78Yorum
_Akdeniz_
Kaşif
07.10.2008
Bir arkadaşımdan kitabın çok hüzünlü olduğunu duymuştum. Ancak bu kadarını beklemiyordum. Gözyaşları içinde okuduğum bir kitap. Orada yaşanan acıları, hüzünleri içinizde hissediyorsunuz. Anlatıma, üsluba diyecek sözüm yok zaten. Aytmatov'un harika anlatımını burada da görüyorsunuz.
zeynepaksoy55
19.09.2008
hayatın gerçeklerini alay konusu edebilen eğlenceli bir kitap:D
Bolokur
08.09.2008
Bir aileden dört erkeği götüren savaş,yokluk,fakirlik...Aynı yokluklar yüzünden doğum yaparken ölüme giden bir gelin...
Gözyaşlarımı tutmaya çalıştığım yerler oldu.
Kendisi de kolhozlarda memurluk etmiş biri olan;genç yaşta dul kalıp 2.Dünya Savaşı'nın yokluk yıllaırnda dört çocuğunu büyüten bir annenin elinde büyüyen yazar;içinde doğduğu coğrafyayı bize naklederek acılarını belki de hafifletti.Çok da başarılı bir roman çıkarmış ortaya.
Belki de Cengiz Aytmatov Kırgızistan'ın Yaşar Kemal'idir.Tek fark,Yaşar Kemal'den daha sade ve daha süssüz.
Kitapta bana tek ters gelen şey; bu insanların müslüman oldukları halde kurşunla vurulup ölmüş bir atı yemeyi düşünmeleri... Bu kitap okunmalı!
Kül Erkin
17.08.2008
Cengiz Aytmatov'u Hakk'ın rahmetine kavuştuktan sonra okumaya başladım. Tek kelimeyle; büyüklendim!.. Kitaplarındaki hayal gücü, anlatımı, ulaşmak istediği hedefi bakımından eşsiz bir yazar. Çağın en büyüğüydü belki de... Toprak Ana'ysa benim favorim. Toprağın şahitliğinde geçen yıllar, ıstıraplar, neşeler, daha çok ıstıraplar... 3 oğlunu ve kocasını savaşa veren, gelinini de başka bir erkekten olan çocuğunu doğururken kaybeden kadının öyküsü... Gerek İkinci Dünya Savaşı'na bakışı değiştirmede, gerekse insan psikolojini anlamada eşi benzeri olmayan bir roman. Okuduklarım arasında en iyisi, hem Aytmatov'un, hem diğer Türk yazarların...
Recep Hacı
Kitapkurdu
23.05.2008
Çok yoğun bir dram içeren bu ağır hikaye, Aytmatov'un müthiş anlatımıyla birleşince çok daha etkileyici bir hal alıyor. Bir insanın başına gelebilecek en kötü olaylara maruz kalan bir kadının metaneti ve dirayetini hayretler içerisinde kalarak okuyacaksınız.
culap
15.01.2008
aytmatov gerçektende süper bir yazar kitaplarında ki olaylarda sanki yaşıyormuşsun gibi oluyor ben bu toprak ana kitabını müthiş şekilde beğpendim okumanızı tavsiye ederim...
dtgordion
Kitapkurdu
14.01.2008
çok güzel bir kitap. okuduğumda inanılmaz duygulandım. yazarın anlatım tarzı olayları sanki kendiniz yaşıyormuşçasına, içinize işliyor. çok çabuk okunulabilecek, yalın, etkileyici bir kitap. herkese tavsiye ederim...
