Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar kendini başarıyla geri plana almasını bilmiş ve ortamı olabildiğince kahramana bırakmış. İlber Hoca da topu hiç çevirmeden anlatmış. Hoca'nın bugünkü durumunun tesadüf olmadığı çalışmayla iyi bir altyapı ve iyi bir bellekle bu işlerin olduğunu görüyoruz.Yazarın kitapda isteyip de ulaşamadığı nokta Hoca'nın aşk hayatı olarak kalmış. İlber Hoca ser vermiş sır vermemiş bu konuda....
Kitapta Halil İnalcık ile yapılan söyleşiye nazaran daha çok biyografik kelamlar var. Saçma sapan sorular da var. "Patavatsızmısınız", "kibirlimisiniz" gibi. Ama hoca bunlara muhteşem yanıt vermiş. Bu yanıtlara kendim de sahip olduğum için hocaya olan sevgim kat kat arttı. Ayrıca şunu söylemek isterimki İlber hoca, bir Osmanlı tarihçisi olmasından ziyade gerçek bir Osmanlı. Hocasından bile daha çok Osmanlı..
zaman kaybolmaz,bir söyleşi veya bir biyografi anlamında bence başarılı. Ayrıca, Cumhuriyet döneminin her kesimden birçok ünlü şahsını bizzat tanıyan birisinin onlar hakkındaki kişisel görüşlerini duymak da bazı okurlar için oldukça ilginç olabilir. İlk aklıma gelenler şunlar: Can Yücel, Halil İnalcık, Coşkun Üçok, Atilla Koç, Mehmet Ali Baydar, Cengiz Çandar, Uluç Gürkan, Mübeccel Kıray, Mete Tunçay, Sencer Divitçioğlu, Niyazi Öktem, Tarık Zafer Tunaya, Altan Öymen, Neslişah Sultan vs.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlber Ortaylı günümüz insanını tarih okumaya özendiren önemli tarihçilerimizden. Çok iyi bir akademik altyapısı olan bir tarihçi. Günümüzde "tarihçi" olmayan çok tarih yazarı var. İlber Ortaylı yı tanımak için sıkılmadan okuyacağınız bir kitap.
tarihi sevdiren ve avamın anlayacağı hale getiren hocanın sergüzeştini okuma fırsatı bu şekilde ortaya çıkıyor. günümüz gençliğine örnek olarak sunulacak bir kişilik. tarihçiliğini ve değerlendirme biçimlerinin kaynağının görme açısından değerli bir söyleşi kitabı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlber Hoca kitabın adı gibi çoğu kez yenildiğimiz zamana karşı azmiyle, öğrenme tutkusuyla, ardında önemli metinler bırakarak zamanı yenmeyi başarmış değerli insanlardan. Kendi hayatımıza da rehberlik edebilir eğer istersek. Aynı yollardan tabii ki geçemeyiz ama hayat düsturları verir bize onun mesleğini yaşamının hayati ve eğlenceli yanı kılabilmesi...Kitap çok kapsamlı, bütünlüklü bir biyografi-söyleşi..
Okumak için 4 sene kadar geç kaldım aslında... Cemal Kafadar, Mehmet Genç, Halil İnalcık gibi isimlerle birlikte en beğendiğim tarihçilerden birisidir İlber Hoca. Zaman Kaybolmaz alt başlığıyla uzun zaman aldığı belli olan bir nehir mülakat kitabı çıkmış. Şahsi hayatı ön planda olsa bile tarihin içinden çıkamıyorsunuz. Kırım'dan, Roma'dan, İstanbul'dan, Şam'dan, Moskova'dan, İran'dan, Osmanlı'dan... Bizden yani...<br /><br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir tarihçinin,üslübü,akıcılığı müthiş olabilir,tarihi kişilere sevdirebilir, fakat ele aldığı konuyu güvenilir belgelere ve tarafsız kaynaklara bağlamassa ne üslübün ne de konunun bir değeri olur.İlber Ortaylı bu ikisini birlikte iyi yapabilen tarihçilerimizden değerinin bilinmesi ve kendisinin tanınması için bu kitabın okunması gerektiği kanısındayım.
Zaman Kaybolmaz-İlber Ortaylı Kitabı, İş Bankası Yayınlarının Nehir Söyleşi serisinin 19. kitabı. Adından anlaşılacağı üzere, bir biyografi kitabı. Emsallerinden farkı, soru-cevap şeklinde gerçekleştirilmiş olması.624 sayfalık eser, hem bu özelliği hem de iyi kurgulanmış yapısı ile okuyucuyu sıkmak bir yana, bir solukta okunuyor. Prof. Ortaylı, 2000 yılından itibaren popülerliğinin zirvesine yerleşti ve ard arda da kitaplar çıkardı.(Gerçi bunların çoğu kendisinin makale ve konuşmalarından derleme) Allah vergisi müthiş bir zekâ ve hatırlama gücü de tarihçi kimliğini doyumsuzlaştırıyor. Zaman Kaybolmaz’da Ortaylı’nın ta lise hayatından başlayan inanılmaz azmini, kararlılığını, bilim için fedakârlıklarını buluyorsunuz. Bunun yanında modern bir evliya çelebi olan Ortaylı ile tüm coğrafyayı, üzerindeki tarihi olaylar eşliğinde geziyorsunuz. Zaman kaybolmazı zaman geçirmeden okuyun.
