Başın Öne Eğilmesin Sabahattin Ali'nin Romanı
Başın Öne Eğilmesin Sabahattin Ali'nin Romanı

Kitapyurdu Fiyatı: 333,13TL

Ürüne Git
86Yorum
pinhanlal
Kitapkurdu
16.09.2011
1930/40 lara tanıklık edercesine hazmedeceğiniz arkaplanda Türkiye'nin siyasi gelişmelerini içeren çok akıcı, öğretici bir roman. Okurken gözümün dolduğu tebessüm ettiğim de oldu. Sabahattin Ali okumamışlar için özellikle çok iyi bir başlangıç roman yazmış Hıfzı Topuz.. Bu kitapta Sabahattin Ali 'nin yazdığı romanların hangi koşullarda ve etkiler altında yazdığını gördükten sonra Sabahattin Ali'yi daha yüksek bir farkındalıkla okuyorum. Ölümü hala aydınlatılmamış çok değerli bir yazar Sabahattin Ali ve onu anlatan bu roman da elbette çok değerli...
Hüseyin Zorlu
Kitapkurdu
08.08.2011
Türkiye'nin en büyük romancılarından ve aynı zamanda en büyük öykücülerinden biri sayılan Sabahattin Ali'nin hayat hikayesinde ne yazık ki romanları ve öykülerinden neredeyse hiç bahsedilmemiş. Yazar Sabahattin Ali'nin sosyalist yönünü o kadar çok önemsemiş olacak ki kitabın bazı bölümlerinde anlattığı yazarı bir yana bırakıp sosyalizm bile anlatmış. Çok sevdiğim bir yazarın hayat hikayesi diye okudum ama beğenmedim. Keşke öncelikle eserlerinden bahsedilseydi.
tufanaffan
Kitapkurdu
08.04.2011
hıfzı topuzun bütün kitaplarını okudum bu kitabıda diğerleri kadar başarılı tabi bu başarıda SABAHATTİN ALİ'nin mücadeleci hayatı hıfzı topuza bu kitabı zorlanmıcak şekilde yazmasına yarar sağlamıştır teşekkürler hıfzı topuz
CERENİMO*
Kitapkurdu
31.10.2010
Yazarın okuduğum kitapları arasında en beğendiğim kitabıdır. Akıcı bir dille ve belgelere dayanarak yazılmış bir roman tavsiye ederim.
HİDİŞKO
17.04.2010
Hıfzı Topuz'a sonsuz teşekkürler.Ülkemizin yetiştirdiği bu en özgürlükcü,humanist,bağımsızlık yanlısı değeri, bize heyecanlı,akıcı bir roman olarak tanıtmış.Tek parti döneminin son zamanlarındaki çürümüşlüğünü de bize çok güzel yansıtmış.Herşeyiyle tavsiyeye değer bir eser...
ginza
24.12.2009
Akıcı bir dille yazılmış, konusu da merak uyandıran bir kitap. Tarzını ve kitaplarını çok beğendiğim Sabahattin Ali'nin çok erken bir yaşta ve korkunç bir biçimde ölmesine üzülüyorum. Onun ölümüyle Türk okuyucusu da, yaşasaydı ortaya çıkaracağı harika eserlerden mahrum kaldı. Yazık..
Şehlevend
20.08.2009
Sabahattin Ali'nin yaşam mücadelesini anlatan bu ödüllü kitap, Sabahattin Ali'yi tanımak isteyenler için biçilmiş kaftan. Okurken ona yapılan haksızlıklar zaman zaman gözlerinizi yaşartacak. Farklı görüşlerde olsanız bile içinizdeki insan sevgisi Ona yapılan haksızlıklar karşısında kayıtsız kalmayacaktır.
KY-385571
20.08.2009
Zevk alarak okuduğum bir mücadele hikayesivoldu. Ülke olarak neden "iki ileri bir geri " gittiğimizin de göstergesi olan bir dönem resmi.
Muharrem Zengin
15.04.2009
Sabahattin Ali ile bizzat tanışmış, aynı ortamlarda bulunmuş bir kişinin kaleminden Sabahattin Ali'yi okumak çok keyifli.
irem08
Kitapkurdu
19.11.2008
serteller ve bir nevi öğrencileri olan sabahattin ali...bu kitap bana ülkemin gerçeklerinin hiç değişmediğini ispatladı...hıfzı topuza bu eser için teşekkür etmemiz şart...tarih tekerrürden ibarettir...arkadaşlar aydınlığa çıkan yolu bizlere açmış olan tüm düşünürlerimizi saygıyla anarak hayatlarından dersler çıkarmayı öğrenmek için bu kitabı mutlaka okumalısınız...
Kader Morkoç
14.08.2008
Keyif alarak okuduğum bir kitap. Sebahattin Ali hakkında bilgi edinmek isteyenlerin okumalarını tavsiye ederim. Akıcı bir uslupla yazılmış...
Huzunx
Kitapkurdu
17.07.2008
Şiddetle tavsiye ediyorum, harika bir eser, Değerli Sanatçı Sabahattin Ali'yi anlatan bu kitap aynı zamanda dönemin siyasi çalkantılarınada ışık tutmuş, CHP nin iktidar olduğu dönemde yaşananlar sosyalist sanatçı ve düşünürlerin ne denli baskı altında olduğunu okuyup bazen kızacak ve öfkeleneceksiniz, aslında demokrasi ve düşünce özgürlüğünün olmadığı ve böylesine usta bir yazarı insafsızca ve vicdansızca öldürülüp faili meçhul dosyalarının arasına kaldırılmasına kahrolacaksınız.Çok akıcı ve sürükleyici bir kitap ayrıca yazarın dili çok yalın, anlaşılır sıkılmadan soluksuz okuyacaksınız... Sabahattin Ali;Direnmeyi, bildiği yolda hiç boyun eğmemeyi, alnı açık ve başı dik olarak kısa hayatını tamamlamış, kitapta ayrıca muhteşem bir dostluk ve arkadaşlık bağlarını okuyup imreneceksiniz...
KY-518194
24.06.2008
tarihi bir kişilik olan sabahattin ali nin nasıl ve kim(ler) tarafından suikaste uğradığını ima eden,onu gelecek nesillere tanıtan hikayeleştirilmiş okunmaya değer bir biyografidir.
ozgur05
Kitapkurdu
18.05.2008
“Ne zaman aklıma Sabahattin Ali düşse içimi hep bir hüzün kaplar nedense. Belki duygu dünyasını kendime çok yakın bulduğumdan belki de yazdıklarını olağanüstü bir hayranlıkla sevdiğimden. Ama sebep ne olursa olsun onun hem şiirlerini, hem hikâyelerini hem de romanlarını doyasıya okumuş olmanın tadını herkese anlatacağım. İnsanların duygu ve düşünce dünyasına böylesine aydınlık salan bir aydının nasıl öldürüldüğünü dahi bilmiyoruz. İşte Sabahattin Ali’ye olan bu derin sevgim beni Hıfzı Topuz’un Başın Öne Eğilmesin romanına götürdü ve orada onu daha iyi tanıdım. Hem yaşadığı dönemin siyasi oluşumları içinde onu daha iyi anladım hem de duygu dünyasının satırbaşlarını öğrendim. Gerçekten de mükemmel bir anlatı bu eser. Tavsiye ederim herkese.

