Bu kitab bence açklayan en önemli söz, kitabn nsözünde bulunan ve beni şoke eden şu bilimsel gerçek oldu. "Kurtlarla karşlaştğnızda, eğer kurt sesi çkartamazsanız kurtların hedefi haline gelir ve onlar tarafından parçalanırsınız. Eğer onların taklidini yaparsanız onlarda sizi kurt sanp yanınızdan geçer giderler. ve sizde kurtulursunuz." Kelimeler aşağ yukarı böyleydi. Abdülhamit'in o tarihte kimlerle, hangi ülkelerle ve nasl savaştığını, akl ipinde onlardan her zaman bir adım önde olduğunu sanırım bu bir kaç kelimelik söz en iyi anlatıyordur. Osmanlı imparatorluğunun gerilemem dönemine ait, hasta adam olarak nitelendiren bir imparatorluğun nasıl didimdik ayakta kalmaya çalışytığını ve bunu başarma eğilimine refleksine girmeye başladığı zaman, içte ve dışta bulanan vatan hainlerinin- bugünde olduğu gibi- nasıl devreye girdiğini, tüm bunlara rağmen sultanın yinede anlam veremedğim bir şeklide bu kişileri cezalandırmak yerine, yeri geldiğinde mükafatlandırıldığını gördüm. Osmanlının hiçte banaz sayıacak bir kapasite de olmadığını hatta ilk kız okullarının sultan Abdülhamit döneminde olduğunu öğrendim. Sultanın giriştiği akılcı ve kendinden emin bir tavırla giriştiği hamlelerle ülkesini nasıl savaşa sokmadığını, tüm düşmanların niyetlerini akıl almaz bir şekilde geri püskürttüğünü gördüm. Böyle güzel bir manzaranın nasıl son bulduğunu ise gözlerimde hafif bir nemle karşıladım. Ama tarihim hakkında bana öğretilmeyen, kitaplarımda okutulmayan, ve üstün körü anlatılan bir çok olayın iç yüzünü okudukça tarihimi ve geçmişimi büyük bir sevinçle bir kez daha kucakladım. Eminim diğer okuyucularda bu kitaba ulaştığında ne demek istediğimi anlayacaklardır. sözlerime devrini kapatan bir sultanın sözleriyle, kitaptan bir alıntı ile son vermek istiyorum. "Millet birbirini krıp geçireceğine bırakın beni öldürsün."