Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
aslında çok nadir olarak best seller olmuş kitapları alıp okurum. Ama bu sefer dayanamadım alıp okudum. Açıkçası fena değil ama o kadar işte. ne bileyim okurken ilkokul beşe giden kızıma vereyim o da okusun diye geçirdim içimden. Yani ortalama okura hitap eden sıkmayan bir kitap. Kurgu fena değil, dilde iyi ama satıhta kalmış, Ahmet Hamdi , Hermann Hesse veya Stefan Zweig okuyanlar yada bu tarzı sevenler için biraz basit kalmış. Ama genç bir yazar için oldukça iyi bir başarı. İleride kesinlikle daha iyi kitaplar yazacaktır. Ama onun da bizim gibi daha çok okuması gerekecek. Özellikle birinci tekilde anlatılan romanlarda psikolojinin de iyi bilinmesi gerekir. O ruh halini anlatmak için.Aldığıma pişman mıyım: Hayır. Dendiği kadar süper mi gene hayır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabı çok büyük beklentilerle aldım. ama bana çok basit ve sıradan geldi,tamam kötü değil,bir oturuşta bitirilebilecek,sıkmayan bir kitap. ancak bestseller olabilecek bir kitap değil.
kitap bildiğin "kötü", sıradan bir hikaye sıradan bir üslup, kesinlikle tavsiye etmiyorum. İskender Pala, Elif Şafak, İhsan Oktay Anar'ın kitapları varken bu kitabı okumak zaman kaybı, tam bir pazarlama başarısı başka birşey yok 5-6 saatimi aldı okuması yazık...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitabı simyacıyı ve martı jonethon u okur gibi bir nefeste okudum. yine konu olarak, ana tema olarak çok akıcı ve insanı içine çekiyor. kaderin insanı nereye götüreceğini hiç bilemeyiz. kaderin insanı nasıl sürüklediğini görmek isteyenlere şiddetle tavsiye ederim...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kırkdan fazla ülkede basılmasının ve yirmidokuz dile çevrilmesinin bir pazarlama ve reklam stratejisi olduğunu düşünüyorum.Bu kadar iddialı ifadeler kullanılınca insan daha güzel bir eser bekliyor.<br /> Bu tip abartılı sloganları bir kenara bırakırsak kitap tarzı ve konusu itibarıyla fena değil.Özellikle Ergenlik dönemi için tavsiye edilebilir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gizemli bir başlangıç.Meçhule doğru yelken açılan bir yolculuk.Mistisizm kokan diyaloglar,insanı kendi iç aleminde yolculuğa götürüyor ve aniden karşınıza çıkan beklenmeyen son veya başlangıç.Hangisi sizin tercihiniz?Bana gülleri daha bir sevdirdi "Kayıp Gül"..
arkadaşlar kitap alırken ben de kitabı çok satanların başında olduğu için seçmiştim. elimize alıp birkaç saatimizi ayırarak bitirebileceğimiz bir kitap. basit cümlelerle kurulu ve sürükleyici bir kitap. vermek istediği düşünce çok güzel ancak gerçek hayat bu kadar düşüncelerimizi uygulayabilecek ve yaşaya bilecek kadar kolay değil. ancak bir an mutlu olmak için okunabilir. küçük prens tadında bir kitap diyebiliriz. bir Türk yazarın bu tarda bir kiatpa yazması da ayrıca sevindirici. <br /><br />Saygılarımla...<br />
Kitabın arkasındaki etikette 40 farklı ülkede ve 29 dilde yayınladığını görünce gururlandım. Çünkü bir türk romanını herkes okumuş biz kendi romanımızı okumamışız.Süper bir roman ve okuyunca benim şehrim benim ülkem ve benim romanım dedirtiyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ilk bölümleri sıkıcı olmak kaydıyla 28-30. bölümleden sonra roman biraz dahaa akıcı ve heyecanlı hale geliyor.<br /><br /> Buradaki eleştirilerin temel sebebi bence kitabın 40 ülkede yayınlanmış ve bu ülkelerde en çok satanlar listesinde yeralmış olması reklamıyla okuyucuya tanıtılması, okuyucu bu reklamlarında etkisiyle kitaptan daha fazla beklentiye giriyor. "Güllerin insanlara anlatmak istedikleri" bölümleri beğendim...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
