71Yorum
ozlemtopraktunc
18.02.2009
çok keyifli ve eğlenceli sayfalar parmaklarınızın arasından su gibi akıp gidecek.<br />hayat karmaşasından uzaklaşmak için birebir bu kitap.<br /><br />tavsiyelerimle.
dküp
21.12.2008
samantha'nın hayatı okudukça kendine çekiyor ve gitgide de kaplıyor okuru okudukça zevk alacağınız ve kafa dağıtacağınız süper bir kitap
Hidayet Nalan Tüzel
Kitapkurdu
bir avukat olarak samantha gibi kaçabilmenin mümkün olmadığını bilsem de samantha'nın öyküsü kafa dağıtmaya bire bir tavsiye ederim.
eatay
03.12.2008
Çok güzel bir hafta sonu veya tatil kitabı. Kesinlikle tavsiye ederim.
tbcan
16.09.2008
Samantha... çok çok çok keyifli romantik komedi film tadında bir kitap. okurken çok eğleneceksiniz.
catlak_tıytıl
08.09.2008
yazarın tüm kitaplarını büyük bir zevkle okudum.akıcı dilli insanı rahatlatan kitaplardı.<br />
öylebişeyişte
Kitapkurdu
03.09.2008
yazarın okuduğum ilk kitabı,çok eğlenceli bir kitap,sıkılmadan rahatlıkla okunabiliyor.
edam12
Kitapkurdu
22.01.2008
çok güzel bir kitap ben çok beğendim herkese tavsiye ederim
sh3yma
20.11.2007
Akıcı ve mizahi bir üslupla yazılmış olan bu kitap, günümüzdeki modern yaşamdaki iş kadınlarına da az çok ışık tutmaktadır ve insanların azmiyle hiç yapamayacağı ve ilgisi olmayan işleri bile istedikten sonra yapabilmenin karşılığını almanın zevk ve heyecanını ortaya çıkaran güzel bi kitap.
bercema
01.03.2007
Modern,romantik,eğlenceli ve yalın bir dille yazılmış samimi bir roman çok da sürükleyici ! fazla mesai yapanların yada ev işini bilmeyenlerin okuması gerektiğine inanıyorum...
tan0006
Kitapkurdu
08.11.2006
Günümüz modern kadınını muğlak, esnek, acımasız ve hafif sloganlarla tanımlamanın işin kolayına kaçmak olduğu aşikâr. Kapitalizmin önerdiği, direttiği ve değiştirdiği hayatlardan ufak, sessiz sakin ve hatta sıkıcı denebilecek huzurlu bir tekdüzeliğe, geleneksele kaçışı tahayyül edip dillendiren bunu yaparken de kariyer sahibi, 'işkolik' bir kadını kullanan bir roman okuduğunuzda sloganların kulağınızın dibinde vızıldayan minik arılardan ibaret olduğunu anlarsınız. Her ne kadar aynı hafif, uçucu dile, eğlenceli atmosfere ve romantik bir yüzeyselliğe sahip olsa da feminist ikilemleri, bitimsiz seçimleri, iş hayatının acımasız koşullarını, dünya işlerini, tembellik etme hakkını, gönüllü sömürüyü, metropol yalnızlığını vs. anlatan bu roman dikkate değerdir.
Sophie Kinsella'nın Pasaklı Tanrıça'sı da işte böyle bir roman. İnsana ama en çok kadına dair modern ve kaotik sorunsalları mizahın egemenliğindeki bir mecranın içine çekmeyi başaran ve 'aşk'ı arayıp bulmaya çalışan kâğıttan mütevellit bir 'şekerleme'. Pasaklı Tanrıça'yı, yazarın çok satan alışveriş-kolik roman serisinden ayıran yönlerinden biri de okurlarla paylaşacak birtakım dertlerinin olması.
Kahramanımız Samantha Sweeting, Londra'nın en prestijli hukuk şirketinde çalışan genç, alabildiğine hırslı, kariyer düşkünü bir avukat. Hayatında hiç ekmek pişirmemiş, düğme dikmemiş. Yapmayı bildiği tek şey kontratları yeniden düzenlemek ve müvekkiline otuz milyon paund kar ettirmek. Samantha'nın hiç tatil yapmadan uzun yıllar çalıştığı şirkete ortaklığı hayatının tek amacı olarak belirlemesi (bu tip bir hukuki yapılanmanın ülkemizde bulunmadığını dolayısıyla bir kadın avukatın bu şekilde çalışmadığını göz önünde bulundurduğumuzda) derin kariyer meseleleri bizim için pek de geçerli olmayabilir.