'Hayır!' Diyebilmeli İnsan
'Hayır!' Diyebilmeli İnsan
89Yorum
ibran
06.03.2007
Kitap okuması inanılmaz zevkli ve akıcı, ancak güncel olayları takip etmiyor iseniz, zamanın önemli olaylarını ve kişilerini hiç bilmiyor iseniz bu kitap size göre değil, zira okuduklarınız havada kalacaktır.. Sonuçta kitap güncel olayların yorumlandığı köşe yazılarından oluşmakta. Keyifli bir dili var, mutlaka tavsiye ederim
KY-394200
01.03.2007
YAZILARINI ÇOĞU KEZ OKUDUĞUM BİR YAZARIN RESMİNİ KİTABIN KAPAĞINDA GÖRMEK İÇERİKTEKİ KONUNUN ANLATILIŞ HEZEYANINA ÇOK YAKIŞMIŞ.! ANLATIMIN BÜYÜSÜ, KULLANILAN CÜMLELERİN ANLAŞILABİLİRLİĞİ OKUYAN ADINA BİR AVANTAJ SUNUYOR . SADECE HATIRLATILDIĞI ZAMAN ANIMSAYABİLDİĞİMİZ GEÇMİŞİMİZDEN ÖRNEKLERİ VERİRKEN BUNLAR KARŞISINDA NASIL KAYITSIZ BİR TUTUMDA OLDUĞUMUZUN DA BİR UYARISINI YAPIYOR KANISINDAYIM. KİTABIN ADI 'HAYIR DİYEBİLMELİ İNSAN' OLSA DA BEN BU KİTABI ALALIM MI DİYENLERE ''EVET'' DİYORUM.
arva
Kitapkurdu
21.02.2007
alev alatlı o güçlü kalemiyle derlediği konuları bir kitap haline getirmiş. iyi de etmiş. harika bir biçimde hayata bakan alev alatlı dünyamıza yön verecek teşhislerde bulunmuş.
av_s
06.02.2007
Köşe yazarlığı yaptığı gazetede yazmış olduğu köşe yazılarını derleyen Alatlı, kitabında doyumsuz bir bilgi ziyafeti sunuyor.Rusya, SSCB, Avrupa,O.PAMUK gibi hassas konularda da ciddi tahliller yapmış...<br />
...!!!...
06.02.2007
Günümüzdeki birçok insan sadece diğer kişilere "hayır" diyememeleri yüzünden hayat yolunda belki de hiç istemedikleri yerlere sürüklenmek zorunda kalıyorlar yani bu yolda kendilerini kaybediyorlar...<br /> Kendi yolunuzu kendiniz çizmek istiyorsanız okuyun...
Nelatanua
01.02.2007
alev alatlının bu kitabı zaman gazetesinde yayınlanan köşe yazılarının toplandığı bir eser. ama köşe yazısı deyip es geçmemek lazım; roman tarzında yazılmış yazılar okuduça bir daha okuyası geliyor insanın. Avrupayı merak edenler,Orhan Pamuk ne yapmaya çalışıyor bu bilmek isteyenlere özellikle tavsiye ediyorum. mutlaka okuyun.
KY-138843
19.01.2007
Alev Alatlı’nın dağılan S.S.C.B ve yeni Rusya’ya olan yakın ilgisinin, neden kaynaklandığını merak eder dururdum. Bu eserindeki düşüncelerinden yola çıkarsak; Alatlı, Rusya’yı doğru analiz etmenin Türkiye’yi de doğru analiz etmeye yardımcı olacağını savunuyor. Aslında kitabın ismi ile içeriğindeki makaleler örtüşmüyor. Kitap ismine bakınca, sanki dayatılan resmi görüşlere, haksızlıklara nasıl HAYIR dememiz gerektiğini okuyacakmışız hissine kapılıyorsunuz. Ancak eserde genel itibarı ile İslamiyet’e, Rusya’ya, Kafkaslara uzanan bir fikir zenginliği göze çarpıyor. Ayrıca son zamanların popüler ismi Orhan Pamuk’a ve onun şahsında belirli aydın zümresine açık ve net sorular hayli ilginç ve muhatabını zorlayacak kapasitede. Açıkçası Alev Alatlı, bu ülkenin en karizmatik aydınları arasında ilk sıralarda. Tanışmayanlar tanışmalı derim…
Enderaslan
18.12.2006
Kitabı elime aldığımda başlarda hiç sıkılmadan okumama rağmen kitabın yarısından sonrasında oldukça sıkıldım ve kitabı zor tamamladım diyebilirim.. Oldukça entellektüel ve bilgi dolu bir kitap olduğundan şüpheniz olmasın günümüz olaylarına tarafsız bir bakış açısı ile yaklaşılıyor Gündemi kendimden farklı bir gözle okumak istiyorum diyorsanız buyrun..
fedoor
11.12.2006
alev alatlının ilk okuduğum kitabı.gazetedeki makalelerinin toplanmasıyla oluşturulan bir kitap olduğundan her nekadar günümüz olaylarına farklı bi perspektifden baktırsada nedense ısınamadım.gazete yazısı olmasından dolayı galiba.
deryamustafa
10.12.2006
Alev Alatlı, Türkiye'nin ender "sert" duruşlu yazarlarından birisi. Görüşlerini kendi inandıkları ve düşündükleri doğrultusunda eğip-bükmeden ortaya koyan düşünürlerden. Görüşlerini beyan ederken kendine, bildiklerine ve hissettiklerine güveni tam.

