Fatih Harbiye
Fatih Harbiye

Kitapyurdu Fiyatı: 143,26TL

1093Yorum
Dikkat !!!
Fatih'le Harbiye arası yürürken ne kadar yakın da, düşünürken ne uzakmış meğer.. Bu kitabı okuduktan sonra da Yakup Kadri'nin Yaban'ını okuduktan sonra olduğu gibi uzun süre pişmanlıkla karışık bir keşif duygusu yaşadım. Mutlaka ki hiçbir toplum birbirinden daha akıllı veya yetenekli değildir. Ancak Türk insanının içinde senelerdir sönmeyen ve sönmeyecek olan Aydın/Köylü(Yaban), Batı/Doğu(Fatih/Harbiye) tartışmalarını bizim yazarlarımız kadar içimize kazıyan yoktur diye tahmin ediyorum. Peyami Safa bu kısacık kitabında (125 sayfa) fikirlerin bitmek bilmez örgüsü arasında debelenmekten öte bir baba-kız ile kızın doğu ile batıyı temsil eden iki arkadaşı arasındaki gel-gitlerini ve duygusal buhranlarını tasvir etmeyi seçmiş. Hem de ne tasvirler, zaman zaman insana 'Acaba içimde kamp mı kurdu ki?' dedirten, yazarın aslında bir yazar değil de bir ressam olduğu fikrini uyandıran psikolojik tahliller. Evet Dostoyevski de hiç kuşkusuz psikolojik tahlillerin en büyük üstadlarından biridir. Ama Peyami Safa'daki edebiyat becerisi ayrı bir hayranlık uyandırıyor 'Ben Türkçe konuşuyorum' diyen herkeste. Her ne kadar Osmanlıca tabirler okuyucuyu zaman zaman sıkıntıya soksa da kitap bir yudumda akıveriyor dudaklarımızdan. Mutlaka okunmalı..
ketermalkhot
Kitapkurdu
sosyolojik anlamda batılılaşma çalışmalarının da hep atıfta bulunduğu bu roman, batılılaşmanın çok iyi analizlerini yapıp, doğu - batı çekişmesinde çok önemli tespitler yapmakta. herkesin mutlaka okuması gereken eserlerden biri.
kesra
Lise 1.sınıfta okuduğum ilk peyami safa eseri..Peyami safa'nın okuyucuyu sıkmayan,kendine has bir üslubu var.Ne yazık ki günümüz gençliği dili ağır kitaplardan ziyade,daha güncel dille yazılmışları tercihediyor.Hem tarihte yaşanmış vakalarıanlatan,hem de günümüğz gençliğine okumayı sevdiren yazarımızın bütün serisi okunmalı.İyi okumalar...esra kaymak
zzdbc
Kitapkurdu
Peyami Sefa okuyucu sıkmıyor; genellikle kitapları kısa. Düşüncelerini gayet açık belirtiyor ya da kahramanlarına anlattırıyor. Bu kitabında da yaşadığımız ve hala yaşamakta olduğumuz batı ikilemini tartışıp, sunuca bağlamış. Bu kitabı okurken siyah beyaz bir türk filmini izlediğimi hissettim.
Berrin GÜNDOĞDU
Kitapkurdu
Doğu-Batı kültürü çatışmasını, kültürler arasında sıkışmayı, özentiyi, bulantıyı, mükemmel biçimde anlatmış, mutlaka okunması gereken bir kitap. Roman 1931 yılında yazılmış ve şu an 2006 yılındayız. Aradan geçen 75 yıla rağmen içimizde hala birçok Neriman var. Çevremizde, uzağımızda, televizyonlarda hep görüyoruz Nerimanları. Heryerleri özentiye bulanmış, iki kültür arasında sıkışıp kalmış, aidiyetsiz hisseden, acı çeken ve bazen de acı veren Nerimanları. Onlarca yıl geçmesine rağmen kitabın konusunun günümüzden alıntı gibi durması ne garip ve hâlâ iki kültür arasında sıkışıp kalmış bir toplum olmaktan kurtulamayışımız ne acı!!.. Sanırım bu süreç hiç bitmeyecek...
