Simyacı (Ciltsiz)
Simyacı (Ciltsiz)

Kitapyurdu Fiyatı: 250,44TL

Ürüne Git
8120Yorum
oyku_62
bu kitabı bütün arkadaşlarım 12-13 yaşlarındayken okumuştu.yıllarca ezikliğini hissettim.ortaokula giden kardeşimin öğretmeni özet çıkarması için simyacıyı verdiğinde artık zamanı geldi diye düşündüm.simyacıyı 13 değil de 20 yaşında okumuş olmaktan çok memnunum.ortaokula giden çocukların kavrayışlarının çok dışında bir öykü ve anlatım.aslında hepimizin bildiği fakat dikkat etmediği şeyleri paulo coelho çok iyi sunmuş.acemi şansı,hayatın amacı gibi kavramlar mesela.çok etkilendim.gerçekten harika bir kitap
Hale Karlıtepe
Simyacı'yı okuyalı epey zaman oldu..Ta ki Hermann Hesse'nin Siddhartha'sını okurken, kafamda paralelleşen mesajlarını eşleştirince, bunu buraya yazıp diğer okurlarla paylaşmayı zorunlu buldum.. Yazgı denen ve bütün dinlerce de inanılan kavram, insanın yaşamında çok önemli rol oynuyor..Ama sadece kabullenip yazgıya boyun eğmeden, tüm olanakları zorlayarak, varmak istediğimiz hedefe doğru yılmadan ilerlemek bir birey olarak asıl yapmamız gerekendir. Kimi zaman aradığımız, ulaşmak istediğimiz burnumuzun dibindedir ama görmeyiz, farketmeyiz bile..Yazgımız bizi uçsuz bucaksız çöllerde dolaştırır, zorlu sınavlardan geçirir çoğunlukla..Aslolan bütün bunları aşıp,hedefe ulaşmaktır, yılmadan, pes etmeden..
esmaes
Simyacı bir hayalin hikayesinden ibaret,tasavvuffa ilgisi olanlar ve kaderin hükmüne inananlar için önce bu kitabı okumalarını tavsiye ederim.<br />teşekkürler...
Suat Sungur
Kitapkurdu
'bir şeyi yürekten istersen olur' dan öte <br />'insan sevince nesneler daha çok anlam kazanıyor,çünkü sevdiğimiz zaman,olduğumuzdan daha iyi oluruz her zaman' <br />kitapta benim daha çok ilgimi çeken cümle... <br /><br />herkese tavsiye ederim...<br />
abdul büyük
kitabı 1997 yılında okumuştum. Bizim doğu kültürümüzün menkıbelerinin kötü bir kopyası gibi geldi bana, aradaki fark reklamının çok güzel yapılıp gündeme alınmasıydı yinede merak edenler okuyabilir. Ama keşke kendi engin kültür birikimimizin ürünlerinede bu kadar değer verip gündemde tutabilsek göreceğizki aslında ne kadar büyük bir kültürün mirasçısıyız.ne olurdu şu batıya karşı olan aşağılık kompleksimizi bir kez olsun yıkabilsek.
ali_ishak_candoğan
Bizde yazılmış olan mesnevileri andırıyor... Avantajı kolay ve anlaşılabilir olması...Bazen okurken kahramanın gözünden görmeye başlıyorsunuz ve bittiği zaman da (bu kadar mı ) dedirten ve hiç bitmesini istemeyeceğiniz kadar etkileyici bir kitap...<br />Herkese öneriyorum mutlaka okunmalı bence....
Ayferkizmaz
O kadar çok şey anlatmak istiyorum ki bu kitap hakkında...Fakat tek cümle ile ifade etmek gerekirse "Bu hayat sizin ve siz nasıl yaşamak istiyorsanız öyle yaşayın" diyor!..Tabiki bunude hayatın kendisi ile bütünleşerek, dengeli bir şekilde yapmak gerektiğinide, yaşlı kralın, hayallerinin peşinden koşan gence anlattığı "kaşık" hikayesi ile o kadar güzel ifade etmiş ki...Ve hayallerini gerçekleştirmekten çünkü yaşamak için bir sebebi kalmayacağından korkan tüccarda beni çok etkiledi. Hayallerinizin ne pahasına olursa olsun peşine düşenlerden misiniz, yoksa hayatta tutunacak birşeylerim olsun diye erteleyenlerden mi?
