erbakanı sevmezdim fakat erdoğanı görünce erbakana aşık oldum diyor bazen övüyomu sövüyomu anlamadım ama zordur kitap yazmak tüm arkadaşlarım git korsanını al zarar etsin desede kıydım paraya aldım okudum 2 günde emeğine sağlık kitab güzelmi diye soracak olursan durduğun çizgiye göre değişir ben erbakanı severim o yüzden üzülerek okudum rahmetli sorar hakkını efendi..
Klasik Soner Yalçın anlayışı ile yazılmış ama gerçekçi bilgilerle kurgulanmış bir kitap.Hangi Erbakan ? isimli kitabı ile kıyasladığımda yine bir Yalçın algısı mi? diye düşünmüştüm ama nedense bu sefer Erbakan'in hakkını Erbakan'a vermiş.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazarın 90 lı yılların sonunda hangi erbakan isimli kitabıyla bağdaştıramadığım bir kitap önceki yazdıklarımı yalandı yoksa bu kitapta yazdıklarımı yalan oda okuyucuların vicdanına kalmış iki kitapta aynı yazarın
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir doneme damga vurmus onemli bir ismi anlatan guzel bir kitap,alti cizilicek yerler var..yasi o donemi gormeye yetmeyen genc nesile ibret olucak, icinden ders cikarabilicekleri yasanmis olaylar..okuyun derim ben
Soner Yalçın, yıllar evvel yazdığı HANGİ ERBAKAN adlı kitabında, Erbakan'ı eroin kaçakçısı olarak göstermekten çekinmemiş. Her türlü iftira ve hakaret ile doluydu kitap. Bu kitapta ise Hoca'yı yüceltiyor. Yazara ne oldu da böyle bir kitap yazdı merak konusu?
Kitabın arka sayfasına bakarsanız ve Milli görüşçü bir tarafınız varsa bu kitabı derhal alırsınız ve hayal kırıklığına uğrarsınız. Çünkü Soner Yalçın gibi tamamen taraflı bir yazardan ancak bu beklenir. İftiralarla , karalamalarla ve hakaretlerle dolu bir kitap bir arkadaşımdan aldım okudum. Ama gözlerinizi yorduğuna değmeyecek bir kitap. Erbakan hakkında yazılmış çok güzel eserler var. Onlara yönelin derim ben.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın bilim, siyaset, ütopya, dava, mücadele ve cihat kavramlarına nasıl baktığını anlatan önemli bir eseridir. Yazarın Külliyat adıyla biraraya getirilen eserinin girişi niteliğinde olan kitap, okuyucusunu yakın dönemdeki bir çok olaydan haberdar etmektedir. Erbakan ismi geçtiğinde bu kitabı okuyan biri olarak içinizde farklı bir duygu oluşacaktır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Soner Yalçın'ın ayrıntılı kitap yazmasını seviyorum ama bu kitapta yalnızlaştırılan bir portre okumadım ben. Kapakta yalnızlaştırılan bir adamdan bahsediliyor ama içerde herkesi parmağında oynatmış bir adamın hikayesi var. Bence Soner Yalçın'ın birşeyler anlatası varmış rahmetli Erbakan'ı da ekleyivermiş.