esesfan
05.12.2007
inanılmaz bir trajedi, harika bir anlatım, yazar acıyı öyle bir anlatmış ki iliklernizde hissediyorsunuz..<br /><br />kitabı yarım saatte okudum, insanın yarım saat içinde duygularnın, düşüncelerinin nasıl değiştiğini gördüm...<br /><br />bu kitabı okumadan "okurum" demeyin...<br />
öme
19.10.2007
akıcı kitap olması münasebetiyle okumaya başladım ve okudukça kendimden geçtim artık sağıma soluma bakamıyordum neden mi çok hüzünlenmiştim bu kadar acıyı nasıl biraraya sığdırabilmişti o kadar acıya rağmen insanların dik duruşu ve kimseye muhtaç olmama çabası daha doğrusu açlıktan ölmeme çabası bir anannın çocuklarını nasıl kahraman yaptığını farkın da olmayark.kitabın önün de saygıyla eğiliyorum<br />
Şenay Gemeç
Kitapkurdu
17.10.2007
Yeni yıkanmış ak, pak entarisi, pamuklu kara ceketi ve beyaz yazmasıyla yolda ağır ağır ilerliyor kadın. “Merhaba toprak” diye sesleniyor usulca. “Merhaba tolunay” demek geldin Ne kadar kocamışsın. Saçların ağırmış, değnekle yürüyorsun üstelik.” “Evet yaşlanıyorum, bir yıl daha geçti, sende, toprak sende bir hasat geçirdin. Bugün ölüleri anma günü.” “İnsan doğruyu öğrenmeli, tolunay.” Kafasıyla yüreği doğruya götürecek mi onu? Hala çocuk. Onun için, ne yapacağımı bilemiyorum, hayata küssün istemiyorum. Hayatın karşısında yiğitçe dikilsin istiyorum. Geçmiş olayları doğru yargılayacağını bilsem, hayatı gerektiği gibi anlıyacağımı bilsem, ona yalnız kendisini, kendi hayatının değil, başkalarını, başkalarının hayatlarını da kendimi, kendi geçmişimi de, canım toprağım senide, eski günlerimizi de anlatırdım. Hayat hepimizin aynı teknede yoğurmuş, bir tek demet haline getirmiş. Her insan bu öykünün anlamını kolay kolay çıkaramaz. Onu içten, yürekten anlamak için yaşamak, denemek gerekir. Toprakla su, insanlar arasında eşit olarak paylaştırılırsa, bizimde kendi tarlamız olursa, bizde kendi tohumumuzu eker, kendi ekinimizi biçersek mutlu oluruz. İnsan için en büyük mutluluk budur. “Tolunay, çiftçi dediğin, mutluluğu ekip biçtiğinde bulur”. “Toprak, göğsünde hepimize acı çektiriyorsun; bizi mutlu kılmayacaksın, neden toprak diyorlar sana, biz neden doğduk? Biz senin çocuklarınız, toprak. “Mutluluk getir bize, bizi mutlu kıl!”. Ekmek esmerdi, katıydı ama dünyada hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak kadar tatlı bir kokusu vardı, güneş kokuyordu, taze saman kokuyordu, duman kokuyordu. Bir filiz nasıl tohumdan doğarsa bir ananın mutluluğu da halkın mutluluğundan doğar. Halkın hayatından uzak kalan bir anının hayatı yoktur. “Sevgili toprağım benim, o günü hatırlıyor musun?””Zamanın başlangıcından beri, yüzyılların izi duruyordu içimde.
Tarihin hepsi kitaplarda yazılı değildir, insanlarda tarihin hepsini bilemezler. Ama benim içimdedir hepsi, bütün tarih. İnsan denize benzer, derin yerleri de sığ yerleri de vardır. “Söyle bana, sevgili toprak, hangi ana böyle acı çekti, hangi ana oğlunu bu kadar kısa zaman gördü?” Savaşı alt etmenin tek yolu var, bunu o zaman anladım: çarpışmak, dayanmak, yenmek. Bunları başaramadığın an karşına ölüm çıkıyordu. İyilik, dağlarda yollarda yaşanmaz. İnsan raslantıyla karşılaşmaz iyilikle. Ancak bir başka insandan öğrenir. İnsanın hayatı bir dağ yoluna benzer, iner, çıkar, uçurumların kenarından geçer. Hep tek başına aşamazsın o yolu, ama herkes elini uzatırsa sana, çabucak aşarsın. Hayatımız böyle işte.”
Dünyadaki insanlar oğullarını, kardeşlerini, babalarını, kocalarını bizim kadar seviyorsa, bizim o gün onları beklediğimiz gibi onlarda oğullarını, kardeşlerini, babalarını, kocalarını bekliyorsa, yeryüzünde başka savaş olmaz artık” diyorum.
Savaşın insanları zalim, aşağılık, aç gözlü yaptığını kim söylemiş ? Hayır, savaş, sen çizmelerinin altında insanları ezebilirsin, öldürebilirsin, yağma edebilir, yakıp yıkabilirsin, 40 yıl bile sürdürebilirsin bunu, ama insan denen yaratığın içindeki o duyguyu, o insanlık duygusunu, o sevgiyi içinden söküp atamazsın. “ Toprak, toprak ana, göğsüne bastı bizi, dünyanın her köşesindeki insanları besle. Anlat onlara, sevgili toprak, anlat onlara.”
“ Hayır Tolunay. Sen anlat… Sen insansın. Her şeyin üstündesin. Her yaratıktan akıllısın. Sen insansın. Sen anlat İNSAN!.”
