Yüksek Topuklar Hakkındaki Yorumlar

Necmi Çoban 01.10.2003
Yüksek Topuklar Murathan MUNGAN'ın büyük hacimdeki bir kitabı. İçinde geçen hikaye toru topu beş günü içeriyor ama kitap beşyüz küsür sayfa. Tabii kalınlığına bakıp da kitaptan kaçmak olmaz; her kitap ayrı bir dünyadır diyerek kitaba başladım. Yazar kahraman olarak kendine karşı cinsten birini, Nermin, seçmiş. Nermin ketum, içten pazarlıklı, kuruntulu ve iç karartıcı bir tip olarak karşımıza çıkıyor. Gerçi bazı kötü özelliklerini kitapta ilerledikçe keşfediyorsunuz. Böylesi karamsar bir insanın da mutlu olması beklenemeyeceği için de genç kızımızın hayatı tam bir trajedi. Tabii bu trajediye katkıda bulunması için ona bir de arkadaşının kızı, Tuğde, yardımcı oluyor. Tuğde ise tek kelime ile 'fırlama' diyebileceğimiz, 5 yaşında olmasına rağmen karakter ve davranış biçimi olarak tam bir kadın olan bir kız çocuğu. Onun da Nermin'den kötü kalır tarafı yok; hatta daha ileri bir seviyede ve 'fesat' denilmesi hiç de zor olmayacak yapıda bir çocuk. Bu muhteşem! ikilinin beş günü ile aslında yazar hayat ve hayatla ilgili birçok konuda kendi fikirlerini anlatma zemini bulmuş. Tabii zemini bulmuşken kullanmamak olmaz diyerek dallandırdığı çeşitli konular ile çok değişik uçlara gidip gelen yazar önceleri ilgi uyandıran kitabı konuları uzattığı için sıkmaya başlıyor. Bir de bazı dayatma ve tekrarları var ki onlar da insanı bezdirme noktasına getiriyor. Sonuçta elinize alıp da çok uzun süreli okuma şansınız her bölümü için olmuyor. Bu arada kitaba haksızlık da etmek istemem. Yer yer haklı söylemlerde yok değil. Sonuna gelindiğinde aslında başından da belli olan bir durum ile karşılaşmanız size yabancı gelmiyor. Doğal olarak okuyucuda şu soru da akılda kalıyor : Gerçekten Tuğde gibi kız çocukları var mı? Arkadan ise tabii ki hemen yanıt geliyor : Evet ama bu kadar abartılısı olamaz!
Yanıtla
39
25
Destekliyorum  1
Bildir
didiş 23.09.2003
bir kadın olarak ne diyeyim hem utanarak hem de bu kadar iyi gözlemlemeye şaşarak okudum. Her kadının içinde derinden hissettiği ve asla inkar edemeyeceği gerçeklere parmak basıyor. Kadınların dünyasına yapılmış bir yolculuk
Yanıtla
2
2
Destekliyorum 
Bildir
nickimse 18.09.2003
Bence bu bir roman değil!!! Bu bir deneme. "Murathan Mungan" adından kurtulamadım kitabı okurken, bir türlü Nermin'i dinliyormuşum gibi hissedemedim. Yazarın hayata, kadınlara, erkeklere, cinslere, olaylara... bakışı. Bana verdiği sadece bu. MurathanMungan'ın düşünceleri...
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  1
Bildir
fpgang 02.09.2003
müthiş bir dil ve gözlem yeteneği var MM'da.belki de bu yüzden her eserini okuma isteği duyuyor insan.Sizde olan merak fazlasıyla ben de de var.sizin de bütün yazarlar gibi eserlerinize yansıyan hayata bakış açınız ve inançlarınız.şunuu kesin inanıyorum ki bu edebiyat daisinde ki ALLAH İNANCI kimsede yok.müthiş bir inanış sadece adı konulmamış okadar.harika insansın MURAT.
Yanıtla
5
3
Destekliyorum 
Bildir
cesur yalçın 04.06.2003
Beş günlük bir olay beşyüz sayfaya sığdırılmış.Okuyucuyu sıkıyor mu?-Hayır.Nerminin gözünden Türkiye'deki kadınlar ve düşünceleri üzerine iyi bir gözlem yapılmış.Murathan Mungan'ı beğenirsiniz veya beğenmezsiniz, verdiği mesajlara katıulırsınız veya katılmazsınız bunlar çok fazla önemli değil.Yüksek Topuklar güzel bir roman olmuş.
