81Yorum
rmujdat01
04.12.2006
bütün romanlarında zaman ve mekan duygusu hemen belli eder kendisini. Anlattığı olayların nasıl bir atmosferde cereyan ettiğini oradaymış, o insanlarla birlikte yaşıyormuşçasına hissederiz. Dış mekan tasvirleri, sokaklar, evler, evlerin iç yapısı inceden inceye tarif edilir. Sıra insanlara geldiğinde de sürdürür ayrıntı zenginliğini Balzac. Kişiler, şişman, uzun, esmer, güzel ya da yakışıklı gibi hem fiziksel görünümleriyle, hem de kullandıkları eşyalar ve giysilerle birlikte canlandırılır. Burjuva insanın maddi hayat ve eşya ile organik ilişkisidir anlatılan. Bu insan tipinin ruhu, sahip olduğu maddi değerlerde gizlidir.

stokgoz
02.12.2006
Bu kitabı şimdi bitirdim fakat pek fazla şey öğrendiğimi söyleyemem. Kitabın dili sanırsam belli bir bilgi birikime sahip olan kişilere hitap etmekte bunun için sadece kültürün ne olduğundan başka elle tutulacak bir biçimde öğrendiğim bir bilgi yok diyebilirim.
postacı32
Kitapkurdu
01.12.2006

Kitap, yazarın 1993 yılının Nisan ayında İzmir'de yaptığı konuşmanın metninin kitaplaşmasından oluşmuş.
Dünya sisteminin gündemindeki Türkiye ile kendi gündemini oluşturmuş Türkiye aynı şey değil.
Birincisi için millete ihtiyaç yok, İkincisini ise sadece millet var edebilir.
Millet meselesine eğilmek, gözü kapalı sistem karşıtlığı yapılamayacağı gerçeğini yakalamanın ön şartıdır.
"Evvel refik, ba'd el tarik."
Önce yoldaş, sonra yol.
Eğer birlikte yürümeyi başaracağımız olgunluğa sahipsek ya da buna ulaşabilirsek, ondan sonra nereye gideceğimiz konusu önümüzde açılır.
Bu yüzden "Bir millet nasıl olunur?" sorusu bir millet olmaya adım attığımız zaman cevaplandırılabilecek bir şeydir...
aalphan1982
12.11.2006
İsmet özelin güzel eserlerinden birisi daha.ismet özel kitabında kültür medeniyet kavramlarını batı medeniyetinin dünya üzerinde nasıl bir hüküm kurduğunu anlatmış.fakat biraz daha açık bir dille yazılabilirdi birde paragraf sonlarına köşeli parantez içerisinde sayılar eklemiş onların manasını arkadan bakmak gerekiyor böylece konunun bütünlüğü kaçmış.bunu kitap içerisinde olay akışına göre verse daha akıcı olurdu.ama güzel hazırlanmış bir kitap.okumanızı tavsiye derim.
mcan33
12.10.2006
Küçücük ama içeriği bir bilgenin yıllarını verdiği, bilgi birikimini; damıttığı birikimini bir solukta okuma imkanı buluyorsunuz. Ayrıca medeniyet, batı, islam, türklük konusunda bilinen bazı fikirlerin aslında kalıplaşmış, ama başkalarının empoze ettiği fikirler olduğunu anlıyorsunuz.<br /><br />Aykırı şairden aslında aykırı- ama doğru- bir kitap diyebiliriz.
Faruk Öztürk
06.10.2006
ismet özel özel bir safhada bu kitabıyla. nihayetinde olması gereken mecraına geliyor insanlar. çok gezdi düşünce iklimlerinde. milli birliğin önemini ve millet olma yani her Türk'ün kalın olması gerektiği gerçeğini anlamış gözüküyor.
ssew
Kitapkurdu
04.10.2006
Elinden iş gelip de üzerinde toplum baskısı denilen şeyi hissetmeyen ve bu baskıyı bir biçimde etkisiz kılma çabası göstermeyen insan yok gibidir. Bir toplum baskısı, yani bir otalamaya rıza dayatması her alanda kendini gösterir. İrili ufaklı cinci hocaların tümü onlar beni aldatacağına; ben onları aldatayım mantığını yürütür. Bu mantıkla hareket ettikleri için de geçerli mantığın eyyamcılık gibi belirmesine hizmette kusur etmemiş olurlar. Kalın Türk olarak benim dert saydığım, yükünü çektiğim şey üzerimdeki toplum baskısını hafifletmeye, aldatmacanın belasını savmaya matuf değildir. Tıpkı şarap gibi aldanmanın ve aldatmacanın bir iyi, bir de kötü tarafından bahsetmek mümkündür. Bana aldatmanın gizliliği dert olmuştur. Sahiciliğe kavuşmak, mümkünse birini daha sahicilikle buluşturmak için çırpındım. Çırpındıkça çevikleştim ve kalınlaştım.

krallll
08.09.2006
arkadaşlar bu kitabı roman okur gibi okumayın lütfen.bazı yerlerin altını çize çize irdeleye irdeleye okuyun.çünkü medeniyet kurmamızın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlatan bir kitap yok.batı medeniyetlerinin esiri olmayalım.bu kitabı da lütfen okuyalım........
ketermalkhot
Kitapkurdu
24.08.2006
İsmet Özel show yapmaya bayılan bir yazar, aslında tüm dünyanın kendisine hayranlıkla bakmasını arzulayan biri. salt bu nedenle milletinin de dünya hakimiyetini arzulayan bir milliyetçiliğe saplanmaya başladı. bazı zekice tespitlerinin yanında gitgide kontrol etmekte güçlük çektiği fikirlerinin nereye ulaşacağını herkes merak ediyor. Ancak İsmet Özel'in hayran kitlesinin erimeye başlamış olması İsmet Özel'e çok şey anlatabilir. Kalınlaştıkça etrafındaki kişilerin sıkıştığından kaçtığını görmesi gerekiyor. 1980'lerde Oruç Auroba'yla girdiği bir "Heidegger Faşist miydi" polemiği vardı Heideggere yönelik olarak "Dahi Bir İnsan Faşist Olabilir" tezini savunuyordu. İ. Özel son yıllarda kendini dahi görüyor olabilir.
gok36
20.08.2006
Medeniyetler çatışması savına karşı geliştirdiği görüşlerini bir konuşmasında paylaşan yazar, daha sonra bu konuşmayı kitap haline getirmiş. Medeniyet kavramından, soğuk savaşa, dinin ideolojinin bir aygıtı haline getirilmesinden dünya sistemine pek çok konuda alışılmışın dışında fikirlerini okuyoruz.
Engin Can
17.08.2006
medeniyetler savaşı diye bi şyein olmadığını sadece batı medeniyetinin olduğunu anlatmaya çalışan ismet özelin konuşmalarından derlenmiş bi seferde okuyup başından kalkacağınız hoş bi eser.okumanızı tavsiye ederim.
holdencaulfield
08.08.2006
ismet özel i anlamıyorum diyen kişi arttıkça ismet özel ne hissettiğini merak eidyorum aslında tahmin bile ediyorum... biz bu tür, dahi adamları, "anlamıyorum" olayına/ durumuna takılı kaldıkça gereçeği ıskalıyoruz. dahası adamın söylediği her şey onun anlaşılmama gizemiyle örtülüyor. böylece söylenenler bir yerde kalıyor "söylenenleri anlayamıyorumdan" kaynaklanan anlamama durumu başka yerde. yani bu metinleri anlamamamıza yolaçan şey, metinlerin anlaşılmazlığı değil kendi kuruntumuzda ibaret bir şey. anlayamıyorum diye sızlanmaktan başka bir şey değil. kendi yarattığımız anlaşılmayan şeyler var ortada.
diplimit
Kitapkurdu
02.08.2006
Elit bir çalışma.Özel, anlatmak istediğini çok rahat bir biçimle yansıtmış.Yazarın belkide en verimli dönemine atıftır bu rahatlık.Düşünseli kaleme ustaca dönüştürerek bilgesel izler bırakıyor okuyucuda.
