İlber Ortaylı Kitabı / Zaman Kaybolmaz
İlber Ortaylı Kitabı / Zaman Kaybolmaz
84Yorum
napburemal
29.10.2006
Tarihçilerin Kutbu'nu bir parça okudum.Ancak bu kitabın tamamını okudum.Kitabın başlıkta ima edildiği gibi derin bir tarih perspektifi, bakış açısı sunmadığı malum.Gezilen görülen yerler gibi bir kişisellik de mevcut.Yine de kitabın dilinin fena olmadığına, İlber Ortaylı'nın kim olduğunun ve anlattıklarının önemine dikkat çekmek gerek.Özellikle tarihçiler ve sosyal bilimciler için değerli bir kaynak.
Alplerin
Kitapkurdu
01.09.2006
Bu uzun söyleşide Nilgün Uysal sanki Hoca'ya "biraz kendinizden bahsedermisiniz" sorusunu sormuş gibi bir hava esiyor. Bununla beraber hoca söyleşi bir yıldan fazla sürmesine rağmen "ikiz kardeşlerine olan mesafeliliği" haricinde (o da zımnen) ketum davranıyor. Hatta hayat çizgisinin önemli kilometrelerini anlatırken dahi dostlarından daha çok konuşuyor. AMA BU KİTAPTA HİÇ DEDİKODU YOK. Yanılmıyorsam ismini verdiği hiç bir kimse hakkında menfi sayılacak tek bir kelime dahi etmemiş ve dahi o dostlarının görünmeyen meziyetlerini öne alarak dikkatleri sanki onların üzerine de çekmeye çalışmış.
KY-314280
22.04.2006
Kitap aynı yayınevinin Halil İnalcık'a dair yayınladığı Tarihçilerin Kutbu eseri gibi dengeli olmamış, ekseni doğru oturmamış; kitabı sayın Ortaylı'nın hayatına dair bir kitap değil de "gezdiği yerler ve tanıdığı insanlar" diye isimlendirmek mümkün. Bu kapsamda kitabın yaklaşık 100 sayfasını çıkartmak uygun olurdu, hem safra duruyor hem de okur için sıkıcı.. Böyle bir kitabı alırken adı ve arka kapağına bakarak biraz da felsefi bir taraf, hayata bakış perspektifi gibi bir şey de bekliyordum ama kitap bunları vermiyor, dolayısıyla kitabın adı ve arka kapağı kitabı betimleyici değil, havada kalmış. Yine böyle bir eserde bir parça duygusal bir taraf olması beklenir, Tarihçilerin Kutbu hem dengeliydi hem de böyle bir yönü vardı ancak bu kitapta bu yok... Kitapta sayın Ortaylı'nın tarihçilik anlayışının gelişimi de biraz anlatılabilirdi. Ayrıca kitabın sayın Ortaylı'yı snob gösteren bir yönü de var, esasında böyle bir kitabın tarz itibariyle tersine biraz daha olduğundan alçakgönüllü bir tarzı olması gerekirdi. Kitabın tarihçilik açısından istifade edilir tarafları var, sayın Ortaylı'nın bu ve bunun dışında genel konulardaki bazı fikirleri güzel ve ilgi çekici ve özellikle genç insanlara eğitimin sınıf okuyup geçmek değil bir kendini yetiştirmek meselesi olduğunu, derinliğine öğrenmenin, dil öğrenmenin, gezmenin, görmenin önemini anlatması açısından kitabın eğitici bir tarafı var; kitabın intrinsic(esas) değeri bu son maddede yatıyor.. Bunlar dışında kitapta özellikle dikkatimi çeken bir şey oldu. Sayın Ortaylı'nın Rum, Ermeni ve Süryani patrikleriyle ve hahambaşıyla oldukça iyi ilişkileri var ama bir müslüman din alimiyle ilişkisi olduğunu okumadım. Kendisi kilise ayinlerine katılıyormuş, Kudüs'ten bir sürü haç satınalıp bunları Ukrayna'da hristiyanlara dağıtmış ama camiye ancak bir Arap ülkesinde siyasi dedikoduları dinlemek için gitmiş... Bunları ve sayın Ortaylı'nın Osmanlı devletini biraz fazla Romanize bir gözle görmesini (Roma'nın devamı olduğu görüşünü kastetmiyorum) yadırgadığımı söylemeliyim.

Bu eleştirinin tam metnini kitapta tespit ettiğim kimi hatalarla birlikte aşağıdaki websitesinde bulabilirsiniz:
www.angelfire.com/indie/zamankaybolmaz
KY-138843
20.04.2006
Zaman Kaybolmaz… Kendi hayat serüveninizdeki zaman dilimlerini nasıl değerlendirdiğinizi düşününce, sanırım İlber Ortaylı’nın zamanının neden kaybolmadığını daha iyi anlayacaksınız. İlber Ortaylı’nın, bugün neden sözüne, düşüncelerine, tezlerine değer verildiğini ve saygın biri olarak günümüzün büyük bir tarihçisi olduğunun alt yapısını okumuş oluyorsunuz bu kitapla. Ben Ortaylı’nın hayat koşuşturmacasını okurken bile bunaldığımı söyleyebilirim. Zamanı bu kadar verimli ve çalışkan kullanmasına hayran oldum bir kez daha. Bu kitap Ortaylı ile yapılan bir tarih sohbeti değil. O nedenle yer yer sıkılıyorsunuz. Tarih sevenler ve Ortaylı hayranları, bu profesörün hayatından kesitler okumak istiyorsa tavsiye ediyorum. Ortaylı’nın bu kadar çok tanıdığının içinde bende olmak isterdim…