107Yorum
kcavus
27.06.2007
Orhan Pamuk'un hep en karışık kitap diye tanımlanmıştır. Belki önce başka kitaplarından başlayarak okumak gerekir Pamuk'u. Ama bu kitap oldukça güzel bir dille ve kurguyla yazılmışki okuyucu bırakmıyor. Büyük bir zevkle bitirdim ve Orhan PAmuk hayranlarına tavsiye ederim.
onur1071
04.06.2007
kitabı okumaya çalıştım 3-5 defa, hepsinde de havlu attım gibi şeyler yazan arkadaşlar çok komiksiniz, okumadığınız kitaplar için yorumlar yazmayın. sabırla sonunu bekleyen sizden daha fazla bilgi sahibi insanlar bırakın yorum yazsın. diğer türlü maksat karalamak olmuş, ayıp. orhan pamuk okurları boş insanlar değildir, edebi eserlere aşinadır, onlarca değil yüzlerce kitap okumuştur öncesinde ve bu tür okuma sıkıntıları yaşamaz, hele hele böyle bir anlatım ve gizem karşısında yer yer tüyleri diken diken olarak saygıyla okur. okurken hem tasavvufu görür, hem aşkı hem de eşsiz istanbulu. anlatılanları ve düşündürdükleri ile, bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti denebilecek bir eser, büyüksün orhan pamuk
kara cahil45
Kitapkurdu
20.04.2007
Orhan Pamuk'un en karışık kitabı.Eleştiemenler çok meth ediyorlar.Ama kitap hiç de mükemmel bir kurgu sahip değil. Olaylar kişiler yer zaman hepsi birbirinden kopuk.Ne yapılmaya çalışılmış bilemiyorun.Eski Türk Edebiyatı'ndan parçalar alınmış ama kitapta bütünleştirilememiş.Ayrıca kitabın bazı yerlerinde saçmasapan ifadeler var.Onları yazmıyorum.Eğer zamanım kıymetsiz diyorsanız okuyun.Pamuk'un edebiyatımızda açtığı soyut kapkara bir dehliz.Orhan Pamuk'un diğer kitaplarında da belli bölümlerde boğulmalar olur.Ama Kara Kitap tamamen bu boğulma bölümlerinden oluşmuş. Yazarın en kötü kitabı diyebilirim.
Ahmet BoRuCu
05.03.2007
Orhan Pamuk'un tasvirleriyle, olay örgüsüyle... kendisini "Edebiyat Dünyası"nda zirveye çıkaran bir kitaptır.<br />Okunmasını tavsiye ederim!..
yarenimx
Kitapkurdu
28.02.2007
garip bir kitap.bakıyosunuz içine almış sizi,sürekleniyorum derken birden kopuyosunuz kitaptan..okurken özen istiyen bir kitap yani.bu bakımıylada çok rahat değil okuyucu için...ama karısını arayan galipin,tehditler alan gazeteci celalle ilişkilendirilmesi,ve onunla kesişen sonu çok güzeldi...çok ünlü bir kitap ama o kadar ünlü olması gereken bir kitapta değil hani..sadece farklı...
ozndzi
Kitapkurdu
16.02.2007
Bütün Orhan Pamuk romanlarında olduğu gibi kara kitap ta bir arayışın hikayesidir.Galip karısı rüyayı ararken bir yandan aslında kendi gerçekliğine adım adım yaklaşmaktadır.Hep bir başkası olmayı hayal edenlerin(yani hepimizi) romanıdır kara kitap.Kara kitap hakkında okunamaz olduğu yolunda söylentiler duymustum.Ama açıkçası o kadar zorlanmadım aksine ilginç olması sebebiyle son derece kolay okunuyor.Bence Orhan pamuk un en güzel ve en esrarengiz romanı.
