Ulu Hakan İkinci Abdülhamid Han (kod43) Hakkındaki Yorumlar

Üstad Necip Fazıl'ın kaleminde ne kadar güçlü, kelime ve cümlelerinde ne kadar mahirane olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Seksenüç yıllık ömründe hangi konuyu ele alıp işlediyse halen o tazeliğiyle okunup, tavsiye edilmektedir. Bu vesileyle bir de II. Abdülhamit'i okumakta sonsuz yarar var. Okuyunca hem kelime hazineniz hem de ufkunuz genişliyecektir...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
LeckhE 26.04.2007
Gerçekten hayran olduğum devlet adamlarından, Osmanlı Padişahlarından biri: II. Abdulhamit Han. Peki Abdulhamit Han'ı tahtdan indirmeye giden kişilerin mason olduğunu biliyormuydunuz? Bence bu ve bu tür kitapları bütün gençlerimize okutmalıyız...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
mambut 12.03.2007
osmanlı devletinin en büyük hanı abdulhamithanı anlatan bir eser bu büyük hakanın her zaman yanlış anlatıldığını ve gerçekten nasıl anlatılması gerektiğini anlatan bir eser herkez mutlaka okumalı tarihi yanıltanlar utansın işte gerçek tarih bence bu eser gerçekten tarihimizi ortaya koyuyor
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
ahmethaşim 12.07.2006
Bilindiği üzere Abdülhamide KIZIL SULTAN sıfatını kullanma biaralar modaydı.Bu modaya karşın ona en iyi ve gerçeğe uygun en iyi sıfatı üstad Necip Fazıl koymuş.
ULU HAKAN.
''Divane se değil meğer bizmişiz
Bir çürük ipliğe hulyalar dizmişiz
Sade deli değil divaneymişiz
Tükürdük atalar kıblegahına''
Bu kıtayı Abdülhamite önceleri söven ittahadçı Filozof Rıza tevfik söylemiş.Abdülhamidin ruha istimdattan...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
aselki 10.07.2006
>
>
>
>
>Mehmed Akif Anlatıyor...
>
>Mehmet Âkif bir yaşlı zâtı anlatıyor: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her
>sabah ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı
>bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam ümitsizce bedbin durmadan ağlıyor. O kadar
> ağlıyor ki ağlamadığı tek dakikayı yakalayamadım. Nihayet bir gün yanına
>sokuldum.
>
>Muhterem dedim, Ah Efendim dedim, Allah’ın rahmetinden bir insan bu
>kadar ümitsiz olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun? Bana “Beni
>konuşturma” dedi, “kalbim duracak”. Ben çok ısrar
>edince ağlıya ağlıya anlattı. Dedi ki :
>
>“Ben Abdulhamit Cennet mekânın devrinde bir binbaşıydım orduda. Bir
>birliğim vardı benim de. Annem babam vefat edince, servetimiz vardı
>payimar olmasın diye sadarete bir istifa dilekçesi gönderdim. Dedim ki
>annem babam vefat etti falan yerdeki mağazalarımız, filan yerdeki gayri
>menkullerimiz... bunlara nezaret edecek bir nezaretçiye ihtiyaç vardır.
>İstifam kabul buyurulursa, istifa etmek istiyorum. Biraz sonra bana
>doğrudan doğruya hünkârdan bir yazı geldi, istifan kabul edilmedi. Öyle
>anlaşılıyor ki istifa dilekçem padişaha gönderilmişti. Ben bir daha
>dilekçe verdim yine aynı cevap geldi. Bizzat çıkayım huzuruna şifai
>olarak görüşeyim, bu celâdetli padişah cidden çok celadetli (yiğitlik,
>kuvvet ve şiddet). Ben yaveriyle uzun zaman bir yerde kaldım. Tuhaf gelir
>size nasıl sen kaldın diyeceksiniz? Yaşlı yaveriyle uzun zaman bir yerde
>kaldım, Abulhamit faytonda giderken faytonun sağındaki solundaki nefes
>almaya bile korkarlardı, derdi. Medet Efendi. Allah rahmet etsin
>evliyaullahtan bir zâttı. Ben bizzat o celâdetli, haşmetli padişahın
>huzuruna çıktım. Hünkârım dedim. İstifamın kabulünü rica edeceğim dedim.
>Durumumuz budur dedim. Derin derin biraz düşündü. İstifa etmemi
>istemiyordu, yüzünün halinden belliydi. Israrıma da dayanamadı, öfekeli
>bir edayla, elinin tersiyle beni iter gibi “Haydi istifa
>ettirdik” dedi seni.
