Susurluk soruşturması kapsamında devletin derinliklerinde mevzilenmiş, dışına çıkılması muhtemel görülmeyen, görünmez ellerle çizilmiş görünmez çizğileri belirginleştirmeyi usta kalemiyle başaran Soner Yalçından yakın geçmişe ışık tutan mükemmel bir eser. Okunmasını her Türk gencine şiddetle tavsiye ediyorum...
abdullah çatlının hayatını anlatan geçmişte yaşanmışların iki araştırmacı gazeteci tarafından belgelere dayandırılarak anlatılan güzel bir kitap. Okunmasını şiddetle tavsiye edrim...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitap çatlının doğumdan ölümüne kadar ki olayları anlatmasın bakımından güzel. ama yazar biraz ön yargılı davranmış gibi bir his uyandırıyor. örneğin yazdıklarının belgelere dayandığını söylerken aslında resmi belgelerle nasıl da oynanabileceğini anlatıyor. belgelere güvenmek çok da gerçekçi değil bu gizli olaylarda. bir diğer konu da çatlının ölümü üzerinde neredeyse hiç durmaması. tamamen normal bir kaza gösterilmiş. araç 230 ile giderken kamyona çarpması sırasında yerde hiç fren izi olmamasını, aracın tüm kapıları kilitli iken sadece çatlının kapısının açık kalmasını, olaydan bir buçuk saat sonra medyanın gelmesine rağmen olay anında nasıl resim çekildiğine, ve en önemlisi, kitapta çatlının kokoin kullandığına dair hiçbir şey bahsetmemesine rağmen kazada çatlının cüzdanından çıkan kokoini hiç sorgulamamış. ama yine de okunması gerekn bir kitap olduğuna inanıyorum. ama okurken şüpheci davranmakta fayda var.
kitap son derece bilgilendirici. türkiye nin o dönemine ışık tutan bir çalışma olmuş. ortaya çıkarılan kaos ile birlikte 12 eylüle giden süreci çok düzgün bir şekilde anlatılmış. ve ayrıca Abdullah Çatlı gibi son derece gizli bir kutunun bir anda infaz edilmesi var. tabii infaz sırasında bir ülkücü, eski bir solcu ve aşiret liderinin aynı arabanın içersinde bulunması ayrı bir paradoks.
Güzel bir çalışma olmuş; ama olaylar, bir hayli yorum katılarak yazılmış. Kaynaklar araştırıldığında, yazarların düşüncelerine uygun bir şekilde yararlanılmış. Bazı kaynaklarda önem taşıyan bölümler verilmemiş.Ayrıca kitapta, ölen ülkücülerin sayısı çok azdır. Az olmasına rağmen, ülkücüler kötülenmiştir. Çok garip...
abdullah çatlı yı bilmeyen birinin onu öğrenmek için bu kitabı okumasını kesinlikle tavsiye etmem.ama abdullah çatlı nın ne kadar mert cesur ve vatanını seven biri oldugunu bilenlerin bu kitabı alıp ta gülmeleri için okumalarını tavsye ederim.ayrıca yazar kitabın bazı kısımlarında kendiyle celişmektedir; 278 de adnan buldan adlı kişinin parayı vermediği için öldürüldüğünü yazıyor ,281 de ise parayı verdiklerini ama yinede öldürüldüklerini yazıyor.böyle bir çelişki ve yazarın araştırma tarzındaki kitabına duygularını katması kitabın güvenilirliğini bence kanıtlıyor.
Soner Yalcin ve Dogan Yurdakul'un yazdigi bu kitap önyargili, bilgisizce ve karalamaya yönelik hazirlanmis bir kitap. Önyargili, cünkü Ülkücü Hareketi direk Irkcilikla itham ediyor. Bilgisizce yazilmis, cünkü Türkes CKMP'de iken Osman Bölükbasi partide yoktu. Karalamaya yönelik, cünkü 27 Mayis darbesinde yer alan Türkes ve arkadaslarina 'cuntaci' dedigi halde, kendileri 27 Mayis icin destanlar yaziyor. Ülkücü sehit Dursun Önkuzu icin catidan düsüverdi diyor, fakat isin asli hic de öyle degil. Dursun Önkuzu kömünistler tarafindan cigerlerine hava basildiktan sonra 3. kattan asagi atildi! O dönem siddetin kimin tarafindan cikarildigini bilmek icin 71-74 döneminde olaylarin olmayipta, 74'de cikarilan aftan yararlanan solcularin disari cikar cikmaz kaldiklari yerden terör olaylarina baslamalari aslinda herseyi özetliyor.
Bahcelievler olayi hikaye (komplo teorisi) gibi anlatilmis. Sözde mahkeme kararlari göz önünde bulundurularak yazilmis, fakat Maras Olaylarini anlatirken tam bir cehallet söz konusu. Ortada mahkeme kararlari varken, nasil oluyorda Ülkücüler sinemaya bomba atti diyebiliyor bu iki zavalli yazar? Utanma yok mu hic? Bahcelievler olayinda mahmeke kararlari önemlide, Maras olaylari icin önemli degil mi? Demek ki islerine öyle geliyor. Onun icin ne kadar objektif (!) olduklarini varin anlayin.
Corum olaylarinda bir kömünistin camiye bomba atarken elinde patlayan bombayi nasil görmezlikten geliyorlar, yine hayret ediyorum. Yani bu kadar subjektif ve önyargili bir kitap daha varmidir acaba?