KY-259862
10.01.2007
KARA KİTAP, FARKLI ÖRGÜSÜ, ENTELLEKTÜEL DİL YAPISI VE OKURUNDAN ÖNCE YAZARINI TAMAMEN TATMİN ETMİŞ DUYGUSU YARATAN HİSSİYATI SEBEBİYLE, ORHAN PAMUK'UN EN SEVEREK VE İLGİ İLE OKUDUĞUM KİTABI.ZENGİN OLAY ÖRGÜSÜ OKURU KİTABA ÇEKİYOR AMA OKURKEN BİR AN BİLE DALMANIZA İMKAN VERMİYOR. HERHANGİ BİR OKUYANA DEĞİL, DİKKATLİ VE İYİ OKURA HİTAP EDİYOR.ARA ARA YAZAR OKURA SESLENİYOR, ONUNLA KİTAP İÇİNDE TARTIŞIYOR, ORHAN PAMUK KİTAPLARI KALINLIKLARINA, KONULARINA VE YAZARIN KİTAPLARINDAN BAĞIMSIZ DEMEÇLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLİNCE HOYRATÇA HARCANIYOR. BUNDAN KAYBI OLANDA YAZAR DEĞİL, KALİTELİ VE İYİ OKURDUR. TÜM ROMAN TARİHİDİR, EDEBİYATTIR VE KİŞİLERİN HAYAL DÜNYALARIDIR.
selfam
10.01.2007
Yazarın en keyifle okuduğum kitabı Kara Kitap'tır. Yazarın geçmişin kahramanlarını zarfı ve hikayesiyle bu zamana ve mekana taşımış olması dikkate değer. Bu kitabı beğenmeyen okunmasını zor bulanı tembellikle itham etmek hiç de haksızlık sayılmamalıdır. çünkü Pamuk bu kitabında geçmişini kuru iltifatlala yad eden bir boşboğaz değil onu subjektif de olsa bir şekilde işleyen bir fikir işçisidir. Kara Kitap'ta Şeyh Galip'i ve Hüsn ü Aşk'ı aramak boşunadır elbet; fakat kitap sayesindedir ki şeyh Galip ve eseri benim için yeniden gündem olmuştur.
Eseri kendi bağlamında da çok beğendim ve tatlı bir şaşkınlıkla tükettim her sayfasını.
sasol
23.12.2006
Bu kitabı okumayı başaran bir kahraman. Neden mi? Çünkü okumaya başlamak yetmez. Kitabı bitirmek gerekir. Bu kadar isminden söz ettiren bir kitap nasıl da bu kadar çekilmez olabiliyor? Belki diğer kitapları da büyük bir keyifle okunmuyor ama bu kitap tamamen bir işkence. Bir kitap okuması iki yılda biter mi hiç? Maalesef olabiliyor. Adı Kara Kitapsa. Kitabı okuduğum sırada arada yüzlerce kitap okudum ve her defasında bu kitaba döndüm ama her defasında yine aynı hayal kırıklığı. Hani bazı kişilerin ismi kendinden fazla büyür ya bu kitapta öyle. İsmi kitabın çok üstünde.
gulgun7
16.11.2006
her zaman yaptığımız hataya düşüyoruz.kişi ayrı bir dünyadır onun romanı ayrı bir dünya.kişiler farklı şeylerdir onların yazdıkları farklı.aynı şey aziz nesin için de sıkça yaşanmıştır.tabii bu durumda kaybeden ne nesindir ne de onu okuyanlar.kaybeden dünyayı düşünebilidikleri genişlikteki çerçeveye sığdırmaya çalışanlardır.okumayanın çerçevesi ne kadar geniş olursa artık! <br />kara kitap benim hayatımın demirelidir.en 6 defa okumaya başlayıp,düğünlenip bıraktığım kitaptır.ama yedicisinde başardım ve hiç bir kitabı okuduğuma bu kadar memnun olmamıştım.<br />
tan0006
Kitapkurdu
27.10.2006
Kara Kitap, birçok özelliğinin yanı sıra kesinlikle bir dedektif romanı. Her şeyin potansiyel yan anlamları var, dedektif İstanbul sokaklarında çılgınca dolaşarak anlam arayışına düşüyor ve ipuçlarından oluşan bir sele kaptırıyor kendini. Şehirlerin başlı başına bir karakter oldukları bu tür romanlarda olduğu gibi örneğin James Joyce'un Ulysses'i, İstanbul da arayışını sürdüren Galip'i sürekli olarak fiziksel ve ruhsal olarak tüketmekle tehdit ediyor.
