Huzursuz Bacak Hakkındaki Yorumlar

HilmiSOYLU
25.09.2018
Edebiyatımıza ömrü boyunca dergi,öykü,seminer ve kurslarıyla destek olan Mustafa Kutlu kitabında dönem insanının içinde müstesna bir kişiliği ve yaşadığı ikilemleri konu ediniyor.Okunası naif bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
readr
03.03.2018
Bütün kitaplarını aldım,herbiri birbirinden güzel hikayeler..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
mustafa kutlu hocanın sevdiğim kitaplarnından biri
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
nobahariii
07.10.2017
karşılıklı konuşmalar etkileyici, beğendim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Muzosist
21.09.2017
Huzur ile hüzün arasında git gel yaptıran, klasik bir Mustafa Kutlu kitabı... Okuyunuz efendim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-145830
26.02.2017
Tam da dönemimize ayna tutan bir eser. Dönemimizde acıya o kadar alışmışız ki bırakın bacağı kalbimiz bile huzursuz olmuyor bazen.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Fatma
15.02.2017

Huzursuzluk içinde tıklayan bir bacak ve sonunda huzura ermek. Toplumsal yozlaşmayı okunabilesi bir dille anlatmış yazar. Yeri gelmiş muhafazakarlarıda eleştirebilmiş. Olaylara zaman zaman objektif bakan kalem. Aslında hikaye adı altında bir manifesto bile diyebiliriz :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
arapçakurdu
10.11.2016
Mustafa Kutlu ile bu kitabıyla tanışmıştım. Sonra hiç bırakmadım ^-^ Samimi Anadolu öyküleri dolu. Ama hepsi ayrı ayrı şeyler katar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gezzgin
04.05.2016
gelenekten modernleşmeye geçişi gördüm üzülerek, siz ne görürsünüz bilemiyorum..Kutlu her zamanki gibi okuyucuya soluk veriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-1818314
03.11.2015
Kutlu, ülkede yaşanan değişimleri gurbetçinin gözünden bakmış. Yeniliklerin (!) vücudumuzda(ülkemizde) verdiği 'huzursuzlukları' kendine has biçimde ele almış
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
KUTLU YİNE BİZİM MAHALLEDE DOLAŞIYOR...KENDİNE HAS ÜSLÜBUYLA SEFALETİ, TEMBELLİĞİ, DAR SOKAKLARI, BURUK AŞKI, KAPİTALİST CANAVARI, FİKRİNİ DAVASINI KAYBETMİŞ BİR KUŞAĞI YANİ BİZİ ANLATIYOR BİZE AMA O UMUDUNU KAYBETMİYOR...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Yazara ait okuduğum ilk kitap. Açıkçası çok akıcı. Geçmiş dönemler ile günümüzü anlaşılır, akıcı ve samimi bir dille anlatıyor. Yurt dışında eğitim gören, ülkeye dönüp "bir faydam olsun" diye Ömer Faruk'un hikayesi... Bir günde rahatlıkla okunabilecek, sıcak bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
aysegulkkose 30.05.2014
Ablam çok fazla kitap okumayı sevmese de bu kitabı bir günde bitirdi.Ona sorduğumda sınavda çıkacağı için okudum dedi.Ama gözlerine baktığımda güzel bir kitap olduğunu anladım.
Bu kitabı almanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
betulebruli 02.11.2013
Uzun Hikaye'den sonra en sevdiğim Mustafa Kutlu kitabı oldu. Eğitimli bir ailenin oğlu olan Ömer Faruk hareketli idealist bir gençlikten sonra yurtdışında eğitimine devam eder. Babasının vefatından sonra da yurda geri döner. Eğitimli ve aranan bir genç olduğu için herkes onunla çalışmak ister ama o 'sistemin adamı' olamadığı için ne akademide ne özel şirketlerde kendine yer bulabilir. İstanbul'u derin düşüncelerle adım adım dolaşır, tarihi doku yanında yükselen yeni kenti yadırgar, kentsel dönüşümün 'insan'dan başlaması gerektiğini savunur. En son babasının çiftliğinde organik tarım yapmak ve akademik çalışmalarına devam etmek için yeni bir hayata başlar. Gerildiğinde, duygu patlamalarında bacağı tekler ve geceleri uykusuz geçirir. Bacak huzursuz, kitap huzurlu.. Tatlı sevecen samimi bir dil. Mustafa Kutlu güzelliği..