İlber ortaylı'yı tanımak için mutlaka okunması gereken bir kitap.Türkiye'nin bence en önemli birkaç tarihçisinden bir tanesi.Çok sürükleyici bir söyleşi olmuş.herkese tavsiye ederim.<br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okurken bir hayatı değil onlarca hayatı aynı anda yaşamış, yaşıyor olan birini kavramaya çalıştığını, dolayısıyla çok mütevazi olması gerektiğini çok iyi anlıyor insan. Tabii olarak da içinizi kemiren müthiş bir eksiklik, bir türlü kuşatamama hissiyle beraber giden kitabı okuma açlığı, sayfaları çevirdikçe azalacağına artıyor. Nilgün Uysal'a teşekkürler, okunurken tempo hiç düşmüyor. İlber Hocaya soru sormanın cesaret istediğini herkes bilir; hem bu cesareti bulduğu, hem de kendisine İlber Hoca tarafından bu fırsatın verilmesini sağladığı için...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
müthiş heyecamlı bir sohbet. kitap bitene kadar elinizden bırakasınız gelmiyor. her şeyden önce İlber Ortaylı gibi bir hocanın kitaplarını okurken onun hakında bilgi sahibi olup da kitaplarını okumak ayrı bir zevk veriyor insana doğrusu...
Genelde tarihimizi, özelde İlber Ortaylı'yı veya başka bir ifadeyle ilber Ortaylı üzerinden tarihimizi röportaj sürükleyiciliği ve sohbet tadında öğrenmek isteyenler için mutlaka ama mutlaka okunması gereken bir kitap. İlber Ortaylı ile sadece tarihi değil, aynı zamanda dünyayı da geziyor ve hem tarihi, hem de farklı coğrafyaları ABD'den Rusya'ya ve İran'a kadar dolaşıyorsunuz. Herkese tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlber Hocanın değerli bir hoca olduğunu biliyordum ama söyleşi şeklindeki bu kitabı okuduktan sonra hem tarihe dair bazı ayrıntıları hemde İlber Hocanın hayatı hakkında biraz bilgiye sahip oldum.Söyleşinin yansıtılışı çok hoş, sanki soru cevap kısmında ordaymışsınızcasına zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.Bir kere Hocanın hayatı gezmekle geçmiş diyenlere hiç katılmıyorum bunu diyenler hocanın dilleri öğrenmek için harcadığı zamanları makaleler için göstermiş olduğu çabayı gözardı ederken hocanın emeklerine saygısızlık ettiklerini unutmasınlar.Söyleşiden Hocanın ukala bir hali olduğunu hissettim ama, açıkçası hak ediyor.Bu kadar bilgi birikimi üzerine kendisine sözünün üzerine söz söyleyebilecek çok az adam var zaten.Bir de Hocanın hayatını anlatırken bahsettiği insanlarında ne kadar donanımlı ve değerli insanlar olduğunu görüyoruz.Okumak isteyenler için zaman kaybedeceklerini düşünecekleri bir kitap değil bence okusunlar.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap hakkında iyi bir yorum yazmak için herhalnde en az 10 sayfa yazmak gerekiyor. Bu nedenle tavsiyem sadece şu: mutlaka ama mutlaka okuyun ve nasıl bir zenginliğe sahip olduğumuzu kendi gözlerinizle görün. Zira zenginlik sadece parada pulda değil, sahip olduğumuz değerlerdedir, aynı zamanda. İlber Hoca gibi bir değerimiz olduğu için ne kadar övünsek ve gurur duysak azdır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlber Hoca'yı tanımayan yoktur heralde. Onun hayat macerasında başından geçenleri merak edenler durmayın... Bu kitabı alın ve okuyun. Sadece İlber Ortaylıyı değil, Türkiyedeki Eğitim ve Yüksek Öğretimin tarihçesini de öğrenmiş olacaksınız. Ayrıca kendi yaşam kesitine denk gelen yıllardaki toplumun sosyolojik değişimlerini de hocanın tarih yorumlarıyla öğreneceksiniz.
İlber Ortaylı, son zamanlarda tarih ve kültür çevrelerinde ismi çokca zikredilen tarihçilerimizden birisi. Kendine has tavırları, mimikleri, engin bilgisi ve bir nevi karizması itibariyle son zamanlarda oldukça ilgi çeken nadir tarihçilerimizden.