Yanıtla
8
2
Destekliyorum 
Bildir
koese 31.01.2003
ben zaten murathan munganın bütün eserlerini begenerek okudum ve bunu da cok begendim.bence yaptıgı bütün tahliller cok gercekci,alışverişle ilgili olanlar dahil:)sadece bütün kitabın 5 yasında bi kız üstüne kurulu olması gıcıktı sahsen ben baska bi ana kahraman bekledim hep:)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
bence mungan bu kitap ile yazın hayatının doruğunda bulunuyor....günümüz yalnız kadınını temsilen cok güzel bir kitap...ayrıca bir kadının ağzından olayları anlatması onun ne kadar iyi bir yazar olduğunun kanıtıdır bence...olayları anlattıktan sonra ortaya koyduğu yargılar mükemmel....sanki son sözler için yazılmış bir kitap...çağdaş romanımızın nerelere geldiğin,i öğrenmek istiyorsanız mutlaka okuyun
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Sinem Alanyurt 31.12.2002
Murathan Mungan'ın çok eskiden okuduğum bir hikayesinden (ortak havlu mu ? çok etkileyiciydi kesinlikle!) yola çıkarak bu kitabı okuyabileceğime ve çok ta keyif alacağıma inanmıştım. Ilk sayfalar ilginç tabii , eğlendirici .. fakat sonra aslında bu kitabın "roman" olmadığını sadece yazarın da dediği gibi içinden geçen kelimelerden ibaret olduğunu gördüm. Pek çok konuda çok haklı olması çok hoştu ama bütün kitabı bitirmekte bayağı zorlandığımı da belirtmek isterim. Kitapta konu yok bir kere. Sadece "kadınlar" başka hiç bir konu yok..Kenarından kıyısından tutulmuş aşk hikayeleri, acıklı hayat hikayeleri..Aslında hikayelerden oluşmuş bir kitap. Ben tavsiye edemiyorum çünkü hikayeden hikaye geçmek için bir sebep bazen bulamayıp günlerce kitap başucunuzda size bakan "oku beni" diyen ve suçluluk hissettiren bir durum oluşturuyor..
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  1
Bildir
527 sayfalık bu romanın ancak 377. sayfasına kadar dayanabildim şimdilik. Belki saygıdan tekrar denerim. Ama bence kitap çok sıradan, bir müsamere monoloğu gibi . Hadi bilemedin biraz üzerinde düzeyi. Fondaki 5 yaşındaki fettan kızın 5 günlük bakılması sırasında hep anılar ve hatırlanan veya karşılaşılan haklarında bilgi verilen arkadaşlar. Kız çocuğu aşırı abartılmış ve sırıtıyor. Kitabın sonunda yabancı bir yazarın kahramanına kız çocuğu Tuğde benzetiliyormuş, okuduğum bir eleştiriye göre ama ben oraya kadar gelemedim. MM fanatiği iseniz ancak o zaman okursunuz. Almaya değmez!
Yanıtla
8
4
Destekliyorum 
Bildir
blue 26.09.2002
Ben kitabı biraz zorlama buldum. Sanki ben de kadınları çok iyi anlatırım demek istercesine Sn Mungan kitabına karakterleri ekledikçe eklemiş ama bir kadın olarak ben bile kitabı bitirmekte zorlandım. Hatta hiç bitmeyecekmiş gibi geldi.