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
mircannn 19.03.2013
Mustafa Kutlu ile tanıştığım ilk kitap...geç kalmışım tanışmak için...ama ne demişler geç olsun güç olmasın...otobüs beklerken okumaya başladım az kalsın kalkış saatini kaçırıyordum...dingin bir kitap akıcılık var...bırakmak istemiyorsunuz...kafa dağıtmak için huzur veren bir kitap..bunu sağlayan yazılanlardan çok üslup sanırım...diğer kitaplarını da okumak için vesile olacaktır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
zko 13.02.2013
"türk istanbul nedir?
bodur minaresi ile mesccit, yanında bir ihtiyar çınar, onun gölgesinde bir çeşme, iki dükkan, bir sıbyan mektebi ve mektebin alnında bir kuş evi.
istanbul bu mu? bu kadar mı?
evet, öyle."
kitaptaki eşsiz istanbul yorumlarından biri. bu kitapta eşsiz iatanbul manzaraları ile karşılaşacaksınız.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
feraytürkyön 11.02.2013
eve dönüşler her zaman heyecan vericidir. o yollar bitmek bilmez ... eve varınca da ayrı sıkıntılar baş göstermeye başlar ya işte . keyifli bir kitap kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. mustafa kutlu nun güzel kiaplarından biri
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kutlu , benim kelime dağarcığımı hep geliştirmiştir.Onu okurken mutlaka yanımda dev bir sözlük bulunduruyorum ve öyle okuyorum.Onun sözcüklerini arayıp bulmak çok hoş.Öyle bir hale geldim ki , onun kitaplarını evden hariç bir yerde okkuyamıyorum çünkü yanımda sözlük olmadan o kitabın heba olacağını düşünüyorum.Mustafa'yı seviyorum :)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
eflatun90 23.04.2012
güzel bir hikaye kitabı olmuş dili sade
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
oski91 22.04.2012
Tek kelime ile harikaydı. Tavsiye bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
manofletterss 05.12.2011
Üzerine çok fazla konuşulması gerektiğine inanmıyorum. Klasik sürükleyici popülist bir kitap. Ama derin bir kitap olmaya değmez, dinlenmek adına okuyabilirsiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-1158761 19.10.2011
Alın size bir orijinallik...Sorunlara karşı içerleyen bir kişi olduğunuzu mu düşünüyorsunnuz.acaba bu kitabı okuduktan sonra hala böyle mi düşüneceksiniz bilmiyorum.Yazarın inanılmaz bir dikkat çektiği nokta var..küçük ama ince bir ayrıntı..sayfalar elinizde kayıp gidecek bir kitap..amaç belkide insanlar''huzursuz'olmanın farkındalığına vardırmak...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
sidre 25.08.2011
4-5 kitabını okudum kutlu'nun ama huzursuz bacak çok başkaydı. mutlaka okunmalı...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-999264 30.07.2011
Gitmekle kalmak arası gidip gelen huzurlu huzursuz bir insan potresi gercekten güzel tavsiye ederim...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
a..nurr 20.01.2011
Hayatın sorunlarıyla yüzleştikçe içimiz sızlar.Mustafa Kutlu'nun bacağı sızlamış.Ne de güzel anlatmış.Olaylar her zaman olduğu gibi akıcı ve hayatımızın bir yerinden ortaya koymuş gibi
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
