Kayıp Sembol
Kayıp Sembol

Kitapyurdu Fiyatı: 444,81TL

834Yorum
Erman Kiyak
01.02.2010
Dan Brown ın diğer kitaplarını okuyan insanlar bu kitaba şaşırmayacaklardır. Özellikle dijital kaleden sonra Da Vinci Şifresi ile yazarın yakaladığı başarı Melekler ve Şeytanlar ve son olarak da Kayıp Sembol ile devam ettirilmek isteniyor kanaatindeyim. Bu; romanın baş karakterinin diğer iki kitaptaki aynı karakter olmasından belli. Dan Brown ı ilk okuyan kişiler kitabın çok tesirinde kalacakları ve soluksuz okuyacakları muhakkak. ama öte yandan sürekli okuyucuları bu kitabı okurken diğer kitapları da aklından geçirmeden duramayacak. Kitabın kurgusu son zamanlarda belkide çoğu kişi tarafından izlenmiş Nicolas CAGE in baş rol oynadığı KAYIP HAZİNE filmine benziyor gibi. Yine de zevk alarak okunacağını düşünüyorum.
ivy_NY
Kitapkurdu
01.02.2010
Tam bir Dan Brown romanı: Sırlar, semboller, bilmeceler, hiç bitmeyen bir heyecan, kısacık bir zaman diliminde peşlerindeki devlet görevlilerinden kaçarak büyük bir sırrı çözmeye çalışan Profesörümüz Langdon ve kendisine eşlik eden güzel bir kadın... Ama bu defa kitabın sonu beni çok tatmin etmedi: Da Vinci şifresi ya da Melekler ve şeytanlar'daki kadar inanılmaz bir sır yoktu içinde... Daha doğrusu, fazla ipucu vermeden şöyle diyeyim; tasavvuf hakkında azıcık bilgisi olan bir insanın zaten bildiği bir şeydi sonundaki büyük sürpriz...

Yine de Masonlar hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için ve pek tabii ki temposu hiç düşmeyen bir macera için okunası bir roman...
gümrah isra
Kitapkurdu
31.01.2010
kayıp sembol melekler ve şeytanlar kadar ilgi çekici değildi doğrusu.Washington DC'den ve masonların yaptığı gizemli toplantılardan bahsetmesi ve diğer kitaplarında olduğu gibi incil ve hz.İsa'dan bahsederken bu güne kadar inanilan bazı şeylerin yalnışlığından cesurca bahsetmesi hoş doğrusu...kayıp bir geçmiş bir sembolle aydınlanır mı... yalnışlar doğruları nötürler mi... bu kitabın filmi çekildiğinde nasıl ilgi görür bilinmez ama istanbul'daki sahneler tepki çekebilir...
hilalas
31.01.2010
kitap çıkmadan önce o kadar abartıldı ki çıktığı gibi aldım ama büyük bir hayal kırıklığı oldu benim için kitapta masonlardan bahsediyor ama yazar diğer kitaplarında da olduğu gibi hristiyanlıkla final veriyor dan brown artık kitaplarının içeriğini değiştirmeli kitap başlarında güzel akıcı falan ama finali çok kötü ve bazı olaylara anlam veremiyorsunuz bir adamın sır için kolunun kesilmesine razı olması hemde sır çok saçma diğer kitaplarına nazaran düşük seviyede dan brown okumayı seviyorsanız alın yoksa normalden daha fazla hayal kırıklığına uğrarsınız
Gülnur Köseoğlu
29.01.2010
Kitabı okuyunca oldukça hayal kırıklığına uğradım.Diğer kitaplarının-ki hepsini okudum özellikle "Melekler ve Şeytanlar" süperdi-gölgesinde kalmış, Dan BROWN kendini tekrar etmiş ama başaramamış.Yine de haksızlık etmek istemem eğer ilk okuduğum kitabı bu olsaydı beğenirdim çünkü yer yer heyecan ve merak unsurları çok iyi kullanılmış.Fakat sayfalarca süren akademik bilgiler ,insanın kafasında canlandırmakta zorlandığı uzun tasvirler sanki lezzetli bir yemeğin arasında ilaç yutmak gibi geldi bana.Keşke daha kısa ve öz olsaydı.
olcaye
29.01.2010
Dan Brown un kitabında kilit bir noktada Türkiyedeki bir hapishaneden bahsediyor.
57’nci bölümde Peter Solomon’un oğlu Zachary’nin Kartal Soğanlık F Tipi Cezaevi’nde olduğu anlatılıyor. 37 numaralı tutuklu, havalandırmadan hapishane müdürünün şu dialogunu duyar: “-Evet, evet uzaktan geldiniz ama ilk ay ziyaretçi yoktur. Devlet düzenlemesi. İstisna yok. -Oğlum güvende mi? -Oğlunuz madde bağımlısı. - İyi davranılıyor mu ona? -Yeter artık. Burası otel değil. - Amerikan Hükümeti (suçlunun) iadesini isteyecektir. -Evet, evet her zaman isterler. Yapılır ama işyemler bir kaç haftamızı alır... hatta ayımızı... değişir.”
Rüşvet iması yapılıyor
Hapishane yetkilisinin “Sizin gibi para sorunu olmayan bir adam için her zaman opsiyonlar vardır. Hükümette tanıdıklarım var. Eğer siz ve ben birlikte çalışırsak oğlunuzu buradan çıkarabiliriz... yarın bütün suçlamalar düşünce. Hatta kendi ülkesinde bile bir davayla karşılaşmayabilir” sözleri dikkat çekiyor. Peter Solomon, öneriyi sert bir şekilde geri çeviriyor.

