Ninatta'nın Bileziği
Ninatta'nın Bileziği
101Yorum
ebrum7
16.04.2007
Ahmet Ümit evet iyi bir yazar fakar kitap bitince''bu ne yaaa''dedim.kendimi ilkokulda hissettim.vay efendim nuvanna manniyi sevmiş ninatta nuvannayı sevmiş manni çocuk doğurmuş ninatti çocugu nuvanna sevdi die sevmiş nuvanna mutluymuş ailesiyle o da mutluymuş.Daral geldi okurken sanki şiirsellikten öte tekerleme gibiydi.böyle aşk mı olur kardeşim diyesim geldi.üstelik bilezikler ne alaka madem bilezikleri dağıttı bari bileziklere noldu onu da anlatsaydı.madem bu kadar birbirlerini sevdiler sonunda ne oldu onu da anlatsaydı..Almak isteyenlere eski uygarlıklarla ilgili olması güzel ve de şiirsel kitap sevenler için olması diyebilirim...
Gökhan KÖROĞLU
04.04.2007
Ahmet ümit'in okuduğum tek kitabı.Kitap aşk ve savaş üzerine kurgulanmış.Şiirimsi bir üslubu var.Oldukça akıcı ve zevkli bir kitap.Kitabın sonuna kadar bir solukta ve heyecanla nasıl biteceğini merak içinde okuyorsunuz.Fakat romanın sonunun beklenmedik ve birazdan hayal kırıklığı içinde bittiğini söyleyebilirim.Çünkü bu kadar güzel bir hikayenin sonunun daha çarpıcı olmasını beklerdim.Yine de okuma zevki aşılayan bir kitap.
KY-385571
28.03.2007
İlk elime aldığımda kitap ebatı bana itici gelmişti. ders kitabı gibi bir havası var demiştim.düz yazı şeklinde olmaması acaba sırf kafiye olsun ya da satırlar şık dursun diye akış biraz değiştirilmiş olabilir mi? demiştim ama okurken zevk alabildigim bir kitaptı.keşke bu kadar çabuık bitmeseydi..
Meryem Naneci
Kitapkurdu
06.03.2007
kitap bir solukta okunacak türlerden.. keyifle okuduğum en güzel kitaplardan biri... sürükleyici, etkili, sicak... şiir diliyle yazılmasida daha da anlamlı ve daha da okuma isteği veriyor... şiddetle tavsiye ederim ...:))
KY-317165
28.02.2007
ahmet ümiti bir tv programında bu kitabı ile ilgili değerlendirmeler yaparken izledim. yaptığı işten hoşnut olmuş bir insan portresi çiziyordu. kendi işini elbette insan beğenir ama tatminkar olmak başka şey. işte yazarın bu kitabı da kendince tatminkar...
mimarjimm
21.02.2007
Kavim´ den sonra çok bekletmediği, bu kısa ama çok keyifli romanla buluşturduğu için Ahmet Ümit´e teşekkür borçluyum. Ben Ahmet Ümit müdaviyim. Belki çok objektif yorum yapamam. Ama her kitap ayrı bir tat her kitap benim için heyecan. Bu aşk romanı da çok farklı çok içten olmuş
SİBEL
Kitapkurdu
14.02.2007
Gerçekten de okuduğum en güzel masal kitabıydı. Keşke bu vezirden bir tane de günümüzde olsa!Bu kitabı herkese tavsiye ederim.
deryamustafa
12.02.2007
Ahmet Ümit'in en son çıkan kitabı. Zannederim hacim olarak da en kısa olanı. Diğer kitaplarının aksine bir roman tarzında değil de bir deneme veya bir şiir şeklinde yazmış. Kitap, 12 ayrı bölümden veya tabletten oluşuyor. Anadolu'daki ilk büyük devlet olan Hititler zamanında, Kadeş Savaşı'ndan az bir süre önce yaşanan ve 3300 yıldır kavuşulmayı bekleyen bir sevdanın tabletler üzerine yazılmış hikayesi.

Kitabın konusunu kısaca değil de uzun olarak anlatayım. Bunu da kitapta olduğu gibi, bölüm bölüm yapayım:

- İlk bölümde tabletlerin yazdırıcısı olan Ninatta, savaşçı Nuvanza'yı kendisine getirecek olan kişiye övgüler yağdırmaktadır. Ondan Nuvanza'nın 11 ayrı halka halinde yaptırdığı bileziğin parçalarını toplamasını istemektedir. Bu sayede, Ninetta, sevgilisi Nuvanza'ya kavuşabilecektir.