kutlunun ülkeme ve insanımıza dair dertler taşıdığı kesin.büyük usta bu kitabında da derdine ortak olmaya çağırıyor bizi.her alanda ve herşeyde yozluğun kokusu hakim belki de bunu en iyi yazanlardan biri kutlu.o yüzden seviyorum bu adamı.m.kutluyu tanımak isteyenlere tavsiyemdir bu kitap.hepsi birbirinden güzel kitapların yazarı olan ustamız huzursuz bacakta da zihnen sıkıntıya soktu beni.böyle güzel kitap bu kadar çabuk nasıl biter?sadace ve sadece 160 küsür sayfa tadı damağımda kaldı desem yeridir.kitabın arka sayfasına 2009 un haziranında okuyup bitirdikten sonra şöyle not düşmüşüm ''Yine M.Kutlu,yine sukunet,yine huzur.!!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
derviş54 05.08.2010
Yine sıcacık anlatımıyla bir Mustafa Kutlu imzalı hikaye kitabı severek okuyacaksınız..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-629014 03.12.2009
harika bir mustafa kutlu klasiği..çok başarılı bir kitaptı..okumayanlara tavsiye ederim..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
cokegokhan 17.10.2009
Hikâye tanımına uymayan, yer yer gönderilmek istenen mesaj için kurban edilen vasat bir kitap.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
bilgesu20 17.09.2009
içimizde bir sızı var ve diyar diyar gezdiriyor bizleri...
ne bırakabiliyoruz onu bir kenarda köşede ne de tam manasıyla taşıyabiliyoruz
gördüğümüz manzaralar dağlıyor yüreğimizi derinden
mustafa kutlu tiplemesiyle tıklıyor huzursuz baçak....

kurgunuza ve onu oluşturan yüreğinize sağlık..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
“Kurduğumuz medeniyet esasen tarım toplumuna dayanıyordu. Biz sanayi kuramadık. Sanayi medeniyetini inşa edenlerin fikir ve eserlerini ya ithal ettik ya da taklit. Belki vahşi kapitalizmin kurduğu bu sanayi, bu medeniyet bizim inanç ve geleneğimize uymuyordu.” Bu ve benzeri yorumlarla dolu kitabı zevkle okudum. Mustafa Kutlu hangi konudan söz ederse etsin, her zaman ustalığını, reklâmı yapılan yazarlardan üstünlüğünü göstermiştir. Ömrüne bereket, eline, diline sağlık diliyorum.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
okuyucu-üye 07.06.2009
Ömer Faruk, yurt dışında okuyup memlekete geri döndüğünde birçok şey değişmiştir.Bir de herhangi bir kötü olayda bacağı huzursuzlanıp ağrımaya ve tıklamaya başlar.Ömer Faruk' un bacağını ağrıtan nedir bilmek istiyorsanız, buyrun okuyun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
SPooKY 07.06.2009
Elimden bırakamadığım bir Mustafa Kutlu hikayesi daha. Mustafa Kutlu'nun sanki sizinle konuşuyormuş gibi anlatımı sarıveriyor sizi ve bir çırpıda okuyuveriyorsunuz. Çok geç tanışmama rağmen okumadığım hikayesi yok sanırım.Gönlüne, kalemine sağlık Mustafa Kutlu....
Yanıtla
7
0
Destekliyorum 
Bildir
ellerine ve yüreğine sağlık mustafa kutlu..
okuyanı derin derin hülyalara daldıracak usta bir kalem o..
bize sadece okumak düşüyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Fatih TÜRKMEN 09.03.2009
Başta söyleyim.Kitabı beğendim ve tavsiye ederim.Huzursuz Bacak 2008 yılının en iyi kitabı seçilmiş.Benimde bir oy hakkım olsa "evet "derdim. Toplum olarak sosyal hayatımızdaki illetler yazarın bacağını huzursuz ediyor.Bende okurken huzursuz oldum. Altı çizilecek o kadar çok yerler var ki. Yazar problemleri tespit etmiş ve kurguladığı karakterler ile çözüm yolları sunuyor. Eline sağlık sevgili Mustafa Kutlu ağabey, daha nice eserler kalem alman dileğiyle .