Pamuk nesnelerden, onların, gizemli bir biçimde ortadan kaybolan karısı Rüya'yı arayan tükenmiş durumdaki Galip üzerindeki etkilerini tarif etmekten hoşlanıyor. Galip'in kuzeni, meşhur bir köşe yazarı olan Celal de kayıptır ve bir süre sonra bu iki olay arasındaki bağlantı netleşmeye başlıyor. Pamuk, hikâyeyi, tasvire dayanan bir uslupta sürdürüp, içine Galip'in nerotik analizlerini ekleyerek sıradan bir hayat portresinden bireyin kimliğine yönelik metafiziksel spekülasyonlara geçme yoluyla hikâyeyi biçimlendiriyor. Bu kitap İstanbul'a ve çöküşün alegorisine ustaca yazılmış bir aşk şarkısı olabilir ama her şeyin ötesinde, dedikodularla şekillenen bir dünyada gittikçe zor bulunur hale gelen hikâye anlatıcılığının kutlanmasıdır.
Dikkat !!!
02.09.2006
Aydın (!) Pamuk.....
Ben bu "büyük" (! ) yazarımızın bu romanını okumayı denemiştim. Başladığım şeyi bitirme konusundaki tüm inatçılığıma karşın, bitirememiştim.
Ama "Kara Kitap" basında öylesine övüldü ki, ikinci bir deneye girişmekten kendimi alamadım. Ve o çabamda da, daha yarıya gelmeden havlu atmak durumunda kaldım.
Derken bir arkadaşımdan uyarı aldım. Kitapta gizlenmiş bir bölüme dikkatini çekinceye kadar... "çocukluğunda kız kardeşi ile tarlada karga kovalayan sapık bir padişah" gibi bir anlatım vardı bu bölümde!
Meğer benim artık okumayı denemediğim kitaplarında daha neler varmış!
İşte birkaç örnek:
"sonra kasaba alanına dolanır. Atatürk heykellerine sıçan güvercinleri ayıplar... "
"Atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına, cumhuriyeti emanet etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu... "
"Atatürk'ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket olduğunu... "
"sonra bir cumhuriyet, Atatürk, damga pulu havasına girdiğimizi hatırlıyoruz... "
Bunlar kitaptan çıkarılsa hiçbir şey değişmez. Yalnız yazarın kimi ruhsal gereksinimleri tahmin edilmemiş olur! .
Türkiye'de Orhan Pamuk'u sevmek de serbesttir, Atatürk'ü eleştirmek de!
Orhan Pamuk'u sevmek, romanlarından keyif almak serbesttir... Ama güç okunduğunu ve Atatürk'ü sinsice aşağıladığını sergilemek de serbesttir.
Atatürk'ü eleştirmek başkadır, "çocukluğunda kız kardeşi ile tarlada karga kovalayan sapık bir padişah"tan söz etmek başkadır...
Tam hatırlamıyorum tarihini ama, sayın Abbas Güçlü'nün tv porgramına katılmıştı pek aydın(! ) romancımız Pamuk. Ve diyordu ki, "benim kitaplarıma eleştiride bulunanlar, benim kitaplarımı okumayanlar magazin kültürünün insanlarıdır" türünde bir cümle sarf etmişti. Hadi diyelim ki ben magazin kültürünün bir parçasıyım ve hiçbir şeyden anlamayan cahilin birisiyim. Peki ya rahmetli Ahmet Taner Kışlalı ve diğer Atatürkçü aydınlarımız da mı magazin kültürüyle yoğrulmuşlar. Aralarında proflardan tutun da edebiyat alanında üst düzeylere gelen aydınlarımız da mı magazin kültürüne sahip! ... Ve diyor ki pek sayın Pamuk, yine aynı programda - bir soru üzerine - "evet romanlarımda ben kendimi de katıyorum, ama yeri gelince kendimi çekiyorum" diyor. Bu gayet normal. Peki bu kendini dışarı çekmediği dönemlere "Atatürk heykeline sıçan güvercinler" de var mıdır sormak lazım...
Artık, ne Atatürk'ü aşağılamak için "heykellerine sıçan güvercinler"in arkasına sığınan bir romancıya... Ne de o'nu savunurken "ilkel"leşen bir yazara ve şaire saygı duyabiliyorum.
Bu yazımın yayınlanmayacağını adım gibi biliyorum ama yine de yazıyorum. Umarım Türkiye'de de bir şeyler değişmiştir de iyi veya kötü eleştirilerin hepsine bir fırsat sunuluyordur.