ÖZETLE , DAN BROWN un gözündeki Türk memuru??? bu mudur? Birkez daha herkesi duyarlı olmaya davet ediyorum. Bence bu tarz kitapları protesto etmek gerekiyor.
pelushkaa
25.01.2010
Genel olarak klasik Dan Brown kitabı olmuş.Fakat kitaptaki hareketli konuları sonunda garip bir şekilde bağlamış.<br /> Kitabın finali Dan Brown'ın şaşırtıcı finallerine hiç benzemiyordu. Ama yine de okunmaya değer..
ronaldooguz
ronaldooguz 16 Haziran 2010
bence harıak bır kıtap olmus ozelllıkla robert landon karakterını adaete ıcınızde yasıyorsunuz dan brown gercektende nasıl yazacagını okuru nasıl heyecanlandıcagını cok ıyı bılıyor kesınlıkle okumanız gereken bır kitap
KY-731639
22.01.2010
Merakla bekledim bu kitabı hevesle aldım hemen okudum ilk başlarda Da Vinci Şifresini okuyorum sandım sonra diğer kitapları gibi macera bilim kurgu kovalamaca... Ama sonraları son elli sayfaya gelince yazar konuyu bitirmiş ve son sayfaları masonluk dersleri biraz bunaltıcı çok boğmuş.Ben Dan Brown u gerçekten tebrik ediyorum kitaplarını derin araştırmalar sonucu yazmış olduğu için yalnız bu son kitabında biraz abartmış sanki bence bi daha aynı tarzda kitap yazmamalı ilk iki kitabına gölge düşürmemeli
diger
22.01.2010
dan browndan iyi bir kitap daha.kitap en başından beri sürükleyiciliğni devam ettiriyor.kurgu yine mükemmel.anlatım yine harika.yani okumalısınız
Serdar Akdağ
Kitapkurdu
21.01.2010
Baştan sona kadar merak içinde bırakan; fakat son sayfalarına doğru heyacanı azalan, son 30 sayfasında sıkıldığım Melekler ve Şeytanlar'ın eline su dökemeyeceği bir kitap..
nimeyas
20.01.2010
merakla beklediğim kitap bu olmamalıydı diye düşünüyorum. melekler ve seytanlardan sonra ki onun kurgusu mükemmeldi daha gizemli bir kitap bekliyordum. kitabın ilk başlarındaki olaylar benı buna inandıracakken olayın internetten arastırılarak bir tıklamayla elde edilen bilgilerle ilerlemesi kitabın ilgi çekiciliğini gözümde yitirdi.okuyacak olanlara şunu tavsiye ediyorum çok şey umarak bu kitaba başlamayın.. yinede olayın akıcılıgına kapılıyorsunuz ama tatmin edici değildi.
overkill
19.01.2010
Bu kitabı Dan Brown mı yazdı,yoksa birilerine mi yazdırttı? Kitabın hemen hemen her sayfasında bunu sordum.

Yazarın daha önceden alışıla gelmiş tarzında az da olsa var olan karakterlerin gerek fiziksel gerekse ruhsal durumlarını içeren tanımlar yazarın bu kitabında neredeyse hiç yer almamış.

Ne zamandan beri Dan Brown internette dolaşıp duran varsayımlar üzerinden kitap yazar oldu, merak ediyorum. Kitap tümüyle internette kısa bir araştırma sonucu elde edilebilecek bilgilerin boş ve gereksiz olduğuna dair sizi inandırmaya yönelik yazılmış. Bunlara masonların öğretileri, gizli bilgiler, Kuantum Felsefesi de dahil.

