Fatih Harbiye
Fatih Harbiye

Kitapyurdu Fiyatı: 143,26TL

1090Yorum
seyyah_58
28.05.2007
Ah Neriman! sana kesinlikle kızmıyorum.Nasıl kızabilirim ki!..Herşeyin öz değerini yitirdiği bu çağda insanlar birbirlerini tanımakta bu kadar zorlanırken, seven sevdiğine tam açılmazken ve sen başkasında o ayrıcalığı ararken ben sana nasıl kızarım. Şinasi'nin de suçlu olduğunu düşünüyorum. Seninle daha çok ilgilenebilirdi mesela.Şükürki yolunu bulman zor olmadı.!! Doğru yolu bulmak isteyenlere seni anlamaları temennisiyle iyi okumalar..
ismail sarıkaya
19.05.2007
Bir tarafta doğu rüzgarlarının estiği kültür diğer tarafda ise batıyla haşır neşir olmak isteyen etkin insanlar.Bu ikili çatışmadan doğan olaylar zinciriyle, kurulmuş olan "Fatih-Harbiye" bizim tematik hayatımıza parmak bastığı için, okuyucu tarafından her zaman sevilerek okunmuştur ve de okunacaktır...
kanija
17.05.2007
Popüler kültürün toplum yaşamında yapabileceği değişiklikleri, Yazar, Fatih – Harbiye diyerek, aslında Şark ve Garp diyerek ikiye ayırdıktan sonra, tramvay hattı ile iki kıtayı, iki metafiziği, iki hayat anlayışını bu eserinde bağlamağa çalışmıştır. Türkçesi için mutlaka okunmalıdır. Tavsiye etmemek mümkün mü ? Saygılar….
esmehar
Kitapkurdu
15.05.2007
neriman herkesin kolayca düşebileceği bir ikilemin pençesinde:halihazırdaki gerçekler ve camekanların ardından ışıltılı görünen bir yaşam,üç erkek ve bu üçgenin merkezinde tecrübesiz bir genç kız...babası diğeriki erkek arasındaki tercihini değiştirebilir mi,yoksa doğruya sancılı yollardan mı gidilir? neriman'ın yolculuğunu mutlaka okuyun!
KY-145560
29.04.2007
Türkiye'de ki modernleşme gerilimi kitapta bir çok simgesel anlatım ile vutgulanmıştır. Buna karşılık modernleşen Türkiye'yi temsil eden Neriman'ın abartılı bir şekilde batı kültürüne özenmesi kitap boyunca ayıplanır ve Neriman!ın bu davranışları kendini bilmezlik olarak yorumlanır nitekim Neriman'ın özüne dönmesi babası tarafından da sessiz bir sabır ile beklenir. Kitabın son sayfalarında karakterler arasında yer alan konuşmalar , sosyolojik bir içerik taşır. Neriman'ın yaptığı hataların farkına vardığı böllüm ise kitabın varmak istediği noktayı sosyolojik olarak da iyice vurguladığı kısımdır.
MESUTHAN
05.04.2007
BU ROMANI OKUDUKTAN SONRA BABAMIN VE DEDEMİN HER ZAMAN SÖYLEDİĞİ BİR SÖZ GELDİ AKLIMA "ASIL AZMAZ, BAL KOKMAZ; KOKARSA YAĞ KOKAR, ONUN ASLI DA YOĞURTTUR, SÜTTÜR".
ROMANDA YAŞANAN OLAY GÜNÜMÜZDE DE YAŞANAN OLAYLARIN BİR BENZERİ BENCE. NERİMAN'IN BATILILAŞMA ÖZENTİSİ İÇİNDE OLAN BİR GENCE DUYDUĞU YAKINLIK, DİĞER TARAFTA DA İSLAM DİNİNE GÖRE YAŞAYAN, EFENDİ BİR NİŞANLISI VAR. OLAY VE DUYGULAR BU ÇERÇEVEDE GELİŞTİRİLEREK SONUÇTA NERİMAN'IN AKLINI BAŞINA TOPLAMASIYLA VE BATI ÖZENTİSİNDEKİ GENCİN NİYETİNİ, GERÇEK YÜZÜNÜ GÖRMESİYLE SON BULUYOR. ATALARIMIZIN DEDİĞİ GİBİ "BİN NASİHATTEN, BİR MUSİBET YEĞDİR."
