En Uzun Gece Hakkındaki Yorumlar

Güngör Beker 17.03.2007
Kılıç Yarası Gibi ve İsyan Günlerinde Aşk'tan sonra keyifle okudum En Uzun Gece'yi.Konusu ve anlatımı bir solukta kitabı okutsa da keşke sonu öyle bitmeseydi, ama kimbilir belki de romanı ''en uzun gece '' yapan belki de sonuydu.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Aynur Kaygun 11.03.2007
Ben ilk başta kitaba bir acayip baktım.Ama sonra bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine aldım ve severek,zevkle okudum.İçerisinde çok güzel duygular yer alıyor.Beni etkileyen en önemli yerse sevgilisini aradığında ona telefonda sevişme sesleri dinletmesiydi.Okunulcak bir kitap bence..
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
xgurko 09.02.2007
Ahmet Altan, bu kitabında her ne kadar romantizmi ve aşkı anlatmak istese de bence bize bir de ders vermeyi planlamış. Yelda ile Selim'in birbirlerine ettikleri ihanetlerden sonra aşkın önceden bir süre sonra değersizleştiğini görseler de Selim'in ölümünden sonra farkına vardı Yelda. Burada bitiyor kitap ama bence Yelda ettiği ihanetlerden dolayı çok pişman olmalı...
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
curcunel 30.01.2007
Bir solukta okuyacağınız , elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitap. Farklı dünyaların insanları bir kitapta ancak bu kadar sürekli ve yalın bir şekilde biraraya getirilebilinir. Finali ise benim için duygu yüklü ve beklenmedikti . Yazar tüm kitap boyunca okuyucunun ilgisini çekmeyi başarmış .
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
...!!!... 20.01.2007
Son zamanlarda bu tarz kitaplardan o kadar çok çıkmaya başladı ki...Bene edebi bir değeri yok sadece kendi hayatlarını anlatıyorlar(kahvelerde edilen sohbetlerin tarzında)Bence illa ki kendi hayatlarının bilinmesini istiyorlarsa kaliteli eserler versin herkes onların biyografisini yazsın okul ders kitaplarında yer alsın...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
esramist 10.01.2007
okudum fakat umduğum gibi bir kitap kesinlikle değil.bu kadar çok satmasına anlam veremiyorum.heralde benim gibi merak edip alanlar sayesinde çok satanlara girdi.yazı dili çok basit konu türkiye ananelerine oldukça aykırı ...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
boran04 03.01.2007
Ahmet Altan, bir tanrı ancak bu kadar güzel eserleri yazabilir.
Seni okurken dikenli bir tel örgüyü aşmak gibi aşarken alabileceğin sıyrıklar ruhunu yaralıyor ve de bedenini
Dilinin saflığı ve sadeliği yanında herkesin yaşamışlığını yansıtarak kelime oyunlarından uzak yalın sade ve pak bir dil
Konu ise mükemmell. Sen beğendiğim aydınlardan birisin. Malum kitap satış rekorlarını kırmak gereksinimi duyor cinsellik üzerinde ve kıskançlık boyutunu fazla irdeliyor ve işliyor. Ama içinde verilen güzelliklerde vardır. Bu güzellikleri almak mühim. Ben aldım bu güzellikleri ve G. doğu gerçekliğini bu kitapta aldım.
Teşekkürler Ahmet Altan
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
asidenge 29.10.2006
Okunur mu derseniz okunur çünkü sürükleyici, akıyor kendi kendie roman fakat klişe cümleler var, tekrarlayan bölümler aynı aldatmaktaki gibi mevcut ve kurgusu sanki birazcık zayıf gibi.
sonuç olarak ama iyi bir kitap kabul etmek lazım bunu.
ahlak yönünden ahmet altanı hiç tasvib etmiyorum onu da buraya yazmam lazım, insan edebi eser verdiğini düşünmeli bu hayali kurarken bu kitapları yazarken, erotik içerikli bir dergiye yazmıyorsun sen, her kişinin okuyabileceği her yerde ulaşabilceği şeyler yazıyorsun! ıslah olması lazım!
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
emelaltinel 28.10.2006
sevdiği erkekten kaçarak güneydoğuda bir araştırma grubuna katılan yeldanın hikayesi.kitabın her sayfası bir başka heyecan dolu.ama sonu da bir o kadar sarsıcı.kitabı okuyup bitirdiğimde gerçekten çok etkilendiğimi anladım.yine ahmet altan'a yakışan bir kitap.muhakkak okumalısınız arkadaşlar...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Duygularından emin görünen ama fazlasıyla aldatılmış bir kadın. Sevdiğinden vazgeçemeyen ama gururundan da ödün vermeyen bir adam. Normal boyutlarda bir eser bence. Sadece Ahmet Altan' ın yazmış olması dolayısıyla okuduğum ama çok fazla keyf alamadığım bir eser. Vakti bol olanlara tavsiye olunur. Bu arada fiyatının düşük oluşu da alınabilir kılıyor kitabı hepsi bu...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
zekiye.. 12.10.2006
Ahmet Altan yine bu kitabında da kadın erkek ilişkisine, sevgiye, ihanete, özellikle kadın psikoojisi konularına değinmiş. Ahmet Altan gerçekten çok iyi bir gözlemci ve kadın psikolojisinden çok iyi anlıyor. Ve durum böyle olunca da kitaplarında özellikle bu konuları ele alıyor. Ama şunuda söylemeliyim yazarın bugüne kadar okuduğum en iyi kitaplarından biri En Uzun Gece'ydi bence...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kaanCcC 30.09.2006
sizce kuruyemişlerde dahi satılan bi kitabın tüketime yönelik olmaktan başka bi amacı olabilirmi? herşey tüketilen şey gibi bu kitapta asla kütüphanenizde kendisine yer bulamıyacaktır. acaba biraz poh pohlanma birazda kar hırsı ile kitabın asli amacı yozlaştırılıyormu. yakında pazarlarda gel abla gel seçmece kilosu 2 lira diye çığırtkanlık yapanları duyarsanız hiç şaşırmayın.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Bade .... 30.09.2006
bu kitap gerçek aşkı birazda aşkta yanlış anlaşılmayı ve intikamı anlatıyor ahmet altanın en gusel kıtaplarından bır tanesı elinize aldınız mı 1 defada okuyabılecegınız bır kıtap bence her kes bu kıtabı okumalı
Yanıtla
6
2
Destekliyorum 
Bildir
Sinem Alanyurt 23.08.2006
Açıkçası uzun zamandır bu kadar çok beğendiğim bir kitap okumamıştım. Son 3-5 sayfasına kadar mükemmel bir anlatım, konu, kurgu... Ahh ama Türk filmlerine benzeyen sonu ile gerçekten yıkıldım. Kadını bu kadar iyi tanımak , anlatabilmek bir erkek yazar için çok büyük bir başarı... Kıskançlık, suçluluk ve aşk ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi! Finali daha farklı olsaydı benim için bugüne kadar okuduğum en etkileyici kitap olacaktı. Diğer yorumlardan anladığım kadarıyla bu finali beğenenler çoğunlukta. Ama sayfalarca takip ettiğiniz, onlardan biri olduğunuz, anlatılan acıyı sevgiyi bu kadar güzel hissettiğiniz bir kitabın sonu bence bu şekilde bitirilmemeliydi. Bir kitabın en can alıcı noktası beni bu kadar hayal kırıklığına uğratsa da Türk edebiyatı için çok güzel bir eser. Ahmet Altan'ı tebrik ederim...
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gazeteci olan yelda büyük bir tutkuyla aşık olduğu sevgilisini yaşadıkları problemelerden dolayı terk ederek doğuya bir görev için gider. yaşanan bir çok olaydan sonra sevgilisi olmadan yapamayacağını anlayan yelda onunla tekrar görüşmeye karar verir.
kitabın belki de en güzel yeri müthiş finali....
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Engin Can 15.08.2006
Ahmet Altan aşkı özellikle de kadını çok iyi anlatan bir yazar bunda kuşku yok. Ancak bu kitabında aşkı ve aşkın o maraz halini daha bir güzel anlatmış. Aşk bir başka şey. Başka bir duygu. Kapandı derken tekrar kanayan acının içindeki mutluluk demek aşk. Yelda'nın kanayan yarasını durduracak tek çare her şeyin romanın sonundaki gibi olmasıydı ve oldu... Galiba bir kere ölmek her gün ölmekten çok daha iyi.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Dikkat !!! 12.08.2006
Hikayenin önce tekdüze geçeği gibi görünmesine rağmen, Yelda ve Selim'in sancılı ve tutkulu aşklarının devreye girmesiyle kitap bambaşka bir boyut alıyor sanki. İlişkilerinde kötü şeyler yaşadıktan sonra ayrı yerlerde olan insanlar başka türlü davranamaz ve hissedemezdi diye düşünüyorum. Bunu yaşayan her erkek Selim, her kadın da Yelda olmuştur eminim. Duygular çok güzel anlatılmış, Ahmet Altan gerçekten biliyor kadınların derinliklerini. Kitabın bitmesini hiç istemedim. Şimdi hala 'acaba Yelda ne yapıyor' diye düşünüyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Nur_can 29.07.2006
Bir garip aşk hikayesi gibi olmuş kitap. İnsanı merakta bırakan sade bir anlatımı var.

