Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabı satın alırken açıkçası bu kadar derin bir kitap olabileceğini düşünmüyordum. daha ilk sayfalardan kelimeler denizinde yüzerek aşkın belki de gerçek anlamını keşfetmeye götüren şiir tadında bir eser ile karşı karşıya kalıyorsunuz. <br /><br />aşkın çok yönlü tanımı ile okuyucunun hislerindeki aşkı büyük ölçüde değiştirecek bu kitabı tüm aşk tutkunlarına şiddetle tavsiye ederim.<br />
kitabı çok beğendim .gerçekten çok zevkli ve temiz bir aşk okumak istiyorsanız okumanızı tavsiye ederim.aşkın tek boyutlu olmadığını ve aslında ne gibi erdemler taşıdığını ,bu kitap net biçimde, kısa ve öz anlatıyor. aşkın saflığı ile alay edilir olduğu günümüzde, kitap aslında aşkın özünde kan kaybetmeden yaşadığını hatırlatıyor ve bende katılmadan edemiyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
divanı tekrar sevdiren iskender palanın bu kitabıda diğerlerinden aşağı kalmıyor.dili biraz ağır olsada çok zevkli ve ilginç bir kitap.tavsiye ederim ve fiyatıda çok uygun.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşkı çok güzel anlatmış.Eski Edebiyatı sevdiren İskender PALA sanırım aşkı da bize sevdirecek gibi görünüyor.Dil çok naif.Hassas bir ruh hali içinde derlendiği ve yazıldığı belli oluyor.Bu kitabı kalbi katılaşmış olup, eşya'yla,tenle,metayla his dünyasını doluranlara ithaf etmek istiyorum.Okuyun çok seveceksiniz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşk'a çok güzel yaklaşılmış,ben çok beğenerek ve sıkılmadan bir çırpıda okudum bu kitabı.Bisüre sonra tekrar okumayı düşünüyorum,gerçekten kitabın tadı damağımda kaldı.Tavsiye ederim.Yazarın ellerine sağlık.
iskender pala nin edebi aski anlatan mukemmel kitabi.bu kitabi okuduktan sonra buyuk edebiyatcilarimizin yazmis oldugu ask siirlerini daha iyi tahlil edebilir ve divan edebiyati siirlerini okurken mest olabilirsiniz.simdiki cagin asiklarina da asil ask oyle yasanmaz boyle yasanir dercesine dersler veriyor.kesinlikle okunmasi gereken bir kitap
İskender pala aşkı günümüz gerçeklerinden soyutlanarak anlatmış Mevlana ve Yunus yolunu tutmayı tavsiye etmiş bir bakıma Gündelik beşeri aşkların yerini ilahi aşkın alması dileğiyle... (Beşeri aşk ilahi aşka ulaştırıyorsa gerçek aşktır)
İskender Pala harika bi edebiyatçı.. Ben edebiyatı onun kitaplarıyla sevdim.. Bu kitabı da gerçekten çok beğendim.. Aşkı değişik yönleriyle ele alan özellikle günümüzde aşkla şehvetin karıştırılmasına çok güzel göndermeler yapan bir kitap..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İskende Pala'nın bu kitanında güzel kelime haznesi zenginlikleri oluşabilir. Aşkın değişik tarifleri yüreğinizi kıpırdata bilir. Pür dikkat okunabilecek ve hemde beleş denebilecek fiyata sahip bir kitap...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İskender Pala Türk Edebiyatının gerçketen en iyi kalemelerinden.Bu kitabında divan şairlerinin ve şiirlerinin demet demet sunulduğu maddi aşk yaında İlahi aşkında yaşanması ve tadıulmasından bahsedildiği bir eser.Kitabın ortal safalarına doğru biraz ağırlaşması,edebi şiirlerin yer alması fazla ilgi duymayanları sıksa da sonn doğru Ebubekir Efendi'nin hikayesi gerçekten okunmaya değer bir kitap olduğunu gösteriyor.ÖZellikle divan şiirlerine genelde edebiyata ilgi duyanlara tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
günümüzün gençlerine divan edebiyatını sevdiren usta yazar İskender Pala asıl aşka gitmenin yollarını anlatmış kitabında. tenden, şehvetten sıyrılıp ilahi aşka kanatlanmanın yollarını anlatmış. başından sonuna kadar sürükleyici bir eser..
Aşk mı?<br />Aşk=Aşeka<br />Aşeka=Çit sarmaşığı<br />Aşk bir zamanlar bizim ruhumuzu bir sarmaşık gibi sarmıştı.<br />Aşk neydi?<br />Şimdi ne oldu.<br />Gerçek aşka dair İskender Palanın çeşitli kitaplarından derlenmiş yazılar mevcut içinde.<br />Son söz Mevlananın<br />''Şehvetin adını aşk koymuşlar.Şehvet aşk olsaydı eğer eşşekler aşkın şahı olurdu.''<br />Mevlana kaç asır evvel bizim aşk anlayışımızı anlatmış değil mi?