BU KİTABI BÜTÜN KİTAP KURTLARININ OKUMASINI TAVSİYE EDERİM.
miray2011
18.03.2007
iki erkek arasında seçim yapmakta zorlanan neriman aslında doğu ve batı kültürleri arasında gidip gelmektedir...tamamen doğu kültürüyle büyümüş olan neriman batının zenginliğiyle baştan çıkar.tanzimatla hayatımıza büyük ölçüde müdahale eden batı tesiri,toplumsal hayatımızı ne hale getirdi?kitabın sonunda seçimini yapan neriman yazarın zorlamasıyla doğruyu bulur!
milanoshe
17.03.2007
O dönemdeki insanlar üzerinden bir doğu-batı kültürü karşılaştırılması. Fatih semti doğuyu, Harbiye ise batıyı simgelemekte. Fatihte yaşayan ve orada evleneceği biri de olan bir genç kızın, git gide o kültürden ve o kültürün insanlarından uzaklaşması, diğer kültüre karışmak ve batılı olma özentisinin anlatıldığı bir kitap, fakat batı dünyasının sahteliği kızı tekrar doğu kültürüne ulaştırır sonucunda. Çok etkilenerek okumadım,ama sürükleyici ve okunması gereken bir kitap, üstelik çok da kısa...tavsiye ederim.
murtega
16.03.2007
Fatih-Harbiye romanı doğu ve batı kültürlerinin çekişmesini ve zıtlığını anlatan muhteşem eserlerden biridir. Bunu da kitaptaki karakterlerden Şinasi ve Neriman ve Sacit'le okuyucuya sunmaktadır.Doğunun temsili Fatih ile Batının temsili Harbiye arasında gidip gelen romanın akıcı bir dile sahip olması ve konuya hakim olması açısından okunması ve kaile alınması gereken önemli başyapıtlardan biridir .
Gökhan KÖROĞLU
16.02.2007
fatih harbiye sadece bir semt ismi olarak değil aynı zamanda bir zihniyetin izdüşümü olarak kitapta yer alıyor.Peyami safa, Fatih Şinasinin şahsında muhafazakarlığı, Harbiye ise Neriman'ın şahsından modern hayatın yansımalarını birey bazında ele alırken sosyolojik analizlere kapı aralıyor.Batılı kültürün etkisinde kalan gençliğin sorunlarına çare olarak doğu kültürünün kaynaklarının yeterli olduğu bilgisini kitabın sayfalarında yer alıyor.Bu açıdan kitap yeni yazılmış gibi(aynı sorunlar devam etmekte)
...!!!...
07.02.2007
Peyami Safa bu kitabında doğu medeniyeti ile batı medeniyetinin karşılaştığı ülkemizde halkın içindeki anlayış farklılığını işlemiş.Bir şehrin içinde bir kesimde doğu yaşarken bir kesimde batı yaşıyor...Bence konuya yaklaşım ve saptamalar çok güzel.O dönemde halkımızzın çektiği zorluklar çok gerçekçi bir şekilde anlatılmış...
imploria
30.01.2007
Toplumumuzda uzun bir süredir yerini koruyan Doğu-Batı çekişmesinin usta kalem Peyami Safa'nın kaleminden çıkmış hali. Kitabı önemli kılan en önemli unsur ise yazarın ne Doğu'yu temsil eden Fatih'ten ne de Batı'yı temsil eden Harbiye'den yana tavır almayarak çok etkileyici psikolojik gözlemlerle oluşturduğu kahramanları kitabının içine oturtabilmesi.Edebiyatımızın değerli eserlerinden biri olması münasebetiyle de okunmasında fayda görüyorum.
anemonn
01.01.2007
Herşey sonunda sükuta varacaksa, iki sükut arasında hayatımızı yangın yerine çevirmenin anlamsızlığını, anlatmaya çalışıyor. İnsanoğlu, hırslarının etkisinde kalıp, onların hayatının sükunetini bozmasına seyirci kalıyor. Sonra da çalkantılardan şikayet eder. "Para, daima paradır" diye atıp tutar, aşık değilse. Peyami Safa tereddütlerin ayrıntılarını incelemeyi kendine vazife edinmiş adeta. Peki, Rus sevgiliyle Rum sevgili arasında can veren Rus kızının akibeti. İşte yine başa döndük: Sükut - Hırs - Hata - ve Sonsuz Sükut :((( İşte böyle bir yuvarlanıp duruyoruz. Bu kitap bunu aleni bir şekilde, çok açıkca ortaya koyuyor.