“Aydın adam diye ekmek parasından başka şeyleri düşünen adama derler.” diyor S. Ali. İşte o yüzden de düşüncelerini hiç ödün vermeden yayımlıyor.
“Çevren beni tatmin etmediği sürece onlardan uzaklaşmaya ve beni doyuran kitaplata dönmek zorundayım.”(s:53)

“İnsan ancak kafasının içinde yaşar, kafası hep aynı biçimde işleyen bir adam, yaşamı ne kadar zengin olursa olsun yaşamış değildir. Çok ve çeşitli yaşamaktan bir şey çıkmaz; çok ve çeşitli düşünmek gerekir.” (s:74)
“Bence bir kızla ahbaplık eder etmez aklına evlenmeyi getirmek bir kuzuyu okşarken ‘ Kaç okka eti çıkar, pirzolası nasıl olur?’ diye düşünmeye benzer.” (s: 74)
Yazarın duygu dünyası da oldukça renkli ve karışık. Kendini sürekli aşık buluyor. Ve diyor ki: “Bende aşk mıknatıs gibi bir şey, her zaman var, yalnız mıknatısa yapışan cisimler değişiyor.” Önce Yozgat’ta öğretmenlik yaptığı yıllara ait Nahit Hanım var. Ona aşık. Sürekli mektup yazıyor ama karşılık göremiyor. Diyor ki: “Açıkça ve terbiyesizce söylüyorum: Ben vücutlarımızın değil, kafalarımızın birleşmesini istiyorum.” Yazdığı bir şiirde de “Mademki aşk içkisini kabul etmeyecektin, niçin kalbimin kadehini kırdın ey yar!” demektedir. Sonra Melahat adında 15 yaşında bir öğrencisine aşık oluyor. Ve ÇOCUKLAR GİBİ şiirini ona yazıyor ve galiba şiirini adı sevdiğinin yaşı yüzünden Çocuklar Gibi.
Yazdığı bir şiirle hükümete bağlılığını ispatlamış yeniden Milli Eğitim’de görev alır. Hikâyeleri, şiirleri, romanları ve çevirileri( Yüzbaşının Kızı) ile tanınmaya başlar. Daha sonra gazeteciliğe başlar. Birçok gazetede çalışır. Daha sonra kendisi Aziz Nesin ile Markopaşa adlı mizahi gazeteyi çıkarırlar. Ama kapatılır. Merhum Paşa koyarlar adını, kapatırlar. Ali Baba derler, kapatılır. Ne yapsa baş edemez. Çalıştırılmaz. Gereksiz ve anlamsız sebeplerden kapatılan bu gazetelerdeki yazılarında dolayı kısa aralıklarla hapse girip çıkmaya başlar. Sivil polisler peşindedir ve sürekli göz hapsindedir. Ve sonunda kamyon işine girer ve nakliyecilik yapmaya başlar. İşte o zaman yurt dışına, Bulgaristan’a, kaçma planları yapmaya başlar. Ve hapishane arkadaşlarından birinin kanalıyla Ali Ertekin ile tanışır. Ali Ertekin, emniyetle ilişkisi olan eski bir başçavuştur. Onu Bulgar sınırına götürür ve orada öldürür. Ya da verdiği ifadesinde öldürdüğünü söyler. Aslında o sadece bir maşadır. Ölümün arkasında emniyet vardır. İşkence ile öldürülür. Ölüsü bulunduğunda durumu şu şekilde:

