Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önceden yazarın "Dost Kazanma ve İnsanlara Etki Etme Sanatı" kitabını okumuştum ve çok etkilenmiştim. Bu kitap da aynı kıvamda bir kitap idi. Okuyunca hayattan zevk almaya başlıyorsunuz ( eğer almıyorsanız ) yok alıyorsanız, bu zevkin artmasına yardımcı oluyor. Fakat 2-3 ayda bir tekrar okunması gerekiyor galiba çünkü unutup gidiyorsunuz hayattan zevk almanız gerektiğini. Başucu olabilecek bir kitap.
çok küçükken yani 10-15 yıl önce evimizde bulunan tek kitap buydu sayfaları çıkmışş bir şekilde vitrinde dururdu babamın nerden ve neden aldığını bilmediğim bir kitaptı çünkü babam kitap okumazdı.anneme kitap alalım dediğimde ne kitabı sorusuyla karşılaşırdım bende roman hikaye falan dersim oda derdiki okul kitapların yokmu onları oku.yani durum böyle olunca ve kitap okumak istedikçe döndürüp dündürüp okuduğum ilk kitaptı.iyikide okumuşum
okuduğum ilk kişisel gelişim kitabıydı dale carniege gerçekten güzel anlatmış kişisel gelişim serüvenini..tekrar tekrar okunup motive olunması gereken bir kitap.kitaplıkta bulunması gerekenlerden.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dale Carnegie daha henüz endüstri toplumu bile oluşmamışken kişisel gelişimi bilen ve kişisel gelişim üzerine yazan yokken bu kitabı yazmış. kitabı çok beğendim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
insanların üzüntüye bakış açısı gerçek hayattan örneklerle çok güzel şekilde açıklanmış. dili oldukça sade ve anlaşılır. eğer üzüntülerinizi hayatınıza olumsuz şekilde yansıtıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
öncelikle şunu belirtmekte fayda var sıradan kişisel gelişim kitaplarından farklı bir kaynaktır. hayatın hemen hemen her dönemine ait çeşitli sorunları ve olası çözüm yollarını açık bir dille anlatmıştır ve yaşanmış tecrübelerle de desteklemiştir. kısaca bir defa okunupta bir kenara atılacak eserlerden değildir hayata dair bir rehber kitap niteliğindedir..
Bu kıymetli eseri herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Okuduğum bir yazar kendisi için çok önemli bir eser olduğunu yazmıştı bir yerde. Oradan aklımda kalmış. Doğrusu okumam oldukça uzun sürdü. Çünkü her bölümden sonra okumayı bırakıp önemli gördüğüm yerleri not aldım. Kitap emanet bulunmasaydı elbette bu işi üzerini çizerek de yapabilirdim. Okuyanlara tavsiyem mutlaka kendileri için önemli olan bölümleri ve cümleleri bir şekilde kayıt altına almalarıdır. Kesinlikle sıkıcı değildi; değişik tecrübeler izlememe, farklı teknikler öğrenmeme vesile oldu. Hayatımızda büyük bir enerji kaybı vermesine rağmen üzüntüyü bırakmayı malesef bir çoğumuz başaramıyoruz. Eser bu anlamda önemli bir adım olabilir hepimiz için. Ben kitabın diğer yayınevinden çıkan nüshasını okudum; çeviri kötü olmasa da pek iyi sayılmazdı, cümle düşüklükleri ve anlam kaymaları vardı.
insanlara bu tip yaşam yönergeleri sunan kişisel gelişim kitaplarını sağlıklı bulmuyorum.Kitabı yıllar önce okudum,o zaman beğenmiştim ama şu an kalıcı çözümler içermediğini anlıyorum .Fazla bir beklentiniz varsa hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.
