99Yorum
Hümeyrayildiz
Bilge
19.02.2016
Beklentimin üstünde bir kitaptı.Mutlaka favori hikayeleriniz olacaktır.Hepsi ayrı ayrı görünse de iç içe geçmiş hikayeler.Benim favorilerim (: Sakine'nin mil çekilmiş gözleri,Muhyettinin yağmurda kuruyan gömleği,Sarraf nizamettinin üç kızı,Seyyah giderken,Dilber makbule ..(sanırım hepsi)
hanneferda
Kitapkurdu
14.01.2016
Farklı bir iklimin soluklarını hissettim.
vec
Kitapkurdu
08.01.2016
Sur Kenti Hikâyeleri'ni okuyup da orada yaşamak istemeyen yoktur heralde.Sur Kenti, bir sürü insanın hikayesini içinde barındıran aslında tek bir hikayeyi bize anlatan, okuduktan sonra 'neden bitti' diyerek tadını damağımızda bırakan muhteşem bir eser!
ugursener
Kitapkurdu
28.12.2015
farklı gibi görünen ama birbiriyle ilişkili hayatların hikayesi "sur kenti hikayeleri". ara vererek okuyunca kahramanları karıştırma ihtimaline karşı yanınızda kalem ve bir parça kağıt bulundurun derim nacizane :)
KY-513041
04.12.2015
İzdiham'dan tanıdığım Ali Ayçil'in kitapları ile tanışmak geç nasip oldu. Sıkılmadan okuyacağınız hikayeler bulabilirsiniz bu kitapta. Tavsiyemdir okuyunuz...
sseherr
11.09.2015
Güzel hikayelerin birleştiği, etkileyici bir kitap. Ali Ayçil'den okuduğum ilk kitap kesinlikle tavsiye ediyorum. Aradığınız hikaye kitabı belki de budur.
elfnce
Kitapkurdu
15.05.2015
okuyabileceğiniz en güzel hikaye kitaplarından biri diyebilirim. birbiri ile bağlantılı, garip bir örgü içinde harika hikayelerden oluşuyor. oldukça hüzünlü hikayeler, başından ayrılamadım.
Düzhesap
Kaşif
16.01.2015
okuduğum en etkileyici öykü kitabı. sizi içime alıyor ve o sokaklarda geziyor onların acılarını yaşıyorsunuz. yıllar sonrada edebiyat tarihimizin önemli bir eseri olarak anılacağını düşüyorum. çok etkileneceksiniz.
serenser
31.12.2014
kitabı alalı epey olmuştu ve çok sonraları okudum. kendime de çok kızdım, bu kadar harika bir kitabı neden okumakta geciktim diye, herkese canı gönülden okumasını ve benim gibi bekletmemesini tavsiye edrim
f.u.85
Kitapkurdu
19.11.2014
Çok beğendim,bu kadar güzel bir kitap okuyacağımı tahmin etseydim daha önce okurdum.
okumalıyım!!!
Kitapkurdu
26.07.2014
Çok başarılı bir eser. Hikayeler sıcacık. ,Cümleler çok güzel. Geç fark ettiğime üzüldüm. Türk yazarların tanıtımlarına biraz daha ağırlık vermeliyiz sanırım. Tavsiye ederim.
betül korkmaz
Kitapkurdu
17.07.2014
geç keşfettiğim bir yazar.. üslubu içine alıyor insanı, hikayeler de gayet akıcıydı. karakterler de o kadar canlı ki bir an durup kurgu payının gerçeklik payından az olduğunu düşündüm doğrusu. diğer kitaplarını da okumaya niyetim var...
Hatice Akınay
14.02.2014
Ilk okudugumda cok etkilenmistim bir iki yil sonra tekrar okudum daha fazla etkilendim Hikayelerin sonunu bildigim haldeyine ayni merak ve keyifle okudum ve arkadaslarima muhakkak tavsiye ediyorum ve hediye etmeye calisiyorum. Hem anlatimi hem hikayeleri kesinlikle okunmali.
KY-713603
24.12.2012



Kapağını açtığımda arkadaşımın gülen yüzü karşıladı beni kulağımdaki hoş nidasıyla;

"Kıymetli kardeşime… Beğenmeniz dileğiyle…"

Hani bir şiirin bir mısrasında, "Göremediğin rüyanın düşünü kurmak" der yazan, öyle işte benimkisi de; görmediğim bir kardeşimi sevmekti yüreğimdeki.Beni seven bir kardeşimden gelmişti kitap arkadaşım, özellikle merak ediyordum…

Ne yalan söyleyeyim, ilk başta beni içine almakta, kapılarını aralamakta ve içindeki şaşırtıcı ve kıskanılası dünyaya çekmekte zorlanmadı değil Sur Kenti Hikayeleri. Belki de modern kentin insanı olan ben, unutmuştum böylesine güzellikleri görebilmeyi, işitebilmeyi de, ondandı, bilmiyorum!