>
>Ben döndüm sevinerek geldim işimin başına. Gece âlem-i manada orduların
>teftiş edildiğini gördüm. Gördüm ki son savaşı vermek üzere şarkında ve
>garbında savaşan orduları bizzat Rasul-i Ekrem teftiş ediyor. Efendimiz
>(SAV) yıldızın önünde duruyordu. Bütün Türk ordusu Aleyhissalatu
>Vesselam’a teftiş veriyordu. Osmanlı padişahlarının ileri gelenleri
>vardı.
>Abdulhamit’de edeble, kemerbeste-i ubudiyetle kâinatın
>Fahr’ının arkasında duruyordu. Bütün ordular geçti. Derken benim
>birlik geldi; başında kumandanı olmadığı için darma dağındı. Efendimiz
>döndü Abdulhamit’e dedi ki “Abdulhamit! Nerede bu ordunun
>kumandanı?”, Abdulhamit “Ya Rasulallah!, çok istedi, ısrar
>etti, istifa ettirdik.”. Efendimiz “Senin istifa ettirdiğini,
>biz de istifa ettirdik” buyurdu. Ben ağlamayayım da kim ağlasın
>!?..”
>
>İŞTE SEVGİLİ DOSTLAR, RASÜLULLAH S.A.V EFENDİMİZ HER SAVAŞTA VE HER AN
>BİZİMLE BİRLİKTEDİR. YETER Kİ BİZDE ONUN BU İCABETİNE LAYIK OLALIM, VE O
>HER AN YANIMIZDAYMIŞ GİBİ GÜNAHLARDAN UZAK OLALIM ..
>
>BİZ ÖYLE BİR AJDADIN TORUNLARIYIZ Kİ, BAŞ KUMANDANI RASÜLULLAH .. DAHA
>SONRA FATİH' LER, KANUNİ' LER, YAVUZ' LAR, ABDULHAMİD' LER VE VAHDETTİN'
>LER .. DAHA SAYAMADIĞIMIZ MÜBAREK NİCE PADİŞAHLAR. BU EJDADA ANCAK VE
>ANCAK SALİH EVLAT VE ŞUURLU MÜSLÜMAN OLARAK LAYIK OLABİLİRİZ ..
>
>UNUTMAYIN, BİZLER ÜMMETİZ, YANİ KÜÇÜK BİR MİLLET DEĞİL KOSKOCAMAN BİR
>ÜMMETİZ, TEK EKSİĞİMİZ BU GÜCÜMÜZÜN FARKINDA OLMAMAK, AMA İNŞALLAH YAKINDA
> BUDA OLACAK ..
>
>CENAB-I HAK YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN SEVGİLİ KARDEŞLERİM ..
>
Yanıtla
75
5
Destekliyorum 
Bildir
znurg 01.04.2006
Mehmet Akif Ersoy'un anlattığı bir anısındaki Abdulhamit Han,bana öyle tesir ettiki anlatamam.Sana kızıl sultan diyen yahudiyi bugün baştacı edip sana saldıranlara ne demeli,bilmem.Sen ki,Peygamberin(s.a.v);senin istifa ettirdiğini bizde istafa ettirdik, gerçeğine ulaşmışsın,bizki,peygamberimizin(s.a.v) geldiğini duyunca;eyvah efendimizin(s.a.v)yüzüne bu halimle nasıl bakacağım diye kaçan bir nesiliz.Aramızdaki fark bu kadar fazla iken sana nasıl halakızıl sultan diyorlar, anlanıyorum.Belki bize kızıl mahluklar dense yeridir.Rabbim Zülcelal(c.c)senden razı olsun.
