ve evliliklerden izler taşıyor. O günün evlerinin ve ev halkının gündelik yaşantısının tarihi gerçekliğe uyumlu olarak romanda yer almadığı hissi uyandırıyor. Ayrıca Prut nehrine 13 günde yaptığı köprüyle ordunun Payitaht'a giden yolda önünü açması meselesinde köprüyü nasıl bir teknik kullanarak yaptığı anlatılmamış. Mimar olmamama rağmen ben bile merak ettim herkesin yapamayıp Sinan'ın yaptığını. Sonuç olarak edebi değerini zayıf buluyorum kitabın. Zevk sahibi okurlara bekledikleri lezzeti vermeyeceği kanaatindeyim. Saygılarımla...
Dünya Tarihinde unutulmaz izler bırakan, bu kadar kıymetli bir mimarın, bırakın mimarlığınıda bir insanın hayatını kalame almak bu kadar kolay olmamalı.Yazarın subjektif yorumlarının kahraman üzerinden aktarımı o kadar yüzeysel ve bir o kadarda çiğ duruyor.Ell yaşlarına görmüş geçirmiş bir adamın aşka bakışıda bu şekilde olmasa gerek.Sanki kitap roman olmaktan çıkmışta amerikan tarzı 3.sınıf bir film senaryosuna dönmüş.Yazarın bana kalırsa daha çooook kitap okuması ve yorumlaması gerek.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yine eski zaman insanlarını anlatan bir kitap. Bir türlü sevemedim eskiyi. Fazla iyimser buluyorum. Türünün okunabilir örneklerinden.meraklılarına önermek yanlış olmaz
sırf göz yormak için okunabilecek bir kitap. size kattığı yada aklınızda bıraktığı bir kaç nottan başka bir şey yok.dili zengin bir çok kitap okuyup daha sonra böyle kitaplara rastlayan kitap kurtları için çok basit bir kitap.sırf çok satıldığı için dikkat çekiyor.
bu konuyla ilgili bir şey okumak istediğim için okudum.kitabın dili çok basitti,edebi bir değeri kesinlikle yok,sadece çerezlik,zaman geçirmek için okunacak bir kitaptı.
bazı aşklar vardır unutulmaz işte öyle bir aşk böyle güzel ve etkileyici bir kitapla birleşince adeta şaheser oluşmuş .kitap içeriği kapağı ve sunumuyla tek kelimeyle mükemmel olmuş okumamın üzerinden bir hafta gecmesine rağmen hala etkisinden kurtulamadım