"Yusuf İle Züleyha -Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün" adlı kitabının arka kapak yazısını okuyunca hemen aldım ve okudum ilk kitabında daha anlatımına aşık oldum. "İsimle Ateş Arasında" kitabının arka kapak yazısını okuyun sizde aşık olacaksınız. Genelde yazarın kitaplarında anlatım içeriğinin önüne geçerdi ama bu kitapta içerikte en az anlatım kadar mükemmel olmuş. Nazan hoca için ne denilebilir ki... Onun deyimiyle mümkünler alemin de namümkün olduğunu düşünsemde; Rabbim bizede biraz kelimelere hükmetmeyi nasip etsede ona olan hayranlığımızı dile getirebilsek. Desen desen çizilmiş, nakış nakış işlenmiş, her cümlesi için ciddi emek sarf edilmiş, bize de sadece okuması kalmış.
"Ben uydurdum bütün bu hikayeleri. Ama size şunu söylüyorum ki: Daha yüksekte duran bir gerçeği işaret etmek için bunca hikaye uydurdum. Demek istediğim, hepsi yalanken anlattıklarımın, anne kalbinde bir çocuk yokluğunun işaret ettiği acı yalan değildi. Yalan değildi eşi zalim avcı tarafından vurulan turnanın zaruri ölümü. Yalan değildi kemalin arkasından zevalin geldiği. Olgunlaşan her şeyin sonunda bozulduğu. Bir şey bozulurken onunla birlikte başka şeylerin de bozulduğu. Yalan değildi devletlerin insanlar gibi, aşkların da devletler gibi ömürleri olduğu, mahiyeti safiyet olan aşkı en çok karanlıkların boğduğu. Yalan değildi aşkın birbirine uymayan iki tanımının olduğu. Bu tanımlardan biri sorgusuz sualsiz teslimiyet anlamına gelirken, diğerinin, sorgusuz sualsiz teslimiyetin kurulumu demek olduğu. Böylece aşkın mutlak tanımının mümkünse aleminde na-mümkün olduğu. Yalan değildi güzel kokunun ezel hatırası taşıdığı. Yalan değildi bazı şeylerin hep bir şeyle bir şey arasında ürperti gibi asılı durduğu. Günahı ve ihaneti bu dünyada su, öbür dünyada ateş arıtacakken, suyla arınmayan aşık kalbinin ancak ateşle durulduğu. Belki de bu yüzden bir büyük yangının koptuğu. Bir ocağın; kelama mecbur çileden yenik elemden ibaret bir kalpten kopa gelen yangınla tutuşup kül olduğu. Hikayelerine ayrılarak anlatılmış bir romanda son kez yemin ediyorum ki; Vallahi yalan değildi!"