ÇOK VE HIZLI KİTAP OKUMAMA RAĞMEN EN BEĞENDİĞİM VE ÜZERİNDE DURARAK AĞIR AĞIR OKUDUĞUM İLK KİTAP. ORHAN PAMUK 'UN OKUDUĞUM İLK ESERİ FAKAT BUNDAN SONRA DEVAMININ GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. DİĞER KİTAPLARDA TASVİRLERDE ÇOK SIKILIP ÇABUK BİTSE DİYE DÜŞÜNÜRKEN BU KİTAPTA AKSİNE ZEVK ALDIM. CELAL SALİK'İN BOĞAZIN SULARI ÇEKİLDİĞİ ZAMAN YAZISI BENİ ÇOK ETKİLEDİ AYRICA BİR İSTANBUL HAYRANI OLARAK EN SEVDİĞİM ŞEHİRDE YAZILMASI DA BENİ AYRICA BAĞLADI.
Okuduğum en sıkıcı ve bana hiçbirşey katmayan roman ya da birkaç romandan biri diyebilirim. Bu kitapla ilgili yapılan olumlu eleştirileri anlamakta güçlük çekiyorum desem yalan olmaz.
Roman,kahramanın kaybettiği eşine dair ip uçlarını birleştirerek ona ulaşma çabalarını konu alırken,bir yandan da memleket meselelerini fonda irdeliyor.<br />Hem romantik hem araştırmacı bir üslupla yazılmış güzel bir kitap.post modern romanın iyi bir örneği.
tam bir başucu kitabı çevirip çevirip okunmalı. özellikle celal salikin köşe yazıları çok dikkat çekici. elinize aldım mı gizem sizisürükleyip götürüyor.
konusu çok guzel ama karmakarışık bazen anlatılanları çözemediğim bile oldu.bir kitap herhalde bu kadar yorar ınsanı bir çırpıda bitirmek zor valla, okuyacak olan arkadaşlara sabır diliyorum =)
orhan pamuk belki de pek çok yazardan fazla kendini dış dünyadan soyutlamış ve hayat boyunca edindiği sınırlı tecrübelerini ustaca kullanarak nacizane eserler ortaya çıkartmış. kara kitap bunlardan bir tanesi. kim ne derse desin bu tür eserlerle kolay kolay karşılaşamıyoruz. pamuğun kişiliğini ve siyasi düşüncelerini bir kenara bıraktığımız vakit geriye sağlam romanları kalıyor. eh tabi bir yazarın düşünceleriyle yapıtlarını bir birinden ayırmak ne kadar mümkünse..
herkes karmaşık bulur orhan pamuğun kitabını ama şunu unutmayın nobel ödüllü yazarımızın kitabı bir kere okunmak için değildir.tekrar tekrar kitabı okumak insana en büyük hazzı verecektir. diğer kitaplarda da benzerlik açısından karmaşık ama muhteşem. sıradan yazrlar gibi bildik cümleler bildik analatım tarzı yok. anlatılmaz derecede farklı . durmadan kitaplarında kendiniz oluyorsunuz bir kahraman bir katil...
kimin olduğunu bilmeden okumaya başlarsanız orhan pamuk olduğunu anlarsınız her zamn ki uslüp bazen karışık olsada akıcı bir kitap yalnız sonu muamma kitabın...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan PAmuk üzerine çok konuşulur, herkes konuşur; kim karmaşık bulur, kimi 'ben anlaşılmazım' havalarına girip okuyucuyu aşağılıyor der. öyle, böyle, şöyle; Orhan Pamuk mükemmel yazar ve yazar sözcüğünün aklımdaki karşılığına çok yakındır. Okunmalıdır.<br />Kara Kitap çok güzel, çok yoğun eserlerinden biridir. Okuduğumda içinde yaşamak istedim.
