'Hayır!' Diyebilmeli İnsan
'Hayır!' Diyebilmeli İnsan
89Yorum
mgladikli
21.05.2006
alev alatlı türkiyenin kaçırdığı ( belki de tüketemediği) bir aydın diğerleri gibi eleştirip bırakmıyor alternatif sunuyor ve gerçekten sağlan tabanlı alternatifler sunuyor.. kabus ve rüya dan bu yana sunduğu alternatifler anlayana birer okyanus
umutlar
03.05.2006
Zaman Kitapları arasında ikinci kitabı ile karşımızda alev alatlı. Değişik yazıları ve olaylara farklı bakış açılarıyla dolu bir eser meydana getirmil. 'Meslek olarak Müslümanlık' başlığı altında kleme aldığı yazısında ilginç ve önemli tespitlere yer veren yazar; 'Kuran-ı Kerim'in' bir ansiklopedi kitabı olmadığının altını çizmiş.<br />Hayır diyebilmenin önemine, gerekliliğine vurgu yapan yazarın güncel meselelere yaptığı atıflar da dikkat çekici.
Mehmet Targün
23.04.2006
Öncelikle belirtmeliyim ki kitabın ismi gerçekten çok çarpıcı.Alev Alatlı zaten sevdiğim yazarlardandır fakat kitabın adını ilk okuduğumda bir duraksadım.Bireyleri,toplumları,milletleri bir yere götüren unsurlar evetlerden daha çok hayırlardır.Hayır demesini bilebildiği sürece kontrol elindedir.Bu kitabtada toplumsal olarak söylenmeyen/söylenemeyen hayırlardan ve Alev Alatlı'nın kendi hayırlarından söz edilmekte.Kitap aslında Alev Alatlı'nın makalalerinin toplamıdır(Bir kısmı zaman gazetesinde yayımlanmıştır).Kitabı okurken zaman zaman kitabı kapatarak ön yüzdeki Alev Alatlı'nın resmine baktım.Bu hareketi yapmamdaki sebep ise bir insanın nasıl böyle bir iç derinliği olabilir, bu düşünceleri beyni içerisinde nasıl yoğurabilir ve bu şekilde sunabilir diye düşünmemdi.Özellikle "Kelebek Etkisi","İdeoloji değil psikoloji " ve "“Meslek” olarak Müslümanlık" makalelerini çok beğendim.
Himmet Kılınç
13.04.2006
tüm türkiyenin okuması gereken bizi biz yapacak değerleri yani hata yaptığında kabul etmesini öğretecek bir başlığı var.yazarı kitabını hazırlarken kulandığı başlıktan dolayı öncelikle tebrik ediyorum. herhalde çocuklarımıza ilk öğreteceğimiz insan enginliği bu başlık olmalı. sadece bu başlıktan dolayı alınsa bile değer.
Dr. Şerefettin Güler
Kitapkurdu
Alatlı belki de iyi bir kitab birikimi olanların okuyabileceği bir yazar. Tıpkı Cemil Meriç gibi. Dolayısıyla öyle hemen okur anlarım diyenler için bir sürprizdir alatlı. Özellikle kafkasya için gewtirdiği yorumlar ve Orhan Pamuk için söylediği şeyler oldukça yeni ve ilginç. Derin bilgi birikimi olan ve yavaş yavaş okurum diyenlere tavsiye edilir.
hnk
05.04.2006
Alatlı'yı okurken baştan kabul etmeli ki insan,Bir kase çorba sunacaksa Alatlı ,hazırdan,büfeden bir kase çorba alıp sunmaz.Önce çorbayı pişirir.Dinlendirir.Sonra alır kepçesini eline,tam dersiniz ki koyacak çorbayı kaseye...Beklersiniz.Daldırır kepçeyi tencereye,altta kalma ihtimali yüksek yoğun kısmı ile,üstte kalma ihtimali yüksek yağlı kısmı harman eder beklerken siz.Sonra anlarsınız ki tam kıvamını bulmuştur tatmak üzere olduğunuz lezzet.İşte buna kani olduğunda Alatlı,,, bir kase çorba içmenin..;mesail-i mühimmenin sırrına ermenin keyfine varırsınız.Alayım da yutayım hesabı yapanlar için zordur beklemesive dahi hazmı.Yormaya niyetliyseniz beyin hücrelerinizi ve niyetliyseniz o müstesna lezzeti tatmaya.Buyrun.Alev Alatlı.
omerd.
05.03.2006
Kitaptaki birtakım bölümler, güncel olayların değerlendirilmesine yönelik olduğundan, bu bölümlerin ”her dem taze” olarak kalmaya devam etmeleri zor görünmektedir. Zira bazen değerlendirmeye tabi şahıslar,bazen olaylar “anlık” kalmakta… Ancak günceli yakalamaya yönelik yazılarda bile Alatlı’nın perspektifi, olayın hiç görülmeyen boyutlarını sergileme yönüyle farklılığını korumaktadır. Bu da kitapta alışılmış Alatlı tarzının, her zaman olduğu gibi tutarlı şekliyle “ayrıcalığını” yansıtmakta, bu yönüyle Alatlı okurları/severleri için okunması gerekli bir kitap olduğu sonucunu doğurmaktadır.