Kitapta final önemli birazda. Ama yazar kitabı bir an önce bitirmek için adamı öldürmüş ve son noktayı koyarak en uzun geceyi başlatmış ama finalde biraz daha uğraşabilirdi gibi geliyor bana. :)
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
gkanarat 23.07.2006
Kitabı bitirdikten sonra yaşanılan o büyük aşkın gerçekliğini anladım.Birbirlerini deliler gibi seven iki insan,hem de aldatıldıklarını bilmelerine rağmen.Açıkcası ben böyle birşeyle karşılaşsaydım bunların herhangi birini yaparmıydım bilemiyorum.Bu Ahmet Altan'ın ilk okuduğum kitabıydı.Bazı arkadaşlarımız yapılan benzetmeleri abartılı bulmuş olabilir.Ama şunu diyebilirim ki hepsi çok güzel kurgulanmıştı.Bu yönden Ahmet Altan'ı kutlamak gerekir diye düşünüyorum.Bu kitap hakkında o kadar zıt düşünceler duydum ki.Kimi çok güzel dedi kimisi çok kötü.Bende güzel diyenlerdenim.Eğer aşka farklı bir cepheden bakmak istiyorsanız mutlaka okuyun.Ama ben aşkı bilmem sevmem öyle romanları diyorsanız bu kitaptan uzak durmanızı tavsiye ederim...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
jen 07.07.2006
Gercekten bu derece sevseydim o kisiyi yine de aldatirmiydim demekden kendimi alamiyorum. Beni duygulandirdi ve hatta kitabin sonunda gozlerimden yas akmasina bile sebep oldu. Ama yinede cok satanlar listesinde olabilecek turden bir kitap degildi.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Devran_Baran 27.06.2006
Neden içinde dogu olan bir kitap kötü denir anlayamadım bence kitap yalnız dogudan değil bütün insanlardan baksediyor insanları sefalete yanlızlıga bırakırsan ne hale düşer. insanlar neden bu hale geldi sizce .toplumda ayrımyaparsanız unutmayınki o kişi elinde sonunda sizede ulaşır ve sizide çürütür... ama bizim millet akıllanacagını sanmam ister katılın ister katılmayın???
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Hak-yolcu arkadaşıma tamamen katılıyorum. Aşırı çarpık ilişkilere yer verilmiş. Zaten çevremde de ''bel altı yazarı'' olarak nitelendirilmekte. Bir yazarın bu şekilde nitelenmesi hiç güzel birşey değil. Kitapları aşktan çok bilakis sex konusunu içeriyor. Beyin köreltici eserler diye düşünüyorum.Okunmasını tavsiye etmiyorum.Saygılarımla...
Yanıtla
6
4
Destekliyorum 
Bildir
unyeli 20.05.2006
aşk buysa eğer aman benden uzak dursun!! ne aşkki kadın tutkuyla sevdiği adamı unutabilmek için önüne ilk çıkan erkekle yatıyo ve bu adamıda hiçmi hiç beğenmiyo. hadi canım sende.. topluma empoze edilmeye çalişilan aşka bak!!1
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
Prodiqy 26.02.2006
Daha önce yazarın hiç kitabını okumamıştım.İlk olarak bu kitapla başladım ve son olmayacagı da kesin.Yazar akıcı anlatmıyla ve tasvirleriyle olayı sanki size yaşatıyor.Ama kitabın bence en büyük eksiği bitirilişi.Yazar pek fazla zaman ayırmamış olaylar 2 sayfada sona kavuştutulmuş ama yinede okunması gereken bir kitap herkese tavsiye ediyrum..Fiyatıda uygun zaten..
Yanıtla
3
3
Destekliyorum 
Bildir
sebnemsera 18.02.2006
Açıkçası bu kitabı okurken biraz sıkıldım diyebilirim. nedeni ise kitap hep düz bir çizgide devam etmiş. anlatılan aşk hikayesi aslında farklı ve sıradan değilmiş gibi anlatılmaya çalışılsada aslında herkesin yaşayabileceği bir aşk çıkmazı örneği...tek etkilendiğim bölüm kitapbın sonuydu. gerçekten kitabın sonunda adamın ve küçük çocuğun teröristler tarafından öldürelmesi üzerine çok üzüldüm diyebilirim. aşk çıkmazları hakkında kitap okumak isteyenler için çok uygun tavsiye ederim.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
Aragornlau 17.02.2006
Ahmet altanın bütün kitaplarındaki gibi gene abartılı bir aşk hikayesi. kadınıda erkeğide çok kaba(duygusal anlamda verilen tepkiler çok sert ve keskin) bir şekilde gösteriyor. aslında insanların iç dünyalarının çok hassas olduğunu, çok kolay kalplerinin kırılabildiğini ve duygularının incindiğini, o yüzdende insanın kendini koruma mekanizması olarak dış dünyaya karşı katılaştığını anlatıyor.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ahmet altan bu kitabında bana göre öyle fazla derine inmemiş. Sanki kurgu çok sırıtıyor. Yaşam tarzı ve duygular arasında bir paralellik yok gibi. bence bir yazar bir konuda kitap yazarken o konu ile ilgili yüzlerce kitabı kendisi okumalı. bu kitabı da psikoloji ve töre cinayetlerini anakonu olarak aldığına göre biraz daha derinlemesine araştırma biz okurlar için daha tat verici bir eserin ortaya çıkmasına vesile olurdu.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