- Daha sonra Ninatta, kurtarıcı addettiği kişiye Nuvanza ile ilk defa karşılaşmalarını anlatır. Onu ilk defa bir meyve bahçesinde karısı Manni ile birlikteyken görür. Nuvanza evlidir ve karısı Manni altı aylık hamiledir. Buna rağmen Ninatta, Nuvanza'ya, henüz kendisi çok da küçük olmasına rağmen, büyük bir aşkla bağlanır.

- Bir zaman sonra, Nuvanza'nın karısı bir oğlan doğurmuş, çocuk büyümüş ve arkadaşları ile oynayabilecek yaşa gelmiştir. Ninatta, hala Nuvanza'yı takip etmekte; ona hala büyük bir sevgi duymaktadır. Bu arada, Kral Mutavalli ve Hitit Krallığı'nın büyük bir sorunu vardır. Mutavalli'nin kardeşi Hattuşili, kral olmak istemektedir ve bu hırsı zor zaptedilebilmektedir. Kral Mutavalli ise kardeşinin bu amacına rağmen, Telipu yasasını bozmak ve kardeşini öldürmek istememektedir.

- Soylu Zuvappiş'in oğlu ve çocukluk arkadaşı İnara da Ninatta'ya aşıktır. Oysa Ninatta onu bir kardeş gibi görmektedir. Ninatta, Nuvanza'yı elde edebilmek için bir plan yapar ve hasat bayramı esnasında bu planını uygular. Dini törenlerden ve içkiler içildikten sonra, Nuvanza dinlenmek için bir ağaç kenarına geçer. Onu takip eden Ninatta, Nuvanza'nın yanına yaklaşır ve onunla birlikte olur.

- Diğer taraftan İnara, Ninatta'ya evlenme teklifi eder. Ninatta tabii ki bu teklifi reddeder ve ona Nuvanza ile birlikte olduğunu söylemek zorunda kalır. Deliye dönen İnara, kısa bir süre sonra Nuvanza tarafından öldürülmüş olarak bulunur. İnara, Nuvanza'ya meydan okumuş; Nuvanza hiç istemediği halde İnara'yı öldürmek zorunda kalmıştır.

- Nuvanza katil olmuştur ve cezası ölümdür. Ancak Kral Mutavalli hem arkadaşı hem de düşmanlarına karşı en büyük yardımcısı olan başkomutanının ölmesini istemez. Panku Meclisi'nin aldığı karara göre, Nuvanza küçük oğlu Zitiş'i, oğlunu yitiren Zuvappiş'e bedel olarak teslim edecek, Nuvanza öldürülmeyecektir. Küçük oğlunu kaybeden Manni aklını yitirir ve nehirde intihar eder. Nuvanza ise, giriştiği bir savaşta ağır yaralanır. Ölmek üzereyken Ninatta ona iyice bakar ve zamanla Nuvanza iyileşir. Ancak herkes, tüm olayları anlamıştır. Nuvana'nın niçin İnara'yı öldürdüğünü, Ninatta'nın Nuvanza'ya aşık olduğunu bilirler.

- Bu arada, Mısır kralı Ramses Kral Mutavalli'yi ve Hatti ülkesini tehdit etmektedir. Savaş yakındır. Mutavalli, iyileşince Nuvanza'yı çevre krallarla görüşmesi için gönderir. Çevre kralların, ileride oluşacak savaş için kendisine bağlı olup olmadıklarını öğrenmek ister. Nuvanza iyi haberlerle döner, çevre krallar Kral Mutavalli'ye bağlılıklarını bildirirler.

- Nuvanza'yı hala unutamayan Ninatta, kendisini öldürmeye karar verir. Fakat, babası bunu anlar ve ona engel olur. Ağır bir hastalığın ardından Ninatta, Nuvanza'yı artık bir daha anmamaya karar verir.

- Ancak, aşk ateşi sönmez ve bir gün onunla karşılaşır. Ninatta, Nuvanza'dan kendisiyle evlenmesini ister. Nuvanza, Ninatta'yı iyi karşılar ama, bunun şimdilik mümkün olmadığını söyler. Nuvanza, büyücüye gitmiş, ne yapması gerektiğini sormuştur. Büyücü, ondan 11 halkalı bir bilezik yapmasını, bu parçaların herbirini ülkenin farklı şehirlerinde saklamasını ister. Gelecek olan yabancı, herbir halkayı saklanan yerinden çıkaracak ve bu sayede iki sevgili biraraya gelebilecektir.

