Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beklentiniz çok yüksek değilse kampanyadan alınabilir. Daha önce Ölüm İlanı Yazarı adlı kitabını okumuştum. Çok beğenerek okumasam da farklı konu işleyişi hoşuma gitmişti.
ben kitabı 3 günde bitirdim. yazarın dili etkileyici, anlatımı da sürükleyiciydi. hala merak ettiğim tek bir nokta var: sürekli ademin burnuna gelen çöp kokusu gerçekten işçilerin grevde olmasından ötürü çöplerin toplanmamasından mı yoksa adem bir epilepsi hastası mı? bunu yazara bizzat sormak isterdim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabı beğendiğimi söyleyemeyeceğim. bitsin diye okudum sadece. yazar aslında toplumsal olayları da romanına katıyor çevreye karşı çok duyarlı olduğu belli. ama konu ve kitabın yavaş ilerleyişi ve sonunda da beklediğiniz gibi çıkması hayal kırıklığına uğratıyor. ilk sayfadan ne olmasını beklerseniz kitap öyle bitiyor. sıra dışı veya ilgi çeken olaylar olmuyor arada.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yorumları okudum ama maalesef güzel roman olması konusuna katılamıyacağım.konuya yazar çok farklı bir yerden başlamış,yalnız konular çok yavaş ve de yavan ilerliyor.okuru bir yerden sonra sıkıtıya sokuyor.adem mümtaz mine üçlüsünde dönüp duruyor.insana birşey vermiyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bitik gerçekten güzel bir roman ancak yazarın ilk romanındaki keyfi vermiyor. Olayların yavaş yavaş kontrolden çıkması romanın başkahramanıyla birlikte sizi de tedirgin ediyor. Gelecekteki olayların kolay tahmin edilir olması ise eksi haneye yazılıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu Mehmet Anıl'ın okuduğum ikinci eseri zaten şu ana kadar 3 kitap yazmış. Benim favori listeme eklendi. Çok beyendim. Kitap çok heyecanlı sürükleyici. Sonsayfasına kadar ne olacak diyorsunuz. Okumanızı tavsiye ederim. yalnız küçük bir itiraf Geri Gelmemek Üzere daha iyiydi:)
‘Bitik’, Adem, Mine, Mümtaz ve Çağdaş adlı dört kişinin yaşamlarını anlatıyor. Adem, bir fabrikanın sahibidir. Karısı Mine, şehir dışındaki yazlıklarında oturmakta ve kocasını sevmektedir; pek çok açıdan, az bulunur bir eştir Mine. Ancak Adem için bu evlilik sıkıcılaşmaya başlamıştır. Karısının kusursuzluğu Adem’in elini kolunu bağlamaktadır. Aradığı yeniliği önce başka kadınlarda bulmaya çalışır. Ama bulamaz. Yaşadığı bunalımdan çıkmak için tek yolu kalmıştır: karısına yeniden aşık olmak... Bunun için bir oyun kurgular Adem. Şirketin müdürü Mümtaz’a güvenir. Onunla konuşur, Amerika’ya bir iş gezisi için gideceğini, bu arada karısını ayartmaya çalışmasını Mümtaz’dan ister. Ancak döndüğünde Mümtaz’ın fabrikadan ayrıldığını, ortadan kaybolduğunu öğrenir. Karısını da bulamaz. Yokluğunda gizemli bir şeyler olmuştur. Bu arada şirketin işleri de kötü gitmektedir. Borçlar ödenememekte, ödemeler yapılamamaktadır. Üretim durmuş, işçiler maaşlarını aylardır alamamaktadır. Adem olup biteni anlayabilmek için çabalar ama işin içinden bir türlü çıkamaz.
‘Bitik’, son sayfasına kadar olaylar hakkında ipucu vermeyen, okurun soluk soluğa okuyacağı bir roman.
Roman, bir yandan kendi yatağında akıp giderken, bir yandan da kendi hikâyesiyle tuhaf benzerlikler içeren ‘Nehrin İki Yakası’ adlı filmden görüntülerle besleniyor. Adem, başından geçenleri Bitik adlı bir köpeğe anlatmakta.
Romanın başından sonuna kadar belediye işçileri grevdedir. Grev uzadıkça sokaklarda çöp yığınları yükselir. Köpeğin adı, Adem’in durumunu da işaret etmektedir aslında: ‘Bitik’...