Bir kitap nasıl anlatılabilir inanın bilmiyorum ama bir arkadaşı, bir sevgiyi anlatabilmeye çalışmak olsun benimki. Ve lakin "Ne hatırlıyorum?" diye sorduğumda kendime, "Yol" diyorum…

Yol…

"… Bana en güzel hediyeyi sunan yollar, ikinci yılın sonunda, mutluluk uykusuna yatmış yolcularını yeniden uyandırmaya geldiler. Mahinur'u, gidemediğim kentlerde gülümserken görmeye başladım. Onunla birlikte Sur Kenti aradan çekilir oldu artık. İçimdeki kentlerle, içimdeki Mahinur arasında tam bir ay bitip tükenmeyen bir didişme yaşadım…"

Bu sözler Tancalı Seyyah Issız İbn Battuta'ya ait.

Modern zamanın ve kentlerin gürültüsü ve hayat tanımları arasında sıkışmış, iz yapmış, kendine yer bulmuş… ıssız hayatların, eski ya da eski olduğunu sandığım zamanlarda temsiline özne olmuş, yollarda kendini arayan ve belki bulan ama yallarda oluşuyla ve yolların yolcusu oluşuyla bir yol bulmacasına, dolayasıyla bir hayat bulmacasına insanı sürükleyen Seyyah İbn Battuta…

"İnsan ancak adresi olmayan bir yolcuyu uğurladığında yolların bilinmezliğini keşfediyordu" diyor yazar, okuyucuya; "Bir yol nereye gider" sorusunu sorduğunda!

Yani; "Seyyah, Mahinur'u terketti" diye okuyoruz ilk hikayede ama yazarın beyin denemesinde kendimizi buluyoruz ya da ben buluyorum. Hani "Bir yol nereye gider ya da giden bir tek yola gidip kalan bir çok yolda kalıyor" düşünmesini doğru kabul edersem ya da kabul demeyelim de buna ele alırsam, Mahinur’u terk eden Seyyah olsa da, ben bulmuş oluyorum bu hikayeyi okuyarak; bambaşka, asil, kibar ve gizemli bir kadın tanımış oluyorum. Seyyah’ın Mahinur’la olan fiziki yolunun bittiği yerde, benim Mahinur’la olan hayali yolum başlıyor…

...

“Yol" dedikten sonra, kendime sorduğum sorunun cevabı olarak, “kendini hayatın ortasında ya da kendisi olarak tanıtan, görmediğim iki göz” diyorum sessizce!

“Gözlerine mil çekilmiş bir tek gün, gözlerine sürmeler çekilmiş yılların öcünü fazlasıyla aldı benden”.

“Gözlerime bak” dedi Sakine Numan’a ve baktı Numan;

“Sakine’nin iki gözü varmış!”

Kitabın ikinci hikayesinde her gün baktığı ama görmediği güzelliklerin pişmanlığını yaşıyor insan; aynı gök, aynı kedi, aynı belediye otobüsü… Ama farklı algılarla hepsi. İnsanların en çok neresine ve neden baktığımızı ya da bakmadığımızı hatırlayanımız ya da düşünenimiz var mı? Yani bir çok şey yapıyoruz gün içinde kendimiz ya da başkaları için ama dünyanın birkaç harikasından biri bile olsak, birkaç basit gözün bakışına muhtacızdır!

...

Kitap, değişik odakları olan ama beni kendisine hayran bırakan, iki elin toplam parmakları sayısına yakın hikayeden oluşuyor. Merak edenlerin, devamı için Sur Kenti Hikayelericisi’ne uğramalarını öneriyorum.

Beni Sur Kenti’nin taşlarıyla, demircisiyle, atlarıyla, gölgesiyle, Dilber Makbule’siyle ve daha fazlasıyla tanıştıran arkadaşıma çok teşekkür ediyorum.

Sevgiyle.




mesut984
Kitapkurdu
01.11.2012
çok akıcı ve bir solukta okuyacağınız birbirinden bağimsız gibi görünen ama birbiriyle içiçe hikayeler demeti...
misslost
Kaşif
06.09.2012
Özgün bir teknikle yazılmış hazine değerinde hikayeler var kitapta. Hikayeler birbiriyle ilişkili fakat tek başına okunduğunda da yitirmiyor anlamından. Yazar o kadar içten ,o kadar usta bir dil kullanmış ki ,sanki tek kişilik bir salonda tiyatro oyunu sergiliyor size. Her hikayenin sonunda ayağa fırlayıp alkışlayasınız geliyor yazarı. <br />Henüz bir Ali Ayçil okuyucusu değilseniz bu kitap sizde yazara karşı hayranlık uyandıracak. Okumanızı mutlaka tavsiye ediyorum.<br /><br />
KY-360657
20.03.2012
Okunmaya değer, içerisinde özgün hikayelerin bulunduğu bir kitap... En beğendiğim öykü kitaplarından biridir... Yazarın anlatışı da çok güzel...
samuelboils
06.03.2012
kitaba başladığınız anda farklı bir aleme gidiğinizi hissediyorsunuz.harika bir öykü kitabı.roman da diyebiliriz.tavsie ederim.
mukavemet1
Kitapkurdu
17.01.2012
okuduğum en orijinal öykü kitabıydı. en beğendiğim yanlarından biri, Ali Ayçil'in öykünün kahramanlarının diliyle özeleştiride bulunmasıydı. okunmaya değer bir kitap..
elestiri/yorum06
25.12.2011
Okuduğum ilk kitabı. Çok beğendim. Tavsiye ederim.