27 Mayıs İhtilali ve Sebepleri
27 Mayıs İhtilali ve Sebepleri

Kitapyurdu Fiyatı: 150,00TL

75Yorum
a.okyay
25.02.2010
Kitap, 1960 ihtilali üzerindeki bitmek bilmez "küçük siyaset" tartışmalarının bir parçasıdır. Eğer ki siyasi tarihimizin bu bölümü hakkında genel ve bilimsel temelleri olan görüşler yerine kavganın göbeğindeki minyatür binlerce detayla -her iki kanattan da- ilgi duyuyorsanız okuyabilirsiniz. Onun dışında, henüz olayın dumanı üzerindeyken çalakalem yazılmış bir broşür olup, üzerinden 50 yıl geçmiş bir hadiseyi soğukkanlılıkla ve etkileri tam bilinerek anlatan başka kaynakların yanında zayıf kalmaktadır.
aspırıne
Kitapkurdu
23.12.2009
kitap 1960 lı yıllarda fransızca olarak yazılmış daha sonra ise türkçeye çevrilerek okurlara sunulmuştur. şunu belirtmeliyim ki yazar bu kitapla ilgili olarak yargılanmış ve beraat etmiştir. dava açılma sebebi ise türkiye yi dışarıda kötü tanıtmaktır. kitabı okuyunca öyle bir amacı olmadığını anladım ancak, kitabın tarafsız bir gözlede yazıldığını söylemek çok güç. inönü ye duyduğu nefreti her kelimesinde dile getiren birisinin tarafsızlığından söz edilemez sanırım. kitap yanlı bir bakış açısıyla bazen doğruları bazende yazarın doğru olmasını isteyeceği ama aslında böyle olmayan konulardan ibarettir. ben bu kitabı yanlı tutumundan dolayı kimseye tavsiye edemeyeceğim. çok detaylı bir anlatımı da yok zaten . daha çok CHP ve inönünün kötü taraflarını anlattığı menderesi sevdiğini anlatan bir kitap olmuş. bir yerde türk milletine karınca sürüsü diyor. umarım ben yanlış anlamışımdır.
müna
03.10.2009
ihtilali yaşamış ve siyasi olaylarla yakından ilgili olan yazarımız Ali Fuat Başgil, Fransa'dayken yazdığı bu eserinde Fransızları bilgilendirmek için ayzdığından biraz farklı gelebilir.<br />
Alplerin
Kitapkurdu
06.08.2009
27 Mayıs'a, gelişine soğuk beyinle bakabilmiş ve 27 Mayıs darbesi olduktan sonra çilesini çekmiş bir insanın, hazin hatıraları
selahattinay
03.01.2009
böyle tarafsız böyle güzel bir kitabı nasıl yasakladılar anlamadım..<br />Ders kitabı olması gereken bir eser.. tamamen tarafsız yazılmış. her yönü ile inceleme doğru teşhislerde bulunma şansı yakalıyorsunuz..hem çok güzel etmiş. hem de tüh be neden böyle yaptı ki diyorsunuz okurken..<br />kaçırılmaması gereken bir eser
KY-33840
14.08.2008
Rahmetli yazarın eserini okuyorum. O günlerde olan biteni akıcı, anlaşılır bir dille okurlara sunmuş. Sıkılmadan okuyabiliyorsunuz. Gerçekten o yıllarda yaşananlar ile yakın zamanda yaşadıklarımız ne kadar benzer.. Ne de olsa halkın karşısında olan bir "zihniyet" her zaman var!
Serpil Bölükbaşı
yazar kötü ve anlaşılamayan karanlık bir dönemi anlatmaya çalışmış.tarafı belli ancak tarafsız olmaya çalışmış.
qubra
Kitapkurdu
01.05.2008
Çok güzel, akıcı o dönem ki olaylar tarafsız bir yaklaşımla anlatılmaya çalışılmış ihtilalin hazırlık sahneleri ve sebeblerini anlamak için çok güzel bir kaynak.
Tufan Akcagöz
Kitapkurdu
03.03.2008
Şartlar elverseydi belki de Cumhurbaşkanı olacaktı Başgil.. 27 Mayıs'ı farklı bir bakış açısıyla anlamlandırmak isteyenler için kaçmaz bir kitap...
doremi
Kitapkurdu
15.09.2007
Harika bi yapıt. Objektifliğiyle yazarımız yakın tarihe ışık tutuyor. O dönemleri merak eden ve gerçek nedenleri bir türlü anlayamayanlar için bir çırpıda okunacak arşivlik bir kitap
Yasin özcan
Kaşif
17.07.2007
Bu kitap,yakın tarihe ışık tutan bir kaç eserden bir tanesidir.Ali Fuat Başgil,gayet dürüst,ilim sahibi,alçak gönüllü bir zat olarak tanınıyor.Milli ve manevi değerlere düşkün bir isim.Körü körüne taassup yerine aklın ve ilmin hakemliğini savunan bir insan.Tabi ki onun da bazı hataları var ve bu kitapta oldukça da sırıtıyor doğrusu.Bu hatalara değinmeden evvel bir kaç noktayı ele almakta yarar var.