KY-180993
15.05.2006
Pamuk'un şaheseri. Zengin, yaratıcı, modern bir ulusal destan.<br />Şüphesiz, modern türk romancılığının gekldiği son noktanın bir göstergesidir bu kitap. Orhan Pamuk'un kendisinden pek hazzetmem ama ortadaki somutn şaheserleri de görmezden gelemem. Siyasete bulaşmadan değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.
Ömer Taha Güvenek
Kitapkurdu
29.12.2004
Yaşayan en büyük romancımızın yazılmış en büyük romanı ! Tılsımlı bir roman..Atmosferine hemen okuyucuyu çeken..Bir başka aleme dalıp romanı bitirdiğinizde artık kendi dünyanızın da eskisi gibi olmadığını anlıyorsunuz..Tebrikler Orhan Pamuk için..
berlineraussie
12.10.2004
Ben bu "büyük" (! ) yazarımızın bu romanını okumayı denemiştim. Başladığım şeyi bitirme konusundaki tüm inatçılığıma karşın, bitirememiştim.
Ama "Kara Kitap" basında öylesine övüldü ki, ikinci bir deneye girişmekten kendimi alamadım. Ve o çabamda da, daha yarıya gelmeden havlu atmak durumunda kaldım.
Derken bir arkadaşımdan uyarı aldım. Kitapta gizlenmiş bir bölüme dikkatini çekinceye kadar... "çocukluğunda kız kardeşi ile tarlada karga kovalayan sapık bir padişah" gibi bir anlatım vardı bu bölümde!
Meğer benim artık okumayı denemediğim kitaplarında daha neler varmış!
İşte birkaç örnek:
"sonra kasaba alanına dolanır. Atatürk heykellerine sıçan güvercinleri ayıplar... "
"Atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına, cumhuriyeti emanet etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu... "
"Atatürk'ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket olduğunu... "
"sonra bir cumhuriyet, Atatürk, damga pulu havasına girdiğimizi hatırlıyoruz... "
Bunlar kitaptan çıkarılsa hiçbir şey değişmez. Yalnız yazarın kimi ruhsal gereksinimleri tahmin edilmemiş olur! .
Türkiye'de Orhan Pamuk'u sevmek de serbesttir, Atatürk'ü eleştirmek de!
Orhan Pamuk'u sevmek, romanlarından keyif almak serbesttir... Ama güç okunduğunu ve Atatürk'ü sinsice aşağıladığını sergilemek de serbesttir.
Atatürk'ü eleştirmek başkadır, "çocukluğunda kız kardeşi ile tarlada karga kovalayan sapık bir padişah"tan söz etmek başkadır...
Tam hatırlamıyorum tarihini ama, sayın Abbas Güçlü'nün tv porgramına katılmıştı pek aydın(! ) romancımız Pamuk. Ve diyordu ki, "benim kitaplarıma eleştiride bulunanlar, benim kitaplarımı okumayanlar magazin kültürünün insanlarıdır" türünde bir cümle sarf etmişti. Hadi diyelim ki ben magazin kültürünün bir parçasıyım ve hiçbir şeyden anlamayan cahilin birisiyim. Peki ya rahmetli Ahmet Taner Kışlalı ve diğer Atatürkçü aydınlarımız da mı magazin kültürüyle yoğrulmuşlar. Aralarında proflardan tutun da edebiyat alanında üst düzeylere gelen aydınlarımız da mı magazin kültürüne sahip! ... Ve diyor ki pek sayın Pamuk, yine aynı programda - bir soru üzerine - "evet romanlarımda ben kendimi de katıyorum, ama yeri gelince kendimi çekiyorum" diyor. Bu gayet normal. Peki bu kendini dışarı çekmediği dönemlere "Atatürk heykeline sıçan güvercinler" de var mıdır sormak lazım...
Artık, ne Atatürk'ü aşağılamak için "heykellerine sıçan güvercinler"in arkasına sığınan bir romancıya... Ne de o'nu savunurken "ilkel"leşen bir yazara ve şaire saygı duyabiliyorum.
Bu yazımın yayınlanmayacağını adım gibi biliyorum ama yine de yazıyorum. Umarım Türkiye'de de bir şeyler değişmiştir de iyi veya kötü eleştirilerin hepsine bir fırsat sunuluyordur...
bbab
bbab 20 Haziran 2011
öznel bilimsel ve bağnaz yorumlar yapıp burada kalieeyi düşürmeyin bu adam en kral romanı yazdı işte kara kitap anlamadıysan kendinde ara sorunu biraz yapısalcılık falan oku edebiyat kuramlarını bilmeden adamı sırf basmakalıp ezberlerinize uymuyor diye harcıyorsun. kendi sınıfının en iyi yazarlarından bu aDAM tanpınar gibi değil ama kurguda on üstünden on tanpınar ayrı oğuz atay ayrı orhan pamuk ayrı.
oxygens
Kitapkurdu
14.04.2004
Kara Kitabı Yıllar önce okumuştum ve kesinlikle hafızamda kalan ve bu kitabı unutulmaz kılan, bir cümlenin paragraf kadar uzun olabildiği ve bu bir cümleye küçük kitapların sığdırıldığı özel bir usluptur. Romandaki mekanları,yaşanmışlıkları sanki sizin hafızanızın bir parçasıymış gibi hatırlayabilirsiniz zamanla...
drgokselb
25.01.2004
Yine büyülü bir dünya ve yine esrarengiz olaylar.Kendinizi okurken kitaba kaptırıp gideceksiniz ve sonunu getirmek için sabırsızlanacaksınız.Kitap bittiğinde ise keşke bitmeseydi diyeceğinize eminim.İstanbulun ara sokaklarında değişik ve sihirli bir geziye çıkmaya hazır olun.Bazen polisiye bazen aşk ama genelde mistik bir atmosfer hakim.Ne diyelim dünya çapında takdir edilmiş bir kitap.Bu hayal gücü için yazarı kutluyorum.Daha iyisi olamazdı.
Hüseyin Açici
18.01.2004
Öldür o zaman sen de esrarı; esrar satan yalancı peygamberi öldür diye başladı bu romanına Pamuk. Gerçekten okuduğum kitaplar arasında (1700 kadar kitap okudum) hiç düşünmeden ilk beş arasına alırım. Galip de benim bu romanda Celal de, Alaaddin de benim Kapıcı İsmail de. Yani romandaki parçaların bütünüyüm ben aslında. Bu da benim romana benzersiz bir ilgi duymama neden oluyor.Karısını bilinmezliklerin içinde arayan ama karısı Rüya'nın, aslında Celal Salik'in Boğaz'ın Suları Çekileceği Zaman yazısının son paragrafında olan Galip karısını arıyor. Beklediğim bir son olduğu için kitapta kitap bende sıradışı bir etki bırakıyor.
Mubadil
19.09.2003
Cüssesine bakarak bitmez bu kitap demeyin. Bir solukta okuyabileceğiniz bir roman. Sıradan bir roman değil tabi. Orhan Pamuk'un en farklı kitabı diyebiliriz. Kitabın zayıf yanı roman olmasına rağmen çok ciddi konularda çok ciddi iddialarda bulunması. Roman bu, gerçek olması gerekmez diyebilirsiniz belki ama bunları ispatlaması gerekir. Bazı ithamlar ağır. Mesela Mevlana ile Şems-i Tebrizi arasındaki ilişki konusunda yazdıklarını yazarın o zamanın magazin, dedikodu kitaplarına dayandırdığını düşünüyorum.
Diğer yandan yazar bu kitabıyla adeta şov yapmış. Kıyıda köşede kalmış kitapların adını zikretmiş, bazıları hakkında yorumlar yapmış. Her konuda derin bilgisi var fakat bu kadar bilgi sahibi olunca, kırk çocuklu babanın çocukların ismini bilememesi gibi, ne doğru, ne yanlış karıştırmış. Bunlar tabiki benim naçizane görüşüm. Yanlışım varsa affola. Yinede kitap kurtlarına tavsiye ederim.
Dilek Unsal
16.09.2003
Kara Kitap'i okuyali cok uzun yillar oluyor, Orhan Pamuk'un pek cok romaninda kullandigi "agir" dili bu romanda da kendini gosteriyor. Karakterler her zamanki gibi biraz tanidik, biraz hayali, ve en onemlisi ESRARENGIZ...Bu kitabi okuduktan sonra bende uzun sure yesil tukenmez kalem ile pek cok satirin altini cizmisimdir!