breuer
Kitapkurdu
24.12.2006
yıllar öncesinin kitabı ama Peyami safa nın öngörüleri elbette ki doğru.bugün hala böyle mi tamolarak bişey söylemek bence yanlış ama şöyle değerlendirilebilir.o dönemde bu olguyu bir uçurum olarak ele alırsak iki taraf arası oldukça açık fark kolaylıkla farkediliyor.fakat günümüzde zamanın etkisiyle nasıl kıtalar birbirinden ayrılıyorsa Garb ve Şark da birbirine yaklaşmış durumda.bir adımla kolaylıkla karşıdan karşıya geçilebilir ama olurda düşütünüz işte o zaman sorun başlıyor çünkü ara ne kadar kapanmışsa da derinlik o kadar artmış durumdadır...
takım
07.12.2006
İki farklı kültür.iki farklı insan ve tabi iki farklı bakış açısı,böyle bir konu ancak bu kadar sade ve etkileyici anlatıla bilir.Peyami SAFA nın bu güzel eseri gerçekten okunmaya değer.Kitap bittiğinde şöyle diyorsunuz.ne de çabuk bitti keşke bitmeseydi...
mihralibey
Kitapkurdu
13.10.2006
şark ve garp bu kadar güzel başka hiçbir kitapta karşılaştırılmamıştır.. üstad her kitabında olduğu gibi psikolojik tahlileri arasında kendi dünyasını kendi görüşünü bir şekilde anlatmış aşılamış... batılaşma hareketine tutulmuş pürüzsüz bir ayna..
Fahri Kaplan
Kitapkurdu
29.08.2006
Muhafazakar bir semtte yetişen ama Barı kültürün benimsemiş modern şehirlerdeki insanların yaşantısına özenen bir kızın sonunda onlardaki samimiyetsizliği görerek ait olduğu yere dönüşünü anlatan bu kitabın bir edebiyat şaheseri olmasının yanında sosyolojik yönden de önemli mesajlar verdiği kanaatindeyim.
Dikkat !!!
12.08.2006
Fatih'le Harbiye arası yürürken ne kadar yakın da, düşünürken ne uzakmış meğer.. Bu kitabı okuduktan sonra da Yakup Kadri'nin Yaban'ını okuduktan sonra olduğu gibi uzun süre pişmanlıkla karışık bir keşif duygusu yaşadım. Mutlaka ki hiçbir toplum birbirinden daha akıllı veya yetenekli değildir. Ancak Türk insanının içinde senelerdir sönmeyen ve sönmeyecek olan Aydın/Köylü(Yaban), Batı/Doğu(Fatih/Harbiye) tartışmalarını bizim yazarlarımız kadar içimize kazıyan yoktur diye tahmin ediyorum. Peyami Safa bu kısacık kitabında (125 sayfa) fikirlerin bitmek bilmez örgüsü arasında debelenmekten öte bir baba-kız ile kızın doğu ile batıyı temsil eden iki arkadaşı arasındaki gel-gitlerini ve duygusal buhranlarını tasvir etmeyi seçmiş. Hem de ne tasvirler, zaman zaman insana 'Acaba içimde kamp mı kurdu ki?' dedirten, yazarın aslında bir yazar değil de bir ressam olduğu fikrini uyandıran psikolojik tahliller. Evet Dostoyevski de hiç kuşkusuz psikolojik tahlillerin en büyük üstadlarından biridir. Ama Peyami Safa'daki edebiyat becerisi ayrı bir hayranlık uyandırıyor 'Ben Türkçe konuşuyorum' diyen herkeste. Her ne kadar Osmanlıca tabirler okuyucuyu zaman zaman sıkıntıya soksa da kitap bir yudumda akıveriyor dudaklarımızdan. Mutlaka okunmalı..
ketermalkhot
Kitapkurdu
24.07.2006
sosyolojik anlamda batılılaşma çalışmalarının da hep atıfta bulunduğu bu roman, batılılaşmanın çok iyi analizlerini yapıp, doğu - batı çekişmesinde çok önemli tespitler yapmakta. herkesin mutlaka okuması gereken eserlerden biri.
kesra
06.07.2006
Lise 1.sınıfta okuduğum ilk peyami safa eseri..Peyami safa'nın okuyucuyu sıkmayan,kendine has bir üslubu var.Ne yazık ki günümüz gençliği dili ağır kitaplardan ziyade,daha güncel dille yazılmışları tercihediyor.Hem tarihte yaşanmış vakalarıanlatan,hem de günümüğz gençliğine okumayı sevdiren yazarımızın bütün serisi okunmalı.İyi okumalar...esra kaymak