munis_edip
29.06.2006
ismet özel benim için hep alışılmışın dışında yaşayan hep orijinal doğruyu farkedebilen idrak ettirebilen bir bilgedir..bu kitabı da gerek üslubu gerek savunma mekanizması gerek de hücumlarıyla güzel bir ismet özel parafı..huntington'un tezi bir komplo teorisi olarak ortaya çıktı..ve bu teori ki bilimsel olduğunu sanmıyorum, tüm dünyada rağbet gördü ilgi çekti tartışıldı..dünyanın sonunu getirmeye çok meraklı olan lakin kendi sonunun nereye varacağını kestiremeyen ve belki de kendi sonunu bilemediği için dünyanın sonuna takan sabun köpüğü beyinli aydınlarımız tarafından da çok tartışıldı bu kitap..tartışma ise nedense hep tez lehine sonuçlanıyordu..çünkü biz kendimize dünya üzerinde devletler muvazenesinde layık olduğuımuz yeri layık görmezken. başklarının eğreti suratımıza çarptığı makamı el pençe divan- reverans karışımı tavırlarla memnun kabul ediyoruz..çünkü ismet özel burada çok güzel bir tespit yapıyor: biz medeniyet değiliz..ve bir medeniyet olarak görülmek hoşumuza gidiyor..ilgi çektiğimizi sanmak gururumuzu okşuyor..burada halimizi kendini unutmuş sokaklarda kahkahalarla gülen hafifmeşreb kızlara, yaz günü kız ayartmak için saçlarına avuçla jöle süren sonra sıcaktan suratlarına süzülen jöle eriyiğini pantolonuna silen esmer çapkınlara benzetiyorum..bu kadar yabancı ve bu kadar yabanız dünyaya..ismet özel kitabında tartışma özellerine girmiyor ama genel seyir bize nerede olduğumuz ve aslında nerede olmamız gerektiği konusunda fikir veriyor bizlere..
ada_cey
01.06.2006
İsmet Özel basından ara sıra okuduğum bir yazar Cumhuriyetin İslamiyet in gelişmesinde katkıları doğrudur.
Medeniyetler çatışması ABD’nin bir oyunu Türkiye’ye de burada önemli bir rol verilmiş olduğu görülüyor.
Araplaraysa sadece belli sahnelerde görülebilen figüranlar durumunda rollerle yetinmek zorundalar çünkü Suriye, Ürdün, Irak, Kuveyt, Katar , Fas, Tunus, Cezayir, Yemen ve Libya gibi ülkeler bırakın birbirlerine yakınlaşmayı fırsat buldukça birbirlerine savaş açtıkları gözlenmektedir Arap Müslümanlar yıllarca Osmanlının hakimiyetinde serbest bir yaşam sürmelerine rağmen Osmanlının güç kaybettiğini gördükleri zaman hemen İngilizlere ve Fransızlara yanaşmışlardır İsmet bey bunlardan nasıl bir birleşme beklemektedir doğrusu anlayamadım. Saygılarımla 01/06/2006
inanoz35
21.05.2006
arkadaşlar kitap daha çok konusu hakkındaki diğer kitalardan derlemeler ve çevirilerden meydana gelmiş yazar kendi yorumunu en son yaparak kalıcılık sağlamak istese de güzel bir "medeniyetler çatışması" mozağiği oluşturmuş<br />
DarkSense
Kitapkurdu
19.05.2006
İsmet Özel bu eserinde medeniyetler çatışması üzerine verdiği konuşmasını yayınlamıştır. Eserde, çoğu kimsenin bildiği Huntington'un "Medeniyetler Çatışması" adlı esrine eleştriler mevcuttur. Huntington'un medeniyet tanımına tamamen karşı çıkan yazar bu bağlamda kendi görüşlerine yer vermiştir. Huntington kendi medeniyeti olan Amerikan medeniyetine karşı bir medeniyeti öncelikle hedef gösterip sonrada çatıştırarak kendi medeniyetine çıkar sağlmaktadır.Batı bunu yüzyıllardır yapmaktadır. Günümüzdede hedefi İslam olarak göstermektedir. Bu bakımdan çok akıllı olmalıyız ve batının oyununa gelmemeliyiz. Huntington'un ve batılı düşünürlerin batı medeniyetini üstün tutan tezlerine karşı bir anti tez üretmeliyiz. Bunu iyi yapan belkide bir kaç (Kalın) Türk den biri İsmet Özel dir. O bakımdan bu kitabı tavsiye ederim. Artık popülist politikalardan sıyrılıp düşünce üretmeliyiz...