Askerde iken ankarada almıştım ve 1 günde okumuştum yol boyunca ve doğan güneşte..<br /><br />Hayata iki hedef vardır istediklerini elde etmek ve elde etiklerinin tadını çıkarmak.Sf 167
Pencerenizin dibindeki gülleri bırakıp ufuktaki büyülü gül bahçesini düşlerseniz,üzüntünün şeytanları başınıza toplanır.Bunları defedebilmeniz için de,beyninizin şahlanması gerekir.Çünkü ruhsal yıkımın giz'ine vakıf olmanın yolu buradan geçer.Bu da beraberinde bilginin ışığını getirir.Böylece beyniniz,kum saati gibi çalışmaya başlar.Ne yaparsa yapsın,ortadaki dar olan boğazdan kum taneciklerinin ancak ve ancak birer birer geçebileceğini,saati kırmadan nasıl yaparsa yapsın,o boğazdan iki tane geçiremeyeceğini fark edeceğinden;zihninizi oluşturan fotoğraf makinenizin merceğinin odak noktasını değiştirir.Yaşamınızdaki somut olanaklar da bununla beraber kendiliğinden değişir.Bu nokta da artık bir çözüm mühendisi haline gelen beyniniz sizi sorun sızdırmayan bölmelerde yaşamaya mahkum eder.Sonuç olarak kötü zannettiğiniz şeylerin aslında yaşadığınız olaylara yüklemiş olduğunuz manalardan ibaret olduğunu,olaylara başka bir pencereden bakmanız halinde bu etkinin yok olacağı anlatılıyor..Sizin de ister istemez bu değişime ayak uyduracağınızı öngören bir yazarın birçok ünlünün hayatından kesitler sunarak oluşturduğu bir başucu kitabı.
üzüntüsüz yaşamak bir sanattır. Dale Carnegie bütün dünyanın tanıdığı kişisel gelişim uzmanı. Yazdıklarıyla ve konferanslarıyla çok kişi başarıyı yakalamış. Bu eser ise üzüntü üzerine yazılmış bir kitap. İnanın müthiş zevk alacak , yeni fikirler edinecek, artık üzülmemenin de (üzüntüyle yaşamanın da) mümkün olduğunu göreceksiniz. İyi okumalar
üzülmek yerine çaresine bakmak çözümler üretmek daha iyidir değilmi bir sorunla karşılaştığımızda.. İşte bu kitapta bu konu tüm ayrıntılarıyla ve örneklerle anlatılmış. Ama üzülmek te tıpkı sevinmek gibi insani bir duygu olduğuna göre elimizde olan birşey değil. Yine de üzüntülerimizi daha çabuk atlatmak ta zararın bir yerinden dönmek değil midir. Onun için faydalı bir kitap olabilir...
Osler daha genç ve yalnız bir öğrenci iken nasıl hayatta yaşayacağını ve zengin olacağını düşünerek çok üzülür ve hayatını kaosa sokar. Bu arada 11 kelimelik şu cümleyi bir kitapta okuyunca onun hayatı değişir. Devrinin en iyi doktoru olur. Ve öldükten sonra hayatı iki ciltlik bir eserde yayınlanır.
Bu sihirli söz:
‘Asıl görevimiz uzaktaki belirsiz şeylerle uğraşmak değil elimizdeki belli olanla ilgilenmektir’. Sözüdür.
Kitabın ana fikri üzüntü bize ne getirir tabiki hiç bir şey ama götürdükleri çok fazla. bir zarar anında en kötü olasılığa kendimizi hazırlayıp zarara en aza indirmek kitaptaki örneğe göre kar bile sağlayabiliyor. Üzüntüyü kafanızdan çıkarmanın yollarını bulacağınız kitapta en çok hoşuma giden söz En korkunç felaketlere göğüs gereriz fakat parmağımızın ağrımması gibi küçük şeylere yeniliriz oldu...Bunun gibi daha nice güzel söz ve düşünce var kitapta çok güzel...