Bu kitap okunduktan sonra bir de Erbakan'ın kendi yazdığı Davam okunup analiz öyle yapılmalıdır bence...<br />Anlatımına gelince son derece akıcı gerçekten.. Sıkmıyor, belgelerle boğmuyor. Türk siyasi hayatında önemli bir yere sahip olan Erbakan'ın olumlu ve olumsuz tüm olayları (mümkün olduğunca) tarafsız bir dille anlatmaya çalışmış. Okurken tarafsız gözle okumalısınız ki analizi de kendiniz yapabilin.<br />Ben tavsiye ediyorum
Soner Yalçın'ın yazdığı tüm kitaplar gibi buda yakın tarih ve siyaset hakkında bilinmeyen bir çok gerçeği okuyucuların karşısına çıkarıyor. Önemli bir yazar tarafından anlatılmış Necmettin Erbakan. Kitap genel hatlarıyla güzel olmakla birlikte özellikle Batıda oluşturulan Mevlâna ve Yunus Emre üzerine oluşturulma istenen hümanist algınında üzerinde durması yerinde olmuş. Belki de kitabın tek sıkıntısı bazı bölümlerin anlaşılmasının zor olması onun haricinde genel hatlarıyla güzel bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okudum. Necmettin Erbakan hakkında onlarca kitap okumuş birisi olarak kitabın içerisinde mesnetsiz iddiaların olduğu ve Sayın Erbakan'a hakaretlerin içerdiğini gördüm. Aldığıma pişman oldum. Bir çok yerde Müslümanlara hakaretler var... 27 lira verip de aldığıma bin pişmanım...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap genel hatlarıyla güzel olmakla birlikte özellikle Batıda oluşturulan Mevlâna ve Yunus Emre üzerine oluşturulma istenen hümanist algınında üzerinde durması yerinde olmuş... Belki de kitabın tek sıkıntısı bazı bölümlerin anlaşılmasının zor olması onun haricinde genel hatlarıyla güzel bir kitap...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kitabı eline alan insan, büyük olasılıkla ilk olarak arka kapağını okur. Aslında arka kapakta aranan, o kitabın özetidir ya da bir anlamda bu kitapta ne okunacağıdır. Kimi kitaplar vardır ki o arka kapağa sığmaz, taşar; nehir gibidir. Bu kitapları sadece arka kapağına bakarak değerlendirme olasılığı yoktur. İşte Soner Yalçın'ın son kitabı da böyle olmuş.
Soner Yalçın’ın son kitabı Erbakan: Eziyet Edilerek Yalnızlığa Yükseltilen Bir Siyasi Liderin Portresi Kırmızı Kedi Yayınları’ndan Şubat ayında çıkarak raflardaki yerini aldı.
DAHA AZ UĞUR MUMCU'YDUK DÜN, DAHA ÇOK UĞUR MUMCU'YUZ ŞİMDİ...
Kitabın hemen girişinde yer alan Uğur Mumcu atfı, kitaba ilişkin aslından en önemli ipuçlarından biri. Nitekim Soner Yalçın'ın yazdığı önsözden de kitabın "zor koşulların eseri" olduğu anlaşılıyor. 18 yıl önce Yalçın, “saklandığı yerde” bu kitabın ilk halini yazar ve 18 yıl sonra kitabı genişletme kararı verdiğinde Silivri Cezaevi'ndedir. İşte bunca sene kitabı genişletemediğinden dolayı yazar, 12 kitabı arasından bu kitabı "öksüz" olarak nitelendirir.
1994 yılında yazdığı Hangi Erbakan kitabını 2012 yılında genişleten Yalçın, Erbakan'ın yaşam öyküsünü titizlikle ele almış. Yazar, biyografi yazmanın ne derece zor olduğunun farkında olmalı ki "yapılması gerekeni yapmalıydım, hoşa gideni değil" diyor.
Biyografi yazmanın zorluğu, Erbakan'ın yaşamını geçirdiği süreci yazan biri için fazladan zorluk demek. Tek partili dönemden çok partili yaşama geçiş, 3 klasik tipte, 1 "post-modern" askeri darbe, ekonomik ve siyasi krizler, Kıbrıs çıkarması ve dönüşüm geçiren bir dünya düşünüldüğünde, özellikle siyasi tarihe mâl olmuş birinin biyografisini yazmak ile ateşten gömlek giymek arasında paralellik olacağı kesin.
TARİH AVCILARIN MI, BAHTSIZLARIN MI BİLİMİ?
Yalçın, "tarihin avcıların olduğu" tezini reddedip, "tarih bahtsızların bilimidir" diyerek yola çıkıyor. Bireyin psikolojisini doğrudan etkileyen ve biçimlendiren toplumsal psikoloji, arka plan olarak kitapta ayrıntıyla ele alındığı için Erbakan’ın psikolojisi kitap okunurken sezinlenebiliyor. Başka bir ifadeyle Erbakan'ın siyasal tercihlerinin, dünyadaki sosyo-ekonomik gelişmelerden soyutlamadan anlamak, kitabın sadece arka kapağını değil, tamamını okuyan biri için olanaklı. Burada başka bir konuya değinmek yararlı olacaktır. Tarihsel arka planın her aşamada karşımıza çıktığı kitap, bu özelliğiyle yalnızca AKP'yi doğuran süreci değil; Suriye'de ve hatta Ortadoğu'da yaşananların anlaşılmasında anahtar görevi görüyor.