nasıl bu kadar çok sattığını anlayamadığım, bitirmek için bitirdiğim bir kitap , ayrıca yıllar sonra öldü sandığı babasının hayatta olduğunu öğrenen bir kişinin onu aramak için en ufak bir çaba göstermemesi de , insan psikolojisini ele alma iddiasındaki böyle bir kitap için başlı başına büyük bir mantık hatası ....kitapyurdundaki okuyucu yorumlarının ortalaması, beğenimle % 90 uyuşur, eğer bu yorum da birilerinin zaman ve para gibi kaynaklarının ziyan olmasını önleyecekse şunu söylemek isterim ki, fazla birşey beklemeyin.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Reklamlarında kıyaslandığı kitaplarla hiçbir ilgisi olmayan bir kitap..Olayların akışını merak ettiğiniz için hızlıca okunabilecek ama yine de hem kurgusu hem de finali itibariyle hayal kırıklığı yaratan bir roman.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yayın evininde katkılarıyla kitap 200 küsür sayfa haline getirilmiş, aslında çok daha ince bir kitap olabilirdi. Konu masalımsı bir şekilde anlatılmış , çok sade ve çok kısa , insanı düşünmeye bile fırsat tanımadan ana fikrini söylüyor . Anlam olarak çok güzel fakat keşke biraz daha edebi kaygılar düşünülseydi , hikaye daha can alıcı ve okuyanında daha çok kitabı/konuyu düşünmeye sevk etseydi çok daha güzel olurdu. Demek istediğim bu kadar güzel bir konu bu kadar kısa anlatılmamalıydı, ama kısa ve öz anlatımıda konunun bütünlüğünden birşey eksiltmiyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
küçük prens tadında denilince hevesle aldım, bir oturuşta okudum. Lakin bir seferde okuyup bitirmem sürükleyici olmasında değil; çok basit bir kitap olmasından dolayıydı. Herkesin beğeni ölçütleri farklıdır tabii ki ama kitaba yönelen yoğun beğeniyi anlamak gerçekten zor. Basit bir kurgu, kelime, deyiş bilgi, kültür vs birikimi yoğunluğu yok. Sadece artemisle ucundan yunan mitolojisine değinmiş. Verdiği mesaj ise çok beylik: İçinizdeki çocuğu kaybetmeyin, ruhsuz, kokusuz olmayın vs.. Herkesin beğenisine saygı duymakla beraber, değerlendirmem kitabın vasat olduğudur.
Kayıp Gül bence Türk edebiyatının ticari kaygı karşısındaki kaybıdır. Bana anlattığı yegane şey budur.Ticari kaygıyla harmanlanmış yazarlık, esasen biraz yemek yapmak gibi. Tarife göre yemek yapmak... Kayıp Gül de tutacağı garanti bir tarifi almış ve bir yemek yapmaya çalışmış. Ama olmamış, tam anlamıyla çiğ kalmış. "Abi ordan bi mistisizme meraklı anne ekle, bi böyle yarı bilge bi dilenci/falcı, bi tane de öyle aslında elinin altında her türlü imkan var eğitimli zengin filan ama her şeyi bırakıp kendini tutkularına vermiş bir herif koy. Ne bileyim müzikle ya da resimle ilgilenebilir. Uydur işte bi sanat. Bi de bunları bir şeyler arayan bi başkarakterle birleştir. Reklamı da daya. Dönersin hocam köşeyi" denmiş sanki yazara. Arka kapakta Martı, Küçük Prens ve Simyacı'nın adları geçiyor. Martı'ya dair tek imge, ressamın her resminde mutlaka bulunan martı. Küçük Prens'ten bir iki cümlelik bir alıntı. Simyacı'yla alakası da konusunun çalınmış olması (ki zaten Simyacı'nın konusu da Mevlana'nın bir kıssasından (ç)alıntı).
Velhasılıkelam, yazarımız bu tarifi almış, elinden geldiğince uygulamaya çalışmış. Ama malzemeleri öylesine düzensiz bir şekilde yerleştirmiş ve belki de acemilik heyecanıyla yemeği ocaktan öylesine erken almış ki, her şey çiğ. Karakterler işlenmemiş. Dolayısıyla midesine oturuyor insanın.
Ayrıca Türkçe'ye özen gösterelim artık. Lütfen. Bilhassa da reklama yüklenecek, bu kitabı birçok kişiye aldıracaksanız, "Eğer öyleyse, o halde seni neden özlüyorum," gibi cümleler kurmayın. Yapmayın bunu.