Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ben kitabı çok uzun zaman önce afa yayınlarından satın alıp okumuştum. kapak tasarımı sadeydi hermann hesse nin yüzünden oluşuyordu. frakjahor adlı arkadaşın yorumunda belirttiği gibi; narziss ve goldmund arasındaki ilişkiyi böyle yorumlayan yapı kredi yayınları gerçekten tebrik edilmeyi hak ediyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
okuduğum birkaç norbel ödüllü kitaptan ağzım yandığı için mesafeli yaklaşıyorum ne yazık ki nobel ödülü logosunu gördüğüm zaman ama bu kitabı zevkine çok güvendiğim biri kesinlikle okumalısın dediğin bir kitap söyle dediğimde adın ne diye sorulmuş gibi cevap verince merak edip adım nobel ödüllü kitap fobimi kırıp üstüne bir de üstünde uzun süre düşünmemi sağlayacak şeyler kattı. kim olduğumu sorgulamama katkısı oldu keşke kapağı da içeriğe layık olsaydı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazara ve konuya yapabileceğimiz çok fazla bir yorum olmamakla birlikte, böyle bir esere şu kitap kapağını layık gören yapı kredi yayınlarını tebrik etmek istiyorum gerçekten.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
okuduğum süreçte ve bitirdikten sonra uzun süre düşüncelere dalıp gittiğim kitaptır. yazar bu kitapta sanatçı (goldmund) ve bilgin (narziss) yanlarını birbiriyle konuşturup sanatçı yanını galip getirmiştir, çünkü son sözü sanatçı söyler. sanatçı ölüme huzurla giderken ardında kalan bilgin karmaşalar içindedir ve bilgin olmasına rağmen cevaplayamadığı sorular vardır kafasında.
ayrıca cinsellik ve yaşlanma temalarının doğal anlatımı hayli etkileyicidir bu kitabın. her şeyi bırakıp gidebilmek ne demek bu kitapla daha güzel anlaşılır, ya da hep aynı yerde kalmanın, güvenli hayat sürmenin sıkıcılığı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap için daha önce bana "okursanız dünyanız değişir" yorumu yapılmıştı. Bu yorum üzerine alıp, bir çırpıda okuverdiğim ve beni etkisi altına alan bir kitap. Tavsiye çok yerindeymiş...
h.hesse nin bütün kitaplarindan bir tek narziss ve goldmundu ayri bir yere koyuyorum..o ne güzel bir kurgu...hele tesadüfen tekrar biraraya gelmeleri yokmu......okuyun..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okumaktan büyük keyif aldığım yazarın beğenerek okuduğum kitaplarından birisi Narziss ve Goldmund. Yaşayış biçimleri ve dünya görüşleri farklı olsada aynı noktadan başladıkları yolculuğa farklı yollardan devam ederek sonunda yine bir araya gelen iki dostun sürükleyici hikayesini ilgiyle okudum. Tüm kitapseverlere tavsiye ederim
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Narziss ve goldmund kitabın arkasında yazdığı gibi iki zıt fikirdeki iki dostu anlatmıyor. iki yanı olan ( us ve düş ) insanı anlatıyor. yani tek bir insanın iki farklı yönünü anlatıp en sonunda bir yönünü öldürmesini anlatıyor. Aslında öldürmek de diyemeyiz. Sadece insanın bir yönünün egemen olmasını baskın çıkması deriz. Bu kitap üzerinde saatlerce konuşulabilir. Sayfalarca yazılabilir. Bu kitap öyle okunup geçilecek bir kitap değildir. Kitap içindeki her simgenin ve her kavramın belli bir yönü vardır. Yazar bunların hepsini derin duygularla yazmıştır. İnsanın sorgulaması gerektiğini, ben ne yapabilirim demesini sağlayan akıllıca yazılmış bir kitaptır. Yazar zaten psikanaliz desteği alan bir yazardır kişilik çatışması yüzünden. Yalnız tekrar söyleyeyim bu kitapta iki kişi değil, tek bir insan anlatılmaktadır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İki arkadaş Narziss ve Goldmund... hayat görüşleri zıt bu iki insanın arasındaki arkadaşlık,dostluk.bu kitaptan anlaşılıyor ki;iyi bir dost olmanın aynı düşünce sistemine sahip olmakla alakası yok.farklı görüşlere sahip insanlar da iyi bir dost olabiliyorlar.Ayrıca Goldmund'un bilimi bırakıp sanata yönelmesi kişiliğinin gerektirdiği bir davranıştı ne kadar bilimde başarılı olsa bile.Kitabın edebi yönüne bakacak olursak;güzel bibr kurguyla yazılmış.Goldmund'un başından geçen olaylar kitaba sürükleyicilik katmış.Farklı bir tat arıyorsanız okumanızı tavsiye ederim
yine Hesse ve yine zıt karakterlerin bir arada verilmesi. Narziss bilgili, zeki, dünyevi haz ve isteklerden soyutlanmış ve mantıksal dayanağı olmayan hiç bir işi yapmayan bir karakterken, Goldmund hırçın, dünyayı ve hayatı manastırın dışında tek başına tanımak isteyen bir kişidir. Ben kitabı okurken Goldmund un yolculuğunu biraz Baudolino'nun ve Afrikalı Leo'nun yolculuklarına benzettim. Badolino gibi kimi zaman yalan söyleyen, Afrikalı Leo gibi gittiği her yerde bir aşk yaşayan bir karakter Goldmund. Okumayanlara kesinlikle tavsiyemdir.
