1984
1984

Kitapyurdu Fiyatı: 130,50TL

Ürüne Git
8364Yorum
g_ismail42
Kitapkurdu
Okunmaya değer hoş bir kitap gerçekten,aslında günümüzde kitapta anlatılan bu oyunun alenen oynadığını dikkatli gözler rahatça görebilmektedir.
luisito
temelinde komunizmi anlatan bunu anlatırken de insana dair eşsiz detayları yakalayabileceğiniz mükemmel eser. Her cümlesi irdelenmeli, tekrar tekrar okunmalı.<br />
KY-940761
Bana göre en kaliteli distopya kitabıdır.İçinde felsefe ve siyaset felsefesini barındırıyor.Gerçeklik ve Sınıf kavramları üzerinde harika bölümleri var.Kitabı çeviren Celal Üsterin'in önsözünü okuyarak hiç zaman kaybetmeyin derim.
el sordo
kahramanın ismi viral sigara reklamı.
Serhat Yalçinkaya
Kitapkurdu
mükemmel bir eser herkese tavsiye ederim.
haramiyem
güzel bir eser ütopya niteliğinde. yaşadığımız zamanı anlatıyor sanki herşeyi bilen büyük birader
cingle
Kitapkurdu
Olağanüstü bir ileri görüşlülüğü olan yazarın çok güzel bir kitabı.Yıllar önce yazılmış bu kitaptaki olayları ve zihniyeti bugün karşımızda görünce şaşırmadan edemiyoruz.Kitap bir ara sıkıyor insanı ama o bölümü atlatınca okumaya doyamıyorsunuz.Altını çize çize okuduğum tek kitap.Ayrıca yazarın "Hayvan Çiftliği" adlı kitabı da çok güzeldir.Tavsiye ederim.
avestaberzan
Dünya'daki değişen,evrilen onca olguya rağmen bazı şeylerin asla değişmediğini(değişmemesi gerektiğini) tokat gibi yüzünüze vuracak bir kitap olacak.Kitabı okurken ütopya temelli değil,fikirlerin günümüze ne kadar uyarlanabildiği üzerinden giderseniz tüm bu ütopya kelimelerini daha çok anlamlandırabileceksiniz.
hakananka
etkisinden kurtulamayacağınız bir antiütopya. ütopya okumalarımdaki önemli bir durak
AngelTurkey
Kitapkurdu
Kitap ütopya üstüne kurulmus olmasına ragmen , bazı yonlerıyole guınumuzde yasanan yapılanlar veya yapılmaya calısanlarda ısık tutmakta
miracyazici
Orwell'i asıl ününe kavuşturan 1984 gerçekten de okunması gereken bir başeser. Zamanında ABD'de okullarda komünizm aleyhtarı bir araç olarak propaganda aracı olarak kullanılmış bu kitap önyargılardan uzak okunduğunda muhakeme yapabilmenin insanın vazeçilmezi olduğunu ortaya koyuyor.
masatci
kendini devletin sahibi zanneden hasta ruhluların istediği her şeyin gerçekleşmesi halinde, teorik olarak gerçekleşebilecek en son noktayı gösteriyor. insanların düşünebilmelerini engellemek için dili değiştiren, insanların kendine söylenen yalanlara -yalan olduklarını bile bile- inanmalarını sağlayarak, gerçekten kopuk şekilde yaşamalarını salık veren, korku üzerine inşaa edilmiş bir devlet... okuyunca insanın aklına hiç türkiye gelmiyor.
erknkoksoy
Tadı damağımda kalan hayvan çiftliğinden sonra mükemmel gelen bir kitap...
steve_mert
fikirler ve yaratıcılık oldukça üst seviyelerde olmasına karşın çok da sürükleyicilik kazanamayan bir kitap oldu benim için. eğer siyasete ilginiz varsa sakın atlamayın derim.
uk1990
Kitabın anlattığı konuyu yukarıda okumuşsunuzdur ben ise hissettirdiklerinden bahsedeyim. Kitap insanı adeta boğuyor ama dikkat edin sıkıyor demiyorum boğuyor... Orwell'in yarattığı bu karşıütopya sizi de içine çekerek yaşanılanları daha da çok hissetmenizi sağlıyor. Gerçekten bir klasik.
darkandalone
Kitabın genel konusu dışında içinde öyle cümleler varki 2-3 kez okunması gereken bir kitap dedirtiyor insana. Altın ülke ütopyasının aslında altın tozuyla kaplanmış karanlık bir gelecek olduğunu çok güzel bir şekilde belirtmiş Orwell kitabında.<br />"Kimse devrimi korumak için diktatörlük kurmaz; diktatörlük kurmak için devrim yapar" George ORWELL-1984
book reviewer
Kitap, yazılışının üzerinden onca yıl geçmesine rağmen hala güncelliğini koruyor. Kitabı okurken insan birçok sistem dayatmasinin iliklerine kadar işlemiş olduğunu ancak vahametinin farkında olmadıgını farkederek urperiyor. Kitapta, sistematik bir sekilde dili sadelestirmek adı altında katleden sistemin insanları kendilerini ifade edemeyecek, bırakın ifade etmelerini, düşünemeyecek hale getirerek pasifize etmesi konusunun islenisi dogrusu yazarın farkındalığının ne kadar üst boyutta oldunu anlamami sağladı. Bu konu sadece kitapta dikkat çekilen ornekten biri. Kitabı okuyarak farkindaliginizi arttırmanızı tavsiye ederim. Bu arada hemen George Orwell'in Hayvanlar Çiftliği kitabini sipariş ederek okumak istiyorum
mrl34
Kitapkurdu
Birbirleriyle savaş halinde olan ve yeryüzünü tamamen ele geçirip, özgür düşünceyi kaldırmak için, insan aklından geçenleri okumayı ve çok kısa bir zamanda milyonlarca insanı öldürmeyi amaç edinen üç süper devlete ayrılmış bir dünyada, her tarafa yerleştirilmiş tele ekranlar ve mikrofonlar arasında sürekli izlendiğini bilerek yaşamaktan daha kötüsü de vardır. Sürekli izlendiğini düşünmek ve bunu düşündüğünü belli etmemek. Çünkü herşeyin gölgeler dünyasında solup gittiği bu zamanda, işlenebilecek en büyük suç düşünce suçudur ve iktidardaki parti yenikonuş'la dildeki sözcük sayısını azaltarak düşünme sınırlarını daraltmayı amaçlamaktadır.


