Çelik Çekirdek & Türkiye'de Derin Devletin Tarihi
Çelik Çekirdek & Türkiye'de Derin Devletin Tarihi
171Yorum
Hexx
Kitapkurdu
06.10.2011
Derin devletin Osmanlıdan, Cumhuriyetin ilk yıllarına ve günümüze kadar nasıl yapılandığını ve ülkemiz üzerindeki kara emellerini anlatan güzel bir eser.<br />
garamurat
20.09.2011
Gerçekten aydınlatıcı ve bir okadarda okurken dehşete düşeceğiniz bir kitap kesinlikle okumanızı tavsiye ederim
KY-999264
20.09.2011
Güncel meselelerin usta kaleminden Çok su götürecek bir konu yakın tarih . Bir ustadan yakın tarihi okuyacaksınız
kebikecc
20.09.2011
Türkiye'deki derin devlet yapılanmasını kronolojik olarak anlatmış Şamil Tayyar.
bhdr8
Kitapkurdu
18.09.2011
Tayyar'ın işlediği süreç çok eskilere dayansa da, Osmanlı'nın son çeyrek asrı ile cumhuriyet tarihi üzerine kısmı şüphesiz daha fazla merak konusudur. Bazı dönemlerdeki tesbitlerini abartı bulabilirsiniz ama (kendi adıma İnönü ile ilgili kısımlar) şüphesiz okunması gereken değerli bir eser.
erhan93
17.09.2011
bu kitabı okumayı çok istiyorum bir türlü nasip olmadı ama en kısa zamanda okuyacağım.
atabey88
Kitapkurdu
13.09.2011
kimse kusura bakmasın ama şamil tayyarın yazdığı kitaplar gerçekten hiç hoşuma gitmiyor.onu bir türlü bir yazar olarak değil de sadce bir gazeteci olarak görmeye devam edeceğiz anlaşılan...
Tahkik@
03.09.2011
Günümüzde cereyan eden hadiseler ve bunları kapsayan davalara yönelik olarak yazdıkları belli bir tutarlılık arz ediyor.Ancak söz konusu yapının tarihsel sürecini inceleme ve aktarma noktasına sayın Tayyar'ın biraz kafası karışık gibi.En basitinden örnek vermek gerekirse;kaynak olarak aldığı Teşkilat kitabında bahsedilen örgütlenme ile yazarın aktardığı teşkilatın örgütlenme ve tarihsel gelişim açısından isimler haricinde hiç bir paralelliği bulunmamaktadır.Teşkilat'ın yazarı olayların kökenini Oğuz Kağan'a kadar dayandırma cüretini göstermenin yanı sıra,bu yapının günümüzde de tarihsel misyonu ve vizyonu çerçevesinde yeniden dirildiğini,buna müteakiben de faaliyetlere giriştiğini ifade etmektedir.Oysaki Çelik Çekirek'in yazarı kronolojik ve karakteristik tutarlılık haricinde ayan beyan bir kopukluk içerisinde,tarih sahnesinde cereyan eden örgütsel girişimlerin hepsini bir odakta toplamak istemiş ancak yanlış olduğunu görememiştir.Gerek Oğuz Kağan'ın gerekse diğer Türk devletleri ve yöneticileri tarafından kurulan teşkilatların mevcut yapı ile nitelik bakımından tek örtüştüğü nokta antropolojik "teşkilat" geleneğidir.Bunların haricindeki bir paralellik ve süreklilikten söz etmek neredeyse imkansızdır.Kaldı ki müellifin bu hususları sunuş şekline dikkat edildiği vakit kopukluk ve alakasızlık ayan beyan ortaya çıkmaktadır.Son söz olarak şunu da belirtmekte fayda görüyorum ; yalnızca düşman devlet ve odakların faaliyetlerine odaklanan espiyonaj ve onların da benzer faaliyetlerini engellemek maksadıyla kontr-espiyonaj yapmanın haricinde geleneksel ve misyonik bir etikete sahip en nadide Türk örgütü Teşkilat-ı Mahsusa'dır.Nitekim bugün Arap Baharı denilen hadiselerin vuku bulduğu coğrafyadaki devletlerin tamamı Osmanlı mülkünden kopma olup,kuruluş devreleri esnasında tamamen Teşkilat-ı Mahsusa ve Osmanlıcı-Ümmetçi bir çizgi ile hareket edilmiştir.Ergenekon adlı yapının kökeni İttihat ve Terakki'deki JönTürk geleneğidir.Her ne kadar TM'nin çekirdek kadrolarını İttihatçılar oluştursa da bunlardan birçoğu eski çizgilerini terkedip,hürriyet,meşrutiyet nidalarından sıyrılarak Devlet-i Aliyye'nin bütünlüğünün tehlikede olduğunun farkına varıp kendilerine Hanedan büyüklerince ve gelenekler gereğince verilen emirleri yerine getirerek TM bünyesinde cansiperane çalışmalar içerisinde olmuşlardır.Hüsemettin Ertürk başkanlığında lağvedilen Teşkilat-ı Mahsusa gerçek Teşkilat-ı Mahsusa değildir.Esas kadrolar günümüzde dahi bilinmemektedir.2011 yılında dahi hiçbir gizli servisin 30 bin üyesi bulunmazken 1.Cihan Harbi esnasında TM'nin 30 bin üyesi bulunmaktaydı.Bugün esas araştırılması gereken Çelik Çekirdek bu kadroların ve yöneticilerinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti idaresinde hangi noktada olduklarıdır.Türk milleti her ne kadar asimilasyona açık olsa bu idareciler için geçerli bir yargı değildir.Gelenekler idareciler bazında etkisini çok zor yitirirler.