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
kagansoy 04.03.2009
Mustafa Kutlu’nun “Huzursuz Bacak” isimli eserini okudum. Halet-i ruhiyeme ne zamandır bir anlam veremiyordum. Bu anlam verememe durumu bu kitapla nihayet bulmuş bulunuyor. Huzursuzluk sadece bacakta olsa ne ala!

Terakki tek taraflı olmaz, asla olmayacaktır. Meseleyi sadece maddi açıdan ele almak bize kaybettirir, maddiyatın galebe çaldığı yerde gerçek anlamda bir terakkiden bahsedilemez. Maddiyatı maneviyat ile desteklemediğimiz müddetçe başarılı olma imkânımız olmayacaktır.
Terakki tek taraflı olmaz, asla olmayacaktır. Meseleyi sadece maddi açıdan ele almak bize kaybettirir, maddiyatın galebe çaldığı yerde gerçek anlamda bir terakkiden bahsedilemez. Maddiyatı maneviyat ile desteklemediğimiz müddetçe başarılı olma imkânımız olmayacaktır.

Hayatta kendi çıkarının dışında hiçbir şeyi umursamayanların medeniyet inşa etmesi beklenemez. Medeniyet öyle kolayca inşa edilmez; hele sadece kendini düşünerek kesinlikle inşa edilemez. Ecdat yaşadığı yerleri güzelleştirdi, asaletini, duruşunu, fikrini eşyaya dercetti; bizse ecdadın emanetine bile sahip çıkamadık. Emanete sahip çıkmayana memleketi nasıl emanet edeceğiz?

Herkesin derdi kendi gemisini yüzdürmek. Herkes çalıştığı yerde nasıl daha başarılı olunabileceğini düşünmek zorundadır, devlet memurları da buna dahil. “Sorumluluğumuz yok” diyerek işin içinden sıyrılmak, memleketin gelişmesine engel olmak değildir de nedir? Herkesin vicdanı kendine sorumluk yüklemiyor mu yoksa? Heyhat…
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Abdullah Tosun 02.01.2009
Bizi biz yapan hassasiyetlerimizi kaybettiğimiz böyle bir dönemde keşke 'huzursuz bacak'lara sahip daha fazla kahramanımız, Mustafa Kutlularımız olsaydı. Bu roman toplumsal hastalıklarımızı tesbit eden,'tüketim ekonomisi' ve tedavi adına,kanaat ekonomisi' bu dertlere neşter vuran güzel bir roman. Deyim ve atasözleriyle süslü güzel dili harika. Yurt dışından gelip güzelim yurdunun içler acısı durumunu gören kahraman, haliyle okuyucu, nerden nereye sorusunu soruyor. Memleketi kurtarma hayalleriyle büyüyen akranlar ve abiler çoktan köşeyi dönmüş ve o dönemdeki köprüler altından çok sular akmıştır. Bu durum, ibret verici ve çarpıcı bir şekilde ifade edilmiştir. 'Pala Kahvehanesi'nin 'Palabar' olması; 'mücahitler müteahhit oldu' dedikodusu toplumsal değişmenin sadece birer örneği. Okuduğunuzda pişmanlıktan ziyade hoşnut kalacağınız güzel bir kitap. İp uçları verilen sorunların ve çözümlerin hakkıyla idrak edilip doğrusunun yaşanması dileğiyle...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Çepni55 11.12.2008
Mustafa Kutlu'ya yakışan güzel bir hikaye daha... Kutlu, uzun yıllar yurt dışında yaşamış ve 12 Eylül Öncesi İslami kesimde yer almış olan bir kişinin İstanbul'a gelişiyle birlikte yaşadığı 4-5 günü anlatıyor. Çok şeyin değiştiğini, eski dostlarının değiştiğini kahvehaneden, iş görüşmesine, seminerden, üniversite ortamına kadar tahkiye ediyor. Hikayenin sonunda ise babadan kalan çiftlikte organik tarım yapmaya karar veriyor. Çiftlik kahyasının isminin Adem olması, eşinin olması ve yalnız yaşamaları güzel bir gönderme oluyor tabii. En başa dönmek!
