Bu kitabı okurken elimden bırakmayı istemedim. Çünkü kitap tam anlamı ile muhteşem. Şahit olduğu bir olaydan dolayı konuşmayan ve kendi hikayesini yazarak insanlarla iletişim kuran bir çocuğun hikayesi. Nasıl bir kilit sanatçısı olduğunu anlatan, gizemli ve gerilim dolu olaylarla hayatını sürdürmeye çalışan bir çocuk. Her an ölüm tehlikesi ile burun buruna. Ama o çok soğukkanlı. Mike ‘ında korktuğu zamanlar oluyor, ancak; kilitleri, kasaları ve şifreleri açmaya-çözmeye devam ediyor. Çünkü o bir sanatçı. Kilit sanatçısı. En iyi hırsızın bile cesaret edemediği kilitleri açıyor, her seferinde kendini bir kat daha yeniliyor. Aynı zamanda aşık. O eve işlediği suçtan ötürü cezasını çekmeye gönderiliyor. Ama ceza ona ödül gibi geliyor. Çünkü evin küçük ve hoş kızına aşık oluyor. Aşkını resimlerle anlatıyor, aşkına resimlerle ulaşıyor. Her gün kızın odasına gizlice girip yatağına bir resim bırakıyor. Konuşan resimler. Kız da onunla resimlerle konuşuyor. Aslında kız onun konuşmasını istiyor. Trajik olayı paylaşmasını istiyor. Resimlerle bu isteğini anlatıyor. Ama çocuk asla konuşmuyor. Çarpıcı ve elinizden bırakamayacağınız, bir sonraki sayfayı merak edeceğiniz bir kitap. Gerilim ve macera romanlarını okumayı seven bir kişi olarak kütüphanemin en üst raflarında yer alan bir kitap. 2011 yılının Edgar Ödülünü hakkıyla alan bir kitap. Belki çok klasik olacak ama, bu kitabı mutlaka okuyun.