Eğer masonlar hakkında herhangi bir bilgisel kitap okumadıysanız Dan Brown'un elinden "iyilik timsali" mason imajını çok rahat bir biçimde sindirebilir misiniz? Bu soruya cevabım hayır olacak.Çünkü ortada bir dikte etme durumu söz konusu.Daha önce Melekler ve Şeytanlar'da mesaj olarak Sion Tarikatının "iyi" özelliklerini alttan alta size benimsetmeye çalışan Dan Brown bu kitabında mesaj kaygısını direk yüzünüze vuruyor. Dolayısıyla inandırıcılıktan oldukça da uzaklaşıyor.

"Bırak okur düşünsün" şeklinde kitap yazan bir yazarın, son kitabında sizi ikna etmek için bunca çabası nedendir? Bu yazarın üslubunun değiştiğinin bir göstergesi olabileceği gibi biraz daha şüpheci ve belki de paranoyak yaklaşırsak kitaba başka ellerin değdiğinin göstergesi de olabilir.

Neden biz okuyucularını bu kadar aptal görmeye başladı bir anda? Bunu soruyorum. Çünkü Kathrine ve abisinin yaşları üstüste birkaç defa tekrarlanmış.(Bu sadece biri.Okuyacak arkadaşlara saygımdan bazı şeyleri burada yazmıyorum.)Biz anlayamıyor muyuz acaba? Daha önce yazdığı kitapları içinde matematiksel bilgiler içermesine rağmen oldukça severek okuduysak bu kitabında neden birden okuru aptal yerine koyar oldu? Da Vinci Şifresinde geçen Altın Oran'ı anlamıştık oysa.

Ayrıca Langdon karakteri de oldukça değişmiş. Önceki Langdon'u hatırlayacak olursak dedektif gibi sorgulayıcı bir kafaya sahipti. Bu kitaptaki Langdon yine sorguluyor ama bazı şeyleri asla. Mesela masonların 1 dolar üzerine piramit sembolü geliştirebileceklerine hayatta inanmıyor bu Langdon. Hatta şunu bile düşünüyor "...tek dünya devleti kurma planına kadar pek çok şeyle suçlanan masonların eleştirilere asla cevap vermeme gibi bir tutumları vardı ve bu da onları kolay bir hedef haline getiriyordu" (sayfa116) İşte bu kadar masum Masonlar ve internette gezen herşey de Dan Brown a göre asılsız saçmalık.

Sizleri bilemem fakat bu kitap beni rahatsız etti. Huzursuz etti. Bir o kadar da Dan Brown yerine bir mason tarafından yazıldığına ikna etti. Belki de her ikisi birden yazdı, belki de Dan Brown da bir mason,bilemiyorum. Benim gibi düşünen herhangi bir kitap eleştimeni çıkar da sorarsa Dan Brown'a "siz mason musunuz?" diye; bakalım Dan Brown söylediği gibi "masonların eleştirilere asla cevap vermeme gibi bir tutumları vardı" cümlesine sadık kalabilecek mi?

Eğer sadece yeni akım "Kuantum Felsefesi" hakkında aksiyon okumak istiyorum derseniz o şekilde okuyun ve hemen al tüket kitaplarınıza bir yenisini ekleyin. Eğer daha önceki gibi bir çok bilgiyi öğrenebileceğinizi düşünüyorsanız uzak durun. Daha faydalı bir çok eser var, zaman kaybetmeyin. Kuantum Felsefesini öğrenebileceğimiz çok daha doyurucu kitaplar okunmayı bekliyor,sadece bu kadar ünlü değiller.