- Kadeş savaşı başlamış, ordular birbiriyle savaşmış ve savaşın sonucunda yenişememişlerdir. Savaştan canlı olarak kurtulanlar ve yaralılar ülkeye dönmüştür ancak Nuvanza'dan haber yoktur. Hiçkimse onu öldürülürken görmemiştir. Nuvanza kayıptır. Ninatta, Nuvanza'nın öldüğüne asla inanmaz. Yıllar geçer, Ninatta'nın babası ölür, Ninatta yaşlanır. Yılların ötesinden gelecek olan yabancı da gelmemiştir. Yoksa, Nuvanza bileziği boşuna mı yaptırmıştır, yoksa böyle bir yabancı yok mudur, yoksa Ninatta Nuvanza'yı boşuna mı beklemiştir?

Evet, kitabın tüm hikayesi böyle. Eğer Ahmet Ümit'in çok sıkı takipçisiyim diyorsanız, kitabı alın okuyun. Aksi takdirde, yukarıdaki özet bence oldukça yeterli.

Sonuç olarak, daha önce Patasana adlı kitabını beğenerek okuduğum Ahmet Ümit'ten daha kapsamlı bir kitap beklerdim. Konu ve mekan güzel ama çok kısa kalmış.
Feryat Poyraz
11.02.2007
Ninantha'nın bileziği. Aşkın, özverinin, topluma karşı çıkışın bir destanı. Yıllar öncesinde de aşka yasak yoktur dedirten, aşk uğruna insanların yapacaklarının sınırının olmadığının ve onu çözmenin imkansızlığının destanı. Okurken kendinizi içinde bulacağınız, iliklerinize kadar irkileceğiniz bir destan harika bir Ahmet Ümit tasviri daha
nurayse
04.02.2007
Kitabın şiirsel anlatımı çok güzel.Özellikle benim gibi şiiri,divan edebiyatını seviyorsanız tarz olarak hoşunuza gidebilir.Ancak kitap ilk üç sayfada bitiyor sanki.Kitabın sonu da havada asılı kalmış bence.Kısaca uslüp olarak güzel,içerik olarak güzel bir aşk hikayesinin yanında zayıf kalmış bir kitap.
entrapmen
31.01.2007
Ahmet Ümit'in Patasana ile deneysel olarak denediği bir şeyin kitaplaştırılmış hali. Açıkçası Patasana'dan sonra çok yalın kaçıyor bu kitap. Oradaki tabletlerde yapılan tasvirlerin, aşkın, hasretin, acının güzelliği malesef burada bulunamıyor. Yüzeysel ve çok şey katmayan anlatım sadece sadeliği, şiirselliği ve akıcılığıyla ön planda. Ahmet Ümit'in "Aşk Köpekliktir" isimli kitabını ve "Patasana" yı okuduysanız çok yeni bir şey bulamamanız olağan olacaktır.

Gönül isterdi ki daha ayrıntılı bir tasvir ve farklı bir konu tercih edilmiş olsaydı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen, Ahmet Ümit sevenler tarafından alınıp 1 saatte okunabilecek bir kitap.
Kalender Güvenç
27.01.2007
Ahmet Ümit'ten yaşadığımız topraklar üzerinde gerçekleşen bir destanınn anlatıldığı bu kitabı da size arkeolojiyi sevdirecek. Senelerce taş diye bahsedip bir çok devlete sattığımız, hediye ettiğimiz, bina temeli yaptığımız tarihimizin nasıl bir uygarlıktan bize miras kaldığını anlayacaksınız. Hititler esasında kurgulanmış, bence tarihi bir kurgu romanı.
...!!!...
26.01.2007
Türklerin son zamanlarda yetiştirdiği en büyük polisiye romancılarından bir tanesi Ahmet Ümit.Bence en güzel kitabı Beyoğlu Rapsodisi..Bundan daha güzel herkese tavsiye ederim...
Anastasiaaaa
16.01.2007
Ahmet Ümit'in gerçek bir yazar olmasının yanısıra iyi bir şair olduğunu da anlıyoruz bu son kitabılya; ancak o güzel şiirsel anlatım bile doyurmuyor okuyanı. Eksik olan birşeylerin varlığı rahatsız ediyor okudukça. Okudukça dediğime bakmayın, uzun uzadıya bir kitap değil Ninatta'nın Bileziği, kısacık... Yine de kötü bir kitap değil ama Patassana'yı okuyup da hayran kalanlar hayal kırıklığına uğrayabilir.
eroica
15.01.2007
Kitabı uzun süredir alıp okumayı düşünüyordum. Kitapyurdu'ndan hemen sipariş verdim ve bir saat içinde okuyup bitirdim. Okurken hemen diğer (tabletlere) sayfalara geçmek isteyeceksiniz. Yazarın anlatımı oldukça güzel ve etkileyici idi. Ama Hitit yaşamı ve kültürü üzerine yüzeysel bilgiler bulunduğu için kitabı bitirir bitirmez Hitit uygarlığını araştırmak isteyebilirsiniz. Epik anlatımlardan hoşlanıyorsanız severek okuyacaksınız. Tavsiye ederim
iso-07
11.01.2007
Tarihi romanların tadı başkadır.Bu tür romanlar her zaman favorimdirler.<br />Hitit döneminde geçen hüzünlü bir aşk hikayesi var bu kitapta.Ama ne yalan söyleyeyim keyif almadım bu kitaptan.Hikaye çok yüzeysel,ayrıntı,heyecan yok.Romanın sonuda daha başından belli gibi<br />Sanki daha üç beş sayfada bitiyor roman,güzel olan tek şey yazarın şiirsel anlatımı.
organik26
27.12.2006
deriner 11/12/2006 20:55