Yazar ferklı bir konuya değinmiş.Okumanızı tavsiye ederim.
sivasselo
Kitapkurdu
10.10.2007
Toprak ana. . . bukadarda acı çekilirmi diyoruz kitabı okuyunca, iki oglunu ve eşini <br />savaşa kurban veren bir ananın gözyaşlarını içinde hissediyor insan. bagımsızlık ugruna,<br />namus ugruna kaybedilen binlerce can... ve savaşta herşeyinin kaybeden bir anayla , savaşın üzerinde oldugu toprak ananın yürekli sızlatan bir sohbeti . . . <br />kesinlikle okunması gereken bir eser
Suat Sungur
Kitapkurdu
19.09.2007
Toprak ana, Aytmatov'un kendine has bir üslupla cansız varlıkları da konuşturma becerisini ustaca kullanarak savaşın insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne serdiği duygu yoğunluklu bir eserdir. Aytmatov'un eserlerinde görüldüğü gibi bu eseri de kendi milletinin sosyal, kültürel, ahlaki yönüyle ve çekilen sıkıntılarla, kahramanlık duygusuyla bezenmiştir. Milli eğitim Bakanlığı'nın "okunması gereken 100 temel eser" listesine girmeyi hak edecek kadar güzel bir kitap. Kesinlikle okunmalı!
yakazaa
Kitapkurdu
19.07.2007
Şunu açıkca söyleyebilirim.Toprak ana yı okuyuncaya kadar bana soranlara okuduğum en güzel kitabın ''sefiller'' olduğunu söylerdim ama bu kitabı bir okudum pir okudum.İlk defa bi kitabı okurken gözlerim yaşardı.bir insan ancak bu kadar güzel dram yazabilir.hem de içinde sevinci umudu da taşıyan bir dram.<br />nobel falan az gelir bu kitaba ben o kadar söyleyim .KESİN OKUYUN...
AbidinDinoo
Kitapkurdu
22.06.2007
Cengiz Aytmatov "Toprak Ana" adlı kitabında toprağın insanlar üzerindeki etkilerinden ve toprak kavramının insanlar için ne kadar önemli olduğundan bahsetmiştir... İnsanların oluşturdukları kültür ve sosyal hayat büyük ölçüde onların yaşamış olduğu toprağa bağlı olduğundan toprağın insanlar üzerindeki etkisini kitanına neşretmiştir.
eyupsari
Kitapkurdu
13.02.2007
aytmatov hayranı bir kişi olarak yazıyorum bütün kitaplarında olduğu gibi resmen döktürmüş. aşk öyle güzel anlatıyo ki okuyunca göreceksiniz. vatan için savaşmaya giden oğularının savaşta şehit düşmesi sevenlerini arkada gözü yaşlı bırakmasını okurken yeri geldiğinde duygulanarak okuyacaksınız . kütüphanezde aytmatov serisi yapıp bu kitabı da baş köşeye koymanızı tavsiye ederim.
Nebi Dönmez
10.02.2007
Aytmatov'un bu kitabında savaş nedeni ile biribirinden ayrılan ana ve oğullarının bir birbirine sevdalı kişlerin birbirinden ayrılmalarının ne kadar zor bişey olduğunu çok güzel anlatmış.ve en güzelide bu insanlar bir yandan sevdiklerinden ayrıldıkları için üzülmekte ve bir yandan da vatan sevdası ve aşkı ile vatan yoluna herşey feda diyerek tekrardan calışmaya vatanına yardım için çalışmalrı beni yeterince duygulandırdı.
Çepni55
Kitapkurdu
03.04.2006
Aytmatov’un, savaşın nasıl bir toplu cinnet ve cinayet hali olduğunu ortaya koyduğu eseri Toprak Ana-Samançının Colu ise “Üzerinde yeni yıkanmış beyaz entarisi ve koyu renkli beşmenti, başında beyaz yazmasıyla, bir ana, biçilmiş tarlaların arasından geçen yolda ağır ağır ilerliyor.” cümlesiyle karşımıza çıkıyor. Zaten hikâyenin özü de bu anne ile toprak arasındaki –esasında monolog olan bir dertleşmeye dayanıyor. Acılarla dolu savaş yıllarının ardından yaşlı kadının “ölüleri anma günü” olarak nitelediği o güne yeni yıkanmış elbiseleriyle başlaması onun geleceğe umutla bakmasını, beyaz yazması gelenekçi yönünü, ağır ağır ilerlemesi ise artık yorulduğunu ve yaşlandığını işaret etmektedir.
Özlem Kozallık
04.01.2004
cengiz aytmatovun okuduğum ilk kitabı.aslında bu yazarın ısmını daha once hiç duymamama rağmen arkadasımın tavsıyesi üzerine okumaya başladım.kitabın ince olmasıda aslında ılk bakısta cok hosuma gitti.ama kitabı okuyunca kitabın bu kadar ince olması beni üzdü.ınsallah sızde okuyunca benımle aynı dusuncelere sahip olursunuz.kütüphanenizde bu kitaba da yer acın.