“Kafatasında çatlaklar ve sarımtırak saçlar vardı. Cesedin boyu 1.70 kadardı. Kollar kopmuştu ve çürüyen etler kemiklere yapışmış ve yer yer kemirilmişti. Gözler yok olmuştu. Giysilerinden hiçbir iz kalmamıştı. Ayakları çıplaktı. Suda yüzükoyun çırılçıplak yatıyordu.( s:250)”
eylul_deniz
Kitapkurdu
11.05.2008
Yıllar önce öğrenciyken Sinop cezaevini gezmiştik. Sabahattin Ali' yi o zaman o kadar iyi anladım ki. "Dışarda deli dalgalar, Gelir duvarları yalar." ya da "Görmek istersen denizi, Yukarıya çevir yüzü". derken ne kadar haklıymış. O hapishane duvarlarından denizin sesi geliyor ama göremiyorsunuz. Ne kadar acı. Şimdi bu kitapta onu daha iyi anladım. Önce sinopta sonra hifzi topuzda...
avkaraca
15.03.2008
İyi, güzel, hoş da; sanırım yazarın elindeki en sağlam kaynak onlar olduğu için kitap Sabahattin Ali'den ziyade "Serteller' in Romanı" olmuş.
mimcemil
21.02.2008
beklediğimden daha kötü hıfsı topuz romanı. daha doğrusu bu esere roman demek yanlış olur. öte yandan geçmiş hakkında bilgisi olmayanlara hikaye tadında yakın tarih dersi veriyor. tek parti "teşkilat" iktidarının her ne düşüncede olursa olsun kendileri gibi düşünmeyenlere neler yaptığını öğreniyorsunuz. bunu solculara ya da komünistlere yaptı da antikomünistlere yapmadılarmı? en tipik örneği necip fazıl kısakürek'e yapılanlardır. o değerli düşün adamını, şairi hamam böceği gibi ezdiler. DEMOKRASİ GÜZEL BİR İDAREDİR, hepimize yarar!..
Karamurat78
11.02.2008
hıfzı topuz bu romanında sabahattin ali çok güzel anlatmış. yalnızca yurdu için bağımsızlık, özgürlük, çağdaşlık isteyen bir aydın insan, belki dünyanın en iyi edebiyatçıları arasına gireceti. istranaca ormanlarında vatan haini, adi bir suçlu gibi katledilişi, katledenlerin kahraman gibi davrandığı bir döneme ayna tutan güzel bir kitap, gerçi o günden bugüne pek değişen birşeyde olmadıya.....<br />
zeguj
31.01.2008
Kitabı elinize aldığınızda sizi sürükleyen bir anlatım tarzı var ama bazı yerlerde biraz abartılı anlatımda yok değil.Sabahattin Alinin yaşamını tüm ayrıntılarıyla gözler önüne seren Hıfzı TOPUZ bana göre basarılı bir eser vermiş.
serenade
Kitapkurdu
03.07.2007
bu kitabı okuduktan sonra Sabahattin Ali gibi bir aydını nasıl bir hiç uğruna kaybettiğimizi ve gelecekte vereceği eserlerden nasıl mahrum kaldığımızı anladıkça sinirimden yerimde duramadım..Böyle insanların hayatlarını, neler çektiklerini öğrenmek gelecekte aynı hataları tekrarlamamak adına yapılması gerekenlerden biri bence. Bu yüzden böyle kitapların daha da artmasını diliyorum...Bu kitabı da kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum...