Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk

Kitapyurdu Fiyatı: 293,70TL

1069Yorum
zümrüdüanka
Kitapkurdu
22.09.2006
"Aşık-ı sadık benem mecnunun ancak adı var"<br />Divan edebiyatı tutkunlarının ve gerçek aşkı arayanların mutlaka okuması gereken bir kitap.Bir parşomel kağıdının hikayesi bu kadar güzel,sürekleyici ve gerçekçi anlatılabilir.
dryakup
19.09.2006
Fuzuli'nin Leyla ile Mecnun'un aşkını tüm dünyaya duyurmak için yazdığı leyla ile mecnun'u konu alarak başlayan fakat içerisinde başka bir aşk öyküsü çıkan muhteşem bir eser.<br />EĞER SEN SEN İSEN BEN KİMİM<br />EĞER BEN BEN İSEM SEN NESİN?
KY-101967
28.08.2006
Sayın İskender Pala hepimizin bildiği leyla ve mecnun aşkını farklı bir kurguya oturtarak güzel bir edebi anlatımla bizlere sunmakta.Bu kurgu kimi zaman zorlama gibi gözüksede belki de farklı bir oluşumu sembolize etmekte...
mustafaözkan45
24.07.2006
Aşk sadece yaşanmış ya da yaşamaya değer kuramlar bütünüdür aslında.Onu hayal de bir yaşamdır.Kimisini onu istemekle yani ulaşmak ta kimisi de yaşamak da geçirir zamanı.Ancak gerçek aşkı yaşayanlar onu amaç olarak değil de araç olarak kullananlardır.Bunu Sayın PALA en güzel bir biçimde anlatmış.Mecnun,Fuzuli,baki,Kanuni onu bir araç diğerleri ise amaç olarak görmüş sonuç itibari ile kazanan AŞK olmuştur.Kitap edebiyata karşı duyarsız insanları bu konuya ilgisini çekmek de başarılı ama bu konuya yabancı olmayanlar için sonucu tam bir hayal kırıklığıdır.Şunu belrtmeliyim ki bu kitap daha farklı bitebilirdi.İskender hocamıza teşekkür etmek yetmez onun eserlerini anlamak dileğiyle...
dumlupınar
17.07.2006
Aşk anlayışımızın toplum olarak yıpratıldığı bir dönemdeyiz. Aşk deyince çok kişinin aklına artık magazin programlarında seyredilen şeyler geliyor. Belki onlara da aşk denilebilir fakat aşk Mevlana'nın deyimiyle aynı zamanda onların dışında herşeydir. İskender Pala Leyla'yı Leyla, Mecnun'u Mecnun, Fuzuli'yi fuzuli, yapanın AŞK olduğunu anlatmış. Aslında aşkı bilen için yedi sır vardır. Diyor kitabın başında ama ben kitabı okuduktan sonra aşkı bilen için başka sır yoktur diye düşünüyorum.
İskender Pala sadece divan edebiyatını sevdiriyor demek bence eksik olur. Aynı zamanda sevebilmeyi de öğretiyor. Divan edebiyatı bir aşk atelyesiydi ustadan çırağa aşk öğretilirdi. İskender PALA'YI bugünkü aşk ustamız olarak görüyorum. Yaptığı işi aynı zamanda vatan savunması olarak görüyorum. Aşık olmayanın vatanını sevebileceğine inanmıyorum.
ahmethaşim
07.07.2006
Bilmem acaba Divan Edebiyatına ne kadar yakınız?<br />Ya da Divan Edebiyatını sadece bilinmeyen(aslında bizim bilmediğimiz),yalnızca saray ve çevresinde yaşayan ne fildişi kulelerden halkın tabakasına inemeyen beyitler topluluğu mu zannettik?Divan şairleri kimlerdi?Neydiler?Amaçları neydi?Yaklaşık beş asrı anlatan bu kitap şimdiye kadar bir ilk.Neden?Çünkü Divan adlı Klasik Türk edebiyatını bizim anlayacağımız bir dille bizim istediğimiz gibi roman tarzıyla yazılmış.Bu kitap bizleri ,çok uzak olduğumuz dedelerimize yakınlaştıracak sanırım...
10ur54
07.07.2006
leyla ile mevnunun aşk hikayesini farklı bir açıdan ele alan kiatp okuyucuyu sürekleyen bir dile sahiptir. yazar divan edebiyatının güzelliklerini eserde okuyuca empoze ediyor.
KY-70055
17.06.2006
Türk Edebiyatında daha önce kaç kez bir nesneyi konuşturarak ve btün kurguyu onun üzerine bina ederek roman yazılmıştır tam olarak sayısını bilemiyorum. Ancak İskender Pala Divan edebiyatının yakından takip edenler için son derece önemli bir çalışmaya imza atmış olduğu kesin. Romanın Leylanın eliyle koparılan bir çilek tanesinin kağıt oluşu Fuzuli'nin bu kağıdı alışı ve Leyla ve Mecnunu yazışı ile başlayıp kitabın bugüne gelişi ile bitireceğini herkes tahmin edebilirdi. Ne var ki yazar kitaba gelenekten farklı olarak bir de modern bir kurgu yüklemiştir. Bu da Akeldan şifresi. İki büyük başkentin Babil ile İstanbul arasında sürekli gidip gelen bir eser oldu bu da. Modern kurgu her ne kadar Babil üzerine yüklenmiş ve gelenek her ne kadar İstanbul üzerinden anlatılıyor olsa da nihayetinde bunun tam tersi olduğunu görmekteyiz. Yazarın kitabın bazı bölümlerinde okuyucuyu şaşırtıcı derecede tasvir ve anlatım kabiliyetini gözlemlemekteyiz. Bu da gösteriyor ki İskender Pala divan edebiyatını sevdiren adam olmaktan çok divan edebiyatını halen bir şekilde devam ettirmektedir. Şu da unutulmamalıdır ki leyla vü mecnun'nun kitapta başına gelenler ve bir şairden bir şaire bir nakkaştan bir tarihçiye sürekli el değiştirmesi tarihsel değildir evet. ama bir roman için bu şart elbetteki aranmaz. Daha uzun yıllar okunacağını düşündüğüm bir çalışma.
ismail_atan
06.05.2006
Türk edebiyatında pekçok kişi Leyla ile Mecnun'un aşkını kaleme aldı. Özellikle Divan şairlerimiz bu mesneviyi uzun yıllar yaşatmaya çalıştılar ve bunda da başarılı oldular. İskender Pala şimdiye dek yapılmamış bir şeyi yapmış. Bu tasavvufi aşk hikayesinin içine macerayı, aksiyonu sokmayı başarmış. Bunu da kimseden beklenemeyecek bir ustalıkla yapmış.

Bana göre romanlarda mesaj aranmaz, aranmamalıdır. Gerçeklik de aranmaz ve aranmamalıdır. Fakat bu eser romandan ziyade bir otobiyografiyi andırıyor. L&M'nin kendi biyografisi. Bu yüzden eserde hem gerçeklik hem de mesaj var bana göre. Tarih sevabıyla günahıyla bizim tarihimiz. Buna sahip çıkmalıyız. Ne kadar aruz vezni ve divan edebiyatı Arap ve Fars kaynaklı olsa da bizde yoğurulduğu için ona sahip çıkmalıyız. Bu eser bunun en güzel kanıtlarından birisi. Bunu da L&M'yi neredeyse bütün ünlü divan şairlerinin ellerinden geçirerek yapmış. Divan şairlerimizin kişiliklerine sanatlarına ilişkin değerlendirmeler yaparak anlatmış. İskender Pala'nın ellerine sağlık. İnşallah kalemini daha çok uzun seneler konuşturur...
nuray_aysan
26.01.2006
bu kitabı okurken hem aşkı,hem macerayı,hem bilgeliğin yıllardır süregelen akışını iskender pala farkı ile bulmak mümkün.bu kitabı okuyalı epey zaman oldu ama ben çok begenmiştim ve muhakkak kütüphanemde olması gereken bir kitap diye düşünmüştüm.oyüzden şimdi bu eşsiz eseri alıyorum ve tekrar okuyacağım!kesinlikle tavsiye ederim
dezırtrooz
09.11.2005
kitap okumaktan haz alan insanlar vardır.bir de okuyana haz veren kitaplar.ben bu kitabı ikinci kategoride görüyorum.iskender palanın divan edebiyatına hakimiyeti herkesçe biliniyor.bunun yanında hala kırılamamış bir de genel yargı var.çoğumuza öğretilen divan edebiyatının toplumun entel kitlesine hitap eden bir tür olduğudur.edebiyat derslerinde gördüğümüz failatün kalıpları bu türü bize daha zor açılardan göstermiştir.lakin bu türün ne kadar güzel yönleride olduğunu iskender palanın gösterdiği perspektiften daha iyi yakalayabiliyoruz.o nedenle ben bu kitabın divan edebiyatının halk kitlesine sevdirilmesi noktasında çok faydalı olduğunu düşünüyorum.olay içine macerada katılması okur kitlesinin yelpazesini genişlettiğini düşünüyorum.bazı bölümlerde sıkıldığımı itiraf ediyorum fakat türk dilinin kullanımı açısından mükemmel bir kitap.cümle örgüleri sonlara doğru şiirsel bir tat bırakan kelimeler.hepsi çok yerinde.sırf türk dilinin ne kadar oturaklı bir dil olduğunu görmek açısından bile okunabilecek bir kitap macera boyutunu hesaba katmasak bile.
fsy
Kitapkurdu
26.10.2005
Bu kitabın şiirsel dili, sürükleyici anlatımı ve macera dolu servenlerinin yanı sıra eğitici bir boyutu var. Özellikle üniversiteye hazırlanan öğrencilereme tavsiye tavsiye ettiğim bir kitap. Divan edebiyatı hakkında kalıcı bilgiler elde edeceklerini düşünüyorum. Fuzuli, Baki, Şeyh Galip ve diğerleri ancak bu kadar keyifli anlatılabilir. Diğer taraftan olayların geçtiği dönemlerin siyasal ve kültürel anlamda hangi hangi çizgide oldukları da ince bir şekilde işlenmiştir.Divan edebiyatı ve tarih tutkunları için leziz bir kitap.
nurayse
19.09.2005
Kitabı okumaya başladığım andan itibaren yüreğimden bedenime bir sihrin yayıldığını hissettim.Her kelimeyi, her cümleyi, her sayfayı sindirerek okumak o kadar hoş bir haz ki...Sayfalar ruhuma sindikçe sayfa ben oldum,Kays'ın Leyla'sı ben oldum,kızgın çöllerin rüzgarlarında kayboldum.Kah bir sarayda açtım gözlerimi, kah bir kağıdın kömür karası yazgısınsa...Aşk-ı rüyaya daldım."AŞKI BİLEN BİRİ İÇİN YEDİ GERÇEK SIR VARDIR.ONA SAHİP OLAN DÜNYAYA HAKİM OLUR."Siz de kendinizden yola çıkarak ve sırları birer birer keşfederek kendi dünyanızı bulmak istiyorsanız ruhunuzu bu aşk-ı dünyanın içine bırakın.
sadece 1 okur
04.08.2005
gerçek bir edebiyat ürünü diye bu kitaba denir. İskender Pala'yı ilk defa okudum ve inanın bayıldım. kitap çok farklı bir üslupla yazılmış ve ilk bakışta insana o kadar ağır geliyorki ''sıkıldım artık'' diyorsunuz. ama konuları beyninizde bağdaştırınca kelimeler akıp geçiyor.
kitabın içeriği ise çok daha hoş bir anlatım içeriyor. kitabın baş kahramanının bir tane KİTAP olması okuyana ayrı bir heyecen yaşatıyor.buna ne isim verilir bilmiyorum ama fabl tarzı bir roman olmuş. ayrıca kitap sizleri tarihin derinliklerine doğru yolculuğa çıkarıyor. yazarın dediği gibi (bu kitabı aşık olmayan anlayamaz) bir ruh halindeyseniz kitap size daha zevkli gelecektir.
