Cok buyuk beklentiler icine girmistim kitabi alirken. Ama resmen hayal kirikligi oldu benim icin. Yani yuksek hayalgucu ile sacmalamak arasindaki cizgiyi biraz gecmis Suskind.
benim fikrimce çok akıcı bir kitap gelmedi bana okumaya başladım nerdeyse 100 sayfaya kadar okudum ama bıktım okumaktaN yani sahsen beni sürüklemedi kitap anlatımı akıcı değil bana göre
muhteşem bir hayal gücü var bu kitapta..okuyalı bir sene oldu fakat hala hatırımda olan kıtaplardan biri..herkese tavsiye ediyorum,pişman olmayacaksınız.
bir cinayet romanı diye anılsa da aslında çok dramatik bir öykü...mutlaka okunması gereken bir kitap..yazar çok içten, çok etkieyici ve çok ürpertici anlatmış...
Çok enteresan bir kitap. Bir insanın doğumundan itibaren varoluş çabalarının enteresan öyküsü. Kokulara çok hassas birinin kendi kokusu olmadığını fark etmesini, koku algılamada olduğu kadar, koku icadında da usta olan bu kişinin kendisine hazırlayacağı çok özel koku için çıktığı serüveni anlatıyor. Hele ki sonu!! O daha da enteresan. “Şiddetle tavsiye ederim” diyebileceğim bir kitap değil ama biraz şaşkınlık duygusu tatmak istiyorsanız okuyun derim.
hiç beklediğim gibi çıkmadı,18.yy fransa'sının ne kadar iğrenç koktuğunu ve kokunun ne kadar önemli olduğunu insan da değil,yaratık gibi bir varlığın gözünden anlatan,iç karartan bir kitap. hayatım boyunca bitse de kurtulsam dediğim ender kitaplardan biri ve 238 syf olmasına rağmen 2 ayda anca bitirdim..
ilginç ve çok hayalperest bir konusu var insanların derilerinin kokusunu çıkartıyo kitabın kahramanı 12 kadının kokusu ve birleştirip dünyanın en güzel kokusunu yapıyo sonunda adam memeleketine gidiyo ve onu yiyolar ilginçti
Ben konusu çok ilginç olduğu için almıştım ve gerçektende ilginç bir kitap.Okunması gerekten okunması gereken bir kitap.İnsan psikolojisini çok iyi anlatmış amaböyle bir insan olabilir mi hiç bilemiyorum.Adamın küçüklüğünden beri koku algısı çok yüksekmiş.Kitapta büyüyüp cinayetlere başlamasıyla daha bir sürükleci hale geliyor.En sevdiğim ve en iğrenç bölüm adamın mağaradaki tek başına yaşantısı.Mutlaka okuyun
o Normal bir çocuk değildi. özel yeteneğini kullanmaya karar verdi. Bu uğurda bir seri katile dönüştü. özel yeteneği de olsa onu idamdan kurtaramadı. ilginç bir kitap.
Tüm insani duyumlarını kaybetmiş salt kokulara karşı duyarlı ve istediği kokuları üretmek için çalışan kendini insanlara kabul ettirmek isteyen bir dâhinin hayatı anlatılmaktadır. Bu kitap bence dünyaya başka açılardan bakmamızı sağlıyor ayrıca toplum eleştirisini iyi sergileyen bir kitap. Eğer okumadıysanız mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
Çok merak ederek alıp okumaya başladım kitabı ve hayal kırıklığınada uğramadım.<br />Çok değişik bir kitaptı.<br />Mükemmel kokuyu elde edebilmek için cinayetler işleyen sıradışı bir insan olan Grenouille'un hikayesi anlatılıyor. Sonunda elde ediyor ancak onun için çok daha acı gerçeğin farkına varıyor.<br />Tavsiye ederim.
Beni etkileyen kitaplardan biri.Çeirisi de çok güzel olmuş.Anlatımı okdar güzelki sizde her satırda kitabı kahraman gibi her nesnenin kokusunu duyabiliyorsunuz
Koku olayı derinlemesine incelenmiş. İlerde koku (duyusu) kullanılarak neler yapılabilir ipucu verebilir roman. Bilim bunu kullanarak yararlı şeyler yapabilir. Tabii biyolojik silah da yapılabilir.
Gerçekten mükemmel ve sıradışı bir kitaptı bütün kokuları alıyor ve kendi kokusunun olmadığını keşfediyor işte ozman hayat onun için çekilmez oluyor süperdi ama en güzelde son kısımlarıydı bütün herkese tavsiye ederim kesinlikle kendine koku üretmek için öldürdüğü insanlar aslında insanların sınıra geldiklerinde neleri yapabileceklerini anlatıyor bencede insan işte bu...
Psikopat bir koku manyağının kadınları öldürerek onların vücutlarından çeşitli yöntemlerle kokular elde ettiğini anlatan müthiş sürükleyici roman. İnsan dehşete düşüyor okurken.
Biraz abartıd,an ne çıkar? Kitap yazarın ilk ve en meşhur kitabı. Kitabı çok özenli yazdığı söylenemez ama kurguladığı kavram üzerine gitmek cesaretini de göstermiş. Grenouille’in yaşamayıp, yaşamacağı kesin olsa da bu, kitabın gücünü azaltmıyor. Çünkü, bugüne kadar binlerce fantezi kitabı yazıldı. Koku dehâsının, işlediği suçlar üzerindeki devamlılık, kitabın başında başlayıp, ortalarında neredeyse bitiyor, fakat sonlara doğru tekrardan artıyor. Yazar kitabı bu temeller üzerine oturttu ise, -ki oturtmuşa benziyor- bunun devamlılığının gelmesi ve zincirleme sürmesi gerekirdi izlenimi uyanıyor. Zira, suçun işlenmediği bölümlerde tempo düşüyor, kitap zayıflıyor. Kitap adagio ile başlayıp, moderatoyu sonlarda yakalaması, üzerinde daha da çalışılabileceği, kurguyu daha sağlam ve düzenli gidişlerle kurabileceği bir anlatım tarzını seçebileceği üzerinde tartışmalara yol açacağa benziyor.
İçeriğine göz attığımızda; kokuyu bu kadar yoğun algılayabilen bir insan olsa idi neler olurdu, başlığı altında süregelen bir anlatım dizisinin oluşturduğu, zaman zaman koku kelimesinden bıktığınız bir sis dumanı altında nefessiz kalmanızı sağlıyor.
Amacımız kitabı kötülemek değil, sadece kitapta bir okur olarak dikkatimi çeken noktaları paylaşmak.
Koku üzerine olan fanteziler, buluşlar ve bunların harmanlanması gayet güzel. Ancak bu temel üzerine oturmuş bir kitabın başka bir konu dışına çıkması maalesef mümkün olmamıştır, olması da çok zordur. Bir duyuyu kullanarak, nasıl bir kitap yazabilirsiniz? Bunun zorluğunu da yazar aşmış ve işi, belki de başarmış olduğunu gösteriyor.
Kitabı okuduktan sonra, dünyanın en güzel beş kokusu sayılan kokuları, belki de artık farklı şekillerde yorumlayacaksınız. Bir gülün kokusu, taze fırından çıkmış bir ekmeğin, taze kahvenin, tertemiz sahile vuran denizin ve sevgilinizin kokusu... Bunlar, umarım koku güzelliği olarak hafızanızda yerlerini aynı güzellikte korur. Ancak, bundan sonra koklayacağınız her kokuda hafif bir ürperti duyarsanız, kitabın kokusunu almışsınız demektir.