bbayramoğlu
09.08.2011
üslubu ve içeriği gerçekten dikkat çekici...
ilhan03
02.08.2011
gerçekten övgüye değer bir kitap.olayları ve darbeler tarihini osmalıdan alıp günümüze getirmesi olayların sıralanışı,o yılları yaşamamış insanlar içinde belge niteleğinde.tebrik ediyorum
EhAdD-i SüYuF
Kitapkurdu
02.08.2011
Yine çok güzel bir Şamil Tayyar kitabı. Roman okumayı fazla sevmeyen, okuduğum kitaplardan somut birşeyler öğrenmeyi ve bilgi birikimimi arttırmayı sen birisi olarak beni fazlasıyla tatmin etti. Yine herzamanki gibi derin yapılanmayı, derin ilişkileri akıcı bir dille ve çoğu zaman dellilleriyle anlatmış. Aslında bilinen şeyleri anlatmakla beraber, bazı yerlerde ezberbozan bilgiler verilmiş. En basitinden 1960ın Amerika değil Avrupa merkezli bir darbe olduğu... Kitabı çok severek okudum ve kısa sürede bitirdim.
kitap_kurdu_melih
16.07.2011
Müthiş bir kitap soluksuz okunabilecek ve günümüz gerçeklerini deliller, kaynaklar ile gösteren: ayrıca Hanefi Avcının yazdıklarını deşifre eden,yalanlarını-çelişkilerini belgelerle göz önüne seren. Sadece gerçekleri okumak isteyenlerin kesinlikle okuması gereken bir eser. Teşekkürler Sayın Şamil TAYYAR Bey.
memet291
11.07.2011
Derin devlet kavramını 3.Selim Döneminden günümüze kadar ele alan bir araştırma ürünü.
KY-1109812
05.07.2011
Cumhuriyetten bugüne kadar ki siyasi yaşamı gerçekten mihibilize eden gerçekçi akılcı bir o kadar da sıradışı bir yapıt mafya siyaset ordu üçgenini çok iyi analize eden bu kitabı siyasi konulara merak duyan bütün arkadaşlara tavsiye ediyorum.iyi okumalar
bekir299
04.07.2011
çok güzel bir kitap.şuan büyük bir kısmı deşifre olmuş derin yapılanmanın aslında osamnlıdan buyana devam ettiğini anlatan bilgi dolu bir kitap
Mehmet Ali Eren
23.06.2011
Kitaba sözüm yok. Harika diyen arkadaşlarıma katılıyorum, bende büyük bir iştahla okumaya başladım hatta aynı gün yarısına kadar geldim, sürükleyici ancak bütün tarihi neredeyse en ince ayrıntısına kadar yazan Şamil Tayyarın Eceviti böyle kısa kesit ve pasajlarla geçmesi bana manidar geldi!. (Kendisi hemen hemen her konununun sonunda bu sözü kullanmış) Adnan Menderes merhumun şehit edildiği cunta darbesi döneminde Ecevit'in Ankaradaki Ulus gazetesinde yazar olduğunu ve cuntaya övgüler dizip, Menderese iyi oldu diye yazılar yazdığından hiç bahsetmemiş. Bunu bilinçli olarak mı yapmış bilemiyorum ama iyi yapmamış. İnsanın aklına türlü türlü şeyler geliyor. Tayyar beyin müntesibi olduğu cemaatin ve hocasının Ecevitle iyi dost olması kitapta etkisini göstermiş gibi.. Yine de Şamil Tayyar gibi cesur bir kalemin tarafsız olmasını beklerdim.
KY-413418
12.06.2011
buraya hayırları sıralayarak kara propoganda yapanlara sesleniyorum. gerçeklerin açığa çıkmasını engelleyemeyeceksiniz. herkes bu adamı tanıyor. böyle yaparak ancak kendiniz gibi düşünenleri kandırabilirsiniz.
akaymakcı
31.05.2011
gerçekten harika bir kitap. Bir solukta okunabilecek düzeyde anlatıma sahip. Yakın dönem Türkiyesini tanımak için mutlaka bu kitaba danışılmalı.
eylul_deniz
Kitapkurdu
29.05.2011
III. Selim'den başlayıp askeri ve sivil çetelerin her dönem iktidarı devirme planları yaptıklarına şahit olacaksınız.
samsunlu1907fb
16.05.2011
Şamil Tayyar'ın pusu adlı kitabından sonra bu kitabı da zihnimi oldukça meşgul etti, gerçekten olayları iyi analiz etmiş ve derin devlet var mi yok mu sorularına cevap üretmiş, güzel bir kitap