Oldukça da çalışkan bir yazar. 1985 yılında yayınladığı ilk romanından bu yana Türk düşünce çevreleri arasında ismi saygıyla anılıyor.

Kitap, yazarın özellikle güncel olaylarla ilgili kaleme aldığı yazıların bir derlemesinden oluşuyor. Belli başlı konu başlıkları şunlar:"Meslek olarak Müslümanlık", " "Ortadoks Kilisesi ve Ökümeniklik", "İdeoloji değil Psikoloji", "Laiklik ve Deizm","Avrupalı Olmak", "Kafkas'a Hükmet, " Orhan Pamuk'a Açık Mektup".

Kitabın son bölümünde yazarın kendisiyle yapılmış bir röportaj da eklenmiş. Röportajın konusu genel anlamda Türkiye ve Rusya arasındaki benzerlikler. Alev Alatlı, Türkiye'yi anlamak için Rusya'yı iyi okumak gerektiğini savunuyor ve Rus aydınlarının serüvenlerinin bize ayna tuttuğunu söylüyor (s.173)

Yazarın her görüşünü tamamen kabul etmek zorunda değiliz. Tabii, bunun için bir de ne kastettiğini tamamıyla anlamak gerekiyor. Zira, yazarın kendine has içe dönük, yavaş yavaş okunabilen ve bazen de kaotik bir anlatım tarzı var. Bu yüzden bir kısmımız, kitabın sonunu getiremeyebiliriz de. Ama yazarı anlamak isteyenler, sonuna kadar sabredeceklerdir.

Yazar hakkında daha çok bilgi almak için: www.alevalatlı.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.