uturkkoylu 31.01.2006
en uzun gece
cok harıka bir ask öyküsü. ilk ke Ahmet ALtan'ın kıtabını okuyorum cok elestırıler duymustum aama ben atılmıyorum cunku yazarın gercekten guzel bır anlatımı var aa sonu cok kısa bırden bıtıyor bir de cokgereksız detaylara girerek biraz ınsanı bunaltmasına ragmen konusu ve yasananlar harıka kurgulanmıs ve anlatılmıs. ask konulu kitap sevenler okumalı. Kesınlıkle kıtabın bır satırında kendılerını bulacaktır
Yanıtla
7
5
Destekliyorum 
Bildir
ukala82 05.01.2006
En Uzun Gece; kendimi bir türk filmi izlermiş gibi hissettiğim nadir kitapların arasında yerini aldı. Son bölümde ise kendimi gülmemek için zor tuttum. Yaşanan ilişkileri anlamak ve mantıklı bulmak akıl alır gibi değil. Bu nasıl bir ilişki yumağı… Kitaba hakimiyet çok kötü. İşlenen konuyu ise zaten hiçbir zaman anlayamadım . Güneydoğuya giden bir araştırma grubunun töre cinayetlerini araştırmak yerine birbirlerine karşı olan ilgilerini bence ortaya koyuyorlar . Hatta bu ilişkileri yaşamak için de doğru bir mekan olduğu da söylenemez. Karakter ise sanki birbirleriyle yarışır bir dengesizlik içinde. Kısaca kitap için söylenecek çok fazla bir şey yok. Sadece zaman kaybı bence. Büyük yayın evlerinin neden Ahmet Atlan ile çalışmak istemediklerini şimdi daha iyi anlıyorum. Ahmet Atlan, her defasında bana okuma zevkini kaybettiren bir yazar olarak yerini alacak…
Yanıtla
10
1
Destekliyorum 
Bildir
Deniz_Paşa 01.01.2006
Ahmet Altan gönül tahtımdaki yazarlar arasındaki yerini giderek kaybediyor. Aldatmak faciasından sonra belki bildiğimiz Ahmet Altan'a kavuşuruz beklentisi içerisinde bu kitabı alıp okumaya başladım. Nedendir bilinmez beklentiler ne kadar büyük olursa hayalkırıklığı da o denli büyük oluyor maalesef. Yazar kendi uslubunu terketmiş durumda. Eski kitaplarına baktığımızda bizi sarıp sarmalayan ve okuyup bitirdikten sonra bile etkisinde bırakan bir hikayeyi o akıcı uslubuyla beynimize kazırdı. Bu kitap ise belli bir noktadan sonra hep aynı şeyler etrafında dönüp dolaşıyor. Aşkın büyüklüğü anlatmak isteniyor belki ama kahramanların yaşadığı aşk da ne tuhaf bir aşktır bilinmez. Biri diğerin kızıyor başkasının koynuna koşuyor diğeri de hakeza. Yanılıyor muyum bilmiyorum ama bu tür şeyleri gözümüzde bir sıradanlaştırma çabası var sanki bazı yazarlarda. Toplum ve aile yaşantımıza tamamen ters olan bu durum bir çok kitap ve makalede karşıma çıkıyor. Mesela çok okunan bir kadın yazarımız gençlik yıllarında iken daha da meşhur olan ve de evli olan bir yazarla yaptığı kaçamakları köşesinde futursuzca anlatabiliyor. Yine kitapları çok satan bir başka hanım hanımcık yazarımız küçük kızına aşkım diyen erkek arkadaşının ve ona canım benim diyen küçücük kızının hikayesini gururla TV'de anlatabiliyor. Bu kitapta da bu işleniyor sanki. Birisini deli gibi severken başkaları ile de delice sevişmenin sıradanlığı. Ruhum sana aittir ama bedenime karışma. Yazdıkalarımdan aşka karşı olduğum anlaşılmasın sakın. Ben aşka aşık olanlardanım ama bu anlatılan aşk olamaz bence. Yazar hakkındaki aşk ve kadınları en iyi anlatan falan fistan gibi tanımlamaın etkisinden mi bilmem yazar kısıtlıyor kendini sanki. Kılıç Yarası Gibi ve Tehlikeli Masallar'la kalbimi fetheden ve ne yazarsa okurum diye düşündürten Ahmet Altan Aldatmak'la bu düşüncemi sekteye uğrattı, bu romanıyla da iflas ettirdi. Kitap ismiyle müsemma bir şekilde okurken çok uzun ve sıradan geceler yaşattı bana. Galiba artık aşkı anlatayım derken hikayeyi unutuyor.
Yanıtla
10
2
Destekliyorum 
Bildir
mgladikli 31.12.2005
ahmet altanı beğenmek kadar beğenmemek de medya dayatması.... ben ahmet altanın tüm kitaplarını okudum çıkacaklarıda okuyacağım iyi yazar hele anladığınızda veya anlamaya çalıştığınızda kadınları çözebilir ve kendinize çevrenize huzur verebilirsiniz... okuyun da ahmet altan okuyun eleştirecekseniz edebi yönünü yada kurguyu yada gerçeklikle alakasını sorgulayın... iyiyi söyleyin yada susun
Yanıtla
6
17
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Çepni55 25.12.2005
Temel kitap okuduğunu söylemiş...
-Mesela ne okumuştun?
-Her Türk vatandaşı gibi Cin Ali’yi okumuştum. Ha,bir de yazarlardan en çok Ahmet Altan’ı severim.
