Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi
Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi

Kitapyurdu Fiyatı: 211,25TL

Ürüne Git
Yorum Özeti
Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerinin yaşadığı zulmü detaylı bir şekilde anlatan ve bu konuda farkındalık yaratmayı amaçlayan bir eser. Yazarın bölgedeki izlenimleri ve tanıklıklarıyla dolu bir seyahatname niteliğinde olan kitap, Doğu Türkistan'daki müslümanların yaşadığı acı gerçeği gözler önüne seriyor. Çin'in asimilasyon politikaları ve baskıcı yöntemleriyle karşı karşıya kalan Uygur Türkleri'nin durumunu anlamak ve duygularını paylaşmak isteyen herkesin okuması gereken bir eser. Kitap, Doğu Türkistan konusunda bilgi sahibi olmak ve farkındalık oluşturmak adına önemli bir kaynak.

Bu değerlendirmede, Kitapkurtlarının yapmış olduğu yorumlar yapay zeka tarafından analiz edilmiş ve özetlenmiştir.

169Yorum
Kitabı yariladim ve harika bir seyahatname kitabı oradaki kardeşlerimizin zorlukları üzülerek ve çine kin pesleyerek okuyorum kitabi dünyada en çok zulüm gören yer doğu Türkistan çünkü orada namaz oruç kuran okumak sakal uzatmak yasak ozgurlugun yok bu Müslümanım diyen herkesin içini acıtmalı ve dini kardeslerimiZin içine yerleştirilen Çinli muhbirlerin izni kadar yaşayabiliyorlar her ailede bu muhbirler varmış ve cin hükümetine rapor veriyorlarmış daha çok söylenecek şey varda neyse rabbim basda doğu Türkistan ve Filistin olmak üzere tüm mazlum müslüman kardeşlerimize yardım etsin ve onların intikamını rabbim bizim ülkemize nasip etsin
Dogu turkistan ile ilgili ilk okudugum kitap olması hasebiyle mi yoksa taha hocanin kaleminden kaynakli mi bilemiyorum ama kitap beni derinden etkiledi. Taha hoca gozlemiyle bilgisini ve yazarlik tecrubesini birlestirip cok iyi bir eser ortaya koymuş. Değişen fiziki ve toplumsal yapının derinlemesine analiz edilmesi kafamdaki soru işaretlerini giderdi. Dogu turkistandaki kardeşlerimizin özgürlüğüne kavuştuğu günleri görmek umuduyla... Taha hocanın eline, emeğine sağlık Allah razı olsun hizmetinden.
Bu kitap kesinlikle okunmalı , sahip olduklarımızı ve elimizden kayıp gidince neler olduğunu anlamak için. Din düşmanlarının dünyanın sonuna kadar bunun için canla başla çalışacaklarını bize gösteriyor.
Bölge için önemli bir kaynak olmasına rağmen aşırı yanlı bir kitap ve yazarın geçmişine bakarsak kaçınılmaz bir durum. Kadim Türk illerinin son durumu, Kadim Türkçe'nin yok edilmesi, Kadim Türk boyu Uygurlar'ın yaşadıklarını bahsedip vurgu noktası ise tesettür, sakal vb.. Hatta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yaptığı harf inkılabına laf atması. Unutulmamalıdır ki arap harfleriyle TÜRKÇE yazıyorduk. Değişen alfabe. Biz, Türküz.
Görüyorum ki kitap tarih katagorisin de yılın kitap'ı seçilmiş.Bunu sonuna kadar hakediyor Doğu Türkistanın sesi olmak adına çıkılan bu zorlu yolculuk ve tüm engellere rağmen bu geziyi yazıya döküp kitap haline getirmek gerçekten takdire şayan ve çok büyük bir hizmet..
Ay yıldızlı gök bayrak suskun, çaresiz... Sabrı kaldı mı al bayrağın?
Doğu Türkistan çok merak ettiğim bir coğrayamızdı. Böyle bir eserle ufkumuzu açtığı için yazara teşekkürü bir borç biliyorum. Okumaya başladım ve çok üzgünüm. İnşallah Allah bize Doğu Türkistan'ın bu zulümlerden kurtulduğu ve bağımsız olduğu günleri görmeyi nasip eder.
Oldukça kıymetli bir eser kesinlikle okunmali
Sen gitmezsen başkası gelir dünyanın kanunu bu... o sebeple güçlü olmak zorundasın
kitap bize doğu Türkistan'daki çinin baskısından cok akıcı ve anlaşılır bir dille bahsediyor çinin baskısı altındaki bir toplumun dininden kültüründen uzaklaştırılması çinin kendi dillerini dinlerini kültürlerini empoze etmeye çalışmasını konu ediniyor