Bilirsiniz, Türk halk ve popüler kültürü bağlamında bir tarihçinin çok dinlenmesi, ilgi görmesi, adının çok duyulur olması pek de rastlanır bir şey değildir. Bu geleneğin az da olsa kırılmasında bence, son zamanlarda Türk halkının tarihe olan ilgisinin artması en büyük neden. Türkiye'nin stratejik öneminin tekrar gündeme geldiği; Ermeni sorunu, Lübnan'ın iç sorunları, K.Irak ve Kerkük gibi sorunlar sebebiyle tarih muhasebemizin tekrar tekrar yapılageldiği bu günlerde, ünlü bir tarihçiye olan ilgi de artıyor. Diğer bir sebep de İlber Ortaylı'nın siyasi herhangi bir polemiğe girmemesi, sadece bilimsel çalışmaları ile tanınması. Zaten olması gereken de bu. Zira Türkiye Cumhuriyeti tarihinin çok büyük bir kısmı bu anlamsız siyasi polemiklerle heba oldu. Sırf daha muhafazakar veya daha sosyal demokrat veya daha sosyalist vs. yaftalarla bir çok değerli sanatçı ve bilim adamımız ve çalışmaları resmen güme gitti. Bu konuda benim ilk aklıma gelenler Necip Fazıl, Sezai Karakoç, İdris Küçükömer, Hikmet Kıvılcımlı gibi kişilerdir.
Bu kitap, İş Bankası'nın Nehir Söyleşiler başlığı altında yürüttüğü çalışmalardan bir tanesi. Kitap bir önsözle başlıyor. Önsözde söyleşiyi yapan Nilgün Uysal'ın kitaba ilişkin kısa bir özeti var. Hangi tür okuyucunun özellikle hangi bölümleri okumakla başlayabileceğini anlatmış. Yani, okuma maceranızı kitabı başından sonuna doğru değil de ilgilendiğiniz bölümleri önceden seçerek de yapabilirsiniz. Zira, yazarın çocukluğu, ilk gençlik yılları gibi konular doğrusu, bazı okurları pek de açmayabilir.
Söyleşiler 2003 yılında başlamış ve 2005 yılında bitmiş. Söyleşiler 23 bölüm altında düzenlenmiş. Benim en çok hoşuma giden bölümler şunlar:
- Yirminci bölüm: Biz devlet için ölür, Bir yandan da devleti soyarız - Yirmi birinci bölüm: İltica edenler daha ulusçudur..Ben de - Yirmi üçüncü bölüm: Topkapı Sarayı'nda Tarihi koklamak
Kitabı, yoğun akademik bilgilerin verildiği, tarihi, sosyolojik konularda uzun uzun konuşulduğu bir eser olarak görmemek lazım. Zaten bu amaçla da yazılmamış. Kitap, tarihçi hakkında daha önce okumuş, eserlerini incelemiş ve onun hakkında daha ayrıntıya inmek isteyen kişiler için daha uygun.
Ancak kitap, bir söyleşi veya bir biyografi anlamında bence başarılı. Ayrıca, Cumhuriyet döneminin her kesimden birçok ünlü şahsını bizzat tanıyan birisinin onlar hakkındaki kişisel görüşlerini duymak da bazı okurlar için oldukça ilginç olabilir. İlk aklıma gelenler şunlar: Can Yücel, Halil İnalcık, Coşkun Üçok, Atilla Koç, Mehmet Ali Baydar, Cengiz Çandar, Uluç Gürkan, Mübeccel Kıray, Mete Tunçay, Sencer Divitçioğlu, Niyazi Öktem, Tarık Zafer Tunaya, Altan Öymen, Neslişah Sultan vs.
En son olarak; esasında pek de önem vermediğim bir konuya değineyim: İlber Bey'in genel tavırlarının umursamaz veya snob olup olmadığı konusunda. Evet, bir çok yerde gördüğüm, okuduğum, bu kitap ta da kısmen yer alan bir konu. Böyle bir durumu şahsen ben de görüyorum, ama bunu İlber Ortaylı'nın gerçekten değerli bir tarihçimiz olduğu gerçeğinin çok çok arkasında olması gereken bir ayrıntı diye görüyorum.
Kendisine Topkapı Sarayı Müdürlüğü görevinde de başarılar diliyorum. Umarım kitapta belirtilen birçok hukuki, bürokratik,mali engeli aşar da bu Sarayı'mız hakkıyla gezilebilir hale gelir.
Kitabı çok beğendim.Elime alırken aklımdaki düşünce İlber Ortaylı'nın hayat hikayesini okumaktı ve aradığımı fazlasıyla buldum.İlber Ortaylı bizlere kaliteli bir eğitim için,hayatta başarılı olmak için gerekli olanın para değil insanın kendi kişisek özelliklerinin gerekli olduğunun yaşayan bir öreneği.Devlet üniversitelerimizden nasıl bir cevher çıkmış.Kendi özverileriyle.Kitabı okudukça,kendi gençliğimin ne kadar beyhude geçtiğini anladım.