92Yorum
Burcu Dinçel
Struma yakın tarihin en kötü gerçeklerinden birisi. Merakımızı giderse de Türk düşmanlığını hissettiren bir kitap olmuş. Ama daha iyisini beklerdim daha güzel ve derinlemesine anlatılabilirdi.
handeurl
Kitapkurdu
Zülfü Livaneli'nin serenad Kitabı'ndan sonra Struma yı merak edip aldım. Strumayla ilgili önemli bilgiler versede kitap baştan sonra Türk düşmanlığı kokuyor . Sanki bütün Yahudi soykırımının suçu Türkiye'ninmiş gibi mütemadiyen Türkiye'ye yüklenilmiş! Keşke tarafsız bir kalem olarak karşıma çıksaydı . Bu yönüyle tatsız bir kitap
ozge08
Aradığımı tam olarak bulamadım. Fakat Sturamayla ilgili bir çok konuda aydınlandım.
BuuuKeT
Kitapkurdu
Struma gerçeği.. Zülfü Livaneli'nin Serenad kitabı ile öğrenmiştim Struma'yı ve hemen kitapta da adı geçen bu kitabı aldım. Gerçekten üzücü olaylar. Daha iyi anlatılabilirdi ama okunmaya değer bir kitap.
rhmakin
Kitapkurdu
Serenad la beraber satılması gereken kitap...
kitap_kurdii
serenad ı okuduktan sonra merak uyandırdığı için aldım okudum..ama tam aradığımı bulamadım..sanki bütün suç Türklerin miş gibi anlatılmış.çok açık bi Türk düşmanlığı görüceksiniz kitapta..sanki İngilizler Almanlar pamuklar içinde tutmuşlar yahudileri bi tek türkler düşmanca davranmış....he bide yahudiler sütten çıkma akkaşık olmadıklarını öğrenmeliler bence...tabiki hiç bi insan bu şekilde ölümü haketmez...ama bi dönüp aynaya baksınlar..
vldnvldn
struma hakkındaki gerçekler olsa da Türkiye için eleştirileri biraz fazla buldum.. serenad merakımı uyandırdı. fakat o kadar çok yabancı kellime var ki keşke biraz daha akıcı bir uslüp olsaydı. güzel mi evet güzel.. bilgi veriyor mu veriyor.. fakat bi serenad kadar etkileyemedi bu struma beni.. belgesel roman belki bu yüzden. fakat merak ettiğimi öğrenmek ayrı bi taraf. tavsiye ederim yine de. diğer struma hakkında olan kitapları okumak şart oldu benim için ama sizi bilemem..
beresen
Keşke kitapta İshak Alaton'un bence sert olan ifadelerine yer verilmeseydi. Yazar bile Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşımına Alaton kadar keskin yaklaşmamış. Avrupa'da, özellikle Almanya ve Romanya'da yapılmayan işkence kalmamış, İngiltere her ülkeye ambargo ve kurallar koymuş, Ruslar gemiyi batırmış, sonra da bu Türkiye'nin ayıbıymış. Atatürk bile ırkçı olmakla suçlanmış. Yaşanan hikaye üzücü, keşke hiç yaşanmasaymış ama Türkiye'ye bu şekilde damga vurulmasını hiç hoş bulmadım.
slck.08
Serenad'ı okuyan ve struma gemisini merak eden herkese tavsiye ediyorum çok güzel bir roman
bilowcan
Kitabın genelinde Türkiye için yapılan eleştirinin dozunu biraz yüksek bulsam da, savaşta tarafsız kalmış bir ülke olarak, o gemiye yardım etmemiz gerekirdi çünkü gemideki insanlar sivildi. Başta İngiltere’den ve Almanya’dan gelen uluslar arası baskı yüzünden hareketlerimiz kısıtlanmış ve yapabileceğimizin en iyisini yapmamışız.

