İsyan Günlerinde Aşk
İsyan Günlerinde Aşk
107Yorum
Ayşegül Altun
26.09.2002
"İsyan Günlerinde Aşk"... Aşk galiba özellikle dar zamanlarda ve zor koşullarada daha da bir derin oluyor; Ahmet Altan da bunu çok iyi dile getirmiş. Kitapta bütün karakterler o kadar tanıdıkki... her birimizin içinden geçen en saklı ve gizli duyguları dile getiriyor ve bu, üstü kapalı tutulmaya çalışılan 'gerçeklerimizi'Altan'da okumak insanı neredeyse korkutor. O, gerçekten sadece kadınları çok iyi anlatan bir yazar değil; o, insanı çok iyi tanıyor, çok iyi anlatıyor. Edebiyatı edebiyat yapan unsurları çok iyi bir araya getirmiş ve olaylar örgüsünü son derece ustaca birbirine bağlamış. Hediye'nin ölümüylede kitabını sanatsal anlamda doruk noktasına ulaştırmış.
Ykoyuncu
20.09.2002
bence sıradan romanlardan farksız..bu kadar çok satmasının sebebi çok fazla reklam yapılması olsa gerek..bu tür konuları içeren birçok roman var..bu romanı diğerlerinden ayıran pek fazla yönünü bulamadım..sevgilerimle....
muratdereli
Kitapkurdu
05.09.2002
İsyan Günlerinde Aşk yazarın diğer eserlerinden farklı bir yapıda çıktı karşımıza. Romanın kurgusu mükemmel. Dil oldukça sade ve akıcı. Yazar romanın dışından bir gözle olaylara bakmıyor. Aksine romanın içinde ve adeta olayları yaşıyor. Anlaşılan yazar bu romanı oluşturmadan önce bir hayli tarihi vesikayı gözden geçirmiş. En önemlisi de Ahmet Altan bu vesikalara objektif bir gözle bakmayı başarabilmiş. Gerçekten okunmaya değer bir eser.
emrush
18.08.2002
Ahmet Altan'ın okuduğum ilk kitabıydı ve onu okumaya çok geç başladığımı farkettim. Siyaset, Düşün ve Aşk olaylarının müthiş bir sentezini başarmış yazarımız. Canlı bir anlatıma sürüklenmek istiyorsanız, fazla söze gerek yok: kesinlikle okuyun!
ruyaprensi
19.07.2002
"Yazmak mı daha kolay yoksa yaşamak mı ?" bence bu soruyu yazarımıza sormak lazım. anlatımında oldukça sakin bir dil seçen ALTAN, acaba kitabına yansıttıkları ile yaşamı arasındaki çelişkiyi anlatabilir mi ? medyadan da takip ettiğimiz kadarı ile Altan'ın kadınlar ile olan uyumsuzluğumu acaba bu kitabı yazmaya sefkk etti. Tüm eleştirilerime rağmen başarılı bir kitap oldugunuda belirtmek isterim.
Necmi Çoban
16.07.2002
İlişkileri birbiriyle içiçe bir grup insanın yaşamlarından kesitleri bazı yakın geçmiş olaylarımızla sunan bir roman : "İsyan Günlerinde Aşk". Tarihi olaylar daha çok konuya garnitür olması düşüncesi ile araya serpilmiş gibi. Bu arada verilen bazı tarihi gerçeklerde de yanlışlık olduğunu biliyoruz. Özellikle Derviş Vahdeti hakkında yazılanlar eleştirildi. Hatta yakınlarda çıkan bir kitap, Derviş Vahdeti İsyanı, bu konuda Ahmet ALTAN'a da bir çift laf söylüyor. Yine de genel olarak baktığımızda değişik bir lezzet sunan bir eser ile karşı karşıya olduğumuz söylenebilir. Verdiği mesajlar bakımından da yazarın kendini aştığını söyleyebiliriz.
Fatih Tokus
15.05.2002
Birçok farklı karakter çevresinde gelişen aşkın anlatılmasının yanı sıra tarihi olaylarada yer verilmiş olan bu kitabın bir tarih romanı olduğunu söylememiz yanlış olur. Daha çok insanların bakışlarının, günlük ilişkilerde normal karşılanabilecek basit hareketlerinin temelinde yatan nedenleri açık bir şekilde ifade edilmiş bir psikolojik roman niteliğinde.Kitabı herkese tavsiye ederim...
Can Sinan ARTUÇ
Kitapkurdu
12.04.2002
Dillere destan Osmanlı tarihi padişahlarını, halen 3-4 metre boyunda sananlara ve kılıçları ile cengaver gibi gözüktüklerine inananlara (Osmanlı'nın cesur ve gözükara padişahlarına diyeceğim bir söz yok), bir padişahın da duyguları olabileceğini kolaylıkta vurgulatıyor. Aydın insanların kahramanlığındaki kitap, klasik Ahmet Altan diliyle yazılmış. Ayrıca Ahmet Altan bu kitabında, özellikle deneme kitaplarında vurduladığı kadınların iç yüzüyle birlikte erkeklerin de iç yüzünü, durumlar karşısında nasıl psikolojiye büründüklerini de başarıyla anlatmış. Tarih, Aşk ve şehvet üçleminde bir "Hediye" kitabı...
Hüseyin ÇALIŞKAN
22.03.2002
İsyan Günlerinde Aşk, ana teması aşk olan fakat bu ana temaya çok iyi yidirilmiş olarak tarih bilgisi de içeren, süper bir kitap. Ahmet Altan, dili kullanmayayı çok iyi yapıyor. Ne hafif, ne de çok ağır olan kitap kısa sürede bitirme azmi uyandırıyor. Tavsiye ederim; okuyun, pişman olmayacaksınız.
Bulent Uran
24.02.2002
Dilin güzel olması, duyguların güzel tasvir edilmesi, benzetmelerin dikkat çekici olması, fona tarihin güzel yerleştirilmesi yine de bir romanı güzel yapmaya yetmiyor. Bir kere burada aşk nerede? Kim kimle neden birlikte olmuş, sonra neden hemen terketmiş?. Olay kurgusu yok. Duygusal ilişkiler Osmanlı'da sadece soyluların (!) tekelinde miymiş?.. Romanda kendimi hiç bir karakterle özdeşleitiremedim. Herkes aynı formatda düşünüyor. Ayrıca roman kahramanları sosyal olaylardan o kadar kopukki. Bu kadar olabilir mi? Sokakta kan gövdeyi götürüyor, konaklarda insanlar kendi gelecek mutluluklarının arayışı içindeler. İlişki kotarmaya çalışıyorlar. Adamın babası sürgüne gidiyor, belki bir daha göremeyecek, o hala Hediye mi, Dilevser mi yoksa eski karısı mı derdinde. Romanda öyle bir hava var ki, o dönemde sanki kadınlar istedikleri zaman istedikleri erkekle birlikte olma özgürlüğüne sahipler, günümüzden bile daha özgür bir ortam ve erkekler bu özgürlüğü büyük bir olgunlukla kabul ediyorlar. Keşke günümüzde insanlar bu kadar olgun ve rahat olsa. İnsanın o dönemde neden yaşamadım diyesi geliyor. Romandaki en sağlam oluşmuş karakter Padişah. Öyle bir karakter yaratılmışki büyük bir haksızlığa gitmiş izlenimi alıyorsunuz. Hiç tarih bilmeseniz üzüleceksiniz, acıyacaksınız.
Romanın kahramanları tarihi oalyların kopukluğu da dikkat çekici. Ragıp dışında kahramanlar olaylardan kopuk, olayların dışında kalıyor. Kişiler arsındaki duygular ilişkiler tarhi olaylardan ve dönemin özelliğinden etkilenmiyor dense yeridir. O zaman o tarihte bu ilişkilerin olmasının anlamı nedir?.. Özetle bana çok şey eksik ve yetersiz geldi.
Mustafa Baydan
25.01.2002
AŞIK OLMAK HER KOŞULDA MÜMKÜN...EKONOMİSTİNDEN TUTUNDA DİN ADAMINA KADAR ÇOK ÇEŞİTLİ ELEŞTİRİLERE MARUZ KALSADA,GERÇEKLERİ DUYMAK İSTEMENLERE ACI GELSEDE VAR...VAR OLAN TARİHİ YAZAN SAYIN AHMET ALTAN İYİKİ VARSIN...
fkayaist
25.01.2002
Yakın tarihimizi "doğru" olarak anlatması, isyan günlerinde, kumandanların, padişahın bile duygularını müthüş bir sezgiyle anlatabilmesi, kitabı okunur kılıyor bence. Yazarın bütün tabuları yıkarak, sadece "doğru"yu araması ve bulduklarını sergilemesi, Ahmet Altan'ı saygıdeğer kılıyor. Her kesimden insanın Ahmet Altan'da sevecek ve nefret edecek bir yan bulması, Ahmet Altan'ı yazar yapıyor... Bence bu kitabı okumamak büyk eksiklik...
Emel Akın
09.01.2002
Bence okunması ve hatta tüm kitap severlerin arşivinde olması gereken bir kitap. Ahmet Altan'ın anlatımı muhteşem. Bir erkek yazar kadın ruhunu ve aşkı ancak bu kadar güzel anlatabilir. Buna rağmen sadece bir aşk kitabı değil tarihten alınmış olan bölümler çok ilgi çekici. Tarihi kitaplar serisine ilk bu kitapla başladım sonra safiye sultan, kiraze... gibi kitaplarla devam ettim.
Bilge Kağan Demiryürek
Öncelikle; sevgiye has üslubumuzla, yazarımız Ahmet ALTAN hocamızı, bu elştirimi okuyan, bana katılan veya katılmayan bütün arkadaşlarıma saygı, sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum...

Eleştirimi, kitabın bütünü hakkında değil de; yalnız kitabın ismi hakkında yapmak istiyorum:

" Aşk sen nelere kadirsin... Senin olduğun cehennem, cennet bahçelerinden bir bahçe; senin olduğun zindan, saraylara nisbet eder; senin olduğun kurak çöller, altından süt ırmakları akan sonsuz deryaya döner; senin olduğun kaskatı olmuş taş kesmiş kalpler, yumuşar meleğe döner; seni okuyan gözlerden sevda ile şıp şıp diye damlayan o nur taneleri, aşk masalının satırları üzerine düştükçe, mürekkibi birbirine karıştırır ve kuruyan mürekkep akılları susturur, gönülleri ağlatır, dillere bir kez daha aşkı zikr ettirir. Çünkü; kuruyan mürekkep kalp şeklini almıştır...

Ey Aşktan hariç herşey..!

Beni aşktan vazgeçireceğinizi mi sanırsınız; şaşarım...

Meydan okuyorum bağrı açık, yalın ayak; hey yine de hey hey...

Sevmeyi bilmeyenler, nereye gidiyorsunuz bilmeyerek..?

Ben aşka gidiyorum; uçarak hem de geri dönmeyerek...

Ey aşık kalk ayağa..! Üzülmek, pes etmek, ağlamak hele hele isyan etmek sana yakışmıyor. Aşk cenneti çağırır; cennet te dünyadan, elemden, zindandan, birbirine kavuşamayanları çağırır ve der ki: sen sev, sen sev, sen sev... İllede sev...

İşte bu güzel nağmeler ve gönlümün ummanlara nisbet edercesine verdiği cesaret ile Ahmet ALTAN hocamıza bir tavsiyede bulunmak istiyorum; acizane: Kitabın yeni baskısında ve yine kitabın ismini değiştirerek:

" AŞK SEN NELERE KÂDİRSİN..! "

olmasını can-ı gönülden arzu ediyorum...Nedersiniz..?

azizea
13.12.2001
tek kelimeyle harika bir edebiyat. Ahmet Altan'ın anlatımı, edebiyatı, olaylara bakis acisi ve ozellikle bir kitapta maksimum sayıda var olabilecek insanlar ve bunlarin arasindaki iliskileri incelemedeki ustalığı muhtesem . onu okuyup da hayran olmamak elde degil, herkese tavsiye ediyorum
Gürcan Ilhan
07.12.2001
AŞK.tarihin tek vazgeçilmez olgusunu bu denli güzel anlatan bir kitap. aşk zaman, mekan tanımaz cümlesini anlatan, her durumda tek istek olan AŞK'ı vazgeçilmez olarak anlatan bir eser. Şiir tadında bir aşk hikayesi...
Bilge Kağan Demiryürek
Öncelikle; sevgiye has üslubumuzla, yazarımız Ahmet ALTAN hocamızı, bu elştirimi okuyan, bana katılan veya katılmayan bütün arkadaşlarıma saygı, sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum...

Eleştirimi, kitabın bütünü hakkında değil de; yalnız kitabın ismi hakkında yapmak istiyorum:

" Aşk sen nelere kadirsin... Senin olduğun cehennem, cennet bahçelerinden bir bahçe; senin olduğun zindan, saraylara nisbet eder; senin olduğun kurak çöller, altından süt ırmakları akan sonsuz deryaya döner; senin olduğun kaskatı olmuş taş kesmiş kalpler, yumuşar meleğe döner; seni okuyan gözlerden sevda ile şıp şıp diye damlayan o nur taneleri, aşk masalının satırları üzerine düştükçe, mürekkibi birbirine karıştırır ve kuruyan mürekkep akılları susturur, gönülleri ağlatır, dillere bir kez daha aşkı zikr ettirir. Çünkü; kuruyan mürekkep kalp şeklini almıştır...

Ey Aşktan hariç herşey..!

Beni aşktan vazgeçireceğinizi mi sanırsınız; şaşarım...

Meydan okuyorum bağrı açık, yalın ayak; hey yine de hey hey...

Sevmeyi bilmeyenler, nereye gidiyorsunuz bilmeyerek..?

Ben aşka gidiyorum; uçarak hem de geri dönmeyerek...

Ey aşık kalk ayağa..! Üzülmek, pes etmek, ağlamak hele hele isyan etmek sana yakışmıyor. Aşk cenneti çağırır; cennet te dünyadan, elemden, zindandan, birbirine kavuşamayanları çağırır ve der ki: sen sev, sen sev, sen sev... İllede sev...

İşte bu güzel nağmeler ve gönlümün ummanlara nisbet edercesine verdiği cesaret ile Ahmet ALTAN hocamıza bir tavsiyede bulunmak istiyorum; acizane: Kitabın yeni baskısında ve yine kitabın ismini değiştirerek:

" AŞK SEN NELERE KÂDİRSİN..! "

olmasını can-ı gönülden arzu ediyorum...Nedersiniz..?
camel
03.12.2001
Resmi Tarih günümüzde artık o kadar klişe bir hal aldı ki insanlar tarihe ilgi duymaz oldular. Ramsesin Türkçeye çevrilmesinden sonra tarihi romanlara ilgisi artan okuyucuları hedef alan yayınevleri bir çok tarihi roman yayınladı. İnkalar, aztekler, zulular, derken sıra Türk tarihine de geldi. Tarihi sadece sayısal bilgiler ya da askeri taktikler ya da o günün politik unsurlar ile değil bambaşka pencerelerden bakarak bilinmeyenleri ya da bilinmek istenmeyenleri kullanarak aktaran bu kitaplar her ne tarzdan hoşlanırsa hoşlansın bir çok insanın beğenisini kazandı. İşte bu tarz kitapların en iyilerinden birisi İsyan Günlerinde Aşk. Malumunuz kitap okuyucuların beğenisine sunulduğu günden itibaren en çok satılanlar listesinden inmedi. Bu başarısı dikkat çektiğinden dolayı kitabın içeriği olay oldu. Haber bültenlerine konu oldu, kitap hakkında tartışma programları bile düzenlendi. İşi nberedeyse karalamaya dönüştürdüler. Ancak yine de kitap güzel olması nedeniyle yüksek satışına devam etti. Ahmet Altan'ın anlatımı çok güzel ve akıcı. Romantik bir hikaye ama sıkıcılık noktasında değil. Çok güzel bir kitap. Zaten bu eleştiriyi yazdığım ana kadar yapılan 60 eleştiri, 96 tavsiye ve yaklaşık üç aydır bu kitabın bu sitenin en çok satanlar listesinde olması iyi olduğunun bir ispatı. Herkese tavsiye ederim...
Hasan Erdoğan
27.11.2001
Aslında çok fazla roman okumayan birisiyim ancak üçüncü kez elli bin basan bir kitap ister istemez bende de bir ilgi uyandırdı. İsyan Günlerinde Aşk' ı okurken kitabı daha önce okumadığıma isyan eder oldum. Ahmet Altan'ın bazen abartıya kaçan ancak genel olarak yüreklerimizde müthiş bir lezzet bırakan son kitabınını okumayanlara şiddetle tavsiye ediyorum...
Ahmet Madenci
25.11.2001
Ahmet Altan'ın bu romanına yapılan olumsuz eleştirilere katılmak mümkün değil.Evet Ahmet Altan yakın tarihimize ışık tutmayı amaçlıyor ve buradan yola çıkıyor. Tarih'in sadece Tarih kitaplarından öğrenilebileceğini savunanlara söylenecek söz yok. Ahmet Altan daha önceki romanlarında taptığını yapıyor ve çok başarılı bir romancı. Eğer karşı çıkıyorsanız aksini savunan sağlam tezlerle gelmeniz gerekir.İleri sürdüğü sav tartışılabilir, ama romanı bu yönüyle ele alıp bir yana itemezsiniz. Türkçeyi bu kadar iyi kulllanan,kurgusu, biçemi bu kadar başarılı olan kaç romancı tanıdınız?