Aldığım 1992 şubatı, bitirdiğim ise haziranı idi. 4 ayda ancak bitirebilmiştim ve konuyu yeniden kavrayabilmek için 2. defa okumuştum ki ancak o zaman tadına varabilmiştim. Bir cümlenin uzun bir paragraftan oluştuğunu gördüğümde, “yahu ne kadar uzun cümleleri var cümlenin başını unuttum” diyerek kendi kendime, tekrar takrar okuduğum bu kitap, her bölümü özenle örülmüş, kurgusu etkileyici bir romandı. “Tarihin gizli kalmış karanlık olaylarından, insanlarından tutunda geleceğin nasıl olacağından hatta kendi geleceğini ve sonunu, yazdığı yazılarla biçimlendiren bir gazetenin köşe yazarının, eski sosyalist üvey kız kardeşi ile birlikte, kurtuluşa erdiremediği okuyucularının korkusundan saklandığı zamanlarda, amcasının oğlu ve kız kardeşinin eşi olan bir avukatın, onları İstanbul’un karlı ve karanlık kış günlerinde bulabilmek için herkesimden insanları barındıran değişik yerlerini dolaşırken (ve biz okuyucuları da bu ortamları dolaştırırken) her zaman yazılarını okuduğu bu köşe yazarının yerine yazılar yazarken, onun sesini benzeterek telefonda okuyucuları ile konuşurken, kavga ederken ve geçmiş yazılarının işaretlerinden faydalanarak kayıp karısına ulaşmaya çalışırken anlatılan bir çok öykü arasında biz okuyuculara rastlattığı bir isimdi Bedii Usta...
Yazılarında bazen insan öykülerine yer veren köşe yazarının kapısını çalan Bedii Usta’nın oğlu; babasının Osmanlı döneminde yasaklanmış olan vitrin mankeni ustalığını, gizli gizli bir apartmanın bodrum katında devam ettirdiği günleri ve sonrasında Cumhuriyet kurulduğu yıllarda gizliliği bir kenara bırakarak herkesin tuhaf bulmasına rağmen, evlatlarım dediği kendisine ait, Türk insanının hareketleri ve görünüşleri ile birebir örtüşen vitrin mankenlerini hiçbir mağaza sahibinin almadığını, nedeninin ise malın, zaten kendimize benzeyen vitrin mankenleri üzerinde hiçbir vatandaşımızın kendini aynı mankenlere benzememe, hissetmeme ve Avrupalı insanlara benzeyerek, hissederek daha mutlu olacağı düşüncesi ve gayretinden olsa gerek, mankenin üzerindeki malın tanıtımının başarısızlıkla sonuçlandığını gördüğünde, kendini diğer insanlardan soyutlayışını ve insanımızın karakterlerinin ve jestlerinin değişmesindeki nedenlerden en büyüğünün zamanın sinemalarında gösterilen amerikan filmlerindeki aktörlerin ve aktrislerin karakterlerini, jestlerini aynen alışımızı ve onlara benzemek için giyinişimizi değiştirmeye çalıştıkça daha mutsuz insanlar haline geldiğimizi, iki arada bir derede kalışımızı anlatır. Ve dikte ettirir. “
Bölümünü İstanbul’da bitiren bir inşaat mühendisi arkadaşımın anlattığına göre, sadece bir bölümünde İstanbul’daki semtine ve apartmanına kadar tarif ettiği bu öykünün etkisinde kalan bir çok okuyucunun apartmanın kapıcısına gidip böyle bir şeyin varolup olmadığını araştırdığını ve inanmayanların yine de bodrum kata bakmak istediklerini hatta kapıcının ise gelen okuyuculara ve romanın yazarına (gıyaplarında) küfürle karışık “el alemin işimi yok ne?” diye sinirlendiğini anlatmıştı.
Hakikaten biz kendimiz değil de hep başkaları olmaya mı çalışıyoruz diye çok düşündürmüştü bu bölüm... Hatta takılıp kalmıştım bir söze; “Doğuya giden sessiz gemide Batıya bakan ah siz talihsizler”
alaaddinin dükkanı..<br />boğazın suları çekildiği zaman.. <br /><br />yanlış hatırlamıyorsam bu iki bölüm kitabın başı ile ortası arasında bi yerlerde yani epey erken çıkıyordu karşımıza. hiç değilse ! bu efsane bölümleri okuyupta kitaba devam etmemek zor diye düşünüyorum.