Mutluluk <br />Carnegie'nin birçok eserini bir zamanlar okumuş biri olara sizleri uyarmak istiyorum. Mutluluk formüle edilemez dikte edilemez, reçetesi yazılamaz. Carnegie'nin eserleri insanı bireyselliği itiyor ve mutlu olmanın yolunun kendimizden geçtiğini empoze ediyor. Oysa mutluluk, üzüntüyü bırakıp yaşamaya bakmak vb... Bunların asıl çözümü toplumsaldır. Yaşamda her şey birbirine bağlı. Yaşadığımız toplumsal düzeni sorgulama ve mutsuzluğumuzun nedeninin ona bağlılığını görmek daha doğru olmaz mı? <br />Saygılar <br />
İnsana düşen ise hayırlısını istemek ve hayır gördüğü şeye kendini heder etmeden, üzmeden yol alabilmeyi başarmaktır... Dert edinmesi gerektiği halde edinmediklerine, önemsenmesi gerektiği halde önemsemediklerine, ilgilenmesi gerektiği halde ilgilenmediği şeylere 'yanmayan' insandır aslında 'zavallı','yardıma muhtaç' ve 'biçare' olan... Sorumluluğu kabullenmeyen, kendine çevresine ve yaradanına karşı saygısı olmayan.... Donne Dale Carnegie benzeri eserlerinde de aynı gerçeği vurguluyor.. Hayatta başarı ve huzurun kaynağı olarak 'üzülmemeyi', 'küçük şeyleri dert edinmemeyi'... Olaylara pozitif bakabilmeyi başarabilme adına 'ruhi' donanımı kuvvetli tutmayı... Sağlam ve sarsılmaz bir dinamizmle 'aksiyon' insanı olabilmeyi... 'güçlü' olan ve 'güçlü 'kalan olmayı... Ezen değil, 'koruyan', 'kolayan' olmayı... Somut ve çarpıcı örneklere yer vererek konu başlıklarının içini dolduran yazarın samimi tavsiyeleri de dikkati çekici. Türk okuyucularının yabancı olmadığı, kitapçıların ve kütüphanelerimizin raflarını herzaman doldurmuş bu yazarı ve eserlerini rahatlıkla 'tavsiye' edebilirim. Kitapların belli bir 'ruh' haletine sahip okuyucu kitlelerince takip edildiğine inandığım ve gözlemlediğim yazarın başarısının ardındaki gücünde 'samimiyet' ten ve 'insana dair duyguları' çok iyi yakalamış, gözlemlemiş olmasından kaynaklandığını ifade etmeliyim... Zor ve sıkıntılı günlerinde insanların bir desteğe ihtiyaç duyduğu ve bu ihtiyaçta zaman zaman yegane dost olarak beliren 'kita'a müraccat ettikleri bir vakıa... İşte böylesi anların kitabı beğeniyor ve onun yazarını da 'takdir' ediyorum.. Ancak; Kitabın olaylara bakış açısı içerisinde kültürümüze yabancı bazı izahatlar zaman zaman yerlmakta, içsel tecrübelerimize muhalif kimi deneyimlerden bahisler açılmakta.... Okuyucu yazarın öncelikle yetişdiği kültür ( ki hitap ettiği de demnilebilir) 'ü gözden kaçırmadan ve bu hususa özellikle dikkat ederek kitabı okumalı. Teselli kaynakları ve buna dair yol, yöntem ve tavsiyelerde kendine, kültürüne ve 'inancına' uyarlanabilir yolları keşfetmeli... Zaaflarını, bu zaaflarından çıkış yollarını bu ve benzeri 'hassas' durumları gözden kaçırmadan irdelemeli... Zira dünyanın her yerinde 'insan' aynı 'insan' ancak aldığı kültür, terbiye ve eğitimle 'ahlak'anlayışı zaman zaman değişiyor ve bu hususlar gözardı edilmekle kitaplardan gereken verim elde edilemiyor... Bu nedele ben özellikle bu konunun altını çizmek ve nacizane okuyucularına bu alandaki görüşümü iletmek istedim... Üzülenlere; mutluluk, sevgi ve huzur dolu bir atmosferi yakalamaları dileği ve 'ümidi'ile...
Bazen işlerimiz yolunda gitmez ve büyük sıkıntılar içine gireriz. Kitap böyle bir anda okunduğunda, nice sıkıntılar yaşamış ve bu sıkıntıların bir şekilde üstesinden gelmiş insanların gerçek hikayeleri, okuyucu için rahatlatıcı olabiliyor. Buhran dönemlerinden nasıl kurtulanabileceğine dair yazarın önerileri de özellikle genç insanlar için faydalı olabilecek nitelikte.