s3rdar
Peyami Safa bu romanında Tanzimat döneminde başlayıp daha sonraki dönemlerede yansıyan Batılılaşma hareketini ve bu hareketin Türk aile yaşantısını nasıl etkilediğini anlatır. Romanın adından da anlaşıldığı gibi Fatih ve Harbiye semtleri.Bu semtlerden Fatih, Osmanlı örf ve adetlerinin yaşandığı bir semt; Harbiye ise Batılı bir yaşamın sürüldüğü bir semt. Bu tezatlıklar içinde gelgitler yaşayan ve batı kültürüne hayran olan ama sonunda yaptığı yanlışlardan doğrulara ulaşan bir genç kızın hayatını anlatıyor... okumanızı tavsiye ederim
Çepni55
Kitapkurdu
P.Safa, Fatih-Harbiye’de iki semtten yola çıkarak iki hayat tarzını ve dolayısıyla muhafazakar (doğu) Fatih ile serbest (batı) Harbiye’yi karşılaştırmaktadır. Dolayısıyla burada tercih edecek olan Neriman bir bakıma yol ayrımındaki Türk prototipini temsil ederken, Şinasi Türk hatta İslam geleneklerini, Macit ise batılı değerleri temsil etmektedir. Yazar hikayenin sonunda kendi medeniyet teorisine uygun davranarak Neriman’la Şinasi’yi tekrar bir araya getirir. Sembolist örneklerin haylice kullanıldığı eser, yazarın medeniyetler teorisinin de bir çözümlenmesi olarak durmaktadır.
ÖZNUR SOYSELÇUK
Peyami Safa, bu eserinde de batılılaşma sancılarını anlatıyor. Bu kez Fatih ile Harbiye semtleri şark ile garpı temsil ederken roman, batılı ve doğulu iki gencin aşkı arasında kalan bir genç kızın çevresinde dönüyor... Okunmaya değer...
ebcedsahaf
Kitapkurdu
Batı ve doğu medeniyetlerini hakkında son derece mükemmel tesbitlerin yaptığı bu kitap;Bir roman özelliği taşımakla birlikte,düşünce kitabı tesbitine de vardırıyor insanı.Zaman,mekan ve düşünce mefhumunun muvazeneli bir mahiyette visallerinden terkip olunmuş bir eserdir.Türk edebiyatının bir kalasiğidir.Kendi öz benliğimize kavuşmak üzere okunan okunması gereken ve genç nesillere okutturup izah yaptırılması gerektiği kanaatindeyim.Malum bu bölüm tavsiye diye zikrediliyor.O zaman şunu söylerim son zamanların meşhur tabiriyle:ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM.
SEREF Aydin
Peyami Safa'nın diğer eserlerinde de olduğu gibi doğu-batı çatışmasının Fatih ve Harbiye semtleri karşılaştırılarak verildiği güzel bir eser. Romanda Macit (batılı) ve Şinasi (doğulu) ile ikisinin arasında bocalayan Neriman'ın aşkı anlatılmaktadır. Neriman fakir bir ailenin kızıdır ve boş zamanlarında ud çalarak eğlenmektedir. Fakir bir semtte oturmasına rağmen, zengin semtlerden arkadaşları ve akrabaları vardır. Bunlar modern hayat ile arasında ilişkiyi kurar. Bu arada batılı karakter Macit aşık olur. Ancak doğulu karakter Şinasi'den vazgeçememektedir. Burada dikkati çeken bir özellik Macit'in akıllı, bilgili, yetenekli; fakat yalancı ve duygusuz bir tip olmasıdır. Buna karşın Şinasi, vatansever ve idealist bir tip olarak karşımıza çıkar. Neriman bu iki kişi arasında bocalamaktadır. Romanda Fatih semti ile maneviyat, Harbiye semti ile de madde ifade edilmekte ve verilmek istenilen mesaj bu yolla da okuyucuya sunulmaktadır. Peyami Safa kendi düşüncelerini her zaman galip getirdiği gibi bu romanında da aynı yolu izlemiştir. Neriman sonunda Şinasi'ye döner ve yazarın düşüncesi galip çıkar. Okunmaya değer bir eser olarak roman okuyucularına, özellikle yeni nesillere gönül rahatlığı ile tavsiye edilebilecek bir eser bence "Fatih Harbiye".
gok36
Türk modernleşmesine bakış için ideal bir kitap. Roman fatih (doğu)- Harbiye (batı) çekişmeasini Şinasi ve neriman'ın şahsında tartışıyor. Darülelhan (konservatuar)ın Şark bölümünün kapatılması hakkıondaki tartışma bence kitabın en ilginç yeri. Bir anlamda romanla muhalif görüşler gün yüzüne çıkıyor. Macit Batıyı temsil eden figür olarak karşımızda Neriman üzerine etki ediyor. ancak samimiyetsiz tavrı ve kızın dinlediği bir öykü düşüncelerinin değişmesine sebep oluyor.