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitab-ı Aşk günümüzde bedeni arzulara indirgenen duyguların yeniden saltanat koltuğuna oturtulması ve İskender PALA' nın ustalığı ile süslediği bir yol haritasıdır.İlk andan itibaren ilginizi çekeceğini umuyorum.
benimkitapta en çok beğendiğim bölüm şu arkadaşlar:"aşk alfabemizden çıkardılar ayın,şın ve kaf ı yerine sensiz gecelerde koydular elif ve ha'ları...."<br />iskender pala gibi çok duru ve temiz bir kalemden hayatın ta kendisi diyebilirim bu kitaba<br />aşkı alfabemizden çıkarıp yerine "ah" ı verdiler ellerimize
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
''AŞK... EZELDE BİR MERHABA İDİ; HÂLÂ Kİ ODUR...
Fatih'in veziri olan şair Ahmet Paşa bir beytinde, aşkındaki sadakati ve tutarlılığı anlatabilmek için,
“ Cânıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yâr
Şöyle mest oldum ki gayrın merhabâsın bilmedim”
deyiverir. Kolay bir söyleyişe göre çok güçlü bir hayal!.. Öyle ki Ahmet Paşa hakkında tezkirelerin "Türk şiirine parlaklık ve güzelliği ilk o vermiştir." hükmünü doğru çıkartır. Günümüz diliyle şöyle demek: "Ezel gününde sevgilinin gözü bana bir merhaba lûtfetti. O gün bu gündür, o bakışın mestliğiyle başka birinin merhabasını hiç tanımadım."
Aşk... Kainatın yaratılış vetiresini, özünü ve esasını oluşturmak bakımından başlangıcı ezel gününe dayanan ve ebede kadar süreceğinde şüphe bulunmayan macera... Gönülleri terbiye eden, ruhlara derinlik katan, dimağlara yükseklik veren bir hüzün ve neş'e. Varlıkla birlikte var olan, ve varlıkta en son yok olacak olan. Başlangıcı ta ezel gününde; şöyle: Kur'an'da anlatılır ki (Âraf, 171-172) Allah, dünyada hiçbir şey yok iken, hatta dünya yok iken ruhlar âlemini yarattı. Orada bütün ruhları bir araya toplayıp sordu: "Elestü bi-Rabbikum?" Yani, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" Ruhlarımız bu soru karşısında "Kâlû: Belâ!" Yani "Dediler ki; -Evet (şüphesiz Sen bizim Rabbimizsin)". Bu meclis (ezel bezmi, elest meclisi), varlığın ilk toplantısı idi ve bütün ruhlar orada birbirlerine şahit tutuldular; ta ki dünyaya geldikleri vakit, bir bedene girdikleri, ete kemiğe büründükleri vakit bu sözlerinden dönmesinler... Dönenler olursa, o mecliste rahmet ve merhametiyle kullarına muamele eden Rab Taala'nın rahmet ve merhamet çizgisinin dışına itilsinler...
Ezel bezmi öyle bir meclis idi ki, orada yan yana olanlar, yakın olanlar, birbirlerini görenler, birbirleriyle konuşanlar; bu dünyaya geldiklerinde de birbirleriyle yan yana ve yakın olur, buluşur veya konuşurlar. İnsanlar arasındaki çağ farkları, uzaklık ve yakınlıklar ile biganelik ve âşinalığın temeli işte o ezel gününe dayanır. Bu durumda dünya, ezelde kader olarak yazılanın vuku bulduğu (kaza) bir duraktır; o kadar. Bu durakta aşkın ve âşıkın nasîbi de ezel günündeki durumuyla bağlantılı olarak bu dünyada görünürlük ve yaşanırlık kazanır. Bu durumda ya Hüsn ü Aşk yazarı Galib Dede'nin benzetmesiyle dünyaya ait desenleri ve çizgileri olan kader kumaşları ruhlarımız arasında bölüştürülürken âşıka da sevgi hissesi olarak terzilerin makas artığı kırpıntılar misali paramparça olmuş bir kalb düşecek veya yukarıda Ahmet Paşa'nın dediği gibi âşık, ezel gününde öyle bir çift göz ile karşılaşacak ki aşktan pay almayı, veya aşktan gayrı pay almayı unutup dünya hayatını öyle yaşayacaktır. Söylediğine göre Ahmet Paşa, ezel gününde henüz ruhlar alemindeyken, güzellerden bir güzel, kendi güzelliğinin farkında olarak (istiğna halinde) göz süzüp de kendisine âşık ararken, gözleri bir an, yalnızca bir an, Ahmed'in canına da değip geçmiştir. Aşk adına Ahmed'e ne olduysa işte o bir an içinde olmuş ve o güzellik karşısında mest ve hayran düşüp kendini kaybedivermiştir.