-Peki, Ahmet Altan’ın hangi kitaplarını okudun
-Hiçbir kitabını okumadım. Hem zaten ben, Ahmet Altan’ı okurum demedim ki,severim dedim. Moda olduğu için alırım kitaplarını …
Yanıtla
29
4
Destekliyorum 
Bildir
forrest_gump 25.12.2005
bence bir ahmet ALTAN klasiği ondan beklenilen bir kitap..!
bunu kitaplarını okumadığım halde medyanın yorumu..!
inanın ben ahmet altanı ilk bu kitapta tanıdım ve daha önceki bütün ön yargılarım gitti çünki çok güzel bir dil akıcı ve olayları çok iyi analiz etmiş ve lağan bir durumu farklı bir önekle tamamlama yeteneği mükemmel
tek eksik olduğunu düşündüğüm şey tam kitap hareketlendiği halde kitabın bitmesi..!
Yanıtla
3
5
Destekliyorum 
Bildir
TURUNÇÇÇ 22.12.2005
AHMET ALTAN YİNE KADIN VE İLİŞKİLER DÜNYASININ DERİNLİKLERİNE DALIYOR. AHMET ALTAN'IN KADINLARIN DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNDEN ÇOK İYİ ANLADIĞI TÜM ROMANLARINDA AÇIKÇA GÖRÜLÜYOR. ŞAŞIRTICI OLAN; BİR KADINI NASIL BU KADAR İYİ ANLAYIP ONA TERCÜMAN OLABİLDİĞİ. ROMANLARINDA AŞK, EVLİLİK, CİNSELLİK ASIL KONUYU OLUŞTURUYOR, DİĞER OLAYLAR YA DA BAŞLIKLAR BUNLARIN ETRAFINDA GELİŞİYOR. EN UZUN GECE DE BUNLARDAN BİRİ. KEYİFLİ AMA HÜZÜN KOKAN BİR KİTAP, İÇİNİZİN SIZLADIĞINI HİSSEDECEKSİNİZ. ŞAHSEN BEN ÖYLE BİR SON BEKLEMİYORDUM.
DİĞER TARAFTAN AHMET ALTAN'DAN, KILIÇ YARASI GİBİ YA DA İSYAN GÜNLERİNDE AŞK ESERLERİNDEKİ GİBİ DAHA ETKİLEYİCİ, HAFIZALARIMIZDA YER EDECEK KİTAPLAR YAZMASINI BEKLİYORUM. EN UZUN GECE YA DA ALDATMAK KİTABINI BİRAZ KLİŞE BULDUM AÇIKÇASI. YİNE DE AHMET ALTAN TAKİPÇİSİ OLANLARA TAVSİYE EDERİM, BEN ONUN TARZINI, USTALIĞINI SEVDİĞİM İÇİN HER KİTABINI OKUMAYA DEVAM EDECEĞİM...
Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
ertlaw 21.12.2005
Ahmet Altan,gene kadın psikolojisinin görünmez yanlarını ortaya çıkarmış bu eserde.Asla aldatmaz dediğiniz kadının sizi her an her fırsatta aldatabileceğini kadına güven konusunun her daim tartışılması gerektiğini bize bir kez daha düşündürmüş.Ama Doğu daki töre cinayetleri konusu kitabın içinde salonda yeri hiç uygun olmayan bir vazonun duruşu gibi duruyor.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
arsen 08.12.2005
İlgimi çeken bir şey yorumlarda, bir yazarı bir kitabı ile değerlendiremez arkadaşlar o zman bütün yazarları silip geçeriz. Kitapta ince nokta şu töre cinayteleri değil, doğudaki insan başlık parası ile kadına bir mal gibi sahiplenmeyi kabul ediyor halbuki romanın kahramanları modern bir sahiplenmeyi yaşıyolar akılları ile birbirlerine hükmetme ve üstün gelme çabalarındalar, ilginç olan bir diğer yanı ise sevdikleri için kaçan kadınlar doğuda tore cinayetine kurban gidiyolar batıda ise zaten ölü yaşıyorlar.Kitabın sonu da zaten bunu ifade ediyor bence.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
vhpkr 06.12.2005
Kurgusu zayıf,klişeleri aşamayan,sırf bahsigeçen coğrafyadan nemalanmaya çalışan, ucuza maletmek için çok basılan ve reklam bombardımanıyla çok satan Ahmet Altan çizgisini aşamayan,sokaktaki ortalama insanın haz ve beğenilerine hitap eden ama bunun dışında gözleri yormaktan başka bir işe yaramayan sığ bir roman. Üzüldüğüm nokta bu tür romanları manşetlere taşıyanların değerleri yapıtları görmezden gelmesi.
Yanıtla
5
3
Destekliyorum 
Bildir
sinerjik 04.12.2005
Ben Ahmet Altan ı bu eseri ile tanımış oldum. Çünkü normalde önyargılı bir kişiliğe sahip değilimdir. Ve eseri arkadaşlarımında tavsiyesi üzerine okudum. Gördüğüm kadarı ile kitabın artı ve eksi yönleri vardı. Eksi yönleri bu kitap insanın ahlakını zorlayacak nitelikte, kitaplığımda bile durması beni tedirgin ediyor açıkçası (o kadar edebi eser içerisine yakışmıyor aslında), bir diğer eksi yönü de karakter olarak kullanılan kız Yelda nın bizim gelenek ve adetlerimize sığmayan yaşantısı yani bir gün o erkek, diğer gün başka bir erkekle birliktelik bu hiç hoş değil. Artı yönleri olarakta yazarın teşbih sanatını iyi kullanması olarak görüyorum ve betimlemeleri çok hoş bu yüzden olsa gerek beni can evimden vuruyor. Kitabın aslında en önemli yanı kahraman olarak kız kullanılmasına rağmen Yazarımızın bir erkek olması ve kızın yaşadıklarını, duygularını bize aksettirmesi. Burdaki yazdıklarımdan etkilenenler kendi kararlarını verebilirler tabiki. Ama yinede kitabı kimseye tavsiye etmem.