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-649492 04.11.2008
Huzuru kaçmış bir nesiliz biz. İki arada bir derede herşeyi berheva etme eğiliminde kendimizin uzağına savrulurken meseleye bir göz atalım. Ne, nedir? Bu gidiş, nasıl bir gidiş? Bu hikâye Mustafa Kutlu'nun diğer hikâyelerine göre daha bir aktüellikle ve düşünceyle iç içe kurgulanmış. Bu kitap çok tartışılacak kanaatimce.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
gastrooy61 21.10.2008
Çok ince bir anlatımla ve bi çoğumuzun dillendiremediği o malum Türkiye gerçeğini seriyor önümüze yazar.Düzen ve insan.Hangi düzen? hangi insan?
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Mustafa Kutlu yine harikalar yaratmış. "Uzun Hikaye", "Tufandan Sonra" ve "Mavi Kuş" gibi eserlerinden sonra okuduğum yine süper bir eser. Dili zaten sizi hiç yormuyor. Ama biraz eski hikaye tarzını bulamıyorsunuz hepsi bu.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-97975 14.09.2008
sayın kutlu'nun kalemine ve yüreğine sağlık. modern dünyanın bunca kasıp kavurması karşısında hala "yaşasın, yoksulluk içimizde" diyor. tabi ki bunları bir hikaye formunda okuduğunuzda tadına doyum olmuyor. son kitabında da günceli olabildiğince hallaç pamuğuna çevirmiş. açmazları yaşamakta hala. verili düzenle bir türlü barışamıyor. iyi de ediyor. doğal olana, saf olana;öze ve insana ilişkin hayıflanmalar ve girişimler devam ediyor. bizler organik çilek yetiştiremiyoruz ama üstadın yetiştirdiği çilekleri yemeğe her zaman hazırız. yeter ki adresini bilelim :)) kısa bir not daha: mustafa abiden bir istirhamım olacak. uzun hikayede, menekşeli mektupta daha uzun soluklu kitabın sayfaları ıslanmıştı. günceli, mevkute yapraklarından ister istemez takip edebiliyoruz. n'olur çilekler susuz kalmasın. inan abiciğim, senin çilekleri sulamaya, bahçıvanlık yapmaya hazırız.
selam ve muhabbetle...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
bizde herşeyin ikincisi, taklidini kullanmak huy olmuş diyor yazar: çıkara çıkara türk anştaynı'nı sivaslı sindi'yi çıkarıyoruz. doğuda bir şehir gelişti mi hemen doğunun paris'i diyoruz. dünyaya sunduğumuz orjinal bir fikrimiz var mı? cep telefonu kullanmakla avrupayı yakalayamayız...
(haklısın üstad.)
Yanıtla
5
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
habopik 20.08.2008
mustafa kutlu bu yıl eylülü beklemedi..iyi de yaptı..diye düşünerekten bu kitabı aldık okuduk ve üzerinde düşündük..anlaşılan mustafa kutlu hikaye anlatmaktan daha doğrusunu derdini meramını hikaye ile anlatmaktan bıkmış daha kestirme işin hikaye kısmını pek önemsemeden düşüncelerini bu kitapta ortalığa adeta dökmüş..yıllardır her hikayesinde mutlaka tartıştığı konuları bu sefer hikaye formunu biraz köşeye atarak anlatmayı denemiş..iyi mi yapmış derseniz eminim bir kısım kutlucular buna bozulacak ama ortada hikayeden daha acil ve vahim bir durum var lafı eveleyip gevelemenini zamanı değil diyenler helal olsun mustafa abi diyecekler..bence beklenmedik bir kitap değil ama beklentiler sonsuz ...sen işini bilirsin mustafa bey...saygılar ve hürmetler...
Yanıtla
10
4
Destekliyorum 
Bildir