fatih_fetih
19.01.2010
Medyada günlerce konuşuldu,normalde kitap okumayanlar bile heyecana kapıldı...
kitap baskıya girdiği günden beri çevirisini bekleyen hatta bir ara İngilizce baskısını almaya yeltenen biri olarak gerçekten daha ilk sayfalarda benim için hayal kırıklığı oldu. Kapak tasarımı gerçekten güzel fakat içerikte,karanlık koridorda geçen süreler harici hiçbir özelliği yok.Sadece bu bölümde heyecanlandım ve farkında olmadan sayfaları çevirebildim. Yazarın röportajında herşeyin kurgu yanında, bire bir gerçek olduğu ve masonik vurgulardan müteşekkil bir kitap olduğu söylensede bu gizli örgütlenmeyle alkalı onlarca kitap okuyan biri olarak çok yüzeysel bilgi vermiş olduğu kanısı hasıl oldu bende nedense...
Daha önceki kitapları ile hiçbir şekilde boy ölçüşemeyecek bir eser olmuş açıkçası.
Dan Brown'a hiç yakışmamış,o iyi bir yazar...
psr214
Kitapkurdu
18.01.2010
melekler şeytanlar gibi güzel bir eserden sonra insan daha iyisini bekliyor yazardan. heyecan olarak çokta altta kalmamış yazar kitabı kısa sürede bitiriyorsunuz ama bu kadar mı propaganda yapılır. hem hiristiyanlık hem de muazzam ir amerika propagandasıyla dolu kitap. mesaj vermekle o kadar uğraşmışkı sıkılıyorsunuz bazı yerlerde. ayrıca kitabın başında geçtiği için bahsetmede sakınca görmüyorum insanın tanrılaşması da ne oluyor öyle yani ilgi çekici olsun diye bu kadar abartılmaz. bir de masonlarında ne kutsal (!) amaçları varmış meğerse.
nurisatır
Kitapkurdu
16.01.2010
tam bir hayal kırıklığı oldu benim için,dan brown'un bütün kitaplarını okudum hatta defalarca okudum,melekler ve şeytanlar da vinci favorilerimdir ama bu kitap onların kötü bir taklidi olmuş sanki,sanki biraz bu kitapların şöhreti ile ticari kaygılarla yapılmış bir kitap gibi geldi bana.. ( hristiyanlık propagandası ve bazı bölümlerindeki aşırılıklar,tasvirler çok karmaşık en önemliside kitabın finali çok yavan geldi bana...)<br />kitap sanki zorla yazılmış ...
Uğur Saraç
14.01.2010
uzun süredir okuduğum en saçma sapan kitaptı.hem gözlerime hem de parama yazık oldu diyebilirim.dünyayı sadece amerikadan ibaret zanneden kısır bir düşüncenin eseri. okuyucuyu bilgi bombardumanı ile etkilemeye çalışsa da verdiği bilgilerin içi boş. kitapta sürekli bir heyecan yaratmaya çalışmış ama en sonunda o da boş çıkıyor..klasik amerika ve hristiyanlık propagandası biraz süslü olanından.. yani gerçekten sinirim bozuldu bu saçma kitabın bu kadar reklamının yapılmasına, böyle övülmesine..işte amerikalıların dünyası diyorum başka da birşey demiyorum.
hedwing
Kitapkurdu
14.01.2010
Dan Brown ın bütün kitaplarını seviyorum.Bence bu da çok güzel .Eğer ezoterik bilimlerle ilgileniyorsanız.Daha da severek okursunuz.Yazdığı her örneği ve bilgiyi kontrol ediyorum.Kesinlikle olan şeyleri yazıyor.İyi bir araştırmacı bence çok da iyi bir insiye.
chemengineer
Kitapkurdu
14.01.2010
Dan Brown kendini tekrar etmiş bence ama buna rağmen ortalamanın üzerinde bir eser en azından bu seferde masonluk hakkında bilgileniyoruz , ben kendi adıma son 50 sayfadaki diyalogları çok beğendim.
ismail_atan
13.01.2010
Da Vinci Şİfresi'nden aldığım tat bu kitapta da var. Dan Brown, işini iyi yapan usta bir kalem. Çalakalem yazmıyor, derinlemesine araştırmalar yapıp mümkün olduğunca titizleniyor. Sanırım onu başarılı kılan taraf da bu. Beğenerek okudum ve herkese tavsiye ederim. Macera seven roman tutkunları kesinlikle bu kitabı okumalı.
umutseyhan75
Kitapkurdu
13.01.2010
KAYIP SEMBOL, DAN BROWN-TÜRKİYE İLGİSİ VE DAN BROWN'UN ROMAN YAZMA TEKNİKLERİ
