Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
2211Yorum
İsimde koğuş geçince hapishane ile ilgili bir kitap diye düşünüyordum. Halbuki koğuş oda demektir, hariciye de tıpta dış hastalıklar anlamında kullanılır. Yani ana karakterimiz melun bir hasta. Evet ana karakterimizin ismi verilmemiş. O genel itibariyle bir hasta.Peyami Safa küçük yaşlarda yaşadığı kemik hastalığını ve çektiği sıkıntıları bu kitap ile ölümsüzleştirmiş. Soyut kavramları, hisleri, duyguları, acıları öyle bir somutlaştırmış, öyle bir tasvirlemiş ki hayran kaldım. Özellikle "Duvarlar" kısmı büyüleyiciydi.Yer yer kitapta Ahmed Hamdi Tanpınar kokusu aldım. Bu iki yazar aynı dönemde yaşamışlar fakat hangisi hangisini etkiledi bilemem."Ağır bir hastalık geçirmemiş biri hayatı tam anladığını iddia edemez.".Mutlaka okuyun...
Yıllar önce okuduğum zaman çok etkilemişti. Şimdi ise farklı düşüncelere ve duygulara sürükledi. Okuyunuz efendim.
Çocukken okuduğumuzda ne çok şey kaçırmışız bu kitaptan. Büyük bir iç sıkıntısı içinde okunuyor, yine de okuması çok zevkli.
Kitabı okuduktan sonra Peyami Safa adına derin bir üzüntü duydum. Çünkü psikolojik tahlil dediğimiz şey bundan daha iyi yapılabilir mi bilmiyorum. Çünkü hemen hemen her cümle için “bu cümle böyle de söylenebiliyor muymuş vay be!” dedirten bir kitap okudum.
İlk bölümlerde kuşkuyla yaklaştığım, sonrasında ise gözlerimi satırlarından ayıramadığım kitap. Peyami Safa hisleri öyle başarılı tasvir etmiş ki etkilenmemek elde değil. Bir hastanın yaşadıklarını ve hissettiklerini edebi bir şekilde bu kadar başarılı sunan Peyami Safa'nın okuduğum bu ilk kitabı beni çok etkiledi. Hayatın ve sağlığın değerini, ölüm düşüncesi ve hastalığın hissettirdiklerini başarıyla kaleme alan yazarın bu kitabını okumanızı tavsiye ediyorum.
En sevdiğim romanlar arasında harika bir kitap.
bu zamana kadar okuyamamıştım nasip bugüneymiş
Muhteşem bir Türk klasiği. Okunması gerek.
psikolojik bir roman. muhteşem bir Türk klasiği.
Defalarca okuduğum,etkisini kaybetmeyen bir kitap. Mutlaka okunmalı...
Aşırı Psikolojik ve edebi bir roman, farklı hissettrebilir.
Türk romanları içerisinde en iyi 5 eserden biri
Bu güne kadar neden okumadim dedirtti.
Peyami Safa'nın okuduğum ilk kitabıydı.Hastalığın insan üzerindeki etkileri ister istemez insanda o hissi uyandırıyor.
Hasta psikolojisinin detaylı bir şekilde işlendiği otobiyografik bir romandır. Yazar’ın 9 yaşındayken yakalandığı kemik veremi rahatsızlığı anlatılıyor. Dili sade okuması kolay bir günde bitirilebilecek bir kitap. Türk edebiyetı klasiklerine başlamak için de ideal bir roman olabilir.
Peyami Safa’nın tüm kitapları harika.
üçüncü kez okuyuşum ve her okuyuşumda farklı bir anlam kazanıyor kitap. Defalarca okunası bir kitap.
Bugüne kadar Peyami Safa'yı neden okumadığımı sorgulatan bir eser oldu benim için. İleride tekrar tekrar okunacak eserler arasında.
kıymeti yeteri kadar bilinmeyen bir değer.
Tekrar tekrar ,bıkmadan okuyabileceğim klasiklerden.Tavsiye ederim.