Yanıtla
3
2
Destekliyorum  1
Bildir
Nazik Göktaş 25.09.2002
İlk bakışta adı Ömer Seyfettin’in “Yüksek Ökçeler” adlı öykü kitabını çağrıştıran “Yüksek Topuklar”, bir kız bebeğin ilk algılama ve kavramalarından başlayarak kendi türüne özgü sürekli bir sentezleme ile yaşamı boyunca oluşturageldiği kadın türüne özgü deneyimlerini, değerlerini ve üstünlüklerini bir büyüteç yardımıyla çok hızlı bir biçimde tarayarak en belirgin özelliklerini cımbızla çekip öne çıkarıyor. Roman, o “tuzlu” yaşlarını yaşayan bir kadın okur olarak şu kadarcık yaşım(!) ve şu kadarcık yaşam deneyimimle(!) tanıyabildiğim, tanıyabileceğim, hatta tanıyamayacağım kadar çok sayıda kadın karakteri barındırıyor. Romanın bir başka belirgin özelliği de, başlangıçta hem anlatıcının kadın olması hem de “İçimdeki bir his” le başlayan ilk bölümden itibaren kadına özgü bir bakış açısı ve duyarlığıyla başlayan anlatı, okura ben-öyküsel bir roman okuduğunu düşündürttüyor. Bu nedenle, okur zaman zaman anlatıcının Nermin adında bir kadın olduğunu, ama romanda karşılaştığı tüm kadın karakterleri bu kadar iyi yazanın, kadınları bu kadar iyi anlatanın bir erkek olduğunu kendine anımsatmak durumunda kalıyor. Roman özellikle kadınları anlaşılmaz bulan karşı cinsten biri tarafından yazılınca en kısa zamanda okunmalı diye düşünüyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Levent Oral 24.09.2002
Kadınlar üzerine, kadın diliyle, kadını en güzel anlatan bir kitap. Kitabı okuduğunuz zaman çevrenizdeki bütün kadınlardan birşeyler buluyorsunuz. Yazarın gözlem yeteneğini alkışlamak gerekiyor. Kitapta yer alan küçük Tuğde karakteriyle kadınların o yaşlardan itibaren nasıl bir yarış içerisinde olduğunu görebiliyoruz. Birde gerçekten kitabın adı bu romanla çok güzel örtüşmüş.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gok36 12.09.2002
Kitapta tartışılmayacak taraflardan birisi, yazarın çok iyi gözlemler yaptığı ve kişi anlatımlarında bu gözlemlerini detaylı bir şekilde dile getirdiği.Kitabın tamamı toplam beş-altı günlük süre içinde yaşananları konu alıyor, ama okumanızı tamamladığınız zaman, bir insan ömrüne sığdırılması bile zor olacak kadar çok yeni hayatla tanıştığınızı hissediyorsunuz.

Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
mosem 05.09.2002
Murathan Mungan'in bu kitabi kadinlardan pekte hosnut olmayan bir kadinin agzindan anlatiliyor ama anlatimi pek akici ve heyecan verici degil aksine duragan ve bazi yerlerde monoton. Murathan Mungan siir kulvarinda daha basarili bana gore..
Yanıtla
6
3
Destekliyorum 
Bildir
özlem 05.09.2002
Yine güzel bir Murathan Mungan yapıtı. Bütün güzellerde olduğu gibi bunda da olumsuz eleştiri yapacak yerler bulunuyor.
Yüksek Topuklar'da tanıtılan her kişi hakkında sayfalarca ve okuyucuyu yoran yorumlar yapılmış. Anlatacağı asıl konuyu unutup sadece o kişi hakkında bilgi veriyor. Ama bu çok uzun tutulduğu için insanı sıkıyor. Okunan bir kitap okuyucu tarafından aynen yaşanır. Kahramanlarla üzülür, onlarla seviniriz. Onların yaşadığı herşey bize de yansır. Bu kitapta da kahraman çok karamsar ve sürekli stres altında yaşıyor. Haliyle bu da okuyucuya yansıyor. Demek istediğim, kitabı okurken biraz strese giriyor insan. Bu da yazarın başarısını gösterir; çünkü bu, onun kahramanın duygularını, hissettiklerini direk olarak bize verebilmesinden kaynaklanıyor. Bir romanda olması gereken önemli özelliklerden bir tanesi. Aynı zamanda Tuğde biraz abartılı geldi bana, yani beş yaşındaki bir kızın o kadar çok şey bilmesi ve Nermin'i bu kadar yorması saçma.
Bunun yanında cümlelerini çok güzel süslemiş ve akıcılık kazandırmış esere. Başarılı kelime oyunları var. Çok iyi olmasa da insanı can sıkıntısından kurtarabilecek türde bir roman.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum 
Bildir
misket 27.08.2002
Murathan Mungan diğer eserlerinde olduğu gibi bu sefer de gayet yalın,içten ve doğru betimlemeler kullanmış. Kitabın edebi değeri tartışılabilir ancak tatile giderken,serviste işe giderken, biraz karamsarlıktan çıkıp eğlenmek istenildiğinde okunabilecek çok hoş bir kitap bence.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
ruyaprensi 05.08.2002
Yüksek topuklar bir klasik oldu artık. Geçmişi geleceğe taşıyacak olan hikaye bence çoktan kütüphanemizin klasikleri arasında yer almalı. hani vardırya bu kitap okunmazsa olmaaz ! ne diyebilirim insanın düşünce dünyasının kişiler bazında yeniden oluşmasına ön ayak olan eser bir TIK kadar uzağımızda.