Yanıtla
2
2
Destekliyorum 
Bildir
AsMhA 02.12.2005
ahmet altanın daha önce denemelerini okumuştum ki bence onun kelimelerle oynama biçimini bu kitabına da yansıtmış hiç bir zaman yabancı kaynaklı bir kitaptan alamayacağımız hazları yaşatabiliyor bize bu bizim öz türkçemiz ve öz kültürümüzle çok daha iyi hissedebiliyoruz helimelerin renklerini ve tadlarını bu kitapta da birçok yazar tarafından bence en çok işlenen konu olan aşkı yine kendi tarzıyla işlemiş ve kendini yeterince kanıtlamış olan yazarın reklama ihtiyacı yok diye düşünerek okunmaya değecek bir eser olduğunu söyleyebilirim...
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ahmet Altan' ın okuduğum ilk kitabıydı ve köşe yazılarından onunla ilgili edindiğim önyargılarımdan kurtulmamı sağladı. Kitabı bitirir bitirmez, Kristal Denzaltı'yı aldım. Kitap vardır anlatır, kitap vardır yaşatır, kitap vardır ağlatır...İşte bu kitapta bunların hepsini en yoğun şekilde bulabilirsiniz. Okurken, hissedip de kelimelere dökemediğiniz duygularınızla karşı karşıya kalacaksınız. Harika bir kitap, herkes okumalı...
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
Aysun Akin Ata 30.11.2005
Bu kitabı okuyupta yorum yapmadan geçmek olmaz...bu Ahmet Altan ın okuduğum ikinci kitabı ve bundan sonra bu yazarın kitabı alıp okumayacağıma kesinlikle eminim.Ne anlattığı konu çok ilgi cekici nede bu konuyu değişik anlatımlarla süsleme zahmetinde bile bulunmamış,Sedece araya töre cineyetlerini serpiştirmiş,kitapta daha fazlası yok bence zaman kaybı....
Yanıtla
3
3
Destekliyorum 
Bildir
seldem35 23.11.2005
Popüler bi yazar olarak Ahmet Altanm hakkında hep olumsuz yorumlar okudum. Hep reklamlarla çok sattığı söylendi ancak ben onu Dört Mevsim sonbahar'la keşfettim. gerçekten harka bir edebiyatçı insan ruhunu psikolojisini ve olayları çok güzel görüp yorumluyor. bu son kitabı da kürtlerle ilgili hiç aklıma gelmeyen bir konuda yazmış. Ahmet Altan bence klasik denilen birçok kitaptan daha iyi eserler çıkarıyor ve çok övülen bir çok yazardan da daha iyi yazıyor bence mutlaka okunması gerekiyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Özge 16.11.2005
bu kitabı okurken ahmet altanın ne kadar büyük bir yazar olduğunu anladım.daha önce kendisine karşı önyargılarım vardı ama bu kitaplayıkıldı..bu kitap sadece bir aşk hikaysni anlatmakla kalmıyor,aynı zamanda derin karakter tahlilleriyle insanı düşünmeye sevkediyor..öyle cümleler vardı ki acaba yazar benim düşüncelerimi okuyor mu diye düşündüm.. okunması,üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap..özellikle psikolojik roman ve aşk romanı sevenlere şiddetle tavsiye ediyorum..çünkü bu kitap ikisini çok iyi birleştiriyor.
Yanıtla
7
2
Destekliyorum 
Bildir
Alfa13 14.11.2005
ahmet altan ın okudugum ikinci kitabı birincisi beni fazla sarmadı ama en uzun gece çok farklı aynı aşka iki koldan da bakabiliyor her iki tarafında psikolojisini intikam ateşini görebiliyor tutkuyu hissedebiliyor hiç farketmedikleri kıskançlıklarını farkedebiliyorlar kahramanlarımız yelda ve selim ama okuyanların aklında fahrünisa da yer edcektir ki kitapta baya büyük bir kitle ile arkadaş oluyorsunuz kitabın sonunu söylemek hiç iyi olmaz bende yazmıyorum okuyun boşa geçmemiş olacaktır vaktiniz olay site de özetleniyor bende imrendiriyorum daha bişeye gerek yok ama şunu eklemeliyim ALKIM YAYINEVİNİ ne derece bana düşer bilmiyorum ama yürekten kutluyorum iyi yazarları iyi fiyatlarla okuyoruz
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
halil azak 11.11.2005
ahmet altan diğer kitaplarından daha iyi olduğunu düşünüyorum.karakterlerin duygularını tıpkı bir peyzaj gibi betimlemeyi başarmış ve okuduktan sonra kendimi sorgulamaya başladım.davranışlarımı yöneten nedenleri düşündüm ve düşünmeden yaptığımız bir çok şeyin arkasında bir sürü ufak etkenin varlığını hissettim.Yalnız tek kötü yanı aşkı tanımayanlar için müthiş bir uç örnek olması.belli ki de herkesin yaşadığını.kitabın kurgusuda iyi ve güncel aynı zamanda.televizyondan izlediğimiz ve artık kanıksadığımız trajedileri bize acımasızca yaşatmayı başarmış.yolda giderken yanından geçtiğiniz insanın içinde kim bilir hangi fırtınalar kopuyor?
