Kendi tarihini kapı dışarı edip Avrupa-merkezli bir tarihin gölgesini kendi evine buyur eden bizlere "Şaşırın ve düşünün" diyor kısacası Mustafa Armağan "Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı" adlı eserinde. 1492'den beri hep ileri gitmiş gibi gösterilen bir Batı imgelemesi ve onunla paralel olarak hep gerilemiş, kabuğuna çekilmiş, bilim'in b'si coğrafya'nın c'si bağlamında hep dışarıya bağımlıymış gibi belleklerimize kazınmış bir Doğu vardı hem şuur hem de şuuraltı düzeyimizde. Mustafa Armağan, Toynbee'nin deyişiyle dışarıdan bir müdahaleyle 'durdurulmuş' bir medeniyetin çocuğu olan bizlerin bunların farkına varmamızla üzerimize giydirilmek istenen bu kalıba isyan edeceğimizin açık olduğunu ifade ediyor. Ayrıca kendi eserinde atıfta bulunduğu zengin kaynakçasıyla sadece bu kitapla sınırlı kalmamızı değil aynı zamanda okurun bu kaynaklara da yelken açmasını salıklıyor. Küçük bir de eleştiri: Editörün sonraki baskılar için kitap içerisindeki imla hataları (hem Türkçe hem de yabancı dildeki, mesela Reneissance değil Renaissance - re "yeniden", naître "doğmak - mond değil "monde" (dünya) ve çeviri hataları (dipnotlarda görebiliyoruz bunu, people "haklar" değil "halklar" olacak) için eseri tekrar baştan aşağı gözden geçirmesi gerekiyor.