Son On Beş Dakika
Son On Beş Dakika

Kitapyurdu Fiyatı: 239,53TL

Ürüne Git
94Yorum
gebzeli.raşit
09.03.2011
fatma barbaros hanım valla kitabı çok güzel yazmş bence :) ilk etaplarda biraz sıkılır gibi oldum ama kitabın derinliklerini ininca gayet başarılı bir kitap olduğunu gördüm teşekkürler fatma hocam
gecesi uykulu
07.03.2011
....
herkes kendine mahkûm.
herkes kendinde kilitli.
yine de anahtar kimsenin hayali değil.


..
....
......


zühal'in beni neden terk ettiğini düşünürken..
hüsn-ü zan ile beklerken...
"olay" Neslihan hanım'ın dilinden çözülünce..
kederimle durduğum zamanın, şifa sunan sükûtu parçalanınca...
kendimi boşlukta hissettim takrar.
zühal'in elindeki bavula ve cep telefonunua takıldım.
kaderimizi, keder olarak yaşamamızı engelleyen şey, olaylara ve insanlara hüsnü zannı muhafaza ederek yaklaşabilmemiz mi?
tekrar başa döndüm. en başa. kader nedir?



romanın, işte bu satılar arasında saklı olduğu kanaatine vardım.
şimdi kitap da yaşanan olaylardan üzerimize düşeni alalım..