hayatını bir manastırda rahipilik yaparak ve kendini ussallıkta yaşatan ve ussallığı yaşayan dünyasal özelliklerden tamamıyla olmasa da vazgeçmiş biri;Narziss ve bir bakışta karşısındakinin ruhunu okuyan bir etkiyle kendi gerçeğine kavuşan hayatının amacı sadece yaşamak ve sanat olan bir insan;Goldmund... Her ne kadar benzemeseler de her ikisi de aynıdır aslında.Yollar farklı olsa da varılan son her ikisi için de aynıdır. Tamamen farklı yarılar olmalarına rağmen hiç de o kadar farklı değillerdir...Hermann Hesse'nin dediği gibi yazdığı tek Alman kitabı olarak nitelendirilebilir.
hayatları aynı yerde birleşen <br />bir baş rahip olan narzis <br />bilgin kişidir, goldmund ise <br />manastıra gelen ve hayattan <br />beklentileri olan genç ve <br />hareketli bilgiye aç bir <br />çocuktur. bu bilgi <br />paylaşımları, muhabbetlerle geçen bölümler beni hayran <br />bıraktı.bir sakinlik ve <br />sufilik var kitapta, kurulan <br />cümleler heyecanlandırıyor.<br /><br />hermann hesse nin yazarlğına diyecek birşey yok zaten. sidarta nın yazarı, buddha yı anlatıyor o kitabında, o kitabınıda okumak bana büyük keyif vermişti...<br /><br /><br />
Hıristiyanlık kültürü ve manastır geleneği üzerine kurgulanmış zaman zaman Hesse'nin kişiliğinden de ilham alan; ahlaki yönü polemiğe açık ama edebi yönü tartışılmayacak kadar iyi olan bir eser...
Hesse'nin okuduğum ilk kitabı budur. Sonra yazarın tutkunu oldum. Dilimize çevrilen tüm kitaplarının izini sürdüm. Siddartha, Bozkırkurdu ve diğerleri. Hesse, tıpkı Joyce gibi 'tüm'ü okunması gereken yazarlardan. Eğer kitaplarıyazılış ve yayınlanış tarihine göre bir sıra içerisinde okursanız, yazarın nasıl bir inşaat ustası, mimar, mühendis olduğunu anlarsınız. 68 kuşağını derinden sarsan ve peşinden sürükleyen yazar, bu kitabında farlılıklara rağmen kurulan bir ilişkinin, farklılıklar yüzünden nasıl sürdüğünü ve geliştiğini anlatır. Öteki ile ben arasındaki ayrımın anlamsızlığını ortaya koyar. Bozkırkurdunda yalnızlığın sancılarını aktarır ve öteki olmadan öznelliğin nasıl gelişeceğini, tüm sancılarına rağmen yalnızlığın gizemli çekiciliğini anlatır. Siddarta da ise; her şeyin ötesine geçer. Ben, sen ve onlar arasındaki ayrım ortadan kalmıştır. Hatalar ve zaaflarla dolu bir yaşamın sonunda, belki de bu hatalar ve zaafların katkısı ile bilgeliğe zanan insanın hikayesini anlatır. Diğer yapıtları da insanı ve insan ilişkilerini, başka bir yönden, yakadan izler. Söylemek istediği şudur: İnsan kendi doğasını izler ise; olumlu yönde gelişmeye açık bir varlıktır. Ancak bunun aksi de mümkün ve insan doğasına uygundur.