gokmavi
Kitapkurdu
19.05.2006
ismet özel bu kitapta medeniyetler çatışması tezini irdelerken aynı zamanda bu tezin eleştirisini de yapıyor. genel geçer dünya kriterlerinin eleştirisi olması nedeniyle defalarca okunması gereken önemli bir kitap diye düşünüyorum. ayrıyeten türk milliyetçiliğini Türkiye sınırlarında hapsetmek gerektiği düşünceside Türk milliyetçiliğinde taptaze bir yaklaşım.
Albagubra
Kitapkurdu
25.04.2006
Medeniyetler Çatışması tezi hep dünyayı büyük bir savaşa sokmanın meşrulaştırılması gayreti olması yönüyle eleştirildi. Eleştirilerin derinliği bu görüşte kilitlenmekteydi. İsmet Özel'in Kalın Türk kitabıyla yeniden ifade etmiş olduğu Medeniyetler Çatışması tezi eleştirisi, daha önceki eleştirilerin tamamen ötesine geçen belki de tek eser. Hele Türk ve Türkiye eksenli bir eleştiri olması dolayısıyla "gerçek" bir bakış açısını da ortaya koymuş oluyor. Dolayısıyla İsmet Özel gerçekçi olarak imkansızı istemenin harikulade bir örneğiyle yeniden karşımızda. Önce medeniyet kavramının içini yeniden dolduruyor, sonra da dünyada kaç tane medeniyetin yaşadığını, kaç tane medeniyetin ise yaşamadığını belirginleştiriyor. Türkiye'de siyasal İslam adı altında yürütülen faaliyetin Batı Medeniyetinin bir parçası olduğunu da zihinlere yerleştiriyor. Bunların ötesinde soğuk savaş, kapitalist düzen ve pek çok kavramı netleştirerek zihinleri yoruyor. Ama dediği gibi çoğu zihin yormaya gelmez, en azından zihinlerin meşgul edilmesi de bir fayda. Bu noktada, ayrıntıya girmeyen ama meseleleri temelden ele alan bir metin.
KY-1631
19.04.2006
Yıl:1993 , Yer: İzmir... "Medeniyetler Çatışması Üzerine" bir konferans var ve İsmet Özel konuşacak.... Medeniyetler çatışması henüz günümüzdeki şekliyle mahiyet bulmamış. Türkiyede İslami hassasiyete sahip olduğuna inanılan kesimin yükselişi sözkonusu... Bu kesimde herkesin "devlet"le ilgili umutları var. İsmet Özel, Medeniyetler Çatışması üzerine konuşuyor... Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başörtüsü ile ilgili müraccat yapılmadan İsmet Özel diyor ki:"bütün batılılaşma etkinliklerimizin, Batılılaşma yönünde atılan adımlarımızın her zaman İslami bir gerekçesi olmuştur. Yani daha Müslümanca olanı budur deyip Batı tarzı bir kurumu ya da yaklaşımı benimsemişizdir." diyor. 11 Eylül yaşanmamış, Türkiyedeki tecrübeler yaşanmamış ve İsmet Özel önümüze 1993 yılında bu olanlara yönelik önerilerde ve tespitlerde bulunuyor. "Millet olmaktan" bahsediyor, bize yönelik... Hâla millet olamadıklığımıza bakıyorum, çözümü aramaklığımıza bakıyor, bir de 1993'de söylenen ve 2006 Yılı Nisan'ında karşımıza çıkan "Kalın Türk" kitabına... Daha yürüyecek çok yolumuz var, eğer yol kaldıysa....