Çok güzel başarılı bir çalışma Doğu Türkistan üzerine okunması gereken bir eser, Yusuf Has Hacib, Kaşgarlı Mahmud ve daha nicesinin yaşadığı şehirler. Camilerin kapalı olması içler acısı bir durum bütün müslüman varlığına Çin tarafından yapılan zulumler, sistematik bir asimilasyonun sonucu yaşananlar. Mescid-i Aksa ve Kudüs çevresi gibi gençlerin ibadet mekanlarına yanaştırılmadığı hazin bir durum. Bir fotoğraf çekmenin bile büyük bir özgürlük olduğunu bizlere hatırlatan, titizlikle okunması gereken bir eser. İhlas ve samimiyetin tezahürü ile ortaya çıkmış bir çalışma. Teşekkürler
Bütün engellemelere rağmen yine de basılabilmiş olması çok güzel ️
Bir değil on okur ödülü feda olsun…Yıllardır “Kanayan yara Doğu Türkistan” mevzusu dillere pelesenk olmuştu lâkin nereydi Türkistan? Ne isteniyordu bu coğrafyadan?Nasıl bir çıkmaz içerisindeydi? vs vs vs daha nice soruya cevap oldu bu kitap.Eline emeğine sağlık Taha Bey’in…Okuru bol olsun demeyeceğim hamdolsun ziyadesiyle bol.Sınıfımla birlikte okuyoruz kitabı,mütâlâsını yapmak üzere…
Hakikatleri söylemek zordur.Bu zor hâli ortaya koyan Taha hocaya ve ketebe yayınevine teşekkür ediyorum. Ve Herkesin bu kitabı hususî olarak tavsiye ederim.
kesinlikle herkesin okuyup bilmesi gereken bir kitap çok yerde bu kadari varmıdır olurmu diyerek okudum şuanki doğu Türkistan gerçeği acı bir şekilde önümüze konulmuş
Söylenilecek sözün olmadığı yerdeyiz... İnsan nerede zulüm orada. İnsanlığın başından itibaren İslam dinine olan bu düşmanlık Doğu Türkistan' ın sonunu getirmiş ve insanlık buna gözlerini kapatıyor. Açıkçası kitabı okurken bir yandan da kendi ülkemizi düşündüm. Tabii kıyaslanamaz ancak kendi müslümanlığımızı ne düzeyde yerine getiriyoruz, gençlerimiz nereye doğru sürükleniyor, herkes oturup bir düşünmeli.
Birileri Doğu Türkistan'da zulüm yok, ordaki insanlar rahat bir şekilde yaşıyor, hiç bir sıkıntı yaşamıyorlar diye insanları kandıranlara tokat gibi bir eser. Bizzat Doğu Türkistan'da bulunan, orayı gözlemleyen Taha abi; kitabına orada yaşananları tüm çıplaklığıyla anlatmış. İçerisininin resimlerle zenginleştirilmesi ayrıca güzel olmuş. Yazarın gazeteci kimliği olayları güzel bir şekilde açıklamasına yardımcı olmuş. Allah razı olsun.
Bu kitap bir gezi notundan çok daha fazlası. Unutulan, unutturulan İslam beldelerini tarihi ve siyasi arka planıyla ele alırken insanın içine dokunan bir vicdan muhasebesi sunuyor. Akıcı dili sayesinde ağır bir mesele bile yormadan okunuyor. “Uzak” sandığımız coğrafyaların aslında bize ne kadar yakın olduğunu hatırlatan, bilinç uyandırıcı bir çalışma. Tavsiye ederim.
Kitap Doğu Türkistan'daki Müslüman Uygurların karşı karşıya bulunduğu dramı ve gerçekliği, geleceğe ve bizden sonraki nesillere bir kanıt ve kayıt bırakmak amacıyla yazılmış. Yıkılan camiler, her yerde yüz ve retina tarayan kameralar, turistik yer olarak sunulan camilerin içerisine ekstra yerleştirilen kameralar, "aile olmak" programı, namaz, kıyafetler, yüzler, ifadeler, İslam'sız ve ailesiz büyümeye zorlanılan çocuklar, eğitim kamplarında asimile edilen gençler ve daha nicesi. Bunlar yalnızca Müslüman Uygurların maruz kaldıkları. Bir de yazar ve arkadaşının karşılaştıkları engellemeler, sorgulamalar var ki insan oradaki Müslümanların hissettiklerini tahayyül bile edemiyor. Çin her ne kadar camileri yıkıp minareleri tıraşlayarak sokakları silinen bir hafızaya dönüştürmeye çalışsa da netice yalnızca hüsran ve mağlubiyettir. Halklara acıdan başka bir şey getirmeyen ve devletlerin sadece gücünü tüketen bu kavganın kazananı yine İslam olacaktır.
Kitabı okurken neler hissettiğimi anlatmaya kalksam kelimelerim kifayetsiz kalır. Yazarı cesaretinden dolayı takdir ediyorum ve bu eseri bize sunduğu için çok teşekkür ediyorum