Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapda imam ı Azam ın hayatını hikaye tadında anlatıldığını sanıyordum. Ama bu kitap tamamen imamı azam ın çarptırılan islam görüşünün aslında ne olduğunu ve onunu asıl öğretisinin nasıl olduğnu annamamızı sağlıyor . Hoçamın ellerine sağlık bir solukta okudum.
yahu perygamber ile bir ülkenin kurucusu seküler bir adam nasıl bir araya geliyor hocam açıklar mısın? birilerine yaranmak için ya da artık gerçekleri tersten okuduğun için bir devrimci komutan ile din kurmuş bir insanı nasıl bir araya getirdin?<br />açık ve net olan bir şey var ki o devrimci fikir de gökten! indiği kabul edilen dogmalara kökten karşıydı.<br />deveye neren eğri demişler nerem doğru ki demiş. bu kitap da nerden tutsak elimizde kalıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
IMAM AZAM hakkinda yazilmish guzel bi eser. IMAM AZAMin siyasi fikirleri daha cok one cikarilmish. <br />Buxari haqqinda yazilanlara tamami ile katiliyorum. Son zamanlarda tercume edilerek Azerbaycanda da yayilan Buxari sehihi diye anilan kitaplardan da gorunduyu kimi tamami ile ARAP-EMEVI siyasetini bir uzantisidir.<br />Amma netice cikarmak size kalmish. Okunmasini kesinlikle tavsiye ederim.
İslamiyetin ve ülkemiz müslümanlarının çoğunlukla mensubu olduğu mezhebin imamı olan ebu hanife hakkında öğrenmek istediğiniz birçok şeyi kitap size veriyor. Tavsiye ederim
herşeyden önce kitabı yazan kişinin önemli olduğunu gördüm bu kitapta. doğruların arasına sıkıştırılan yanlışlar ve kafa karıştırmak için kurulan sinsi cümleler. Yaşar beyin artık din adamı olmadığı açıkken neden hala uğraşır diye sorduğumda aklıma sadece art niyetli olduğu fikri geliyor. yeterli bilgisi olmayan kişiler bu kitabın çok iyi olduğunu söyleyebilir. ama bilenlere sorun birde bakalım ne diyecekler.<br />son olarak şunu söyleyebilirim ; Yaşar Nuri bey dini konularda bilgi alınabilecek en son kişi. bir de sıra arkadaşı var ( kod adı beyaz) ...
Hocanın sert üslubu, kitabı okuyanları önce bir taraftarlığa sonra ise kitaptan soğumalarına yol açabilir. Emevilerden girip Osmanlı'dan çıkan hoca, Atatürk'ün yüceliğine dolaylı yoldan atıflar yapıyor.
Kitap belli bazı önyargılarla kaleme alınmış. Yazarın emevi düşmanlığı bazı hakikatleri gölgelemesine ve bazı olayları çarpıtmasına neden olmuş. Hele içki konusunda yazdıkları bir hezeyandan öteye geçmemiş.
Bu iddiaya ortaya atanlar, İmam azamın fatiha suresini bilmeyen kimselerin –öğreninceye kadar- Arapça metnin dışında Farsça olarak da okuyabileceğine dair sözlerini delil getiriyorlar. İmamın “Arapçacılığa karşı” olduğunu söylemek için din konusunda echel olmak bile yetmez. Kur’an’ın açık ayetlerinde “Kur’an’ın Arapça lisanıyla indirildiği” gerçeğini bildiği halde, böyle bir saçmalığı dillendirmek gerçekten dinî bir risk taşımaktadır.
Aslında bu konu o kadar açıktır ki, fazla bir şey söylemeye bile gerek yoktur. Zira bu saçmalıklara göre, “Kur’an’a bağlı olanlar Arapçacılık yapıyor, Muhammed-i Arabi olan Hz. Peygambere iman eden Arapçacılık yapıyor, Sünnete bağlılığını ifade eden Arapçacılık yapıyor” demektir.
“İmam-ı Azam, diğer imamların aksine demiş ki: İhtiyaç olsa, İslâm merkezinden uzak yerlerde, Arapçayı hiç bilmeyenlere, ihtiyaçları nispetinde Fatiha yerine, onun Farsça tercümesinin okunması caizdir. Öyleyse, biz de muhtacız, Türkçe okuyabiliriz. Hâlbuki İmam-ı Azam'ın bu fetvasına karşı, başta Hanefi mezhebinin büyük imamları ve diğer oniki müçtehit imamlar, o fetvanın aksine fetva vermişlerdir. Âlem-i İslâm'ın cadde-i kübrası, cumhuru teşkil eden imamların caddesidir. Bu büyük ümmet ancak büyük caddede gidebilir. İnsanları dar yollara sevk edenler onları yoldan çıkarırlar”(bk. Mektûbat, 406).
Bediüzzaman’a göre, İmam-ı Azam'ın fetvası beş yönden husûsi bir özellik arz etmektedir:
Birincisi: İslâm merkezinden uzak yerlerde bulunanlar içindir.
İkincisi: Gerçek ihtiyaca göredir.
Üçüncüsü: Bir rivayette Cennet ehlinin lisanı sayılan Farsça diline mahsustur.
Dördüncüsü: Fatiha sûresine mahsus olarak cevaz verilmiş, ta ki Fatihayı bilmeyenler namazı terk etmesinler.
Beşincisi: Bu fetva, imanın kuvvetinden çıkan bir İslâm hamiyetiyle, Fatihayı bilmeyen insanların, hiç olmazsa mukaddes mânâları anlamaya yönelik istekleri sebebi ile verilmiştir. Halbuki imanın zayıflığından kaynaklanan ve menfî milliyet/ırkçılık fikrinden çıkan Arap diline karşı nefretin ve imanın zayıflığının bir göstergesi olan bu tahribat arzusu doğrultusunda, sûrelerin ve diğer kutsî kelimelerin Arapça aslını terk etmek dini terk etmek demektir(bk. Mektubat, a.g.y).
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilgi bize başkalarının süzgecinden geçerek azar azar geldiği müddetçe pek çok şey boşlukta asılı kalmaya devam edecek ne yazık ki.Bize öğretilenler ve asıl öğrenilmesi gerkenler arasındaki derin uçurum ne yazık ki günden güne artıyor.Kafamda uçuşan pek çok soruya cevap verdi bu kitap.
islam diye bize dayatılan sözde emevi arap milliyetçiliğinin nasıl günümüz türkiye cumhuriyetinin her alanında(kamu-şahsi)kök saldıgının belgeleriyle gösteren harika bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Asrısaadet/4 Halife/Emevi ve Abbasi dönemi tarih ve din kitaplarında bildiklerimin ne kadar yavan ve hatalı bilgiler olduğunu ve öğretildiğini gördüm.<br />Şaşkınlık içinde kalıyor insan. Yaptığı ve yapılan herşey anlamsız geliyor bir anda. Ya bu din-yaşam değilse ölüm denen anların yaşandığı dönemler. Peygamberimizin çektiği acıları tasavvur etmeme yardımcı oldu bu kitap. Ve düşününce olması gereken din yaşantısının da bir o kadar rahat ve sade anlaşılabileceğini kavradım. Fakat maaleef hala karmaşalığın içinde boğuyorlar bizi.
Aydanan yansıyanlar sen yalancısın. Ömer (a.s.) şeriat'ı fitnelerden koruyan bir kapı ve faruktur sen sahabiliğin ne olduğunu daha bilmiyorsun. Gören Müslümanlara denir. Her görene sahabi denmez. Sen en temel bir kavramı acizsin bilmekten ve izahtan. Muaviye(a.s.) için hususi dua edilmiş bir sahabidir. O bir içtihad'da bulundu Ali(a.s.)'da bir içtihad'da bulundu hepsine bir ecir var ama doğru olana 2 ecir var. Bu Ömer(a.s)'a attığın iftira içinde sana lanet olsun. "Ashabım hakkında yersiz, yakışıksız söz söylemekten sakının. Bu hususta Hak Teâlâ hazretlerinden çekinin. Onları seven muhakkak beni sever, onları sevmeyen muhakkak beni sevmez. Onlara eza veren, üzen muhakkak beni üzer. Beni üzen ise muhakkak Allah'ın gazabına uğrar"
Sizi bilmem arkadaşlar ama kitabı okuyanlar farkedeceklerdir ki Peygamber Efendimizin iki kızı ile evlenip kendisine damat olmuş ve Halifemiz olan Hz. Osman hakkındaki görüşleri ne kadar isabetlidir yazar efendinin bilemem, bazı konularda dikkatli olmanızı tavsiye ederim. bu arada herşey okumakla da olmuyor yazar efendi çok bilgili çok alim olabilir ama hayatına ne kadarını aksettirmiştir önemli olan budur bence. saygılar
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ARKADAŞLAR SİZİ BİLMEM AMA YAŞAR HOCA GİBİ BÜYÜK BİR İLİM ADAMININ KİTAPLARINI OKUMAK BANA ÇOK AYRI BİR TAT VERİYOR.BÜTÜN KİTAPLARI BİR BAŞYAPIT.MERAK EDİYORUM GAZİ KEMAL KİTABI NE ZAMAN ÇIKACAK.BU ARADA BİRAZ UCUZ OLSADA HERKES OKUSA KEŞKE...
yaşar nuri'nin bu kitabı gerçekten muazzam güzellikte olmuş. kitabı kısa sürede bitirdim ve imamı azam bütün yönleriyle ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. gerçekleri bir bir önümüze seriyor ve oynanan oyunları o zaman anlıyorsunuz. ve bu kitabı okuduktan sonra emin olun yaşar nuri öztürk'ün konuşmalarının satır aralarını daha iyi anlayacaksınız.