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Öncelikle Ahmet Altan için düşündüğüm olumsuzluklar için (ön yargılardan ) yazardan özür diliyorum.Ahmet Altan diyince satışlarından poh pohlanan özellikle basım rakamının arkasına sığınan edebi değerini kaale bile almaya gerek görmediğim bir yazar geliyordu hep aklıma bu düşüncenin beynimde neden yer ettiğinide gerçektende pek hatırlamıyorum ama şunu çok iyi hatırlıyor ve sanırım çok uzun süre hatırlayacagım ki bu okuduğum en mükemmel kitaplardan biriydi ( ki ben yaklaşık ayda 4-5 kitap okuyan ve her kitabı begenmeyen biri olduğum halde ) böyle bir eseri meydana getirdiğin için sana çok teşekkür ediyorum Sevgili Altan ( yaşım 24 ama bunu içtenlikle söylüyorum :) ) ve sana ön yargılı baktığım içinde affına sığınıyorum.
Yanıtla
8
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kursat1071 31.10.2005
Bütün kitaplarını okumuş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Ahmet Altan bu kitabında okuyucuya verdigi edebi zevkin çıtasını daha da yükseltmekle yetinmemiş, aydın sorumlulugunun geregini yerine getirmis ve töre cinayetleri konusunu da okuyucusuna ulastırmıştır.
Vaktiniz varsa bir gün, yoksa iki günde bitirebileceğiniz, ve bitirdikten sonra,aldatmak,yalan gibi erdemsizliklerin birbirini seven kişilerin ilişkileri ne denli yaralayabileceğini çarpıcı bir biçimde hissedebileceğiniz bir roman....
Yanıtla
3
3
Destekliyorum 
Bildir
Adnan Çelik 17.10.2005
AHMET ALTAN VE KADINLIK ARZULARI Ahmet Altan,son dönem Türkiye edebiyatının en popüler yazarları arasında yer alıyor.Yazdığı birçok kitap Türkiye’de satış rekorları kırdı,kırıyor.Nitekim son kitabı En Uzun Gece de daha şimdiden 1 milyon satış çizgisine ulaştı.Tabii bu “çok satma”yı sadece Altan’ın edebi yazarlığının güçlülüğüne bağlamak bir yanılsama olacaktır.Altan’ın iyi bir yazar olduğu belki kabul edilebilir ama bu iyi yazar olmanın ötesinde yazarın kitaplarında işlediği temaların kitlenin tüketilebilirlik kodlarına olan uygunluğu,kitaplarının kitle iletişim araçları sayesinde yapılan propaganda düzeyindeki reklamları ve son kitaplarının çıktığı yayınevinin kitap fiyatını oldukça ucuz bir düzeyde tutması gibi nedenler bir araya gelince “çok satma” denilen olgu doğal olarak gerçekleşiyor. Ahmet Altan’ın edebi,sanatsal ve kültürel alanda üretmeye yönelik çok ciddi bir potansiyele sahip olduğuna kesinlikle inansam da yazarın bu derin potansiyeli oldukça yanlış ve körleştiren bir bağlamda kullandığını düşünmeden de edemiyorum.Yazarın bugüne kadar okuduğum bütün kitaplarında (İsyan Günlerinde Aşk,Aldatmak vd..)sürekli kendini tekrarlayan ve Türkiye toplumu gibi okuma bağlamında tamamen manipülasyona açık bir kitlenin tüketilebilirlik kodlarına oldukça uygun olan “kadın ve cinsellik” temasıyla belki çok sattıran,belki çok popülerleştiren,belki çok beğenilen ama böylesi bir yaratıcılığa sahip Altan için de kesinlikle sınırlayıcı ve tutsaklaştırıcı bir kısır döngüye tanık oldum.AHMET ALTAN VE KADINLIK ARZULARI Ahmet Altan,son dönem Türkiye edebiyatının en popüler yazarları arasında yer alıyor.Yazdığı birçok kitap Türkiye’de satış rekorları kırdı,kırıyor.Nitekim son kitabı En Uzun Gece de daha şimdiden 1 milyon satış çizgisine ulaştı.Tabii bu “çok satma”yı sadece Altan’ın edebi yazarlığının güçlülüğüne bağlamak bir yanılsama olacaktır.Altan’ın iyi bir yazar olduğu belki kabul edilebilir ama bu iyi yazar olmanın ötesinde yazarın kitaplarında işlediği temaların kitlenin tüketilebilirlik kodlarına olan uygunluğu,kitaplarının kitle iletişim araçları sayesinde yapılan propaganda düzeyindeki reklamları ve son kitaplarının çıktığı yayınevinin kitap fiyatını oldukça ucuz bir düzeyde tutması gibi nedenler bir araya gelince “çok satma” denilen olgu doğal olarak gerçekleşiyor. Ahmet Altan’ın edebi,sanatsal