Siyasi bir kişinin biyografisi ve hatta otobiyografisi, kim yazarsa yazsın önyargılarla karşılanmaya mahkûmdur. En azından ülkemizde böyledir. Soner Yalçın gibi “sol mahallede” yetişen birinin yazdığı Erbakan’a ilişkin kitabın da böyle karşılandığı düşünülebilir. Ancak; kitap okunduğunda görülecek ki Erbakan belli kalıplara sığdırılmamış. Her şeyden önce Erbakan bir insan olarak değerlendirilmiş. Zaafları, hırsı, inadı, zekâsı, politik manevraları ve öğrencilerince yarı yolda bırakıldığında hissettikleriyle bir insan. Kitap iyi ya da kötü insan tanımlamasına girmeden, olgular üzerinde yükselerek son noktayı okuyucuların kendisinin koymasını istiyor. Soner Yalçın, Erbakan atfı yapılan diğer kitaplarını reddetmeden ayrıntılı bir Erbakan çözümlemesi yapıyor.
Yalçın'ın kitaplarını bilenler için dili konusunda ayrıca bir şey söylemeye gerek yok. Net, akıcı bir dilin genellemelerin hepsinde somutlaştırmalara dayanan olgularla buluşması; Yalçın'ın gazete yazıları okunurken alınan tadın hatırlanmasına neden oluyor.
Kitaptan alıntı yapmak oldukça güç; çünkü, kitabın her sayfasında önemli diye nitelenebilecek satırlar mevcut. Satır başına düşen bilgi yoğunluğunun, kitabı ağırlaştırmaması önemli bir başarı. Yalnız, geçmişi günümüze bağlayan odak nokta kitabın sonunda, "Erbakan'ın sonu" olarak kaleme alınmış. Bu kısmın daha ayrıntıyla yazılması, kitabı daha etkili sonlandırabilirdi.
Hep inanmışımdır: Sürükleyici romanlar, okurun kaçamak bakışlarla "kitap nasıl bitecek" merakını yenmesi için sonuna baktıran kitaplardır. Güzel bir filmi önerdiğimiz kişiye sonunu anlatmamak için nasıl kıvranırsak, kitaptan kimi alıntıları yapmamak için o durumu yaşıyorum. Bu nedenle bazı sorular sormayı yeğledim. Yanıtları için ise BKZ Soner Yalçın'ın Erbakan kitabı.
Erbakan din eğitimi ağırlıklı okullarda okudu mu?
İlk şeyhi kimdi?
Irkçılıktan etkilendi mi?
Partisine masonların üye olmasını ileride yasaklayacak Erbakan'ın nikâh şahidi kimdi?
Bir konuyu inat ve ısrarla nasıl kabul ettirirdi?
Yönettiği şirketlerin sonları ne oldu?
Demirel ile yıllarca sürecek çatışmalar nerede, nasıl başladı?
Özal ile yolları nasıl kesişti? Nerede ve nasıl ayrıldı?
Kürtlere bakışı nasıldı?
Hayalperest miydi?
Nurcular, Süleymancılar ve Nakşibendilerle arası nasıldı?
Partilerini nasıl örgütlüyordu?
Onlarca temeli atılmış fabrikalar ne oldu?
Ecevit ile Hükümet kurmaya nasıl ikna oldu?
Akıncılar ve Milli Gençlik Vakfı ile partilerinin ilişkileri nelerdi?
Hapishane ve siyasi yasaklı günlerinde neler yaptı?
Cezaevinde her sabah gazetelerdeki çıplak kadın resimlerini sansürleyen dostu kimdi?
Günümüzde hâlâ etkin pek çok siyasi isim Erbakan ile nerelerde nasıl buluştu?
Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül ile ilk kez nerede ters düştü?
Partilerinin sınıfsal tabanları neydi?
ABD ve Batı'ya nasıl bakıyordu?
Sabırlı olmayı nasıl başarıyordu?
Susurluk olayında ne yaptı?
Avrupa'da nasıl örgütlenmişti?
İhvan (Müslüman Kardeşler) ile ilişkisi ne düzeydeydi?
İran'a nasıl bakıyordu?
Neden Yalova'da yazlık aldı?
Rabıta ile ilişki kurmuş muydu?
Hangi şirketlerde hangi yakın çalışma arkadaşlarının payı vardı?
O zamanın Deniz Feneri'ne benzeyen olayları nelerdi?