İnsanı kendisiyle yüzleştiren harika bir kitap.
aysegulkaynarkan
güzel bir kitap...anlatıldığı kadar sürükleyici olmasada..okurken sıkılmayacağınız bir kitap
q6Lii
son zamanlarda çok konuşulan bir kitap.ben de alıp okudum.
inanın, böylesine muhteşem bir roman okuduğumu anımsamıyorum.sırf sayfaları doldurmak için yazan bazı yazarlar gibi değil paulo coelho.kısa ve öz ve herkesin anlayabileği sade bir dil ile yazılmış.kitabı okuduktan sonra hayatınızda çok şey değişecek.endülüs'ten mısır piramitlerine kadar uzanan muhteşem bir destan.çoban santiago'nun felsefi öyküsü...

"kişisel isteklerin gerçekleşmesi için bütün evren iş birliği yapar."
bu cümleyi kitabı okuduktan sonra hayretler içinde onaylıyacaksınız...

herkes okumalı, tavsiye ediyorum...
Alp Karacan
insanın gerçeği ve zenginliği nerede aradığını anlatan harika anlaytımlı bir kitap herkese tavsiye ederim
derivative
İşte hayata bakış açımı değiştiren kitap. Tüm insanlığın kitabı olmalı ve herkes okumalı. Ayrıca kitapta çok küçük bir paragraf halinde bulunan islamiyete ılımlı yaklaşım ayrıca hoşuma gitti. Evrenin dilinin ne olduğunu bilmek için okuyun derim.
Tanil Arkis
bu kitabı oldukça geç okuduğumu düşünüyorum.Herşey bir rüyayla başlamaz mı zaten. Düşlerini gerçekleştirmek için aşılan bir deniz(sadece 2 saat uzaklıktaki Afrika), dilini bilmediği bir yerde soyulma, fırsatların billuriye dükkanında değerlendirildiği geri dönme şansı varken geçilen bir çöl ve daha fazlası.. Din kitaplarından alıntıların da bulunduğu kitap soğuk bir akşamda okunup bitirilecek kadar akıcı.
Kılavuz Kaptan
Kitapkurdu
KÜÇÜKLÜĞÜMDEN BERİDİR EFSANEVİ ANLATIMLAR,MASALLAR VE ÖZELLİKLE MISIR PİRAMİTLERİ GİBİ GİZEMİNİ HALA KORUYAN ŞEYLERLE İLGİLİ YAZILARA KARŞI OLAĞANÜSTÜ BİR MERAKIM VAR..BELKİ DE HAYALGÜCÜMÜN BU KİTAPLARI OKURKEN DAHA FAZLA ÇALIŞIYOR OLMASINDAN KAYNAKLANIYORDUR.. SİMYACI DA BU BAKIMDAN ARAYIP DA BULAMAYACAĞIM BİR KİTAPTI.İÇİNDE GİZEMLİ OLAYLARI VE MISIR PİRAMİTLERİNİ BARINDAN ESERİ BİR GÜN GİBİ KISA BİR SÜREDE OKUDUM. GERÇEKTEN İSTENİLDİĞİ TAKDİRDE ELDE EDİLEMEYECEK HİÇBİRŞEY OLMADIĞININ ALTININ ÇİZİLDİĞİ BU KİTABIN HERKESE KATACAĞI BİRŞEYLER OLDUĞUNA İNANIYORUM..OKUYUN GÖRECEKSİNİZ!........
Özgür KÖKTÜRK
Kitapkurdu
Günümüzde neden bir Dostoyevski, bir Balzac, bir Tolstoy çıkmadığının en güzel kanıtıdır bu kitap. Çok basit ve insanın ufkunu açacak çok fazla detay içermiyor, kolaya kaçılmış gibi bir izlenim uyandırıyor, konuda derinlik mevcut değil ve dalgalanma yok, kısaca çok yavan geldi.Bir kitabın çok satması, mükemmel olduğunun kanıtı değildir. Edebi bağlamda pek bir anlam ifade etmiyor.Sıkıcı değil ama öyle aman aman pek şahane, okunmasa olmaz bir kitap da değil.Kesinlikle okuduğum en güzel diyemem.Beğenmedim.