ne idi kader, ne idi keder ve ne idi "hüsnü zan"...
metinaydın
02.03.2011
Kitabın bitmesine 30 sayfa falan kaldı.ama kitaptan o kadar etkilendimki.Kahramanlar olaylar kafamın içinde dolanıp duruyor.Şu ana kadar okuduğum en etkileyici kitaplardan bir tanesi.Fatma Barbarasoğlu hocama sonsuz teşekkürler...
Zafer Erginli
21.02.2011
Roman yazmanın ne kadar zor olduğunu anladığım kitaplardan biri oldu bu. Kahramanları iplik iplik örmek, onlara birer kader çizmek, onların her davranışını kendi karakter kalıplarına göre belirlemek ve bütün bunları yaparken de hiçbir yapmacıklık ve zorlamaya düşmemek bir yazar için cidden zor olmalı. Zaman zaman Mustafa Kutlu'nun Ya Tahammül Ya Sefer, Yoksulluk İçimizde ve Yokuşa Akan Sular kitaplarını hatırladım. "İyi ki okudum" ve hatta "bir okuyuş yetmedi" dediğim kitaplardan biri oldu Fatma Hanım'ın bu kitabı. Kitapta baştan sona insan var. Her insanda her insandan en az bir tutam olmak üzere...
Yusuf_ÇAĞLAR
18.02.2011
Konu işlenişi ve akıcılık bakımından hoş bir kitap. Yaşadığımız veya şahit olduğumuz birçok olayı kitapta bulacak sınız. Okumanızı tavsiye ederim.
fesmas
17.02.2011
yazarın huzur vaadettiği farklı ve okunması gereken bir kitap
kelemek
15.02.2011
okurken evet ben bunu tanıyorum ya da ben daha önce böyle hissetmiştim, böyle birini tanıyorum diyebileceğiniz bir kitap.gerek içersindeki hikayeler gerekse karakterler tamamen hayatın içinden alınmış diyaloglardan oluşuyor.okurken hiç yabancılık çekmeden direk hikayelerin içinde buldum kendimi.sıcacık diliyle sayesinde okumaktan keyif aldığım bir kitaptı.
tubaugur
Kitapkurdu
10.02.2011
Mahalle benim mahalledemdi sanki küçük hikayeleriyle sevinçlerine,kederlerine ümitsizliklerine tanık olduğum insanları bazen kendimden bir parça bazen de çok yakınlarımdan bir parça taşır buldum.Belki de bu benzerlikten dolayı yakındım onlara ve sanki içlerindeymiş gibi yaşadım romanı okurken.Kafamı kaldırdığımda gerçek hayata dönmek ondan zor oldu belki de.
Hüzündü romanı okurken gönlümde hakim olan duygu. Müeyyit Hanımın oğlunu bekleyişini saklamaya çalışan hali, Nalan hanımın özlemini çektiği geçmişindeki değişimi kabullenmeyişi ,Berilin babasının markası olmakla kaderine razı olmak arasındaki sıkışmışlığı, Hacı Hasan Efendinin torunuyla aynı dili konuşamayışı beni hayli hüzünlendirdi.
Nermin hanımın herkesi hizaya sokan kızmalarından bahsederken celali de cemali de yaratıcının sifatı olarak taşımak gerektiği vurgusu düşündürücüydü.
Meleklerin varlığını anlatırken dışarıdan içeriyi göstermeyen ancak içeriden dışarıyı gösteren cam örneği zihnimi berraklaştırdı adeta.
Siyaset ve medyanın zihinlerimize ve idrakimize hakim olma çabalarını bir kez daha gözler önüne serdiniz bu kitabınızla.
Ve kafa karışıklığı.Hastalarını sabahtan akşama kadar dinleyip yaşananlara ibretle bakılmasını telkin veren bir doktorun kendi hayatına gelince köşeye sıkışmış halinde de kendimi buldum aslında.Okuduklarımı,öğrendiklerimi başkalarına yaşaması için söylemek ne kadar da kolay geliyor insana.
Kisa zamanlı düşüncelerimiz su-i zanlarımız bu kadar yön verir mi gerçekten hayatımıza? Kadere hükmedemeyişimiz bizim için ne kadar da büyük bir nimetmiş oysa. Zaman ilerledikçe değişen her anlatışımızda değişen hikayelerimiz de bize bir bakış kazandırıyor sanki.
mrv_67
09.02.2011
fatma karabıyık barbarosoğlu'nun müdavimlerinden biriyim ve çıkan her kitabını bir an önce okumak için büyük çaba gösteririm. Her zaman ki gibi beni yanıltmadı. Kitap romandan ziyade kısa hikayeleri kapsıyor ve her hikayede hayatın içinden insanlarla karşılaşmak mümkün. Gündelik hayatta karşımıza çıkabilecek her türlü insanı o kadar güzel tespit etmiş ve o kadar açık bir şekilde tasvir etmiş ki kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kışın Leylası
Kaşif
05.02.2011
“Kadınlar hayatı düzeltmek isterken çok yaralanıyor. Erkekler fragmanların içinde yaşamak istiyor. Kabataslak bir özet. Fazla katmanlı olmayan. Bir hikâyenin bütünlüğü erkeklere fazlasıyla ağır, fazlasıyla sıkıcı geliyor. Makineleri tamir edebilen erkekler, yazık ki hayatı tamir edemiyor. Onun için erkekler hayatı bozma haklarının hiç olmadığını bilerek yaşamalı.”
Kitabın arka kapağında yer alan ifadeler.
“Hep kadınları yazıyorsunuz” tenkidine mukabil yola çıkılıp kaleme alındığını hatırlıyorum, bu eserin.
Yukarıdaki ifadeden sonra bir kadın, erkeği ne kadar yazabilir, diye sormadan edemedim, açıkçacı. Zira 07.45-07.50 arasında tasvir edilen caddedeki figürlerin kısm-ı azamı yine kadın. Kadınları yazmak sorun teşkil etmiyor, bence. Neyse …
Kitabın kurgusu harika, çok seslilik çok güzel işlenmiş. Hep hayran kalmışımdır, bu tarz hikayelere. Okurken, özellikle “vurma/vurulma” hadisesini, Vantage Poınt (Bakış Açısı) filmi hatırıma geldi.
Doktor’dan farklı bir karekterin öne çıkmasını beklemiştim aslında. Ama yine de çok anlamlı idi.
Kaleminize sağlık Fatma K. B. Hanım, bir solukta okunan gönül teline değen hikâyeniz için.
burçin
Kitapkurdu
26.01.2011
hayatı sorgulamanıza hayatınıza neleri sıkıştırdığınıza dair mesajlar içeren bir kitap.değişik kurgulanmış.benim ilgimi çekmişti.roman değişik bir atmasforde.güzeldi ama.
derda
Kitapkurdu
26.01.2011
F.K.B'nun romanlarını cümlelerinin hatırına okuyorum.Bu kitaba ise roman değil uzun hikaye desek daha doğru olacak.Kitapta kişisel öyküler ön plana çıkmış.Bu öyküler daha sonra hikayemizin kahramanı diyebileceğimiz Doktor tarafından bir sona bağlanıyor.Doktorumuzun öyle ince,öyle derin,öyle duygusal ki ,onun bir erkek olduğuna inanmak zor geliyor.Bence sevgili yazarımızın erkeklerin dilinden konuşmayı bırakmalı artık.FKB sevenler tabiiki bu kitabı kaçırmamalı,ama fazla bir beklentiyede girmeyin.İyi okumalar.
petposan
21.01.2011
Kitap muhteşem.konunun işleyişi gayet güzel.Şiddetle tavsiye ederim...
cokokuyanbilir
18.01.2011
Bir romanda hayat böyle olur işte dedirtiyor insana okurken. Hepimiz oradayız. Dışarıda hiç kimse yok. Türkiye nasıl da sığmış bir kitaba...