Kitap okunurken, Alatlı’nın temelsiz fikirler yerine, “bilgi temelli fikirler” dusturuyla hareketine, alışılmış olduğu üzere hep rastlanmaktadır...

Bu yönüyle özellikle kitabın sonlarında yeralan “Barış, Hakikat ve Adalet Adına - Orhan Pamuk’a Açık Mektup” isimli dört bölümlük yazı öne çıkmakta.. Ermeni Soykırımı iddialarına, belki de bugune kadar hiç yapılmamış / gündeme getirilmemiş şekilde tarihsel perspektif göz önünde bulundurularak yaklaşmakta Alatlı… ( Sayfa 135-162)

Yine çok tartışılan “Ökümenik” - “Bartholomeos” konusunda yazılan; “Ortodoks Kilisesinde Ökümenik Patriklik Olmaz” (Sayfa 21) ve “Helenizm Başka,Ortodoksluk Başka” (Sayfa 123) başlıklı yazılar, olayın tartışmalar sırasında bir kez olsun gündeme gelmemiş yönlerine değinmekte…

Kitabın genelinde, Alatlı’nın müzmin derdi “kavramlar/kavram karmaşası” üzerinde yine durulmakta, aydın görevinin gereği “Alatlı kararınca” yorumlar getirilmekte… Zaten “Hayır”lara sebep de bu “kavramsızlaştırma”, bu “çarpıtma”, bu “kültürel iğdişleştirme” çabalarına karşı;onurlu gururlu duruş…
el çevito
19.01.2006
Çok satanlar listesinde görünce hemen almak istedim.. ama hiç beğenmedim.. Belkide benim tarzım bi kitap olmadığı için olabilir. "Hayır diyebilmeli insan" sözünü duyunca ya da görünce çok etkilendim.. Ama benim beklediğim gibi olmadı. Keşke almasaydım dedim.. Fikrimi belittmek istedim.. Siyasete dayalı bi kitap. Tarzınızsa yani bu tür kitapları okumayı seviyorsanız alıabilirsiniz..
Ihsan Can
31.12.2005
ben Schrödinger'in kedisi kabus tan sonra Alev Alatlı fanatiği gib bişey oldum farkında olmadan... bu kitapta eminim çook güzeldir dedim aldım okudum ben ce bu hayatta hayır demenin ne kadar önemli olduğu nun farkına varabilmek güzel bişey olsa gerek diye düşündüm. yazarın da dediği gib belki de bu debvirde en çook kullanılması gereken kelime hayır olmalı.. bir takım çevrelerin yok avrupalaşım yok efendim globalleşelim in aksine ..... bence herkesin kitaplığında bulunması gereken bir kitap ben arkadaşımdan ödünç aldım okudum ve bende bulunmasını istediğiğmden sepete ekledim param olunca alıcam bakalım hayırlısı... :)