Anadolu Yakası
Anadolu Yakası

Kitapyurdu Fiyatı: 202,50TL

Ürüne Git
105Yorum
Okuyunca çok hoşuma giden, imzalı olduğu için de alma konusunda çabuk davrandığım ve imzalı olarak sahip olduğum bir kitap.
kutlu hayranlarının bir solukda okuyacağı kitap. Mustafa Kutlu samimiyetini yine kitaba yansıtmış. güzel bir anadolu delikanlısının hikayesi.
Kutlu hayranı olarak Üstad'ın diğer kitaplarının aksine hiç zevk almadım bu kitaptan
Kolay okunan ancak kalıcılığının çok kuvvetli olmadığını düşündüğüm bir söyleşi roman. Belirgin bir ana fikrinin olmaması ve roman kahramanlarından bir kısmının gerçekliğinin zayıf kalıyor olması dikkatimi çeken noktalar. Anadolu insanının yaşantısına ve düşünce yapısına ilişkin gözlemler ise romanın güçlü tarafı ve kitabı okutan en önemli faktör.
Bir solukta okunan kitap derler ya aynen öyle. Hayali bir yazarın hayali bir şöhretle yaptığı bir nehir söyleşi. Kiminle mi? Belki sizinle belki de beniml. Yani bizimle, bu toprağın insanıyla. Köyden hayallerle şehre gelen bir sinema hayranı ve dualarla yolunda giden işler. Mustafa Kutlu yepyeni bir tür getirmiş edebiyata kutlu olsun.
Kutlu'nun diğer hikayelerine nisbetle aradığımı bulamadım.<br />Hikaye değil de uzun bir söyleşi okuyorsunuz. Daha farklı, hikaye tadında yazılabilecek bir eser anlatım tekniğine kurban gitmiş gibi geliyor bana. Bir miktar hayal kırıklığının adı oldu bende "Anadolu Yakası".
Mustafa Kutlu tadını sonuna kadar hissettiren ancak başkahramanın gerçekliğine çok fazla şüphe düşürülen bir çalışma, kanaatimce. Medya sektörüne dair hoş bir tablo sunuyor ...
Sıradan bir konusu olmasına rağmen üstad başarıyla kaleme almış. Kitabı elime almamla bitirmem bir oldu , zevk alarak okudum.
neredeyse bütün kitaplarını okuduğum mustafa kutlunun sımsıcak hikayelerini okumaktan zevk alacaksıznız
Söyleşi türünde okuduğum ilk kitap Anadolu Yakası. Mustafa Kutlu'nun alışılagelmiş kitaplarından çok farklı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Yazarın diğer kitaplarındaki sembollerle anlatma bu kitabında ufak derecelerde ortaya çıkıyor. Muzo ile yapılan söyleşiyi okudukça taşra insanının ve azminin farkına varacaksınız. Yazar film, tren gibi sesli harfleri yazılmayan kelimeleri sesli harfleriyle birlikte yazmış.(tiren,filim gibi.) Buna bir anlam veremedim.
Evet,nehir söyleşi...Akıp giden bir nehir misali devam eden söyleşi için söylenecek çok şey çıkarılacak epey bir ders var.Hedefleri olanın bu hedefleri gerçekleştirmede yılgınlığa kapılmaması ve yapacağı işe tabiri caiz ise aşık olması gerekir.Özellikle tv hakkında ki nokta tespitlerden çok etkilendim.Çepeçevre bütün hayatımızı kuşatmış ama farkında değiliz.Ayrıca saf anadolu insanının istediği takdirde başaramayacağı hiç bir iş yoktur.Kendini ve çevresini koruması kaydı ile.Kitap zevkle okunabilir.
Mustafa KUTLU üstat bu defa farklı bir yazı tekniği denemiş. "Nehir Söyleşi" deniyor bu tekniğe. Bir televizyon kanalı sahibi ile bir gazetecinin söyleşisi bu. Ne anlatırlar, ne konuşurlar demeyin; okurken kendinizi odadaki sandalyelerden birinde oturuyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Mutlaka okunmalı...
En sonda yazmam gerekeni başta yazarak lafı uzatmak istiyorum. Keşke sayın Mustafa Kutlu hocamız böyle güzel bir konuyu bilindik hikaye formatında biraz da zenginleştirerek kaleme alsaymış... <br />Sayın Kutlunun bir Uzun Hikaye'sini, Mavi Kuş'unu, Kapıları Açmak'ını, Beyhude Ömrüm'ünü Menekşeli Mektup'unu Tahir Sami Bey'ini okuyanlar için "Anadolu Yakası" beklentileri karşılmamıştır diye düşünüyorum...<br />Uzun Hikaye tadında bir "hikaye" böyle bir söyleşiye kurban edilmemeliydi. Biz Eylülü de beklerdik hatta Ekimi, Kasımı da...<br />
her sene sabırsızlıkla beklenen kitap gerçekten beklemeye değmiş... anadoluluk izlenimlerini modernitenin içinde görebilmemizi sağlayan güzel bir eser olmuş
mustafa kutlu yine o bilindik üslübüyla güzel bir eser ortaya koymuş, kendinden bekleneni vermiş diyebilirim, nehir söyleşi tarzında olan bu uzun hikayede köyden okuyarak çıkıp şehirde büyük işler tutan tv yöneticisiyle yaptığı röportajı okuyacaksınız ve eminim üslubu çok samimi bulacaksınız, mustafa kutlu sözü dolandırmayan fakat kullandığı basit tabirleri okuyucuyu yakalayan bir yazar. yeni alacaklar için memnun kalacakları bir eser olmasını diliyorum
BU ESERDE HİKAYE FORMATINA UYGUN DÜŞMEYEN VE BİRAZ SIRITAN BAZI BÖLÜMLER VAR. SANKİ ÜZERİNDE AZ ÇALIŞILMIŞ GİBİ DURUYOR. KUTLU'NUN DİĞER ESERLERİYLE KARŞILAŞTIRINCA DOĞRUSU VASATIN ÜZERİNE ÇIKAMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM.
Öykü tarzı kitapları pek okumuyordum, fakat yazar hakkındaki olumlu yazıları görünce imzalı da olması nedeniyle alıverdim, ziyadesiyle övgüleri hak ettiğini gördüm.
İlk defa kitapyurdundan imzalı bir kitap aldım. Yazar imzalamış altında da sevgilerimle Haziran 2012 yazıyor. Bir küçük detay (imza bir kalemle atılmış, yazı farklı kalemle yazılmış)<br /><br />Kitabı aldığım gün (bugün 24 şaban 1433) bitirdim. Mustafa kutlu kitapta söyleşi tadında güzel bir hikaye ortaya çıkarmış. Kendisi soruları sormuş sonra karşıya geçip cevaplamış. Diğer hikayelerine göre yakın bir zaman dilimini hikayeleştirmiş. Meraklısına tavsiye ederim.
elime aldım ve bitirmeden bırakamadım.sürükleyici bir anlatım ve kimi zaman güldüren kimi zaman düşündüren bir kitap.ustamızın eline sağlık.
Allah razı olsun büyük ustadan, daha aldığım hiç bir kitabından pişman olmadım. bu itabından da çok şey öğrenedim. eskiye ait bugün kullanmadığımız birçok kelimeyi tekrar hatırlatmış bize.