Dan Brown'ın son romanı Kayıp Sembol, yine dini ögelerle örülmüş ve bu kez masonluk da eklenerek çekicilik seviyesi iyice artırılmış bir çok satan piyasa romanı olmuş.Romanın ilk sayfasında başlayan sürükleyicilik, Mal'akh'ın geçmişinin anlatıldığı ve çok saçma olan orta bölüm ve yazarın Masonlara itaat ederken Vatikan'ı da yağlamayı unutmadığı -maceranın bitişinden sonra romanın bir türlü bitmediği- son bölüm haricinde kesintisiz devam ediyor. Zaten çok okunacak ve bu sürükleyicilik için elbette okunmalı. Kesinlikle öneririm. Ama, okumak, zevk almak ve beğenmek ile saçmalamak farklı şeyler. Bakın şimdi!
SORULAR:
1.Dan Brown'ın gelmiş geçmiş en iyi yazarlardan biri diye anılması ne kadar doğru?
2.İstanbul'da şerefine kokteyller ve panellerle, haber programları konuklukları ile karşılanması saçmalık mı değil mi? Bu adam Türklerle pek mi dost?
İŞTE YANITLAR:
1. Rezalet Dijital Kale'yi bir tarafa bırakırsak Da Vinci Şifresi ve Melekler ve Şeytanlar'da
öğrendiği "hiç gündemden düşmeyen ve herkesin bildiği ama kimsenin de aslında çok bir şey bilmediği konuları (Da Vinci Şifresi: Kutsal Kase, Melekler ve Şeytanlar: Vatikan ve Papalık, Kayıp Sembol: Masonluk) kullan" ilkesi uygulanmış. Böylece medyada ses getireceği garanti!
2. Bütün olay -her zaman olduğu gibi- yine kısacık bir sürede geçiyor. ??? sayfa toplam 10 saati kapsıyor. Yani bölün sayfa adedini 10'a, adam bir saati 52, bir dakikayı neredeyse 1 sayfada anlatıyor. İddia ediyorum!:Heyecanlı bir anınızı dakikası 1, saati 52 sayfadan anlatın, verin birine, hiç tanımadığınız birine, inanın okur! Çünkü bu zaman/sayfa adedi oranı ne kadar kısa ise, sürükleyicilik o kadar artar. Bunu da yazarlıkla ilgili azıcık bilgisi olan herkes bilir.
3. Gerçek mekanlar ve dikkat çekici, herkesin bildiği mekanlar kullan! (Türkiye'de bile hepimizin bildiği, ekranlarda Anıtkabir'den veya Süleymaniye'den daha fazla gördüğümüz Kongre Binası, Vatikan Sarayı, Washington Anıtı gibi...). Ama bu mekanları gerçek halleri ile tasvir et ve kullan, metal fırtına çerçöpünün yazarları gibi ülkenin başkentini bile kafadan atarak tasvir edersen olmaz.
4. Gelelim Dan Brown'ın Türk dostluğuna:Romanın kısacık bir bölümü İstanbul'da geçiyor ve adam ülkemizi resmen Patagonya gibi tasvir ediyor. Bunu açarsam romanın içeriğine girmiş olurum, okuyanlar bilir. Durum rezalet. Gözümün önüne adamı haber programına konuk etmiş, kitabı okumamasına rağmen sırf %3 reyting uğruna kendini komik duruma düşüren çok ünlü haber sunucumuz geliyor ve gülüyorum: "Sayın Brown, ülkemize daha önce de geldiniz ve beğendiniz mi?" "A evet, hastasıyım ülkenizin, İstanbul'a bayılıyorum, Türkiye çok gelişmiş ve güzel bir ülke".
5. Roman boyunca sırası ile ortaya çıkıp çözülecek sırlar belirle ve bunları sırası ile çöz. Ama dikkat! Biri çözülmeden öbürünü ortaya sür ki merak hiç bitmesin. Şimdi inanmayan tekrar baksın:romanın bütününde 5 tane sır ya var ya yok! Ve konuyu özetleyin deseler, söyleyeceğiniz üç beş cümle ve aslında hiç de öyle ahım şahım bir konu yok. Ama okuyunca sürüklüyor işte, bu da onu olduğundan çok daha iyi ve büyük gösteriyor.
BİR DE DAN BROWN’IN ARAŞTIRMACI YAZARLIK OLAYI VAR:
İşte bu adamın hiç de araştırmadan, tamamen atmasyon yazdığının iki kanıtı:
1.Melekler ve Şeytanlar’da Cern laboratuarında geçen bölüm ile ilgili laboratuardan açıklama geldi:Sadece retina taraması güvenlik sistemimizi doğru bilmiş, gerisinin gerçekle ilgisi yok.
2.Kayıp Sembol’de Türkiye’de Kartal’da bir hapishane müdürünün suçluyu rüşvetle serbest bırakması: Hapishane müdürünün böyle bir yetkisi yoktur bir kere. Yani Türkiye değil Patagonya olsa bile, hukuk sistemine göre Hapishane Müdürü bekçidir, serbest bırakamaz!
SONUÇ
Peki ne? Okunmayacak mı bu roman? Elbette okunacak. Zevkle okudum. İlginç ve iyi örülmüş bir hikayesi var. Ama yapmayın, yok İstanbul'a gelmeliymiş, İstanbul'un sembolleriyle ilgili kitap yazmalıymış. İyi bir macera romanı yazarı, işte o kadar, abartmayın. Başka kitaplar da okuyun.