Aslında İhtilaller bu topraklarda yaşayan ve az da olsa tarih bilgisi olan kimselere pek de yabancı değil.Osmanlı örneği vermeden daha eski zamanlara bir göz atacak olursak eğer.Diyebiliriz ki "İhtilalcilik" Türkler de,bir gen meselesidir.Yani bu Milletin kanında bir "İhtilalcilik" olgusu sürekli bulunmuştur.Abbasi döneminden itibaren Türkler bu "İhtilalcilik" mesleğini uygulamışlardır dersek herhalde mübalağa etmiş olmayız.Abbasi halifesi El Memun dan itibaren İslam ordusunun Türkleştirildiğini biliyoruz.El Memun'un Türklere karşı aşırı bir sevgi beslediği ve ordusunu onlardan oluşturduğu malum.Kendisinden sonra tahta çıkacak olan kardeşine de bu politikayı yürütmesini tavsiye etmiştir.Kardeşi de bu politikayı uygulayıp,ordusunu tamamen Türk unsurlarla donatmıştır.Bu politika daha sonra Abbasi hükümetinin aleyhine dönecektir.İstedikleri zaman bir sultanı indirip yerine yine o aileden istedikleri birisini tahta oturtacaklardır.Bu uygulama Selçukluların gelmeleri ile de devam edecektir.Sonuçta gücü eline geçirmiş olan kuvvet,her yaprak sallandığı zaman veya menfaatlarına ters düştüğü zaman bu gücü kullanacaktır.Abbasi idaresi bu yüzden çok çekmiştir.Artık bilemiyorum onların bedduasımıdır nedir daha sonra aynı silah Osmanlıları vuracaktır.Hani derler ya tarih tekerrürden ibarettir diye.İşte Abbasi hanedanı tam olarak ortadan kaldırıldıktan sonra,dünyanın yeni gücü de ortaya çıkmaya başlar.Bu yeni güç Osmanlı imparatorluğudur.Osmanlı ilk başlarda bir futuhhat devri ile gayet iyi bir yön izlerken,aşırı büyüme ile asker ihtiyacı hisseder.Bu askerleri de "devşirme" denen bir yöntem ile genelde Hristiyan aile çocukların dan yapar.Böylece ordunun asker ihtiyacını karşılar ve yola devam eder.Tıpkı Abbasi örneğinde olduğu gibi,Abbasiler Müslüman yaptıkları Türk unsurları ordu da istihdam ederken,bu sefer Türk olan Osmanlı,Müslümanlaştırdığı Sırp,Arnavut,Boşnak,Ermeni gibi unsurları ordu da kullanır.Bu devşirme denen grup ordunun bel kemiğidir.Hatta ordunun ta kendisidir.Ve adları ise "Yeniçeri" dir.Şimdi burada bazı kafatasçı arkadaşlar,Yeniçerileri küçümsemek ve onların orduda bir vazife görmediklerini,azınlık olduklarını ve bir işe yaramadıklarını söyleyebilir.İnanın bunun hiçbir değeri yoktur.Bu tamamen o arkadaşların kafatasçılığından ileri gelen bir düşüncedir ve aslı astarı yoktur.Osmanlı ordusu Yeniçerilerle zaferler kazanmış üç kıtada at koşturmuş ve yine Yeniçerilerle bedbaht olmuş hezimete uğramıştır.Yeniçeriler de tıpkı eski Türklerin Abbasilere yaptığı gibi bir çok defa Sultan indirip bindirmiş-yani tahta-bir çok Osmanlı sultanını katletmiş adeta bir terör estirmiştir.Hani derler ya ne ekersen onu biçersin diye.II.Mahmut’un Yeniçerileri imha edip ortadan kaldırması kısmi bir rahatlama getirdi ise de,ki bu 1826 yılıdır.Rahat bir şekilde geçen Abdülmecit döneminden sonra Sultan Abdülaziz bu rahatlıktan faydalanamadı.Hani başta söylediğim Türklerin genlerinde bulunan “İhtilalcilik” hastalığı nüksetti.Hüseyin Avni Paşa,Süleyman Paşa ve Mithat paşa gibi İhtilalciler,hastalıklarını tedavi etmek için Sultan Abdülaziz’i tahtından indirip katlettiler.Bu olayda 1876 yılında olmuştur.Sonra yine bir fetret devri oldu,bu dönem ise büyük sultan II.Abdülhamit han’ın saltanatı yıllarıdır.33 sene aslan gibi memleketi idare eden sultan,baskıcı ve sert bir yönetim ile bu tip uygulamalara pabuç bırakmamıştır.Fakat onun yönetiminin sonlarına doğru İttihat ve Terakki adıyla gizli bir İhtilal cemiyeti kurulmuştur.1908 yılında bu cemiyetin çalışmaları meyvelerini vermiş ve bir Meşrutiyet İhtilali yapılmıştır.Görüldüğü gibi bizim “İhtilalcilik” hastalığı geri dönmüştür.Bu adı geçen cemiyet 1913 yılında “Babıali” diye meşhur olan bir İhtilal daha yapmış ve İhtilalini sağlama almıştır.Çünkü güç yani silah diğer bir ifade ile ordu onların elindedir.Bu İhtilalci arkadaşlar koca bir İmparatorluğu yıkıp kaçmayı başarmışlardır.Ardından ise Cumhuriyet dediğimiz dönem geliyor malum. Cumhuriyet dönemi 27 yıl boyunca hiçbir İhtilale meydan vermeyecek derecede katı bir yönetim uygular.Bırakın İhtilali siyasi bir parti kurmanın sonu İstiklal mahkemelerinde bitmektedir.Bu dönemde böyle geçer,1950 yılında çok partili hayata geçilir.Artık yavaş,yavaş bir İhtilal hazırlığı yapılmalıdır.Uzun zamandır İhtilal yapılmamış ve “İhtilalciler” sabırsızlanıyordur.