KY-284923
09.12.2006
kitabı alırken okurken olduğumdan daha heyecanlıydım esasen. sanırım bunun sebebi daha kalıcı yorumlar ve yazılar beklerken günübirlik meselelere fazlaca takılmış bir tarz ile karşılaşmam. kitabın hükmü budur demiyorum asla, okuyalı da uzun zaman oldu gerçi ama hayal kırıklığıydı benim için. kitaba dair aklımda kalan en etkileyici şey alev hanım ile yapılmış bir röportajdı kitabın sonuna dercedilmiş. orada ne kadar uyuduğu sorulduğunda en fazla 4 saat diye cevap vermişti günlük.
esese
02.12.2006
Aslını söylemek gerekirse bayan yazarların kitaplarını pek beğenmem ,genelde sıradan bulmuşumdur onlar tarafından yazılan kıtapları ;fakat Alev alatlı farklı bir yazar kendisini 2 sene once sevdiğim bir arkadaş vasıtasıyla tanıdım ,yazdığı bütün kitapları okudum ve yeni kitaplarını heyecanla bekliyorum ,alev alatlı bir kitap yazmışsa kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. sevgi&saygı
savgoren
10.11.2006
Kitabı, kitap hakkındaki yorumlara güvenerek aldım. Hemen okumaya başladım. Alev Alatlı'yı görsel ve basılı medyadan biraz tanır ve hep merak ederdim. İlk kez ona ait bir kitap okuyorum. Öncelikle yazarın donanımına hayran kaldığımı söyleyeyim, oradan buradan okuduğumuz konularda farklı yorumları var. Duymadığım yazarlardan veya eserlerden örnekler vermesi ufuk açıcı ancak kitabın eksikliklerini de belirtmek gerek. Öncelikle yazarın bazı konulardaki fikrini net olarak anlayamıyorum çünkü biraz içe kapalı bir yazım tarzı var. Benim fikrim şudur, bu konuda şu nedenle karşıyım şeklinde açık açık fikir beyan etmektense edebiyattaki bazı triklerle düşüncelerini açıklamaya çalışıyor. Öz Türkçe kelimeler kullanmamasının da bunda bir etkisi var diye düşünüyorum. Bu da okumanın ardından, kafamda kocaman bir "Eeeee?" sorusu bırakıyor. Yani bu yazının özü şudur diyemiyorum zaman zaman. Bu nedenle, Alev Alatlı okumaya başka bir kitabından başlamak gerektiğini anladım. En kısa zamanda da öyle yapacağım.
ceylan4254
27.09.2006
Son zamanlarda okudugum ve takdir edttığim kitaplar arsında.Nedendir bilmem türkiyede yakın geçmişe dair bilgiler ya hiç bilinmez yada kulaktan dolma bilgilerdir.Bu kitap yakın geçmişimize dair bir cok bilgiyi barındırıyor.Ayrıca kitap biz Türklerin genel özelliği olan kendize karsi yapılan kötü tutumu hemen unuttuğumuz ve uluslararası arenada kendi tariğimiz yeteri kadar savunmadığımız ıyı bır dılle anlatılmıstır.gercekten de öle deil mi neden bız kendı tariğimize sahip cıkmıyoruz.Bence bu cevabının verilmesi gereken fakat kimsenin ilgilenmediği bir sorundur.
Kitapda eleştirilecek bi bölüm varsa oda kitabın ön yüzüne yazarın kendi resmini koymasıdır.Gerçi bu tutum son zamanlarda revaçta ve aslında bu durum kitabın adıylada çok uyuşmuş ben kitapların ön sayfasına yazarların kendi resimlerini koymasına hayır diyorum. Saygılarımla
hkaban_hk
19.09.2006
Alatlı'nın cümleleri ufuk açıyor. Berrak bir zihnin, anlatmak istediği şeyin kafasında net olan bir insanın söyledikleri de kolay anlaşılıyor ve insana birşeyler katıyor. Zaman Gazetesi yorum sayfasında çok önemli kitapların oluşumana katkıda bulunuyor, Alatlının bu kitabı bunlardan birisi. Aynı sayfada 15 günde bir yazan Herkül Milas ve Alatlı'yı zevkle okuyorum. Bu kitap gazete kesikleri arasında kaybolmamı önledi, benim yerime kesmiş dosyalamışlar:)
haldem
16.08.2006
Alev Alatlı'nın bu eseri ilk okuduğum kitabı.Ancak daha önce yazılarını okumuştum. Oldukça uygun bir fiyata kipayurdundan sağladığım bu eseri okuduğum zaman, ülkemizdeki aydınlanmadaki sıkıntıları fark ettim. Doyurucu ve güzel bir kitap.
Zeynep Akinci
16.08.2006
Hayır diyebilmek ? Özellikle çoğu insanların kullanmadığı ve yaşadıkları hayal kırıklıkları... Sevgili Alev Alatlı'nın dediği gibi "Hayır Diyebilmeli İnsan" diyebilmeli ki kalan ömrünü biraz olsun huzurlu sürdürebilsin. Hayatımız hep evet'ler üstüne kurulu sanki neden kendimizi savunamayalım ,neden olumsuzluklara göğüs germeyelim ? Bizi korkutan sebepler olabilir yılmadan hayır diyebilmeliyiz.Bazen bu motive edici kitapları okuyarak olabilir .Alev Alatlı beğendiğim yazarlar arasındadır .<br />kendinde hayır diyebilme gücünü bulamayan kişilere kitabı okumalarını tavsiye ediyorum .
S.G.
03.08.2006
iyi Günler;<br /> Arkadaşlar Bu eserde Sayın Alev Alatlı bizlere günümüz insanının ikili ilişkilerde bazen korkaklıktan,Bazen Utangaçlıktan dolayı sürekli kendini ezdirerek hep EVET dediğini bundan dolayı kendi ruhsal yapısında bazı sorunlar yaşadığını gözler önüne sermekte.<br /> Bundan dolayı yazar biz okuyucuların birey olarak yeri geldiğinde HAYIR diyebilmemiz gerektiğini anlatmaya çalışıyor.<br /> Saygılarımla...
Bedii gürkan Alpay
01.08.2006
Kitabi cok satanlar listesinde gördügümde "alev Alatli " ismine duydugum güvenden dolayi hemen edindim.<br />Ancak biraz hayal kirikligina ugradigimi belirtmek istiyorum.<br />Yazarin diger kitaplari ile kiyasladiginizda pek sürükleyici olmayan ve hafif bir hayal kirikligi etkisi yaratan bir eser cikiyor karsiniza..<br />Kitap icin kötü demek yanlis olur.Sadece Alev Alatli isminden beklenti icinde kitabi okudunuzda biraz sasirabilirsiniz.
kurt_2023
Kitapkurdu
25.07.2006
ALev alatlıyı daha önce bilmeme rağmen kitapalrını hiç okumamıtım.İlk defa bu kitabıyla tanıştım kendisiyle.Ve alev hocanın birikimlerinden yararlanmaya çalışıcam.Bu kitapta en güzel yazılardan biri meslek olarak müslümanlık diye bir yazı.Hepsi güzel ama fazla kilise üzerinde durunca biraz sıkıcı olmuş ama yine de okunması gerekli bir eser.