12 Eylül cuntasinin Türk Islam sentesini benimsedigini söylemesi yine bir cehaletin göstergesidir. En fazla ceza alan siyasi lider Türkes'di ve genel olarak en fazla cezayi alan Ülkücülerdi. Üstelik Ülkücülerin yayin organlari (dergi vs.) birer birer kapatiliyordu cunta tarafindan! Ayrica, o meshur söz (fikrimiz iktidarda, biz icerdeyiz) Türkes'in degil, MHP'ye sonrada katilip, tekrar ayrilan Agah O. Güner'in sözüdür.
Kitap genel anlamiyla gereksiz bircok konuya deginiyor, ama en sonunda Susurluk'un bir kaza oldugunu iddaa etmesi ise, ne kadar basit bir düsünce icerisinde olduklarini ortaya koyuyor.
Bu kitabi kesinlikle tavsiye etmiyorum. Susurluk ile ilgi duyanlar, Babam Catli, Birak Eskiya Bellesinler ve Hakantürk'ün Abdullah Catli Kimdir? isimli kitaplari okumali.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdullah Çatlı'nın yaşam öyküsü nün işlendiği eser oldukça başarılı.Doğumundan ölümüne kadar geçen süre kronolojik bir düzende açık bir şekilde okuyucuya sunulmuş.Okurken hayli ilgimi çekti,iki gün gibi kısa bir sürede okudum.İlginç bir yaşam öyküsü.
Çatlının hayatını gözler önüne seren güzel bir kitap.Türkiye'deki faaliyetlerinden tutun da avrupadaki; özellikle asala ile mücadelesi sürükleyici bir şekilde anlatılmış aynı zamanda devlet mafya ilişkisini gözler önüne sermeside ilgiyi çeken ayrı bir olay...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
abdullah çatlı ve o dönemi aydınlatan güzel bir kitap ama olaylar biraz içe içe girmiş karmaşık bir hal almış yinede kesinlikle güzel okunması gereken bir kitap...<br />
Anlamadığım noktalar;<br />1-Bu ülkede "Gladio" ya sadece ülkücüler mi hizmet etmiştir?<br />2-Diğer kitaplarına da dayanarak-Doğu Perinçek gibi sözde sosyalistlerin yaptığı saçmalıklar sadece döneklik adı altına toplanmıştır?<br /><br />Bunları pek iyi açıklayamamış S.Yalçın ve D.Yurdakul ama genel olarak başarılı bulduğum ve defalarca okuduğum bir kitap...Çünkü çok ayrıntılı bilgiler var.Gladio yu daha iyi anlatan bir kitap daha yazılmadı bence.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mutlaka okunması gereken kitapların başında geliyor bu eser. Ancak Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutan kitap ne yazık ki tarafsızlığa gölge düşürmüş. Elbette anlatılanlar somut bilgi ve belgelere dayanıyor ama olaylara tek taraflı yaklaşım oldukça hissediliyor. Anlatım dili ile olaylar ve kişiler arasındaki akış ise son derece rahat bir okuma imkanı sağlıyor.
Güzel hazırlanmış bir kitap fakat bazı kısımlarda Abdullah Çatlıyla ilgisi olmayan olaylar onun üzerine atılmış.Biraz taraflı yazılmış bir kitap bence.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
abdullah çatlı ve o dönemi aydınlatan güzel bir kitap ama diğer arkadaşlarında belirttiği gibi olaylar biraz içe içe girmiş karmaşık bir hal almış kitapta. ama yinede kesinlikle güzel okunması gereke bir kitap...
Kitabın içinde yaklaşık bine yakın isim geçiyor...Olayların hızlı ve karışık olmasıda ayrı bir sorun fakat kitabı dikkatli okur iseniz son sayfaya geldiğinizde bir çok konuda isimleri geçen başta çatlı olmak üzere bu alemin içindeki insanların ne tür ilişkiler içinde olduğunu anlayabileceğiniz bir kitap...
Türkiyede belli bir döneme olumlu veya olumsuz damgasını vuran bir insanın yaşadıkları..Abdullah Çatlı'yı merak edenler için oldukça doyurucu ve akıcı bir kitap..
kitap biraz taraflı olsa da Tansu Çiller Korkut Eken ve Mehmet Ağar'ı iyi anlatmış,, terörizmle uğraşırken devletin menfaatlerini gözetmeyenleri bulabilirsiniz dikkatli okursanız kahramanlar da satır aralarında var.
Siyasetten hoşlanan biri olarak okuduğum en ilgi çekici ve akıcı kitaplardan biri oldu benim için reis, Abdullah Çatlı ve Gladio gerçeğini mümkün olduğunca öğrenmeye çalıştım..ancak tavsiyem bu kitabı okuduktan sonra bir de olaylara diğer yandan bakmak adına "Babam Çatlı" yı okumanız, böylece tek taraflı bir bilgi edinimi söz konusu olmaz..
Abdullah Çatlının hayatı çerçevesinde; derin devleti ve bugün ergenekon diye adlandırdığımız yapılanmanın ip uçlarını bulabileceğiniz bir kitap. Her ne kadar yanlı yazılma gibi bir eleştiri getirilebilecek olsa da bence kesinlikle okunmalı. Çünkü derin devlet dediğimiz güç, aldığı kararlar ve bu kararlara hizmet edecek bazı yol ve yöntemler belirlemiş durumda ve bizim hayatlarımız da dolaylı olarak da olsa bu süreçlerden etkileniyor. Bu kitabı okuyarak hiç bilmediğimiz bir dünya ve kişiler hakkında (ki bu kişiler dediğim gibi bizi de yöneten kişiler) fikir sahibi olabiliriz. Ama tabi her zamanki gibi eleştirel okumakta fayda var, okuduğumuz herşeye de körü körüne inanmamak lazım.