Bu düzen içinde yaşayan Winston Smith, geçmiş olayların kaydedildiği belgeleri partinin çıkarları doğrultusunda değiştirmekle görevli bir parti üyesidir. Gerçeğin her an değiştiği bir ortamda halk ve parti üyeleri için hiçbir şey ifade etmeyen tekdüze bir yaşamda yapabileceği en büyük suçu işler: düşünür ve kabullenemeyeceği bir çok şey arasında yitip gitmekte olduğunun farkına varır ve bu aşamada düşünce polisi devreye girer...

Kitapta Winston'ın özgürlüğe, ve mutlak gerçeğin değiştirilemeyeceğine olan inancının onu getirdiği noktada O'Brien ile arasında geçen konuşmalar çok çarpıcı

yzarın bu kitabı kaleme aldığı tarihe bakılırsa yazarın nekadar öngürülü olduğu takdire şayandır

barist
Dünyanın üç büyük devlet tarafından baskıcı bir yöntemle yönetildiği gelecek kurgusudur. Bu üç devlet sürekli savaş halindedir. Herkes izlenmekte ve gözetlenmektedir. Yönetimden habersiz bir şey yapmak neredeyse imkânsızdır. Her şey yönetim tarafından amaca uygun olarak çarpıtılır, değiştirilir. Baskı rejiminden kurtulup, diledikleri gibi yaşamak isteyenler cezalandırılır. En etkileyici ütopik dünya kurgularından birisidir. v for vendetta filminin senaristi bu kitaptan etkilenmiş olabilir.
@derkenar
Kitapkurdu
Daha çocukken duyduğum ve merak ettiğim şey bu kitabın isminin neden 1984 olduğuydu. Neden 1975 veya 1990 ya da 2001 değildi de 1984'tü. Daha sonra öğrendiğimde hoş bir nüans olarak hafızamda kalmıştır. George Orwell 1984 kitabını 1948 yılında tamamlamış ve o yılın son iki rakamını ters çevirerek kitabına 1984 ismini vermiş. İngiliz asıllı olan Goerge Orwell II. Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında -büyük ihtimalle de o zamanın oluşturduğu acılı ve ağır psikolojiyle- eşine az rastlanır bir eser ortaya koymuş. Kitap, gelecekte ne olabilirin tahmininden ziyade geleceğe (bu güne) dair bir kehanet olarak ele alınmalı. Orwell'e göre insanlar oluşturulan yeni, yapay bir dille iletişim kurmaya zorlanacaktır. Tarih içerisinde istenmeyen olay ve kavramlar hatta kişiler sistemin istediği şekilde değiştirilerek yeni bir tarih yazılacaktır. Böylelikle insanlar tarih bilincinden yoksun bırakılarak düşünme yetilerinden kopartılacaklardır. Sokakta, evde, işte kısacası her yerde bulunan dev ekranlarla sürekli gözlem altında tutulan insanlar kontrol altında tutulacaklardır. Bu baskı ortamında bulunan ve geçmişinden koparılmış insanlar, hafızalarındaki bilgiler silinerek insanlar daha düşünmeden pasifize edilmektedir. Tüm bunlar yapılırken sistemin propagandası ve tarih ile diğer ülkeler üzerindeki dezenformasyon devam ederek sistemin devamlılığını sağlanmış olacaktır. Bu kitabın, yine İngiliz asıllı bir yazar olan Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya adlı eseriyle peşpeşe okunmasında fayda var diye düşünüyorum. Zira Huxley de Cesur Yeni Dünya adlı eserinde geleceğe dair öngörülerde bulunmuş bir yazar. Bu iki kitap arasındaki fark; Orwell insanların zorla ve baskı sonucu pasifize edilerek kontrol altında tutulacağını söylerken Huxley bunun tam tersinin olacağına dair kehanette bulunmuştur. Yani Huxley'e göre insanlar gelecekte (Huxley, 1932 yılı itibariyle Orwell'in 1984'ünden daha önce yazmıştır Cesur Yeni Dünya'yı) kendi istekleriyle ve eğlendikleri düşüncesiyle baskı altında tutulmadan kontrol altına gireceklerdir. Bu günün gerçekleriyle ilişkilendirerek okumak keyif verici. Küçük bir parantez açmak gerekirse, romandan senaryolaştırılan hemen hemen bütün filmlerin romandaki etkiyi ve tadı vermediği önemli bir gerçek. 1984 filmini de aynı kaderi paylaşan eserlerden. Romandaki bütünsellik, imgesel zenginlik ve çok boyutluluk aynı oranda yansıtılamamış. Filmini illa izleyin diyemem ama filmini izleyenler eğer okumadılarsa mutlaka kitabı okumalılar diyebilirim. Parantezi kapatıp ayrıca herkesin okumasını tavsiye ediyorum...