Ahmet Ümit bu güzel kitabıyla tarihçilerin takdirini de topladı.
Türkiye’de ilk defa bir edebiyatçı romanında anlattığı olayları doğru bir tarihi çerçeveye oturtarak kurguladığı için Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü tarafından övgüye değer bulundu.

Yazar, son kitabı Ninatta'nın Bileziği ile; Hitit insanını, geleneklerini,
inanç sistemini, devlet yönetimini, tarihi gerçeklere paralel, doğru bir şekilde anlatan
ilk edebiyatçımız sıfatıyla Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü tarafından 4 Aralık 2006 tarihinde Osmanlı Bankası Müzesi’nde düzenlenecek törenle Muhabir Üyelik Beratı aldı.
Romanında Hitit tarihini doğru kullanmada titiz davranmasının yanı sıra, Hitit uygarlığını tanıtmış olması, Türkiye'nin arkeolojik değerlerine karşı merak uyandırması ve bir kamuoyu oluşması Ahmet Ümit’in üyelik beratına değer bulunmasına etken oldu
dante-c
16.12.2006
AHMET ÜMİT'in Patasana kitabından sonra işte yine destansı bir roman başlıyor diyorsunuz.Maalesef roman ilerledikçe yazarın neden bu aşk hikayesini daha fazla derinleştirmediği kafanıza takılıyo.Hele kitabın sonunda yazar sizi çaresiz ve hayal kırıkığı ile başbaşa bırakıyor.Ninetta ve Nuvanza'ya yardım edememenin üzüntüsü ile biten kitaba bakakalıyosunuz
breuer
Kitapkurdu
03.12.2006
ülkemizi zaten seviyoruz böylesi destansı bir öykünün karekterlerini barındıran Anadolu yu şimdi daha çok seviyorum.sadece Hitit uygarlığına değil onlarca uygarlığa ev sahipliği yapmış Anadolu muzda kimbilir daha ne destanlar vardır yazılmış yazılmamış.şu gergin ortamda güzel bir esinti tatlı bir okşayış oldu zihinlerimize bu kitap.oldukça tatlı...
tan0006
Kitapkurdu
27.10.2006
Ahmet Ümit'in son yapıtı, Ninattanın Bileziği, tarihin derinliklerinde gezinen izleği kadar, alışılmadık biçemiyle de dikkat çekiyor. Ümit, destansı bir biçemle yazdığı bu kitapta, on iki tablet üzerine kazınmış olan çarpıcı bir Hitit öyküsü sunuyor. Oldukça farklı bir dil kullanıyor yazar; epik olduğu kadar lirik, pastoral (bukolik) olduğu kadar arkaik bir dil. Hititler'in varlığını sürdürme mücadelesini, Mısır'a karşı giriştikleri büyük savaşı, ölümsüz ve aynı zamanda da imkansız bir aşk öyküsü ekseninde gözler önüne seriyor.
Savaş ve aşk, insanoğlunun bir türlü vazgeçemediği iki olgu; tehlikeli iki insanlık durumu. Aslında birbirine karşıtmış gibi duran bu iki olgu, bazen aynı olumsuzlukta buluşabiliyor: Aşkın ereği, savaş gibi planlı bir yıkım olmasa da, özünde sevmek, tutkuyla bağlanmak olsa da, kimi zaman bireyin üzerinde yol açtığı yıkım ve acı, savaşın yol açtığı yıkım kadar büyük olabiliyor. Ninatta'nın Bileziği olanaksız bir aşkın, insanların yaşamını yıkıntıya dönüştürmesini dile getirirken, Anadolu'daki ilk büyük uygarlık olan Hititlerle, dönemin bir diğer süper gücü Mısırlılar arasındaki yeryüzünün ilk büyük savaşını, Kadeş'i de anlatıyor.