Bir de Baktım Yoksun
Bir de Baktım Yoksun
69Yorum
ALİŞAN1
Bazı bölümler akıcı ama geneli durağan bir kitap.Okurken yoruldum diyebilirim.Kitap okuma alışkanlığını yeni edinenler için başlangıç kitabı değil diye düşünüyorum.
aynalibaba
Televizyonda kültür-sanat programlarından tanıdığım Yekta Kopan'ın okuduğum ilk kitabı.Kitapta çok güzel öyküler yer alıyor.Bu öykülerin bazıları çok dokunaklı ve okurken sizi hüzünlendiriyor.Çok beğendiğim bir kitap,öykü seven arkadaşlara tavsiye ederim.Eser ayrıca 2010 Haldun Taner Öykü Ödülü ve 2010 Yunus Nadi Öykü Ödülü'nün de sahibi.
Forbear
Kitapkurdu
Yekta Kopan'ı ilk Buz devri Animasyon Karkteri olan seed i kareterini kimin seslendirğini öğrenmek için internersitesinden rastladım kendisinin çok hoş bir sesi olmasına karşın hiçbir kitabıyla ne karşılaşmıştım ne de okumuştum taki TRT televizyonun da bir Bir de Baktım Yoksun Kitabı'yla alakalı röpörtajıyla karşıma çıkan' a kadar bu kitap annemin de hoşuna gitmişti hemen almaya karar verdim ve Yekta Kopan ın kitaplarını hiç okumayan ve öykü kitaplarından uzak duruanlar bu kitabı okuduğunuzda herşey'in bir anda değiştiğini göreceksiniz ben elimden bırakamadım sizlere de tavsiye ediyor ve Yekta Kopan'ın tüm kitaplarını da bu kitap sayesinde okumaya başlayacağınıza da eminim...
ezsiyabend
yekta kopan'nın türk öykücülüğündeki yeri nedir sorularının cevabını içinde barındıran enfes bir eser.
snapsis
Yekta Kopan'i uzun zamandir "Gece Gunduz" programindan takip ediyordum ama bu kitap okudugum ilk kitabi... Gercekten cok etkilendim... O kadar icten yazilmis ki size de ayni duygular geciyor ister istemez... Ozellikle son hikayedeki kahramanin (ki muhtemelen kendi babasi icin yazdigi satirlar) babasi öldukten sonra yazdigi yazi beni gercekten aglatti. Buduyguyu yasamadim ama gercekten bir empati duydum... Oudugunuza kesinlikle pisman olmayacaksiniz...
wendetta
Kitapkurdu
Televizyonlardan ya da seslendirme sanatçılığından tanıdığımız Yekta KOPAN öykülerinde bizi alıp çocukluğumuza; çocukluğumuzun sokaklarına götürüyor adeta... Söylemek isteyip söyleyemediklerimizi söylüyor bizim yerimize ve açıkçası güzel cümlelerle yapıyor bunu...<br />Okumadan önce bu kadar usta işi öykülerle karşılaşacağımı sanmıyordum doğrusunu söylemek gerekirse... <br />
Emre Miyasoğlu
yekta kopan'ı açıkçası bir edebiyatçı olarak tanımıyordum. bu öykü kitabıyla kendisini tanımış oldum. Bu kitap, hayatın hüzne mahkum olduğunu anlatıyor. akıcı bir dili var. Baba-oğul çatışması, bir değer olarak baba kavramı üzerine okunmaya değer bir kitap.
sebastianmelmoth1895
Kitapkurdu
sayın yekta kopanın bu kitabına ne kadar ağıt yakılsa az kalır. eğer sizde hayatınızda hiç unutamayacağınız bir iki gün yaşamak istiyosanız bu kitabı mutlaka okumalısınız diye düşünüyorum. ayrıca yekta kopanla hala tanışmamış olanlar varsa bu sizin için hayatınızın fırsatı olabilir.İNSANİ OLAN HİÇBİRŞEYE KAYITSIZ KALAMAYANLAR İÇİN YAZILMIŞ EN NADİDE ÖYKÜLERDEN OLUŞAN BİR KİTAP.bu kitap vesilesiyle yazarın diğer kitaplarını da okumak için gün sayıyor olabilirsiniz. şimdiden zevkli okumalar...
nisannn*
'Babamı kaybettikten sonra kalemim çok diplerde bir yerlere oturdu'
diyor Yekta Kopan bu kitabı ile ilgili yaptığı bir röportajda.
Yekta Kopan, yeni öykü kitabı Bir de Baktım Yoksun’da, okuru ironi ile hüznün arasında gidip gelen bir sarkaca dönüştürüyor. Bir satırdan ötekine geçerken, hayatın kendi ritminde olduğu gibi, bir hüzünlenip, bir gülümsüyorsunuz. Yekta Kopan hayatın mizahi yönünü hiç kaçırmadan, dramlar ile o komik anları iç içe geçirerek, bu anlardan oluşan bir demet sunuyor okura. Düşünmeden edemiyor insan, Bir de Baktım Yoksun, varlıktan yokluğa geçişin simgeleştiği bir söz olarak, geride kalanın kayıplara hiçbir zaman hazır olamayacağını, o afallama ânını ne kadar da iyi anlatıyor.