ERAY AKDEMİR
ÖTETEN BERİ TOPLUMUMUZDA DOĞU BATI ÇATIŞMASI OLANCA HIZIYLA DEVAM ETMEKTEDİR.ÖYLEKİ BU MEŞ'UM OLAY EDEBİYATIMIZDA DA BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA ELE ALINMIŞTIR.ÜSTAT PEYAMİ SAFA 'NIN FEVKALADE DERİNLEMESİNE GÖZLEM VE PSİKOLOJİK OLGULAR ÇERÇEVESİNDE ELE ALDIĞI BU ESER EDEBİYATIMIZIN MİHENK TAŞI ROMANLARINDAN DIR.BİL HASSA GENÇ KUŞAK PEYAMİ SAFA'YI TANIMALI BU ESERİNİDE OKUMALIDIR.
*kanuni*
Bu kitapta DOĞU-BATI sentezini en iyi şekilde görebilmekteyim.Kişiler bunun temsilcileri olmakla beraber yaşanılan ortamdaki farklarda bunu gözler önune sermektedir.Batıya köpek doğuya ise kedi benzetilmesiyle doğunun yatan batının ise vahşi olduğunu görmekteyiz.Bu farklılıkları şu şekilde sıralayabiliriz
1-Fatihteki evler le Harbiyedeki evlerin farklı mimarisi
2-Neriman'ın fatihte çaldığı ud yerine Harbiyede bunun karşılığında kemanın yer alması.
Bunlar başlıca görmüş olduğum farklardır.Yani Peyami SAFA bu romanıyla o zamanın İstanbulunda yola çıkarak Batının etkilerini bize sunmaktadır.
Saygılarla
KY-73283
Şark ve garp arasında kalan türk gencini anlatan kitap. 1930'lu yılların basında türk insanının yasadığı kimlik problemlerine değinen ve semt olarak fatih ve harbiye'yi secen peyami safanin toplumsal romani <br />romanda neriman'in benzetmeleri ve babasinin bu benzetmelere verdiği cevaplar okunmaya değer...
kyzylsungur
Kitabın içindeki Osmanlıca sözcükler o kadar çok ki kitabın bir paragrafı hiç anlaşılmıyor.Gerisini siz düşünün...<br />Ama konunun özü anlaşılıyor.<br />İyi okumalar... (KIZILSUNGUR)
KY-155909
Bügün de değilmi ki Fatih Osmanlı tipi aileleri ve semtleri ile geleneği ve harbiye de aristokrasi atmosferini çok net teneffüs edeceğiniz sokakları ile yeniliği ve batıyı temsil etsin.Sizce de Peyami Safa'nın bahsini ettiği bu sürec hala işlemiyormu ve bu yapım ile yıkımla hala muhatap değilmiyiz.
mellow84
Kitapkurdu
peyami safa elinize aldığınızda bırakamayacağınız bir yazar olmaya başlıyor bir noktadan sonra ,bunun için sadece bir kitabını okumanız yeterli,fatih harbiye de ise tanzimat devrindeki degişim süreci içerisinde ki insanımızın batı ile doğu arasında ki kararsız git gellerinin usta bir el tarafından yansımış halini görüyoruz.....
fakîrî
Dokuzuncu Hariciye koğuşunu okuduktan sonra Peyami Safa'nın eserlerini okumaya iten bir şeyler oluştu bende nedense. Fatih Harbiye 1930 lu 40 lı yılların İstanbul'unda kendi kültüründen kopan ve kendisine aşık olan bir genci görmezlikten gelen bir genç kızın yaşadığı çevreyi anlatangüzel bir roman.
müge
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'ndan sonra başlayan Peyami Safa merakım Fatih Harbiye'yle devam etti.Çok esere konu olan batılılaşma süreci ve merakı bu eserde benim de inandığım gerçeklerle anlatılmış ve o dönem insanlarının nasıl bir kaos içinde yaşadığı gözler önüne serilmiş.
Gürkan Çalışkan
Fatih-Harbiye kitabı batılılar gibi yaşamak isteyen,batılıların daha modern ve daha çalışkan olduğunu düşünen bir kızın,babasının ve çevresinin çemberi içinde kendisindeki yanlışlığı ve şark medeniyetinin garb medeniyetinden daha samimi ve gerçek olduğunu anlaması süresi içinde geçen güzel bir roman.Kahramanların ruhi durumlarını bu kadar güzel tasvir etmek ancak PEYAMİ SAFA gibi usta bir edebi şahsiyet tarafından yapılabilir.Şiddetle tavsiye ediyorum.