ve kültürel alanda üretmeye yönelik çok ciddi bir potansiyele sahip olduğuna kesinlikle inansam da yazarın bu derin potansiyeli oldukça yanlış ve körleştiren bir bağlamda kullandığını düşünmeden de edemiyorum.Yazarın bugüne kadar okuduğum bütün kitaplarında (İsyan Günlerinde Aşk,Aldatmak vd..)sürekli kendini tekrarlayan ve Türkiye toplumu gibi okuma bağlamında tamamen manipülasyona açık bir kitlenin tüketilebilirlik kodlarına oldukça uygun olan “kadın ve cinsellik” temasıyla belki çok sattıran,belki çok popülerleştiren,belki çok beğenilen ama böylesi bir yaratıcılığa sahip Altan için de kesinlikle sınırlayıcı ve tutsaklaştırıcı bir kısır döngüye tanık oldum. Altan belki Türkiye gibi cinselliğin konuşulamadığı,anlatılamadığı,yaşanılamadığı ve sürekli bastırıldığı bir toplumda cinselliği böylesine açık ve sansürsüz bir şekilde anlatarak bir tabuyu kırmış oldu ama aynı zamanda bu temayı neredeyse bütün romanlarının merkezine yerleştirerek de manipülasyona yeterince açık olan kitlenin, bilincinin dumura uğratılmasında,kendi toplumsal gerçekliğine yabancılaşmasında gibi günümüzün apaçık gerçekliklerinin oluşmasına da belki de azımsanmayacak ölçüde bir katkıda bulundu. Yazar genelde bütün romanlarında yukarıda da ifade ettiğim gibi sürekli “kadın ve cinsellik” bağlamında yazdı ve yine sürekli olarak da kadını bir arzu nesnesi,bir cinsel meta olarak sundu okurlara. Altan’ın kitaplarındaki bütün kadın karakterlerinin en belirgin ve değişmez özellikleri kendilerini sürekli olarak cinsellik üzerinden ifade etmeye zorlanmaları gerçeğidir.bu karakterlerin kendilerini bu cinsellik bağlamı dışında ifade edip konumlandırabilecekleri hiçbir sosyal,kültürel,iktisadi ve bilimsel bir temelleri yoktur.Kitaplardaki burjuva kadını,iktisatçı,aristokrat,hizmetçi,asistan vb bütün kadınların bu vasıflarına rağmen onları net olarak tanıyıp kodlayabildiğimiz tek alan cinsellik ya da çağrışımlar üzerinden hareket edersek yatak odasıdır.Yazar bütün romanlarında sanki bizde şu klasik koşullanmayı yaratmak istemektedir:kadın koşullu uyarıcı ve cinsellik ise koşulsuz uyarıcı. Aslında yazarın yukarıda bahssetiğimiz bağlamda yazmasının tek nedeni sadece kendisi değil.bir tarafta sürekli yazan ve yazdıklarının okunmasının,çok satmasının verdiği toplumsal popülerliğin iktidarına bulanmış yazar;diğer tarafta ise günlük yaşamın acımasız çarkı arasında öğütülen kitlenin bastırılan,yasaklanan,hor görülen ve aşağılanan cinsellik duygusunu böylesi metinlerde bütün çıplaklığıyla yaşabileceği bir kaçış çizgisine olan isteği birleştiğinde,işte bu tarz hastalıklı bir simbiyotik ilişkinin olumsuzluğuna hapsedebiliyor bizleri.

Yanıtla
9
6
Destekliyorum 
Bildir
ajanixs 16.10.2005
Ahmet Altan çok çok iyi bir gözlemci. günlük hayatta yaşadığımız fakat adlandıramadığımız bir çok duyguyu adeta bizim yerimize o kadar iyi gözlemlemiş ve adlandırmış ki su yüzüne çıkan 'içimizdeki o bir yeri'görünce heyecanlanıp şaşırmamak mümkün değil. tıpkı çetin altan gibi ahmet altan da... çetin altan okurlarının da dikkatinden kaçmamıştır ki o da çok iyi bir duygu röntgencisi ve de isimsiz bu duyguları adlandıran usta bir kalem. mutlaka okuyun kendinizi keşfetmek istiyorsanız tabii.
Yanıtla
5
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
burcuorhan 14.10.2005
kitabın arkasındaki yazı beni çok etkilemişti hemen gidip aldım,hem iki insanın birbirine karşı olan aşkı hemde iki insanın çaresizliği..birbirlerini çok sevmenin her şeye yetmediğinin anlatıldığı akıcı ve sürükleyici bir kitap..Sadece sonunda hayal kırıklığına uğradım,yazar içeriği bu kadar zengin olan bir kitabı böyle klasik bir sonla bitirmemeliydi.aşk her şeyi yener diye düşünenlerin özellikle okumasını tavsiye ederim..kitap dolu günler..
Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir