Allah'ın Ahlakiliği Sorunu
Allah'ın Ahlakiliği Sorunu

Kitapyurdu Fiyatı: 254,10TL

Ürüne Git
67Yorum
erkansem
27.08.2010
eser kafamdaki bir çok sorunun cevabını vermekle birlikte içimde yaşadığım anlam kargaşasına da son verdi. kur'an 'a göre mi yoksa dedelerimizden ninelerimizden ögrendiğimiz yalan yanlış bilgilere göre mi bir inancı taşımayılız. 21.yüzyılda hala hurafelerle yaşamak istemeyen arkadaşların kaçırmaması gereken bi eser.
KY-203865
08.05.2010
yazarın doktora tezi olan bu kitap ilk okuduğumda kaderle ilgili bir çok yanlış anlayışın zihni geleneğinin perde arkasını anlamaya çalıştım. bir çok soruyada cevap buldum diyebilirim. kelam ilminin en önemli konularından olan ve hâlâ gündemini koruyan kader konusunu işleyen bir kitap. İlhami hocam eline sağlık....
fatih22
Kitapkurdu
29.04.2010
okuduğum en harika esrlerden birisi.. öncelikle bu kitabın yazarına teşekkürlerimi sunuyorum. islam dünyasını genel olarak etkilemiş olan eşari görüşün yanılgıları ve toplumu süreklediği bunalımlar anlatılıyor. bunun sonucu oluşan yanlış kader algısı , insanların sorumsuzluğu yüzünden başlarına belaları insanların nasıl allaha attıklarını güzel bir şekilde ortaya koymuş. ayrıca bu pasif kader anlayışının en iyi şekilde yöneticilerin sorumsuzluklarını en iyi şekülde örten bir araç olarak kullanıdığı vurgulanmış. zevkle okuduğum bir eser. yanlız şunu ifade ediyim ki bu kitap genel olarak islami düşünce tarihini bilenler veya ilgi duyanlar için faydalı olabilecek bir eser. bu alanda belli irikimi olmayan insanalra yönelik değil. bu dikkate alınmalı. yoksa yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir.
agreement
15.08.2009
halk arasında biline bazı kavramlar ki bunlar aslında ehl -i sünnet alimlerinin görüşleridir ve halk tarafından benimsenmiştir. ama halk bunları sadece atasözü ya da tecrübe bilgisi olduğunu zanneder. ilhami güler hoca bu sözleri aşırıya kaçmadan art niyet gütmeden gündeme getirmiş. iyi bir çalışma olmuş. ellerine sağlık.
Mahmut Doğruluk
29.02.2008
kaza-kader konuları hakkında farklı bakış açıları sunan bir kitap. kaza ve kader konularını yanlış değerlendirdiğimizi ve bunun sonucu olarak bir çok yanlış anlaşılmalar neden olan bu kavramlara Kur'anın ışığında cevaplar veriyor.
KY-398520
10.01.2007
Ankara okulu yayınları ve yazarları dini düşenceye eleştirel bakış açısını yakalayarak, dinin statikleşip kemikleşmesine ve eleştiriye kapalı bir anlayışa bürünmesine karşı durarak dine en büyük hizmeti yapmış olmaktadır. Dinden çıkma korkusunu bir yana bırakıp, ( Dinden çıkmanın sadece tevhidi inkar etme oldugunu bilerek ) Fazlurrahmanın dinin yorumnu inkar etmek dini inkar etmek değil ilkesini göz önüne alıp olaylara bu perspektiften bakmak gereklidir. Ancak o şekilde Ortaçağ Hristiyanlığının düştüğü kaostan kurtuluruz. İlhami Güler de bu kitabında dinlerin özünün İslam olduğunu, yalnızca çağlara göre değişen anlayışın şeriat olduğunu bildiriyor. Dolayısyla sahabi zamanındaki dini anlayışın çağa göre yorumlanacağını belirtiyor. İlhami Güler ayrıca kader konusunda mutezile bakış açısıyla Ehl- sünnetin anlayışını eleştiriyor. Bu noktada kesinlijkle hak vermekle beraber, bazı kaderi alanlarda olaylara sadece akli ve Mutezili bakış açısı zihnimdeki soru işaretlerinin bazılarını gidermedi. Sonuçta alınması ve okunması gerekir. Eleştirel bakış açısıyla
Ömer Ali Akbulut
Kitapkurdu
23.04.2002
Olup bitenlerden memnun olan var mı?Tabii genelleme yaparak soruyorum.Hepimiz birşeylerden şikayetçiyiz,yapılan haksızlıklara kızıyoruz.’Demokrasi’ diyoruz,’vahşet’ diyoruz...E tabii haklı olarak.
Filistin meselesiyle birlikte yoğunlaşan bu çırpınışlar yeni bir düşünmenin,yeni bir irfanın kapısını aralamalı.Aksi halde bu şikayetlerden hiç kurtulamayacakmışız gibi görünüyor.