Evet,çok karışık bir kitap...Zaten kurgusu da çok ilginç.Olaylar,yazarın en çok sevdiği ve en çok bildiği şehirde,İstanbulda, geçiyor.POSMODERNİST diyorlar bu esere.Tam anlamak için birkaç kez okumak lazım diye düşünüyorum.
TEK KELİME İLE HARİKA.TAMAM BİRAZ OKURKEN İNSANI ZORLUYOR.KÖŞE YAZARI CELALİN BÖLÜMLERİNİ SANKİ DAHA GÜZEL OKUNUYOR DİĞER BÖLÜMLERDE BİR AĞIRLIK HİSSEDİLİYOR GİBİ GELDİ BANA.GENEDE NOBEL ÖDÜLÜ ALAN AYNI DİLİ KONUŞTUĞUMUZ BİR YAZARIN KİTABINI OKUDUĞUM İÇİN ÇOK MUTLUYUM.
okuduğum en karışık kştaplardan biri,kitap adeta ruhuma işlediEvet kurgusal anlamda problemler olsa da daha önce hiç bir kitabın sonunu bu kadar merak etmemiştim.
Orhan Pamuk'un bütün kitaplarını okudum. Kara Kitap, ilk okuduğum romanı. Her zaman eleştirildiği 'zor okunan yazar' ünvanını hak ettiği kitap bence bu. Ben o zamanlar severek okumuştum, ama zor okunduğu hala hatırımda.
nobel sahibi bir yazara yakışmayacak bir kitap, tüm zorlamalarıma rağmen kitabı bitiremedim , yarım kaldı...<br /><br /><br />ayrıca kitaba iki çeşit eleştiri var: biri göklere çıkarıyor, diğeri yerlere batırıyor.. aradaki uçurum niye derseniz, birazcık duygusal galiba,(ermeni , kürt meselesi söylemleri olabilir) <br /><br />fakat şunu inanarak söylüyorum: <br /><br />bu kitabı bitiremeyeceğim
pamuk'un okuduğum ikinci kitabı.ayrıntı uzmanı olduğunu bu kitapda da gösteriyor.geniş bir yelpazede okuyucuya tat veriyor.benim adım kırmızı ve sessiz ev de okuyup tavsiye edeceklerim arasında onlarada bir kaç cümle ile değinmek istiyorum ilerde.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
SIKICI DEĞİL AMA KARMAŞIK.HEM EDEBİ HEM FELSEFİ.PARÇALARDAN OLUŞAN BİR BÜTÜN.YAZARIN MÜKEMMEL BİR ÜSLUBU OLDUĞUNU TASDİKLETEN EN RESMİ VE EDEBİ BELGE.İNSANLARININ EGOİZMLERİNİ,TUTUCULUKLARINI VE ÖNYARGILARINI BİR KENARA BIRAK MASINI İSTEYEN YAZARLARA İHTİYACIMIZ VAR(:ÇÜNKÜ "Kibirlilik en büyük günahlardan biridir...)Saygılarla!
Bence Türk Edebiyatı'nın en ağır ve en karışık kitaplarından biri.Kitapta olaylar bir birine karışabiliyor.Bu kitap kesinlikle sessiz bir ortamda ve dikkatlice okunmalı.Fakat tarihle ilgili kapalı bilgilerde veriyor.Dedektiflikten çok, felsefi bir kitap olmuş.Kitabın sonu gayet ilginç.Tavsiye ederim.
Orhan Pamuk'tan okuduğum 2.kitap. Ama bundan da zevk almadım.Aslında kötü bir okuyucu değilimdir ama herhalde ben Pamuk'u anlayamıyorum.<br /> Kara Kitap'ıda üniversitede ödevim olduğu için okumuştum(itiraf etmeliyim zorla) Post-modern teknikle yazılan kitap eski edbiyattan da alıntılar yapmış.Aslında ilginç bir anlatım ama anlaşılması zor bence.<br />Ödevi hazırladım ama hiç zevk almadım.