Eee bu kadar fazla söz de yeter artık. şimdi gidip önce birine aşık olup daha sonra bu kitabı almanın zamanı gelmedimi?
bilal(istanbul)
05.07.2005
müthiş bir yazın.iskender pala bunları yazarken mutlaka birkaç kere düşünmüş.özellikle her bölüm başına koyduğu yazılar örneğin:bende Mecnundan füzun aşıklık isti'dadı var,<br />aşık-ı sadık benim mecnun'un ancak adı var.gibi yazılar var ve bu yazılardan sonra yaşananlarda bu yazılara inandıryor. aşık olmayan bu kitabı okumasın.eger aşıksanız zaten siz bu kitapsınız.kendinizi görmek istiyorsanız bu kitabı okuyun.aşık değilsenizde aşıklara imrenmek için okuyun.bu kitabı yazdığı için iskender pala'ya teşekkür ediyorum.
enesacar
04.03.2005
kitabı okurken kimi zaman gizli bir cemiyetin içinde buldum kendimi kimi zaman büyük bir aşkın yanında...<br />mükemmel bir roman. osmanlı sarayları hakkında hiç bilmediğimiz bilgiler var içinde.<br />
Mehmed Erdem Arikan
Kitapkurdu
03.03.2005
Kelime olarak AŞK'ı sıklıkla kullandığımız ve belki de bu yüzden yozlaştırdığımız son birkaç yıl içerisinde yazılan kitap; aşkın ne idüğünü göstermesi bakımından harika bir kitap. Geçmişinden gittikçe uzaklaşan insanımıza geçmişinin, o gönül ikliminin, güzelliklerini hatırlatan yazar teşekkürü bir borç bilirim.
seldem35
01.03.2005
Tek kelimeyle müthiş. İskender Pala nın bu okuduğum ilk kitabı ve onu okumamakla bugüne dek ne kadar zararda olduğumu farkettim. Her sayfasını içerek okudum, doyamadım, kitap hiç bitmesin istedim. Televizyonda yeni bir kitap çıkardığını duyunca hemen koşup aldım. Şimdi Kitab-ı Aşk'ı okuyorum. Gerçekten inanılmaz. gerçekten süper.
cnasln
Kitapkurdu
04.02.2005
Derinliğine kimsenin birşey söyleyemeyeceği İskender Pala olağanın dışında ve üstünde bir anlatımla aşkın bilmediğimiz yedi sırrına mahkumiyetimizi anlattığı eseridir...Kays'dan Mecnun'a geçiş, Leyla'dan çıkarak yola Allah'ı bulma sevdasında bir rehber niteliğinde: Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk...Teşekkürler İskender Pala
Hasan Yilmaz
10.01.2005
SİZ HİÇ BİR KİTAP SAYFASI, HELE Kİ LEYLA VE MECNUNUN AŞKINI ANLATAN BİR KİTAP SAYFASI OLDUNUZ MU? HAMUR İKEN KAĞIT, KAĞIT İKEN BOŞ SAYFALARLA HALİNDE BİR DEFTER, ÜZERİNE İŞLENİNCE NAKIŞ NAKIŞ LEYLA İLE MECNUNUN AŞKINI ANLATAN BİR KİTAP OLDUNUZ MU? O EFSANEVİ AŞKA TANIK OLMAK, HATTA ÜZERİNE YAZILAN KİTAP OLMAK VE BU AŞKA BAŞKA BİR YÖNÜYLE ŞAHİT OLMAK İSTİYORSANIZ, BU KİTABI MUTLAKA OKUMALISINIZ. HEMEN ŞİMDİ, AŞKLA DOLMAK İÇİN........