akbass
Önemli olanın sadece bizim ne istediğimiz olduğunu ve sadece karar vermek olduğunu farkettiren bir kitap. Bu kitabı okurken farkettim ki aslında neyi istiyorsak o yolda gidiyoruz ve istediğimizi elde diyoruz
Abdurrahman Sefa
Arkadaşlarımın ve benim bir çok kez okuduğumuz bu kitap bize insanın aradığının aslında çok uzaklarda değilde gözünün önünde olduğunu fakat bunu kolay kolay göremediğini çünkü gözünün açılabilmesi için başından bir çok olayın geçmesi gerektiğini öğreniyoruz. Ayrıca insanın ulaşmaya karar verdiği birşey uğrunda asla fedakarlıktan kaçınmaması gerektiğini.Ve ne olursa olsun,hangi zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın bu yolda asla vaz geçmemesi gerektiği,ümidini hiç bir zaman kaybetmeden emin adımlarla bu yolda yürümesi gerektiğini öğreniyoruz.Kısaca insanların hayata hiç bir zaman küsmemesinin önemli bir olay olduğunu öğreniyoruz...
Nevruz Sahin
Kitabı 5 yıl önce okumuştum o dönemler Ülkemizde en popüler kitaptı,herkesin dilinde bir simyacı kitabı dolaşıp duruyordu, hiç kitap okumayanlarda bile merak uyandırmıştı, bu merak bana da bulaştı neymiş bu herkesin dilindeki kitap okuyup göreyim dedim,çok ince bir kitap olduğundan çabuk bitirdim, hayal kırıklığına uğramıştım, olağan dışı güzel bir kitap bekliyordum herkesin bu kadar övgüyle söz ettiği kitaptan, Fakat farklı olan bir şey vardı ki oda kitabı okuduktan sonra düşününce kafamda birşeylerin belirmesine neden olmasıydı, ben düm düz okumuştum, hangi mesajı veriyor olabildiğini düşünmeden, hayatları birbirinin aynı olan insanların içinde yaşayan bir çobanın gördüğü bir rüyadan etkilenerek,rüyasında gördüğü hazinenin peşine düşme kararı alması , farklı yerler görme merakı, yaşadığı kafesin dışına çıkabilme arzusuyla başlıyor ve yola çıkıyor, ulaşmak istediği noktaya ulaşana kadar başına talihsiz olaylar geliyor fakat o talihini değiştirmeyi zekasıyla başarıyor, yola devam edecek parayı biriktirir biriktirmez yola devam ediyor, yolun başından beri işaretler görüyor, herşey ona pusula oluyor, dağ,taş,kuşlar,bulutlar vs. bu işaretlerin dilini çözdükten sonra karşılaştığı yeni insanlara yardımlarda bulunuyor , bu arada bir kızaaşık oluyor,ona güçlerini kullanmayı öğretecek öğretmenini buluyor,ve artık o simyacı oluyor,sonrası doğa üstü güçlerle bir savaş kazanıp hazinenin bulunduğu noktaya varıyor, hiç birşey çıkmıyor kazdığı yerden,yanlış hatırlamıyorsam boş bir küptü çıkan, aynı gün bir rüya görüyor,rüya hazinenin çobanlık yaptığı evinin yanıbaşındaki ağacın dibinde ( bu ağacın dibinde görmüştü kendini bu yerlere savunan hazinenin rüyasını) olduğunu . Çoban hayatının dışına çıkmak istedi çıktı, farklı insanları hayatına dahil etmek istedi yaptı, başka yerler görmek istedi gördü , bir aşk yaşadı, deneyimler edindi, hayatta bize sıradan görünen anlamadığımız işaretlerin tercümanı oldu. farklılık yarattı . kitabın özeti bu,Ben kendimden çok şey buldum ,onun yaptıklarını yapabilmeyi istememden olsa gerek, şu sınırların dışına çıkıp hayatı araştırmak için beni etkileyen bu oldu, bir de evrenin çözemediğimiz dili.