Özellikle İslami endişeler taşıyan genel okuyucu ortalamasına bakınca dikkatimizi kimi şeyler celbediyor.Her platforma/çevreye açık bir okuyucu profili var.Özellikle siyaset,kültür ve edebiyat alanında iyi okuyan ve fena da üretmeyen insanlar bunlar.Buraya ‘genç yazarlar’ denilen kitleyi de ekleyebiliriz.Her konuda konuşabiliyor,her teoriyi değerlendirebiliyor,farklı/modern tüm yaklaşımlarla boğuşabiliyoruz.Lakin iş kendimize/özümüze,İslam ve iman konularına gelince bir mübtedi olup çıkıveriyoruz.Daha da garibi,hiç dirsek çürütmeden,hiçbir biçimde çilesini çekmeden mesele Allah inancına gelince hiç laf söyletmiyoruz.Bu konuda hiçbir meselemiz yok.Tuzumuz kuru.Üstelik aksi yaklaşımda olanları da sanki meseleye nüfuzumuz çok iyi imiş gibi bir çırpıda eleştiriveriyoruz: ’Kimin haddine imiş Allah’a inanmamak.Beyinsizlik bu...?!’ Tanrıya inanmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyoruz elhasıl.
Niye şunları okuyorsunuz filan demek için söylemiyorum.Ama atlanan çok önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.Diğer yayınları okumaya harcadığımız zamanla, ‘Kendini Tanı’,’İbrahimin yoluna,FITRAT DİN’ine tabi ol.Gerçek din Odur;siz bilmezsiniz.’ hakikatlerinin şahitleri olarak bunları anlamaya ve kendimizi bunlarla kurmaya,bu misüllü kitapları okumaya harcadığımız zamanı bir kıyaslamalı önce.Sonra nedir bizim Allah algımız?Uluhiyet gerçeğiyle ilgisi var mıdır bu algının?Şeriat ve din hakikatlerine ne kadar nüfuzumuz var?Kur’an nedir,ne işe yarar?! Gerçekten biliyor muyuz.’Nefsinizde olanı değiştirmedikçe...’ hakikatinin anlamı nedir,acaba sanıldığı gibi bu sadece günahlardan korunmak,kötülüklerden kaçınmak anlamını mı taşıyor?
Sonra nedin bu okur gurubunun ahaliyle bağlantısı.Başı sıkıştığında dua eden,kötülüklerde hep kaderi suçlayan,günahlarından dolayı Allah’tan korkan,her türlü uzlaşısının Kur’an’dan çaresini bulan,Haşa Allah’ı bir PTT işletmesi,Peygamberi bir postacı gibi gören, kıldığı namazının yanlış eylemlerden kurtaramadığı,dar’ın durumu ve çağın icabları icabı bu zamanda bazı şeri esasların uygulanamayacağını,böylelikle kimi şeylerin helal olduğunu,kimi şeylerden de sorumlu olmadığımızı söyleyerek bir nevi (haşa) Allah’ın bizi yanlış zamanda gönderdiğini iddia eden,en cahili olduğu din konusunda en fazla konuşan,Hakikatli Müslüman alimlerin “Allah’ın yaratması bakımından kainatta mahza şer/kötülük yoktur;mahza iyilik ve güzellik vardır.Yani hayır Allah’tan şer kulun fillerindendir” diye canhıraş feryatlarına rağmen Hayrın da,şerrin de Allah’tan olduğu herzesini yıllardır tekerleyen,Uluhiyet ve kulluk hiçbir biçimde yan yana getirilemeyecek olmasına ve ‘Allah’ın zatını/uluhiyeti tartışmayınız.’ ihtarına rağmen rağmen özellikle kader konusunu yanlış yerde (insan/kul açısından değil uluhiyyet açısından) değerlendirmekten kaynaklı ‘Allah bilir mi?,yapar mı vb..’,’Ahirette Allah görülecek mi?!’ ‘Kur’an mahluk mu?’...sorunlarını/konularını tartışıp duran,Allah’ın (haşa) bir nevi yukarıda olduğu zehabıyla dua ederken yukarı bakan,meleği,Kur’an’ı yukarıdan indiren,Mi’raçta Peygamberimizi göklere/yukarı gönderen....ahali ile/sergerdanlarla nedir benzerliklerimiz.
Bunları ciddi/ilmi anlamda sorgulayan,emek mahsülü,dikkate değer/sadre şifa çalışmalar yapılıyor,kitaplar yayımlanıyor şükür.Nazarımızdan kaçan,üzerilerinde çok konuşulmayan,ciddi eleştirilerin gelmediği hatta çoğumuzun haberdar bile olmadığı kitaplar bunlar.Yayımlandığı anlardan itibaren günlerce,aylarca,yıllarca konuşulmayı/eliştirilmeyi hakkediyor bu kitaplar.
Bunlardan birinden sözetmeye çalışıyoruz işte biz.Özellikle (yukarıda dile getirmeye çalıştığımız)Uluhiyyet konusunu inceleyen bir kitap İlhami Güler’in ‘Allah'ın Ahlakiliği Sorunu’ adlı kitabı.’Sabit Din Dinamik Şeriat’ isimli kitabı da her yönüyle dikkatle okunmayı,eleştirilmeyi ve üzerinde çokça konuşmayı hakkediyor.Aklına sağlık,bileğine kuvvet İlhami Güler diyoruz.
Ve ‘Tanrı’ya inanmanın dayanılmaz hafifliğini yaşayanlar’ı,varsa yüzleşmeye cesaretleri bu kitabı okumaya çağırıyoruz.