Yanıtla
17
0
Destekliyorum 
Bildir
sanemcan07 13.10.2005
kitap hakkında yorumlarımı yazmadan önce üstad necip fazıl hakkında yazmak istedim.son yüzyıldaki en büyük yazarlardan biridir ve bence en iyisidir.ama maalesef okurlar daha medyatik ama bir o kadar da boş yazar geçinenlere ilgi gösteriyor.bu da türkiyenin bence utancıdır.kitap bence harika tasarlanmış ve kusursuz bir şekilde tüm gerçeklerle okuyucuya sunulmuştur.bu kitabı okumak,anlamak bence bir ayrıcalıktır.bu kitap okunduğunda ulu hakanı yerden yere vuranlar utançtan yerin dibine girecekler(TABİ HALA UTANABİLİYORLARSA) insan tarihlerine küfrederek prim yapmaya çalışıyorlar.maalesef türkiyede bu son zamanlarda tam bir moda haline geldi.tüm okurlara.kitap severlere.ama gerçekten okur özelliği taşıyanlara düşünmeden tavsiyemdir.pişman olmayacaklarından eminim.ama şunu da çok iyi biliyorum ki bu kitap ve ulu hakan hiçbir zaman değerine kavuşamayacak.çünkü türkiyede sönmüş beyinler çok popüler.zaten böyle olmasaydı HALİMİZ BÖYLE Mİ OLRDU
Yanıtla
12
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Hakan Avcı 20.03.2005
bu kitap kim kızıl kim beyaz gözler önüne seriyor.osmanlı devrinin en büyük şahiyetlerinden birinin nasıl karalandığını,osmanlının ittihatçılar elinde nasıl çabucak ölüme götürüldüğünü anlatan güzel bir eser.her zamanki gibi üstat topluma lanse edilen yanlış bilgileri çürütmüş ve yine mazlumu korumuş...
Yanıtla
9
0
Destekliyorum 
Bildir
Y.D. 30.03.2004
Bu kitabı birkaç sene önce almıştım ama nedense birkaç defa okumaya başlamama rağmen her seferinde yarım kalmıştı. Ancak son günlerde baştan sona okudum. Dili zaman zaman biraz ağır olsa da (özellikle bazi eski kaynaklardan yapılan doğrudan alıntılar), eser tam bir Necip Fazıl şaheseri. Özellikle kitabın o zamana kadarki II.Abdülhamit hakkındaki “resmi” tezlerin karşıtı olarak o dönemde ilk defa kaleme alınmış olması da ayrı bir özelliği. Bu kitapta Osmanlı Imparatorluğu’nun nasıl, niçin ve kimler tarafından adım adım çöküşe götürüldüğü, tarihin nasıl ve hangi amaçlarla saptırıldıgı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor. Bugünkü Israil devletinin temellerinin taa o zaman atıldığı ve bu konuda en büyük engel olarak görülen II.Abdülhamit’in Selanik kökenli üst düzey bir mason/dönme teşkilatı olan Ittihatçılar tarafından nasıl tahttan indirilip yerine bir kuklanin getirildiği gayet güzel bir şekilde anlatılıyor. Kitabın ekinde verilen 2 belge de akıllara durgunluk verecek derecede. Özellikle ilki o dönemki Istanbul’daki ingiliz büyükelçisi tarafindan kaleme alınmış bir mektup ve bugunkü Karen Fogg olayını ne kadar da hatırlatıyor... (demekki o günden bugüne Türkiye’de fazla birşey değişmemiş...).
Yanıtla
10
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-5796 06.12.2000
"Ah şanlı gazi, ah muhaciri yeryüzü yüreğinin!Tarih tarih olalı seni kirletenlere düştü de sen onlara asla
inanmadın. Haklıydın Sultanım, Hakanım haklıydın. Allah'ın dostu olanlara saldırılardandı sana saldırı. Şairliğimden utanırım hala.Utanırım; çünküı ısrarla kendilerine zulmettiğimizi iddia eden bir Ermeni'ye "şanlı avcı" diye haykıran Tevfik Fikret'in milletimin şairi oluşundan.Ve yazmaz olurum bir daha şiir.Seni korkak ve evhamlı ilan ettiler, inanmadım.Yetişme döneminde hapis hayatı yaşayan bir şehzadeye elbette az çok korku tattırılmıştır. Ama sen korkalığından değil, bu ülkeyi güya iyi bir yönetime kavuşturmak isteyenlerin oyunlarına getirmemek için ülkemi, ihbar kurumları kurdun. Sana saldıranlara sustun. Bir kelimene bağlıydı ipe uzanmaları boyunlarının.Yapmadın Sultanım.Hatıralarını okurken ben ağladım da sen sana yapılanların hiçbirine ve kendi sultanlarını hal etmek için değil, azl etmek için Yahudiyle, Ermeniyle yanyana gelen vatanımın yalancılarına bile Allah'ın rızasına boyun eğdiğini söyledin, yaltaklanmadın.Tek kelime etmedin Sultanım başkaca. Allah senden razı olsun.Seni sevdiği için ister istemez abartan bir yazarımızın kaleminden çıkan kitabı, RABBİM mazur görsün, ibadet aşkıyla okumayı tavsiye ediyorum.Sen her türlü iftiradan uzaksın. Abartmayı istemesen de hakediyorsun. Seni seviyorum."
Yanıtla
28
1
Destekliyorum 
Bildir