İşte bu elimizdeki kitapta bu İhtilali anlatmaktadır.27 Mayıs 1960 İhtilalini,olaylara yakından tanık olmuş bizzat içerisinde yaşamış bir insan olarak.Ali Fuat Başgil hocanın kaleminden.Bu ihtilalin en büyük özelliği Cumhuriyet döneminin ilk ihtilali olmasıdır.Zaten bundan sonrası çorap söküğü gibi gelecektir.

Benim başta da ifade ettiğim gibi hoca bazı noktalarda bilinçli olarak tarihi tahrif etmiştir.Mustafa kemal’in yaptığı bazı devirimleri ! İnönü ye mal ederek onu hırpalamıştır.Tabi ki hırpalasın,İnönü gibi bir diktatör ve despotu hırpalamak belki de sevaptır.Fakat öyle anlaşılıyor ki hoca korktuğu için Mustafa Kemal’i eleştirememiştir.Aslında bir noktada haklıdır da,çünkü bu kitabı yüzünden dahi mahkemeye çıkarılmıştır.Zaten kitabın sonuna yayınevi o mahkeme tutanaklarını da eklemiş.

Son olarak şunu eklemek isterim;II.Mahmut halkı nasıl Yeniçerilere karşı ayaklandırmışsa ve onların kökünü kazımışsa,bu halk bir gün yine ayaklanır.Ve modern Yeniçerilerinde kökünü kazır.

ismail sarıkaya
27.04.2007
O dönemi yaşamış, kendiside bir bakıma demokrasi kurbanı olmuş, mümtaz bir şahsiyet Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil. Üstün bir demokrasi anlayışı ile ele aldığı 27 Mayıs'la ilgili bu kitabı dönemin belgesi mahiyetinde.
theoden
Kitapkurdu
13.02.2007
kitabı, 27 mayıs darbesi ile ilgili seminer araştırmamı yaparken kullandım. ve her aşamada mutlaka göz attığım bir kaynak oldu. Başgil'in eserinde herhangibir ideolojiye rastlamadım. yani olayları olduğu gibi aktarmış. ayrıca kriz zamanını yaşaması ve Menderes ile görüşmeleri, 27 mayıs hakkında birşey öğrenmek isteyenler için kitabı, başvurulması gerekli bir kaynak haline geitiryor
Gökhan Aydıner
28.01.2007
27 Mayıs gibi demokrasi tarihimiz için kara bir sayfaya giden yolda yaşananları Demokrat Parti öncesi dönem de dahil olmak üzere ayrıntılı ve kimseye yaranma ya da kimseyi kayırma derdi olmadan ve olayların içinde yaşayan bir kişi olarak anlatan Ali Fuad Başgil'e bu eseri yazdığı için teşekkür borçluyuz.
av_s
25.01.2007
27 Mayıs dönemini, o dönemi hazırlayan koşulları, İhtilalin sonuçlarını, dönemin aktörlerini yaşım gereği ancak bu tarz eserlerden öğrenebiliyoruz. Ama ne var ki, Yakın tarihimizde gerçekleşen bu ve benzeri hadiseleri bugün herkes mevcut siyasi görüşleri çerçevesinde değerlendiriyor. O nedenle kafamız karışık elbette...Ancak bu eser, benzerlerinden farklılık arz ediyor...O nedenle meraklısına ciddiyetli tavsiye ederim...