Yanıtla
3
6
Destekliyorum 
Bildir
nastenka 23.07.2002
Bu kitap, kadın olmayan birinin, bir kadını kadınlardan çok daha güzel bir biçimde anlatabileceğini kanıtlayor bence. Kadın sorunlarının neden çözüme ulaşmadığını da mükemmel bir dille aktarmış bize. Küçük Tuğde'nin Anne Rice'ın romanlarındaki 5 yaşında olan vampir kız Claudia'ya benzetilmesi de çok ilginç. Claudia, aslında Anne Rice'ın 8 yaşındayken ölen kendi kızından yola çıkarak yarattığı bir tipleme.Bu da romanda vurgulu bir biçimde anne -kız ilişklilerinin neden doğal olamadığını gösteriyor sanırım.
Yanıtla
5
2
Destekliyorum 
Bildir
Ayşe Ufuk San 21.07.2002
Okuduğum kitaplar içinde en güzellerinden biri diyebilirim.Bekar bir kadın olmayı,onun getirdiği sorumlulukları,kişiye emanet edilen bir küçük kızın(!)bakımının zorlukları herkesin sevebileceği şekilde anlatılmış.Bu kitabı okuyan herkesin ister erkek ister bayan kendi hayatından birşeyler bulacağına eminim.Herkese kitaplarla mutluluk dilerim.
Yanıtla
6
3
Destekliyorum 
Bildir
mukerrer 18.07.2002
Henüz bitirmedim Yüksek Topuklar'ı o yüzden sonunu söylemeyeceğim. Ancak kadın milleti -yani biz- %99,9 birebir böyleyiz. "Kitapta benden bahsetmemiş" diyebilecek bir tek kadın yok işte... Ben de, annem de, anneannem de adımız başka olsak da kitabın içindeyiz. Nermin'e bayıldım. Keşke kapı komşusu olsam da uzun uzun sohbetler etsek. Tuğde gıcığından muhtelif yaş ve çeşitlerde mebzul miktarda var da apartmanda, hatta şehirde nedense ben Nermin'leri bulamıyorum bir türlü.
Benim Nermin gibi bir dosta çoook ihtiyacım var. Kitap eleştirisinden ziyade şikayet oldu bu.. Her neyse, henüz almadıysanız ve roman/öykü arası bir şeyler okuyayım, tatile götürüp kafa dinleyeyim, biraz da bilinçli entellektüel hatta eğlenceli yorumlardan zevk alayım isterseniz, çok başarılı bir kitap. Aldığıma çok memnunum. Pişman olmazsınız. Arka kapakta azıcık bilgi olsaydı çok daha evvel alırdım ya...
Bir keresinde Murathan Mungan'ın bir toplantısına (dinleti?) gitmiştim. Saatlerce aklımı aldı sözleri. Müthiş becerikli oynuyor kelimelerle. Hınca hınç dolu ortama bir an sohbetten kopup göz gezdirdim ki ne göreyim. İnsanlar mevlüt dinler gibi huşu içinde... Gerçekten... O sohbette aldığım notları hala zaman zaman çıkarır okurum...
İyi kitap; üç aynalı kırk odadan sonra hafif gelebilir ama bir kez daha iyi kitap derim son olarak.
Yanıtla
30
37
Destekliyorum 
Bildir
Murathan Mungan’ı ilk kez okuyorum.Zaten kendisini şair olarak biliyordum.
Yüksek Topuklar bir kadının penceresinden kendine ,hemcinslerine ,karşıcinlerine ve de eşcinsellere bakışını içe dönük bir tarz ile anlatmış.
Ayrıca tür olarak ne bir öykü ne bir roman bir biyografi.Yani adını koyamadım.Kurguyu bulamadım .
Dil akıcı ,zeki esprilerle süslenmiş,flashback’lerin çokluğu bazen akıcılığı bozmuş ama yinede sıkıcı değildi.
Kendisini yeni yapıtlarıyla görmek dileğiyle
Başarılar
Yanıtla
16
9
Destekliyorum 
Bildir
m.sami 14.06.2002
Bence bu roman veya öykü değil, son günlerin moda deyimiyle para-roman. Kelimenin tam anlamıyla "starlaştırılmış yazarlar" dönemini yaşıyor Türk edebiyatı. Mankenli katılımlar ve bilboard reklamlarıyla yapılan pohpohlamalar ve koca bie "hiç". Okuma zevkinizi, -kitaplarla olan dostluğunuzu bozmamak adına- bu tür kitaparla bozmayın...
Yanıtla
17
17
Destekliyorum  1
Bildir