Roman olarak çok başarılı bulmadım fakat bilmediğim bir olayı anlattığı için bana ilginç geldi. İnsan, kitabı okurken kime sinirleneceğini şaşırıyor. Duyarsızlık ve açgözlülük o kadar yaygın ki, “Demek ki insan doğası bu şekilde” diye düşünmekten kendimi alamadım. Can pazarından istifade edip ceplerini dolduranlar arasında sadece polisler ve gümrük memurları yok, Yahudi işadamları da var. Hatta yeterince parası olduğu için gemiden kurtulan Yahudilerden de bahsediliyor kitapta. Çıkarlar söz konusu olduğunda “yardım eli” bir şekilde uzanıyor. Ama parası olmayan insanlar hazin sondan kurtulamıyor. Savaşın neye/kime hizmet ettiğini bir kez daha anladım. Filler tepişirken ezilen yine çimenler olmuş.
congass
Bu kitapta ne Rusları ne Türkleri suçlamak doğru olur. Böyle yaşanmışlıklardan dersler çıkarmak gerekir , bakın insanlar neler yaşamış , bir hiç uğruna , yazık değilmi ...
gamzecihan
Kitapkurdu
Dehşet içinde okudğum, mutlaka okunmasını tavsiye ettiğim harika bir kitap...
Aysun Akyurek
evet bende bir çok okuyucu gibi Serenad'ı okuduktan sonra aldım bu kitabı. Struma gerçeğini anlatan belgesel niteliğindeki bu kitabı ilgiyle okudum. emek verenlere teşekkürler..
1864
Struma Gemisi'yle ilgili olanlar için güzel bir belgesel roman olmuş ayrıntılı bir çok bilgi içeriyor. Yalnız o dönemin şartlarına göre değerlendrildiğinde, kitapta bazı bölümlerde Türkiye'nin Struma hakkındaki tutumunda gereğinden fazla suçlanılmış olduğunu düşünüyorum.
Kayrobi
Gemide bulaşıcı hastalık var, diyen İngiltere; Montreaux Antlaşması’nın karantina maddelerini öne sürerek hem yolcuların karaya çıkartılmalarını, hem de geminin boğazlardan geçmesini engelledi.<br />‘Gemide adları saptanamayan Alman ajanları var’ diyen İngiltere, yolculara vize vermeyerek Struma’yı, geldiği yere geri gönderilmesi gereken ‘kaçak gemi’ konumuna soktu. Türkiye’nin elini uluslararası yasalarla bağladı. Kitabı okurken bunları unutmayın...
Gözde YALINKILINÇ
Zülfü Livaneli'nin "Serenad" adlı kitabını okuyup çok beğenmiştim. Tabii oradaki Struma roman gereği kurgunun içine yerleştirilmiş, pek fazla ayrıntı yer almamıştı. Struma adlı bu kitabı görünce de okuduğum diğer kitabın etkisiyle aldım ve belgesel roman tarzındaki bu kitaptan o dönemle ve insanların felakete dönen yaşamları, hazin sonları , aynı zamanda da siyasi ortam hakkında bilgi sahibi oldum. Oldukça başarılı bir kitap.
aykut23
struma hakkında yazılmış çarpıcı bir kitap , süper bir oman
ahmetur
Kitapkurdu
Struma gemisini Rus denizaltıları batırmış fakat kitapta sanki herşey Türkler tarafından yapılmış ve bu insanları Türkler katletmiş gibi anlatılmış. Ayıp diyorum, Sayın Alaton Türk tarihine saldıracağına önce Avrupadan atılan yahudilerin diye avrupa'da istenmediğini ve Osmanlının bu yahudilere kucak açtığına bakmalı.
Erkansanane
Bu hazin olay bir yahudi tarafından kaleme alınsa daha objektif aktarılırdı diye düşünüyorum. Struma olayı çok üzücü ve insanlık dışı bir hadise ancak yazar belgesel roman yazmak niyetiyle giriştiği bu işte Türkiye'yi nazi Almanya'sından farkı olmayan bir ülke gibi gösterme çabasında. O dönemde ülkemizde yaşanan bir kaç fevri olay sanki ülke genelinde bir yahudi düşmanlığı varmış gibi hemde romanla tamamen alakasız bir diyalogda verilmiş. Yazar yahudi sempatisini öylesine abartmışki, neredeyse komşular arasında çıkan olayları çok büyük hadiselermiş gibi yazmış. Ayrıca belgesel roman yazdığı iddiasındaki yazar kitabında bir tek kaynakça bile göstermemiştir. Gelelim kitaba, olaylar zaman çizgisi çok fazla karıştırılarak aktarıldığından, okurken bazen kronolojiyi şaşırabiliyorsunuz. Romansal yönüde orta altı diyebilceğim bir eser. Struma olayını gerçekten merak edenler başka kaynaklara yönelsinler bence...
yazı-yorum
İshak Alaton'un da dediği gibi aynaya bakmanın yüzleşmenin zamanı geldi de geçiyor bile... 'Öteki' ni anlamak için iyi bir fırsat... Ayrıca oldukça sürükleyici...