Bu öyle bir mestliktir ki aradan milyonlarca yıl akıp giderek dünya kurulacak; Adem yaratılıp yine on binlerce yıl insanoğlu dünyada ezel macerasını sürdürecek, nihayet Ahmed'in ruhu da bir beden ile dünyaya geldiğinde hâlâ ezeldeki o sarhoşluğu geçmemiş olacaktır. Bunun diğer yönden okunuşu, Galib'in dediği gibidir ve Ahmet, ezel gününde gördüğü güzelin aşkını kendisine zoraki kader edinerek dünyayı da onun uğrunda her türlü belalara, sıkıntılara, ayrılık acılarına vs. katlanarak mest ve hayran yaşayıp gider. Yani ki aşkında bu derece sadakat ve doğruluk, tıpkı ruhların Allah'a verdikleri söz gibi bir ağırlık ve sorumluluk taşır. Ta ki âşık, ruhlar meclisinin sözünde duran yegane kişisi olabilsin. Öyle ya hemen hepimiz o gün verdiğimiz sözü çoktan unutmuş, kendimize (masivadan, paradan, ihtiraslardan, gururlardan, maldan, mülkten vs.) yüzlerce tanrılar edinmiş durumdayız. Oysa âşık ezelde verdiği aşk sözüne sadakatle sarılmış, aşkın bunca ayrılık belasına da katlanarak âşıklıkta bir gömlek daha derece kazanmanın yollarını aramaktadır. Aşkın belası öyle bir tatlı bela ki, ezelde başlamış olup ebede kadar uzanacaktır. Nitekim ruhlarımız, "Elestü bi-Rabbikum?" sorusuna karşılık olarak "Evet" anlamına gelebilecek pek çok kelime arasından "bela"yı seçmiştir. Kul, belayı kendisi istemeyince Allah neden versin ki?!.. Velev aşkın belası da olsa!..''
İskender PALA
İskender Pala yüreğimizin sinir uçlarına değmeye devam ediyor.''Divan Edebiyatını sevdiren adam'' diye anılıyor ;sadece divan edebiyatını mı??Aşkı öğretiyor aynı zamanda!Manasını dillerde kaybetmiş Aşk'ı!
Divan şairlerinin ince duyarlılığı ile aşkı yeniden keşfetmemi sağlayan kitap. Tekrar tekrar okunabilir. Her okunduğunda başka tatlar yakalanabilir. Üstelik divan şiirini hiç bilmeyen kişiler için de iyi bir kaynak olabilir. <br />Şiir, edebiyatın içinde ayrı bir yere sahip. Düz yazı ile sayfalarca anlatığınız bir duyguyu, şiirin bir dizesi ile anlatıverirsiniz. İşte bu derinliği görmek ve tatmak için iyi, okunması kolay bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ömür Ceylan'ın ağzından "Önce Aşk Vardı" adlı kitabı okuyunca aşkın tarifinin ve öyküsünün daha iyi anlatılabileceğini düşünememiştim. Şimdi anladım ki İskender Pala her zamanki gibi birikimini döküvermiş sayfalara. Özellikle Kılasik edebiyatın şiire bakışı ve şiirdeki aşkla bütünleşerek öyküye dönüşmüş anlatımlar gerçekten beni çok etkiledi. İskender Pala ülkemizin alanındaki en başarılı yazarlarından birisi. Allah uzun ömürler versin ve kaleminin de mürekkebi bol olsun...
mükemmel harika bir kitap.Divan edebiyatı tanıtımı gibi de denilebilir aslında...Size edebiyat için çok yardımcı olacak..Zaten ilk başta çok merak ediyosunuz kitabı,ve sonuna kadar sürüklüyor İskender Pala..Her bölümü ayrı güzel..Kesinlikle okunması gerekn bir kitap,bu kadar uygun fiyata da kaçırmayın derim ben...
Aşkı dolu dolu anlatmış İskender Pala. Konuya giriş sizi yakanızdan tutuyor ve kitabın sonuna kadar sürüklüyor. Final ise çarpıcı. Ve kitap bittiğinde aşkı anarken insan diline dökmeden bu tek heceyi biraz düşünüyor. Düşünüyor çünkü artık onu kavramış ve özümsemiş oluyor. Hele bir de kendinizden bir parça bulduysanız inanın ki bu tek heceyi söylemek çok zor olacak
divan eserlerine ve aşka biraz meyilli olanların severek okuyacağı bir kitap iskender hocanın tüm eserleri olduğu gibi bu kitab-ı aşk eseride okundukça insanın gerçekten öğrendiğini anladğı hakikaten ben öğreniyorum dediği bir eser günümüz aşk çırpınışları arasında aşka hasret yaşayışların arasında gerçek aşkın var olduğunu hatırlatan insanın içine su serpen bir kitap