Sadi Evren Seker
Bir cobanin kisisel menkibesini aramak icin endulusten misir piramitlerine kadar olan egitici seruvenini kaleme alinmis. Kitapta yahudi mitlerinin agir kokusu olmasina karsilik, teolojik bir gerceklige daveti acisindan saygiya deger buluyorum. Ornegin "Mutlulugun gizi, dunyanin butun harikalarini gormektir ama kasiktaki iki damla yagi unutmadan" derken insanlari Allahin yarattigi guzelliklerine rasyonel bir sekilde davet ediyor. veya "gercekten birsey yapmak istiyorsaniz, butun evrenin sizin yarariniz icin is birligi yapar" derken yine bu teolojik vurgu var. Ancak bu vurgu yine "Hersey bir tek ve ayni seydir" denilirken bence "Deizm" vurgusu yapiliyor. Dunayaya bakis acisi olarakta farkli ama belkide hepimizin bilipte gozden kacirdigi bir yonden bakiyor: Ornegin "gozler ruhun gucunu gosterir" veyahut kahramanin dogal varliklarla konusmasi (col, ruzgar, gunes ve nihayet tanriyla) bu yaklasimi yansitiyor. (sanki biraz tasavvufi bir yan katiyor)
kyzylsungur
Değerli Okuyucular,
Coelho’nun şu ana kadar beş kitabını okudum:Simyacı, Piedra Irmağının Kıyısında, Beşinci Dağ, Şeytan ve Genç Kadın ile Işığın Savaşçısının Elkitabı.Tüm bu beş kitapta bazı benzer özellikler dikkatimi çekti.Ama bundan önce size biraz Coelho’yu tanıtayım:
Coelho’nun yaşam öyküsünden anladığımı göre kendisi gençliğinde bir hippiymiş.Daha sonra nedenini bilmediğimiz birtakım olaylardan sonra Coelho koyu bir Hıristiyan oluyor.Zaten makalelerini ve romanlarını Hıristiyan olduktan sonra yazmaya başlıyor.
Coelho’nun din bilisi sanırım hepimizi şaşırtmıştır.Çünkü o üç büyük din olan İslâmiyet, Hıristiyanlık ve Musevilik’i çok iyi biliyor.İslâmiyet hakkındaki yüksek bilgileri Simyacı’da büyük ölçüde hissediliyor.Hattâ İslâmiyet’in beş şartını bile biliyor(Bak.Simyacı,sy.65).Buna rağmen onun okuduğum tüm kitaplarında daha çok Hıristiyanlık ağır basıyor.
Simyacı’ya gelince:Coelho’nun bu kitabı, onu dünya edebiyatında şöhret yapan tek kitabı.Kitapta verilmek istenen asıl ileti; yani Simyacı’nın ana fikri “Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar.” düşüncesi.
Simyacı’da Coelho’nun sıkça bahsettiği bir ‘kişisel menkıbe’ kavramı var.Kişisel menkıbe kavramı Coelho’ya göre kişinin hayatında sadece kendisinin ulaşması gereken kutsal bir hedeftir.Fakat bu hedefin Tanrı tarafından mı verildiği; yoksa kişinin kendisinin mi seçtiği kitapta tam olarak belirtilmiyor.
Makalemin başında sizlere Coelho’nun kitaplarının birbirleriyle olan bağıntısından söz etmiştim.Şimdi size biraz da bunlardan örnek vereyim:
Simyacı’da “Salem Kıralıyım ben…” diyen ve Delikanlı’ya yol gösteren, hedefine ulaşması için ona öğüt veren yaşlı adam aslında İlyas Peygamber(Bak.Beşinci Dağ,sy.102).Yine kitabın 36. sayfasında adı geçen “Işığın Savaşçısı” kavramı aslında Coelho’nun hayat felsefesi.Işığın Savaşçısı erdemli ve olgun insanı temsil ediyor.Yazara göre tüm insanlar birer Işığın Savaşçısı olmalı ve erkelerini(enerjilerini) bu yönde harcamalıdırlar.
Coelho, hayat felsefesi olan “Işığın Savaşçısı”nın hemen hemen tüm niteliklerini “Işığın Savaşçısının Elkitabı” adlı anlatı kitabında topluyor ve oluşturmak istediği felsefeyi daha sistemli bir duruma getiriyor.
Şimdilik anlatacaklarım bu kadar.
Sağlıcakla ve kitapla kalın.
berlineraussie
Simyacı son yıLLarın en güzel kitapLarından biri. bu başarısı bence doğu ile batıyı bir arada anlatıp mozaik oluşturmasına bağLı.çünkü ispanyada çobanlık yapan bir gencin daha önce sadece ismini duyduğu bir kıtaya yaptığı yolculuğu konu alması, altın peşinde aştığı kıtanın ona altın yerine acı ve gözyaşı vermesi, inancını sınaması ve mutlu son. belkide bu kitap bize sabırlı olmamızı öğütlüyor. başta sıkıcı olmasına rağmen sonralarda kendini toplamayı bilen bir kitap. okudukça bana hak vereceğinize inanıyorum!