Keyifle okuyacaksınız<br />Kesinlikle büyük bir keyifle okunacak özel bir kitap. Baş rahip olmayı amaçlayan iki gencin yollarının ayrılmasını anlatıyor. Biri manastırın içinde teorik bir hayat, diğeri ise yaşamın ve doğanın içinde pratik bir hayat yaşıyor ve yıllar sonra bir araya gelen iki eski arkadaş yaşamlarından edindikleri tecrübeyi, felsefi bir dansı andıran muhteşem diyaloglarla okura da aktarıyorlar. Bilgi ve yaşamın, teori ve pratiğin bu denli güzel ele alınmış olması Hesse'in mistik ustalığının sonuçları... Herkese tavsiye ederim.
Herman Hesse bu kitap ta iki şeyi sorgulamış , bir yanda usçuluğu savunan <br />ilkelerine sıkıca bağlı bir kişilik ,diğer tarafta özgürlüüne düşkün hisleriyle hareket eden bir kişilik.Bir yanda dünya diğer yanda ahiret.Bu müthiş çatışmanın kişileştirilmiş hikayesi bu.Gerçekten çok güzel ve etkili.Sonunda kim galip geliyor dersiniz?<br />Okuyup görmekte fayda var..
Herman Hesse, "Narziss ve Golmund"da farklı karakterlere sahip, birbirine zıt hayatlar yaşayan iki insanın dostluğunu işlemiş. Burada "Dostluk nedir?" sorusu önemli.<br />Benim dostluktan anladığım kitapta anlatılan ilişkiyle pek alakalı değil.. <br />Gerçek dostlukların hayat anlayışı ve tarzı açısından ortak noktaları fazla olan insanlar arasında kurulabileceğini düşünüyorum. Başka türlüsü sunilikten öte bir anlam ifade etmiyor.
karakterleri, istekleri, varoluş amaçları birbirinden farklı iki dosttu onlar:Narziss ve Goldmund.ayrılışlara rağmen ruh kopuşu olmadı hiç bir zaman..biri us yönünde uğraş veren bir din adamı diğeri tutkuları yönünde yol alan bir göçebe.kim der idi Goldmund anın bir öğrencisi ve geleceğin din adamı olma amacıyla geldiği Mariabron manastırından öğretmeni ve dostu geleceğin başrahibi Narzizss'in onu ittiği kendini bulma çabaları sonunda ayrılacaktı.. türlü hayatlar görür, türlü kadınlar tanır, düşer, kalkar..sevmeler ortasında yalnızlıklar içinde uzun zaman geçirmiştir ona göre..kendisine dostunun anımsattığı annesini arayışları bunlara sebebiyet verir.zaman zaman Tanrı'dan kopar.Narziss ona kendin ol dediğine asla pişman değildir..hatta der ki:"ilerde bir rahip olmaktan alıkoydum seni,ama buna karşılık sana sıradan denemeyecek bir yazgının yolunu açtım.ilerde kalkıp gelsen kiliseyi yakmak istesen yaptıklarım için bir an pişmanlık duymam"
"ne olurdu yaşam bir kuru "ya-ya"ile parçalanmayıp ancak her ikisinin ele geçirilmesiyle bir anlam taşısaydı.." ortaları aradı durdu belki.. "anlaşılan tüm varoluş ikilik üzerine, karşıtlıklar üzerine dayanmaktaydı;ya kadın ya erkekti insan, ya gezgin ya belli bir yere kök salmış yerleşik biri, ya mantığı ile davranan biri ya da duygusal..birini kazanmak için ötekisini gözden çıkarmak gerekiyordu.her zaman da biri ötekisi kadar önemli ve arzu edilmeye değerdi" o anne duygusu peşinden koştu..aradı durdu..özgürlüğü seçti..tüm kaybedilişlere rağmen özgürlüğü..